Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 31
Daha öncede söylediğim gibi yeni çıkacak olan oyunların haberlerinde söylenenler genellikle hep oyun çıktığında görülmez ve herkes oyuna bir eksi bulur. Fakat The Sims için durum böyle değil Maxis, o ballandıra ballandıra anlattığı tüm özellikleri neredeyse kusursuz bir şekilde oyuna eklemesini bilmiş. Neredeyse diyorum ki şımarmasınlar, yoksa tamamen kusursuz.
Doğrusu oyunu anlatmaya nereden başlayacağıma bir türlü karar veremedim. Yazacak o kadar çok şey var ki. Neyse biz en baştan başlayalım en iyisi, devamı gelir Nasıl olsa. Önce CD'yi Driver'a yerleşti... Yok bu çok baştan oldu. Oyunun ilk açılış ekranından başlayalım en iyisi. Öncelikle karşımıza Sim City gibi önünden yol geçen evlerin olduğu bir ekran çıkacak.
Burada ortadaki üzerinde ok işareti olan eve tıkladığımızda oyunun Tutorial kısmını Oynuyoruz. Ama boş verin burada gerçek Tutorial veriyoruz heh heh. Tütorial'i hemen bitirip tekrar Neighborhood ekranına dönelim. Yukarıda 3 ikon var. En baştaki ikon ile aile kendimize yeni bir aile yapabiliriz. Şimdi Create Family ile kendimize en fazla 8 kişiye kadar çoluk çocuk kalabalık veya tek başımıza bekar bir aile yapalım. Ailedeki karakterleri daha doğrusu Simleri yaratırken tıpkı bir RPG gibi karaktere özellikler dağıtıyoruz. Bu özellikler © Sim'in burcunu belirliyor. Burçlarda oyunda Sim'in davranışlarını ve diğer Simlerle olan ilişkilerini etkiliyor. Mesela başak burcu bir Sim hiçbir zaman yemekten sonra masayı toplamadan kalkmaz. Bunun gibi burçlara özel davranışlar. Ama benim burcum falan yok diyorsanız kendinize göre bu özelliklerle oynayabilirsiniz. Özellikler ve ne işe yaradıkları şöyle; Neat: Düzenlilik ve titizlik. Bu arttıkça Siminiz elindeki çöpleri her zaman çöpe atar,
(yemez yani) Yemek yedikten sonra tabakları mutlaka yıkar. Yataktan her kalktığında yatağını toplar vs. Bu az olduğunda ise eline geçeni yere atar, çöp yer, monitörünün camının kenarına Pizza kırıntıları döker falan. Outgoing: Cana yakınlılık. Outgoing arttıkça Siminiz insanların arasına daha çok karışır. Azaldıkça da kalabalıktan tiksinen bir Sim olur. Active: Sim'in canlı hareketli faal bir Sim mi, yoksa cansız pasif bir Sim mi olacağını belirler. Playful: Bu özellikte arttıkça Sim daha neşeli ve şakacı bir Sim olur. Yeri geldimi benim gibi gıcık espriler bile yapar yani. Bu azaldıkça da iğrenç bir Sim olur çıkar işte. Nice: İyi huylu sevimli bir Sim mi yoksa kıl bir Sım mi? Seçim sizin. Bütün bu özellikleri dilediğiniz gibi arttırdıktan sonra Simimizin ismini saç şeklini ten rengini kafa yapısını cinsiyetini ve kıyafetini belirleyip oyuna hazır hale getiriyoruz. Bu şekilde bir aileye en fazla 8 kişiye kadar Sim ekleyebiliyorsunuz, fakat aile fertleri arttıkça Masraflarda artıyor ve oyun çok daha zorlaşıyor ona göre. Aileyi tamamladıktan sonra bir daha onları editleme şansımız yok. Bu yüzden Simlerimizi güzel güzel yapalım ki ileride ismi “fghfghfgh” olan sapık bir Sim ile oynamak zorunda kalmayalım. Bu arada Simlerin kafa çeşitlerinden kendinize uygun bir kafa bulamadığınızdan şikayetçiyseniz Maxis'in The Sims için yaptığı Facelift isimli özel yüz ve kafa yaratma programını www.thesims.com < Wwww.thesims.com > adresinden
Çı Bu program ile çok kolay bir şekilde birbirinden değişik yüzlerce yüz şekli oluşturabilirsiniz. Bunlara daha sonra detaylı olarak değineceğim merak etmeyin. Şimdi yeni yarattığımız ailemiz ile Move In Family diyerek şehirdeki boş evlerden birine taşınalım. Eğer dolu evlerden birine yerleşmek istiyorsanız yukarıdaki Buldozer ikonu ile bir eve tıklayıp o evdeki aileyi Evict ile evden çıkartmalısınız. Fakat Bulldoze This House sorusuna Yes derseniz o ev yıkılır ve kaybolur, bu yüzden No demenizi tavsiye ederim. Yalnız Evict dediğiniz aileleri tekrardan başka bir yere yerleştirin aksi taktirde kapınızı çalacak bir komşunuz olmaz. Onun yerine isterseniz 8 kızdan oluşan bir aile yapıp onları komşunuz yapabilirsiniz hehe Neyse şimdilik oyuna çok zengin başlamadığımız için sol alt köşedeki ufak şirin eve yerleşelim ve yaşamaya başlayalım.
