THE SIMS

oyuncunun kendi kafasında hayalinde bir oyun vardır. “Şöyle bir oyun çıksa ne güzel olurdu" diyerek programcılara kızarız sanki oyun yapmak çok kolay bir işmiş gibi. Ve bu düşüncelerin sonu genellikle hep “Ya bir programlama bilseydim ne oyun yapardım be" diyerek biter. Tabii bu SuperMan'e “Yerde yakalamayım oğlum..." demek gibi bir şey. Belki çoğu kişide aynı şeyi önceleri düşünmüştür ancak benim yıllar önce hatta Commodore 64 zamanında “Şöyle bir oyun çıksa ne güzel olurdu" diyerek programcılara kızdığım bir oyun türü vardı. İşte ne tesadüftür aynı dönemlerde Orijinal Sim City ile haşır neşir olan oyunun yapımcısı Will Wright'ın (çoğunuz onu tanıyorsunuz) kafasında da ayrı düşünceler dönüp dalaşıyormuş. Fakat a zamanki teknoloji ile bunu yapmak neredeyse imkansız olduğu için bu düşüncesini ileride kullanmak üzere beyninin bir köşesine Save etmiş. a he Sims'in ilk çıkacağı haberini aldığımda | doğrusu çok heyecanlanmıştım. Hani her

İşte şimdi, teknoloji ne kadar ilerledi desek de bazı insanların yıllar önce düşündüğü şeyleri henüz yeni yeni yakalayabiliyor. The Sims bilgisayar oyunlarında bir devrimin başlangıç noktası olacak. Tuğhan söylemişti dersiniz.

Aslında tüm oyunu Will Wright'a mal etmek biraz yanlış, çünkü bu projede daha pek çok insan yer alıyor. Ama fikir babası Will Wright olduğu için genellikle onun adı geçiyor. Kendiside öyle diyor İ zaten, neyse. The Sims'in ilk çıkacağı haberi yaklaşık bir sene önce geldiğinde oyunda olacağı söylenen özellikleri okuduğunda çoğu kişi oyuna “Uyduruyorlar” veya “Yapsınlar da görelim” gibi yaklaşmıştı. Hani hep olur böyle şeyler, önce oyunun haberini yaparlar yok şöyle olacak yok böyle olacak diye, sonra oyun çıktığında hiçte dedikleri gibi çıkmaz. Yapılan oyun öyle her gün bir yenisi çıkan oyun türlerinden değil. The Sims, daha önce hiç denenmemiş bir oyun türünün ilk adımı gibi gözükse de aslında daha önce “Sanal Hayat” konulu birkaç oyun yapılmıştı. Bunların en bilinen örneği The Creatures. Bu oyunda Gremlin benzeri yaratıkları değişik bir gezegende yönetip bir aile oluşturuyorduk. Ancak The Sims'i diğerlerinden ayıran özelliği yönettiğimiz yaratıkların Gremlin, Balık, Dinozor, Zeboş falan değil, sizin benim gibi insan

ESSİMS

Sonunda

oldu. Simdi hayatınızır oyununu oynamaya hazır olun!

5 ARSLAN r mu olmaları. Bu yüzden her ne kadar türünün ilk örneği olmasa da en azından insan hayatı üzerine yapılmış türünün ilk oyunu.

Daha öncede söylediğim gibi yeni çıkacak olan oyunların haberlerinde söylenenler genellikle hep oyun çıktığında görülmez ve herkes oyuna bir eksi bulur. Fakat The Sims için durum böyle değil Maxis, o ballandıra ballandıra anlattığı tüm özellikleri neredeyse kusursuz bir şekilde oyuna eklemesini bilmiş. Neredeyse diyorum ki şımarmasınlar, yoksa tamamen kusursuz.

Doğrusu oyunu anlatmaya nereden başlayacağıma bir türlü karar veremedim. Yazacak o kadar çok şey var ki. Neyse biz en baştan başlayalım en iyisi, devamı gelir Nasıl olsa. Önce CD'yi Driver'a yerleşti... Yok bu çok baştan oldu. Oyunun ilk açılış ekranından başlayalım en iyisi. Öncelikle karşımıza Sim City gibi önünden yol geçen evlerin olduğu bir ekran çıkacak.

Burada ortadaki üzerinde ok işareti olan eve tıkladığımızda oyunun Tutorial kısmını Oynuyoruz. Ama boş verin burada gerçek Tutorial veriyoruz heh heh. Tütorial'i hemen bitirip tekrar Neighborhood ekranına dönelim. Yukarıda 3 ikon var. En baştaki ikon ile aile kendimize yeni bir aile yapabiliriz. Şimdi Create Family ile kendimize en fazla 8 kişiye kadar çoluk çocuk kalabalık veya tek başımıza bekar bir aile yapalım. Ailedeki karakterleri daha doğrusu Simleri yaratırken tıpkı bir RPG gibi karaktere özellikler dağıtıyoruz. Bu özellikler © Sim'in burcunu belirliyor. Burçlarda oyunda Sim'in davranışlarını ve diğer Simlerle olan ilişkilerini etkiliyor. Mesela başak burcu bir Sim hiçbir zaman yemekten sonra masayı toplamadan kalkmaz. Bunun gibi burçlara özel davranışlar. Ama benim burcum falan yok diyorsanız kendinize göre bu özelliklerle oynayabilirsiniz. Özellikler ve ne işe yaradıkları şöyle; Neat: Düzenlilik ve titizlik. Bu arttıkça Siminiz elindeki çöpleri her zaman çöpe atar,

(yemez yani) Yemek yedikten sonra tabakları mutlaka yıkar. Yataktan her kalktığında yatağını toplar vs. Bu az olduğunda ise eline geçeni yere atar, çöp yer, monitörünün camının kenarına Pizza kırıntıları döker falan. Outgoing: Cana yakınlılık. Outgoing arttıkça Siminiz insanların arasına daha çok karışır. Azaldıkça da kalabalıktan tiksinen bir Sim olur. Active: Sim'in canlı hareketli faal bir Sim mi, yoksa cansız pasif bir Sim mi olacağını belirler. Playful: Bu özellikte arttıkça Sim daha neşeli ve şakacı bir Sim olur. Yeri geldimi benim gibi gıcık espriler bile yapar yani. Bu azaldıkça da iğrenç bir Sim olur çıkar işte. Nice: İyi huylu sevimli bir Sim mi yoksa kıl bir Sım mi? Seçim sizin. Bütün bu özellikleri dilediğiniz gibi arttırdıktan sonra Simimizin ismini saç şeklini ten rengini kafa yapısını cinsiyetini ve kıyafetini belirleyip oyuna hazır hale getiriyoruz. Bu şekilde bir aileye en fazla 8 kişiye kadar Sim ekleyebiliyorsunuz, fakat aile fertleri arttıkça Masraflarda artıyor ve oyun çok daha zorlaşıyor ona göre. Aileyi tamamladıktan sonra bir daha onları editleme şansımız yok. Bu yüzden Simlerimizi güzel güzel yapalım ki ileride ismi “fghfghfgh” olan sapık bir Sim ile oynamak zorunda kalmayalım. Bu arada Simlerin kafa çeşitlerinden kendinize uygun bir kafa bulamadığınızdan şikayetçiyseniz Maxis'in The Sims için yaptığı Facelift isimli özel yüz ve kafa yaratma programını www.thesims.com < Wwww.thesims.com > adresinden

Çı Bu program ile çok kolay bir şekilde birbirinden değişik yüzlerce yüz şekli oluşturabilirsiniz. Bunlara daha sonra detaylı olarak değineceğim merak etmeyin. Şimdi yeni yarattığımız ailemiz ile Move In Family diyerek şehirdeki boş evlerden birine taşınalım. Eğer dolu evlerden birine yerleşmek istiyorsanız yukarıdaki Buldozer ikonu ile bir eve tıklayıp o evdeki aileyi Evict ile evden çıkartmalısınız. Fakat Bulldoze This House sorusuna Yes derseniz o ev yıkılır ve kaybolur, bu yüzden No demenizi tavsiye ederim. Yalnız Evict dediğiniz aileleri tekrardan başka bir yere yerleştirin aksi taktirde kapınızı çalacak bir komşunuz olmaz. Onun yerine isterseniz 8 kızdan oluşan bir aile yapıp onları komşunuz yapabilirsiniz hehe Neyse şimdilik oyuna çok zengin başlamadığımız için sol alt köşedeki ufak şirin eve yerleşelim ve yaşamaya başlayalım.

The Sims, dışarıdan bakıldığında çok zor oynanan bir oyun gibi dursa da oyun tamamen Mouse'un sol tuşu kullanılarak çok rahat bir şekilde oynanabiliyor. Mouse oku ayak izi şeklindeyken gitmek istediğimiz herhangi bir yere tıklayıp Go Here dediğimizde Simimiz oraya yürüyecektir. Mouse oku etkileşim yapabileceğimiz bir eşyanın üzerine gelince değişiyor ve sol tuşa tıkladığınızda o eşya ile neler yapabileceklerimizin bir listesi çıkıyor. Örneğin bir kanepeye tıkladığınızda iki seçenek çıkıyor, Otur veya Uzan. (Kanepeyi Ye yok yani) Yada bir bilgisayara tıkladığınızda Oyun Oyna ve İş Bul seçenekleri çıkıyor. Bunların hepsini öğrenmenize gerek yok, çünkü hepsi eşyalara göre değişiyor. Ancak bazı eşyaların durumuna göre de değişik seçenekler çıkabiliyor, Örneğin bir müzik setine tıkladığınızda ilk başta sadece Turn On seçeneği çıkıyor. Müzik setini açtıktan sonra tıkladığımızda ise Rock müziği çal, Country müziği çal, yada Dans et gibi seçenekler çıkabiliyor. Bunları oynadıkça Çok daha iyi anlayacaksınız, karmaşık bir olay yok çünkü gerçekten oynanabilirlik açısından böyle bir oyun için yapılabileceklerinin en iyisini yapmışlar.

Oyunun büyük bir kısmı hatta tamamına yakını bu şekilde hiç bir değişik ayara gerek kalmadan oynanıyor. Fakat ekranın altındaki © güzel menüyü de boşuna yapmamışlar tabii ki. Soldaki üç yuvarlak ikon üç mode arasında geçişleri sağlıyor. En baştaki Live Mode asıl zamanın akıp geçtiği oyun mode'u. (genellikle sürekli bu seçenekte duracağız) Live Mode'u seçtiğimizde oyun zamanı akmaya başlayacak, bir başka değişle oyun başlayacak. Live Mode'da sağdaki ufak ikonlar sayesinde Simimizin özellikleri hakkında bilgilere ulaşabiliyoruz. (bu arada amma ciddi yazıyorum nedense) Ulaşıyoruz da ne oluyor derseniz bende hepsini tek tek anlatmaya başlarım. Benden öyle kolay kolay kurtulamazsınız heh heh. İlk ikon yani gülen iki yüz ikonu ile Simimizin o anki ihtiyaçlarını görüyoruz. Bunları nasıl arttırdığımızı daha sonra ek bir dergi şeklinde veya yazının ilerleyen bölümlerinde anlatacağım merak etmeyin. Onun yanındaki insan kafası ikonu ile de Simimizin karakteristik özelliklerini görüyoruz. Vay be ne dedim ben öyle. Neyse. Bunların yanında ise alt alta üst üste daha doğrusu (ve daha az erotik olan) yukarıdan aşağıya üç ikon var. Bunları da açıklamak gerekirse ki gerekiyor hemen yazmaya başlıyorum tutmayın beni. En üstteki ikon ile yani Relationship ile Simimizin Selam dediği komşularını ve komşular ile olan samimiyet düzeyini görebiliyorsunuz. Onun altındaki ikon yani Job ile de şu anki işimizi, aldığımız maaşı, kaç saat çalıştığımızı ve yeteneklerimizi görüyoruz. Bu yetenekleri oyun boyunca geliştirebiliyorsunuz. Nasıl yapacağınızı ise yakında 6. baskısı çıkacak olan “Sims ve Ben" adlı kitabımdan detaylı bir şekilde okuyup öğrenebilirsiniz. Ancak yazının ilerleyen kısımlarında kitaptan bazı alıntılar yapacağım hazır olun. En alttaki ikon ile de evimiz güzel evimiz hakkında bilgilere ulaşıyoruz. Neyse Live Mode bölümünü iyice kanımıza işleyene kadar (ne?) öğrendikten sonra o soldaki yusyuvarlak ikonlara geri dönelim, Live Mode'un yanındaki ikon ile tanıştırayım, Buy Mode. Buy Mode tanıştığına memnun olmuş. Buy Mode ile de evinize değişik eşyalar alabiliyoruz. Burada her eşya bir kategorinin içinde. Örneğin elektronik eşyalarda Bilgisayar Televizyon Radyo, oturma gruplarında koltuk sandalye, (kazık) dekorasyon bölümünde de işte vazo çiçek tablo heykel MEG falan gibi eşyalar yer alıyor. Yalnız Meg'i eve sığdırmakta biraz zorlanabilirsiniz benden söylemesi, Kendi zevkinize göre eşyaları tek tek istediğiniz gibi evin çeşitli yerlerine yerleştirin. Tabii paranız yeterse hah hah hah. İnsanın zevkini böyle bir dolar işareti ile kısıtlıyorlar işte. Tıpkı gerçek hayatta olduğu gibi değilmi Will amca? Ay bu Buy Mode beni çok duygulandırdı. Üzerinde çok durmamak lazım. Onu kendi duyguları ile baş başa bırakıp hemen yanındaki mode'a geçiyorum. En son Mode olma özelliğine sahip olan Build Mode da evimizi genişletip mimarlık duygumuzu tatmin etmeye yarıyor. Buradaki seçenekler ile evin duvarlarını yıkıp tekrar döşeyip tekrar yıkıp tekrar döşeyip her şeyi birbirine karıştırıp, evin bazı yerlerine de kapı ve pencere kondurabiliyoruz. Oyunun sadece bu bölümü ile saatlerce oynayıp ertesi gün kendini mimar gibi hisseden arkadaşlar tanıyorum. Tüm bu Mode'ların sağında ise Fotoğraf albümü ile Options ikonları var. Fotoğraf albümünü kullanarak oyundan ilginç bulduğunuz anları ölümsüzleştirebilirsiniz. Ne diyorum ben ya, neyse. Çektiğiniz resimleri ve Siminiz hakkında pek çok bilgiyi oyun kendisi içindeki Web Pages isimli klasöre bir İnternet sayfası gibi hazırlayıp kaydediyor. Bunları daha sonra inceleyip arkadaşlarınıza “İşte Buyum Ben!” diyebilmek için yollayabilirsiniz.

Options da ise Ses ve Grafik ayarları gibi herkesin bildiği seçenekler var. Fakat önemli bir nokta Gameplay ayarlarında ki Free Will seçeneği. Bu seçenek işaretliyken Siminiz bazen sizin kontrolünüz dışında davranışlar yapıyor. Bence bu seçeneği kaldırın ve tüm kontrolü elinize alın çünkü Simler bazen çok zamansız hareketler yapabiliyorlar. Şimdi soldaki paneldeki bir-iki ufak özelliği daha anlattıktan sonra sizi eşsiz yorumlarım ile baş başa bırakacağım. Unutmayın beterin beteri var, Zeboş ile de baş başa kalabilirdiniz. Sol panelde artı eksi ve ok işaretleri kamerayı kontrol etmeye yarıyor. Bunun sağındaki gülen yüz simgesi ve yanındaki rakam ise aile dostlarınızın sayısını gösteriyor. Ne kadar çok aile dostunuz olursa iş hayatınızda o kadar başarılı olursunuz. Bu rakamın sağında da malum paramızı görüyoruz. Paramızın yazdığı yerin üzerinde de The Sims de ki en büyük sorunumuz olan ve hızla akıp giden zamanı yani sâati görüyoruz. Simciklerin bir dakikası biz insan oğlunun bir saniyesine eşit. Bu arada etsaneye göre tamamen yabancı

Zeboş'un kol saatinin 47 dakikada bir 13 dakika geri gittiği söyleniyor. Bunu artık Türk bilim adamlarına havale ediyorum. Saat ile para yazan bölmelerin arasında da zaman kontrol buttonları var. Bu küçük buttonlar ile tıpkı bir filmi ileri sarar gibi zamanı hızlandırıp yavaşlatmak ve durdurmak mümkün. Saatin Üzerindeki dört ufak ikon ile de evlerin duvarlarını ve çatılarını gösterip gizleyebiliyorsunuz. Ve en son olarak bu ikonların solundaki iki katlı ev ikonu ile eğer eviniz iki katlı ise birinci kat ile ikinci kat arasında geçiş yapmaya yarıyor.

3 OYUNLAR

Evet sonunda şu menüleri geçtim ya artık rahat rahat The Sims'in zevkli yönlerini ve oynanışı anlatmaya başlayabilirim. Evi Nasıl Döşemeli? Oyuna ilk başta boş bir evin bahçesinin önünde sap gibi başlıyoruz. Bu evi yaşanabilir bir hale getirebilmek için içeriye paramızın yettiğince eşyalar almalıyız. Evimizi döşerken unutmamamız gereken en önemli şey Simlerin yaşamları gerçek hayat ile aynı olduğu. (aramızda ayda bir kraterin içinde yaşayan yok değilmi?) Bu yüzden evi olabildiğince gerçek yaşama uygun dekore etmeliyiz. Öncelikle çoğu kişinin zamanının 9690'ının geçtiği (en azından bazılarının) güzel bir mutfak yapalım. Bence evin girişi mutfak için en iyi yer, ama yinede siz bilirsiniz tabii ki. Duvar kenarına Buzdolabı ve onun yanına da birbiri ardına güzelce mutfak tezgahları yapalım. Bu arada yerleştirdiğimiz eşyaları çevirmek için üzerine basılı tutarak çevirmek istediğiniz yöne çekmeniz yeterli. Ayrıca eşyaları silmek içinde sileceğiniz eşyayı

Will Wrigt Diyor ki

- Önceki projelerle kıyasladığınızda The Sims'i ortaya çıkarmak ne derece zor ya da kolaydı? Will Wri ti ci en zoruydu. İki san davranışını yer Uzun bir süre bu fikre oldukça direndim. - SimCity'nin başarısından sonra bile mia çılgınca birşeydi ve uzernde bu kadar uğraşılmaya değecek geçtiğimizde, insanlarla iletişim kurup onları harekete olabileceğini düşünmeye basladım.

yapmaya b bünün ilginç birşey aşladım. Simülasyon için oldukça uğraştık ve bunun pacakları tüm 9; nülasyonda yapacal ey sınırları mek için her k sorun budur.

girmek zorundasınızdır. Oyunun oynanışıyla ilgili oldukça ilginç kararlar var. Ama bir tanesi birçok insanın sorduğu bir soru. Neden sim-kentlerde hafta sonları yok? WW:

Bu da beraberinde uğraştıracaktı. Yaptığımız diğer hasına lük zamana odaklı - The Sims'in geleceği ile ilgili multiplayer planlarınız var mı? Deneyebileceğim bütün multiplayer oyunları deniyorum. Ama birçok multiplayer girme konusunda kavuşturmalıyım. Bir de yabancı insanlarla iletişim - Neden SİMS, markete, sinemaya ya da başka bir SİM'in evine gitme gibi kolay bir şeyi yapamıyor? WW: Bu, bir oyunun sınırlarını belirlediğimiz duruma geri götürüyor. Oyuna, girin. Ama bunu yaparken şu an oyunda ilerlemek zorunda idik. Bu yüzden evleri sadece mantığın geçtiği yer olarak kullandık. Başka yere gelince bunu yapabilirsiniz, ama sadece 2. Bu konuyu hobi olup bir sürü kontrol opsiyonuna sahip olmak dik.

insanlarla iletişim halinde olmak için aşağıdaki panele tıklamalısınız. Çok uzun süre kullanıp eskitmediğiniz sürece eşyaları aldığınız fiyata satabilirsiniz. Siminiz buzdolabından aldığı yiyecekleri hemen yanındaki tezgaha koyarak hazırlayacaktır. Eğer yakınlara iyi bir ocak koyarsanız Sim yiyecekleri ocakta ısıtarak daha iyi ve daha tok tutan yiyecekler yapacaktır. Bu şekilde mutfak tezgahına fırın, blender vs. koyarak yemeklerin lezzetini ve kalitesini arttırabilirsiniz. Tabii bu yemekleri ayakta yemek çok eğlenceli olmayacaktır eminim. Ortaya bir masa ve masanın yanına birkaç sandalye iyi gider. Sandalyeleri yerleştirirken dikkat etmeniz gereken şey sandalyenin yanlarını boş bırakmak, Simlerin masanın üzerine çıkıp karşı tarafa geçip sandalyeye atlayıp oturmak gibi bir öncelikle bunu bilmeliyim olmadığı için sandalyelerin bir tarafı mutlaka boş bırakılmalı. Aksi takdirde yine tabak elimizde yemek zorunda kalırız. Bu arada unutmayalım her tabağın sonu bulaşıktır. Yemek yediğiniz tabakları masada (veya yerde) uzun süre bırakırsanız tabağın üzerinde vızıltılar duymaya başlarsınız. Çok iç açıcı bir manzara değil. Bu yüzden tabakları yıkamayı unutmamak lazım. Peki nerede? Mutfak tezgahlarının üzerine monte ettiğimiz evyelerde. Veya paranız varsa bulaşık makinesinde de yıkayabilirsiniz. Böylece hem sudan, hem de en önemlisi zamandan kazanmış oluyoruz. Yalnız bazı yiyecekler var ki bunları yediğimizde direkt atık oluyor. Mesela bir patates cipsi yiyip bitirdiğinizde her nedense poşetini yıkayamıyorsunuz. (ben hep yıkarım halbuki ya neyse) Poşeti çöpe atmalısınız, tabii evde bir çöp kovası varsa. Her çöp kırıntısı için dışarı çıkıp bahçedeki büyük çöp kutusuna gidip atmak biraz zaman kaybı. Bu yüzden mutfağın bir kenarında mutlaka bir çöp kovası bulunsun. Ya da yine paranız varsa Ultra Mega TX 2000 model çöp öğütme makinesi alabilirsiniz. Bu sayede çöp atma işlemleri en aza inmiş olur. Her tabağın sonu bulaşık olduğu gibi her yemeğin sonu da tuvalettir. Siminizin patlamasını istemiyorsanız tabii ki eve bir tuvalet yapmalısınız. Bunun için ufak bir odayı banyo/tuvalet yerine kullanabiliriz. Klozeti salonun ortasına yerleştirmek çok akıllıca bir davranış olmasa gerek. Ayrıca her tuvalete bir de lavabo yapmalıyız. Ancak bir süre sonra sadece ufak bir lavabo ile temizlenmek mümkün olmayacak, bunun için bir duş kabin veya iyi bir jakuzi Simimizin temiz ve rahat yaşaması için iyi gelebilir. Çünkü biliyorsunuz hijyen çok önemlidir, mutfak, tuvalet ve banyoyu yaptıktan sonra evimiz hemen hemen yaşanabilir bir hal alacaktır. Şimdi Simimizin geceleri uyuması için (espri yapmayacağım hiç beklemeyin) bir yatak odası yapalım. Daha konforlu yataklar daha pahalı olduğu için paramıza uygun konforda tek kişilik veya çift kişilik bir yatak seçip odanın uygun bir yerine yerleştirelim. Yatakları yerleştirirken de tıpkı sandalyeler gibi yatağın yanlarını boş bırakmalıyız. Özellikle çift kişilik yataklarda yatağın iki tarafını da boş bırakalım ki Simler rahatça yatabilsinler. Yatak odasını da yaptıktan sonra evin çeşitli bölgelerine en önemli eşyalardan biri olan telefonlardan almalıyız. Bu telefonlar ile komşularınızı arayabilir, pizza sipariş edebilir; bahçedeki çiçeklerinize bakacak zamanınız yoksa bir bahçıvan veya evinizi temizlemesi için bir temizlikçi tutabilirsiniz. İster masa üzerine konulan isterse duvara monte edilen telefonlardan her odaya bir tane alın. Çok pahalı değiller zaten. Son olarak Simimizin evin içinde ot gibi yaşamaması için bir televizyon ve müzik seti alabiliriz. Bu sayede evimiz gayet güzel ve yaşanabilir bir ev olacaktır. Tabii bir şeyin dışında, iyi bir bilgisayar heh heh. Paramız öy? isteyeyim bilmeliyim memet güzel evimizde ailemizle birlikte veya tek başımıza bekar olarak yaşayabiliriz. Yaşamak mı? The Sims, çoğu kişi tarafından strateji oyunu olarak nitelendirilse de, bence aslında bir RPG'ye daha çok benziyor. Oyunda hiçbir sınırlama yok. İşin ilginci, oyunda bir amacınız da yok. Zaten hiçbir Sim oyununu bir amaç doğrultusunda oynayan birini tanımıyorum. En büyük amacınız eğlenmek. Bu The Sims'de de çokça yaşayacağınız bir duygu. Bu arada şiir gibi cümleler kurmaya başladım hayırdır inşallah. Oyunda yapabileceklerinizi mümkün olduğunca geniş çiçekler de tutmaya çalışmışlar. Evinizdeki her eşya ile bir etkileşim halindesiniz. En basitinden duvardaki bir tabloya bile tıkladığınızda “Tabloya Bak” gibi seçenekler çıkıyor. Mesela bir televizyonu açtığınızda sadece televizyonu izlemekle kalmıyorsunuz. Kanalları “Korku Filmi Seyret” ya da "Action Filmi Seyret" ya da olmadı “Çizgi Film Seyret” diye değiştirebiliyorsunuz. Ayrıca değiştirdiğiniz kanala göre televizyon ekranında görünenler de değişiyor. Aynı şekilde müzik setini açtığınızda da kanalları değiştirerek Klasik, Latin, Country ve Rock müzikleri dinleyebiliyorsunuz. Oyunun müzikleri MP3. Çok bu dünyaya acıyla geldim. Şaşırmaktan, hayran hoş müzikler. Üzerinde epe! BNN olmaktan bir an geri öyle baştan savma müzikler değiller. Bu arada oyunu yüklediğiniz klasörün içindeki Music/Stations klasöründeki Latin, Rock gibi klasörlerin içine kendi sevdiğiniz şarkıların MP3 dosyalarını kopyalarsanız bunları oyun içinde de dinleyebilirsiniz. İşte bunun gibi detaylar oyunu çok zevkli yapıyor. Hani bazı oyunlar vardır, oyunu alır oynar bitirir veya bitiremeden bir yerinde sıkılır bir kenara atarsınız. Bu durum genellikle RPG oyunlarında pek yaşanmaz ancak sonuçta en iyi RPG'lerden biri olan Fallout'un bile bir senaryosu ve bu senaryonun bir sonu vardı. The Sims'de ise ne bir senaryo, ne bir son, ne bir düşman, ne de bir amacınız var.

Doğarsınız. Elbette ilk görünüş biraz garabet olacaktır ama önemli değil, kısa bir sürede toparlanırsınız. Hayat çoğu kez istediğiniz gibi olmayacak. Şimdiden buna alışsanız iyi olur. Ağlamayın lütfen! Yaşama sevinci: Bilir

The Sims siz oynadığınız sürece kendi kendine yeten oyunlardan. Maxis işini gerçekten çok iyi biliyor. Oyunun popülerliğini kaybetmemesi için Internet'in tüm nimetlerinden faydalanıyorlar ve www.thesims.com <http://www.thesims.com> dan Download etmeniz için sürekli Simleriniz için yeni Skinler (giysiler) yeni eşyalar veya yeni objeler sunuyorlar. Oyundaki neredeyse her şey değiştirilebilir şekilde programlanmış. Özellikle de internetteki binlerce The Sims için hazırlanmış fan siteleri ve insanların sürekli değişik skinler yapıp bunları internette yayınladıkları düşünülürse bu oyun için çok büyük bir artı puan. Bu sayede sanırım oyunu uzun bir süre sıkılmadan oynayabileceğiz. Tabii Maxis sıkılmayıp devamlı oyun için yeni objeler çıkardığı sürece. Şimdilik yeni objeleri sadece Maxis çıkartabiliyor. Ancak Blueprint isimli bir program ile herkes oyun için kendi eşyasını yaratabiliyor. Yalnız bu program halen yapım aşamasında olduğu için Maxis'in dışında oyun için obje bulabileceğimiz bir kaynak yok. En azından şimdilik yok. Ayrıca Maxis'in oyuna yenilikler eklemek için geliştirdiği programlar var. Bunlar daha önce bahsettiğim Facelift isimli yeni yüzler yaratma programı ve eviniz için yeni duvar kağıtları ile parkeler yapabildiğiniz HomeCrafter programı. Bunların hepsi bedava programlar ve oyunun kendi sitesinden Download edilebiliyor. Aslına bakarsanız, Maxis hiçbir yeni obje çıkarmasa bile The Sims öyle kolay kolay sıkılınacak bir oyun değil.

Büyürsünüz ve Akademik etiketi alırsınız. Şimdi sizi doğmaktan daha zor bir sınav bekliyor. Burası dönüm noktası. İş hayatı ve kariyer denen aptal kandırmacaya hazır mısınız? (resimdeki kişinin neden Japon olduğunu sormamanız rica olunur) Yaşama sevinci: İdare eder...

va İş bulur çalışırsınız. Çoğu kez

| resimdeki gibi kaytararak. Patron 4 denen uzaylı yaratık sizi böyle Yi kısaca açıklayayım görürse neler olacağını biliyor musunuz? Evlenirsiniz. Yaşamda yapılacak en fuzuli işlerden. Bir kadınla bir erkeğin asla uyumlu olamayacağını

Çünkü oyunun bir doyum noktası bile bile evlenirsiniz hem de! Çok yok. Yani aylarca oynasanız bile yazık çok. (resimdeki garson tipli eminim hep bir şeyler eksik herifle, kadının boşandıklarına kalacaktır. Tabii bazıları oyunu iddiaya girerim).

açıp buzdolabından ilk yemeklerini yediklerinde de “Ben aştım artık oyunu bitirdim” gözüyle bakıp > oyundan sıkılabilirler de. Fakat Ölürsünüz. Acı ama gerçek. bunun olacağını pek — | Yaşadıklarınızın, yaptıklarınızın ödülü sanmıyorum. ) maalesef budur. Ya da biz buna kısaca

| haksızlık diyelim. Yaşlanmayı The Çok geciktiren bir gen bulmuşlar ama çok kolay bir oyun değil. Oyunda | alı Siminizin ihtiyaçlarını sürekli kontrol etmelisiniz. | ş Hak brain Bu ihtiyaçları Live Mode'u seçtiğinizde sağdaki folkien'ın mezarı. Saygılar) panelden görebiliyorsunuz. Zaten Simler bir Yaşama sevinci: Dalga geçme lütfen şeyi çok istediklerinde size bağırıp ağlamaya başlıyorlar. Her ihtiyacı yatıştırmanın bir yolu var tabii ki. Eğer Siminiz açsa bunu televizyon seyrederek yatıştıramazsınız. Tek alternatifiniz yemek yemek. Konfor ihtiyacını ise konforlu işler yaparak giderebilirsiniz heh heh. İyi bir kanepeye uzanmak veya bir jakuzi banyosu konfor ihtiyacınızı giderebilir. Simlerin hijyen ihtiyaçlarını da söylemeden geçmeyeceğim. Pis kokulu bir Sim'i kimse sevmez bunu biliyorsunuz. Bunun için bol bol duş

Yaşama sevinci: Yazık çok yazık!

almalı veya her tuvaletten çıkışımızda ellerimizi yıkamalıyız. Tabii tuvalet ihtiyacını da unutmayalım, bunu da sadece tahmin edebileceğiniz gibi tuvalete girerek giderebilirsiniz. Eğer tuvalete girmekte gecikirseniz Siminiz doğal olarak altına kaçıracak ve hijyen oranı minimuma inecektir. Simlerimizin bir de enerji ihtiyaçları var ki oyunda gidermesi en zor olan ve en çabuk azalan (yani ihtiyacınız olan) ihtiyaç. Aslında enerji ihtiyacı uyku ile eş. İyi bir uyku Siminizin enerjisini hızla arttırabilir. Veya kahve içerek de göz kapaklarınızı bir süre daha açık tutabilirsiniz. Tıpkı benim bu yazıyı yazarken yaptığım gibi. Bu uyku sorunu en çok evde komşularınız ile parti verirken sorun oluyor. Partinin ortasında Siminiz artık dayanamayıp pat diye yere düşüyor ve uyuklamaya başlıyor. Uyuyunca da zaman hızla akıp gittiği için yerde (veya ayakta) uyuyan Simlerin konforları hızla azalıyor. Aklınızda bulunsun ninni müziğini duyduğunuz anda oyunun hızını normal ve hiçbir şey bilmediğimden hiçbir şey öğrenemedim” Platon haline getirin ve uykucu Sim'i uyandırıp hemen yatağa yatırıp uyutun. Tabii her insanın olduğu gibi Simlerin de eğlenmeye ihtiyaçları var. Simleri eğlendirmenin pek çok değişik yolu mevcut. Bilgisayarda oyun oynamak veya komşularınız ile bilardo oynamak bunlardan birkaçı. Tabii eve buzdolabı almadan hemen bilardo masasına atlamayın. Televizyon seyrederek veya müzik dinleyerek de eğlenebilirsiniz. Simler her ne kadar enerjik, her ne kadar temiz, tok, konforlu, tuvaletini yapmış (başka örnek yok ki) da olsa diğer Simler ile yani komşuları ile sosyal aktivitelere girmezlerse ve konuşmazlarsa mutsuz olurlar. Son olarak Simlerin dekor (Room) ihtiyaçları var ama buna pek ihtiyaç denemez. Sadece iyi ışıklandırması olan ve iyi dekore edilmiş odalarda kendilerini daha mutlu ve moralli hissediyorlar. Bunun dışında pek bir işe yaramıyor. Ancak moral de oyundaki en çok ihtiyacımız olan şey.

Komşular çevredeki evlerde yaşayan diğer Simler. İsterseniz diğer Simler ile de oynayabilirsiniz fakat bir seferde sadece bir aileyi kontrol edebilirsiniz. Komşularınız siz onlarla ilk tanışana kadar sürekli evinizi ziyaret edip kapınızı çalıyorlar. Eğer onları uzun süre karşılamayıp kapıda bekletirseniz bir süre sonra gidiyorlar ona göre. Bu arada oyundaki Simlerin konuşmaları İngilizce değil. Türkçe de değil. Aslına bakarsanız hiçbir dilde değil, Simce. Buna Simish de diyebiliriz. Will Wright'ın bu kararı almasındaki sebep aynı konuşmaları tekrarlayan Simlerin oynayanı sıkmaması içinmiş. Bunun için kendilerince yeni bir dil yapmışlar. İlginç tabii. En azından “Kommansnala” nın Simlerin dilinde “Merhaba” gibi bir şey olduğunu öğrendim. Kapıda karşılayıp konuştuğunuz komşularınız Relationship menüsüne ekleniyor ve buradan o komşu hakkında bilgileri ve size yakınlık oranını görebiliyorsunuz. Bu yakınlılık oranı diğer Sim ile konuştukça artıyor veya azalıyor. Burada moraliniz çok önemli. İyi bir moral ile her zaman daha iyi sonuçlar alırsınız. Diğer Simler ile ilişkilerinizi sürdürdükçe sadece konuşmak dışında şeylerde yapabileceksiniz. Örneğin ilk kez tanıştığınız bir Sim ile başlarda sadece Talk seçeneği ile idare etmek zorundasınız. Ancak biraz samimiyeti ilerlettiğinizde “İltifat et”, “Kucakla” veya “Gıdıkla" gibi seçenekler çıkacak, samimiyeti iyice ilerlettiğiniz karşı cins Simler ile flört edip daha sonrada bir iki Kiss işleminden sonra eğer şansınız varsa Propose seçeneği ile evlilik teklif edebilirsiniz. Ancak eğer eviniz ve ilişkiniz o kadar iyi değilse “Hayır” yanıtını almaya hazırlıklı olmalısınız. Eğer oldu ya çok karizmatiksiniz, evinizde bir saray yavrusu gibi, o zaman evlilik teklifinize olumlu karşılık alabilirsiniz. Evlendikten sonra evlendiğiniz eşiniz de sizinle birlikte aynı evde yaşamaya başlayacak. Dolayısıyla onu da siz kontrol edeceksiniz. Ve eğer işler yolunda giderse mutlu bir anınızda “Bir Bebeğimiz Olsun mu?” sorusuna Yes diyerek bir bebek sahibi olabilirsiniz. Yalnız eğer bebeğe yeterince iyi bakmazsanız onu elinizden alıyorlar. Bu yüzden bu tür sorumluluklara hazır olmadan girmemekte fayda var, bu The Sims'de de olsa. Bu arada oyunda bebek yapma kararı aldığınızda öyle her şey uluorta gözükmüyor tabii ki. Oyundaki hemen her şey en ince ayrıntısına kadar görünüyor fakat bu tip Aganigi durumları sansürlenmiş. Mesela Simler duş alacakları zaman üzerlerine sansür için bir mozaik efekti oluşuyor ve böylece rahat rahat röntgenci gözlerden uzak işlerine bakabiliyorlar.

Ne diyordum ben? Ha komşular evet. Komşu Sim ile samimiyet oranını 50'nin üzerine çıkarmayı başarırsanız o Sim sizin aile dostunuz olacaktır. Tabii aile dostunuz illa karşı cins olacak diye bir şart yok. Hatta oyundaki serbestliği o kadar abartmışlar ki kendi cinsiniz ile erkek erkeğe Topoş (Gay) faaliyetlerde bulunmak bile mümkün. Mümkün olmasına mümkün ama ben pek tavsiye etmiyorum heh heh heh. O kadar samimiyet biraz fazla. Ancak eğer arkadaşlarınız ile arayı soğutur ve uzun süre görüşmezseniz samimiyetinizi Aslında böyle olmaması gerekirdi ya neyse. Peki Aile Dostları ne işe yarıyor diye soruyorsunuzdur eminim. Aile Dostlarınız iş kariyerinizde yükselmenize yardımcı oluyorlar. Bu arada dikkat ettim de size iş bulmaktan hiç bahsetmemişim. O kadar eşyayı almak için tabii paraya ihtiyacınız var ve para her gün kapınızın önüne bırakılan bir şey değil. Kapınızın önüne bırakılan tek şey ödemeniz gereken faturalar ve günlük gazete. Bu gazeteyi iş bulmak için kullanabilirsiniz. İş bulmanın bir diğer yolu da bilgisayar. The Sims'de o kadar çok iş çeşidi var ki hepsini “Sims ve Ben” adlı kitabımda bile açıklamaya üşendim anlayın yani. Amigo, Polis, Doktor, Bilim Adamı, İş Adamı, Belediye Başkanı, Komando, Astronot, bunlardan sadece birkaçı. Her işe en alt seviyede başlıyorsunuz ve gereken koşulları yerine getirdikçe bir üst mevkiye çıkıyorsunuz. Örneğin garson olarak başladığınız iş hayatına lokantalar zinciri sahibi olana kadar yükselebiliyorsunuz heh heh. Veya amigo olarak düşük bir maaş ile başladığınız spor kariyerinde ünlü bir futbolcu olabilirsiniz. Bu aslında biraz komik oluyor ama çok zevkli. İşte işinizde yükselmek için aile dostlarınıza ve bazı özelliklerinize ihtiyacınız olacak. Live Mode'daki Job bölümüne girerek bir sonraki mevkiye geçmek için hangi özelliklere ve kaç aile dostuna ihtiyacınız olduğunu görebilirsiniz. Bu aslında tıpkı bir RPG oyununda Level atlamak gibi bir şey. Her özelliği arttırmanın bir yolu var. İlk baştaki Cooking ile Mechanical özelliklerini o konuda kitaplar okuyarak arttırabilirsiniz. Charisma özelliğini de ayna karşısında kendi kendinize konuşarak arttırabiliyorsunuz ne alakaysa. (bunu evde denemeyin) Body özelliğini ise çok ilginçtir Body çalışarak geliştiriyorsunuz. Logic özelliğini de evinize aldığınız satranç masasında satranç oynayarak (misket oynayamayacağınıza göre) arttırabilirsiniz. Son olarak Creativity özelliğini evde tuvalde resim yaparak veya piyano çalarak geliştirebiliyorsunuz. Bir işe girdiğinizde işinize göre belli saatlerde evinizin önüne bir araba gelecek ve bu sayede işe gidebileceksiniz. Araba bir saat boyunca evinizin önünde bekleyecektir. Eğer sizde benim gibi gece 4'te yatıp sabah 8'de gelen arabaya son dakikada yetişiyorsanız her an kovulmaya hazırlıklı olsanız iyi olur.

The Sims kesinlikle o kadar beklediğimize değmiş. Her yönüyle gerek grafiklerinin canlılığı, gerekse seslerin gerçekçiliği ve kolay oynanabilirliği ile mükemmel bir oyun. Bir eksi yönünü bulmaya bile kıyamıyorum. (espri yapacağım sıkı tutunun) Haydi öyle Sim Sim oturacağınıza kendinize bir iyilik yapın ve bu asrın oyununu alın hah hah. Böyle bir oyunu kaçırırsanız yazık olur. Simleri üzmek istemezsiniz öyle değil mi?

Hayat simülasyonu