The Sims, dışarıdan bakıldığında çok zor oynanan bir oyun gibi dursa da oyun tamamen Mouse'un sol tuşu kullanılarak çok rahat bir şekilde oynanabiliyor. Mouse oku ayak izi şeklindeyken gitmek istediğimiz herhangi bir yere tıklayıp Go Here dediğimizde Simimiz oraya yürüyecektir. Mouse oku etkileşim yapabileceğimiz bir eşyanın üzerine gelince değişiyor ve sol tuşa tıkladığınızda o eşya ile neler yapabileceklerimizin bir listesi çıkıyor. Örneğin bir kanepeye tıkladığınızda iki seçenek çıkıyor, Otur veya Uzan. (Kanepeyi Ye yok yani) Yada bir bilgisayara tıkladığınızda Oyun Oyna ve İş Bul seçenekleri çıkıyor. Bunların hepsini öğrenmenize gerek yok, çünkü hepsi eşyalara göre değişiyor. Ancak bazı eşyaların durumuna göre de değişik seçenekler çıkabiliyor, Örneğin bir müzik setine tıkladığınızda ilk başta sadece Turn On seçeneği çıkıyor. Müzik setini açtıktan sonra tıkladığımızda ise Rock müziği çal, Country müziği çal, yada Dans et gibi seçenekler çıkabiliyor. Bunları oynadıkça Çok daha iyi anlayacaksınız, karmaşık bir olay yok çünkü gerçekten oynanabilirlik açısından böyle bir oyun için yapılabileceklerinin en iyisini yapmışlar.
Oyunun büyük bir kısmı hatta tamamına yakını bu şekilde hiç bir değişik ayara gerek kalmadan oynanıyor. Fakat ekranın altındaki © güzel menüyü de boşuna yapmamışlar tabii ki. Soldaki üç yuvarlak ikon üç mode arasında geçişleri sağlıyor. En baştaki Live Mode asıl zamanın akıp geçtiği oyun mode'u. (genellikle sürekli bu seçenekte duracağız) Live Mode'u seçtiğimizde oyun zamanı akmaya başlayacak, bir başka değişle oyun başlayacak. Live Mode'da sağdaki ufak ikonlar sayesinde Simimizin özellikleri hakkında bilgilere ulaşabiliyoruz. (bu arada amma ciddi yazıyorum nedense) Ulaşıyoruz da ne oluyor derseniz bende hepsini tek tek anlatmaya başlarım. Benden öyle kolay kolay kurtulamazsınız heh heh. İlk ikon yani gülen iki yüz ikonu ile Simimizin o anki ihtiyaçlarını görüyoruz. Bunları nasıl arttırdığımızı daha sonra ek bir dergi şeklinde veya yazının ilerleyen bölümlerinde anlatacağım merak etmeyin. Onun yanındaki insan kafası ikonu ile de Simimizin karakteristik özelliklerini görüyoruz. Vay be ne dedim ben öyle. Neyse. Bunların yanında ise alt alta üst üste daha doğrusu (ve daha az erotik olan) yukarıdan aşağıya üç ikon var. Bunları da açıklamak gerekirse ki gerekiyor hemen yazmaya başlıyorum tutmayın beni. En üstteki ikon ile yani Relationship ile Simimizin Selam dediği komşularını ve komşular ile olan samimiyet düzeyini görebiliyorsunuz. Onun altındaki ikon yani Job ile de şu anki işimizi, aldığımız maaşı, kaç saat çalıştığımızı ve yeteneklerimizi görüyoruz. Bu yetenekleri oyun boyunca geliştirebiliyorsunuz. Nasıl yapacağınızı ise yakında 6. baskısı çıkacak olan “Sims ve Ben" adlı kitabımdan detaylı bir şekilde okuyup öğrenebilirsiniz. Ancak yazının ilerleyen kısımlarında kitaptan bazı alıntılar yapacağım hazır olun. En alttaki ikon ile de evimiz güzel evimiz hakkında bilgilere ulaşıyoruz. Neyse Live Mode bölümünü iyice kanımıza işleyene kadar (ne?) öğrendikten sonra o soldaki yusyuvarlak ikonlara geri dönelim, Live Mode'un yanındaki ikon ile tanıştırayım, Buy Mode. Buy Mode tanıştığına memnun olmuş. Buy Mode ile de evinize değişik eşyalar alabiliyoruz. Burada her eşya bir kategorinin içinde. Örneğin elektronik eşyalarda Bilgisayar Televizyon Radyo, oturma gruplarında koltuk sandalye, (kazık) dekorasyon bölümünde de işte vazo çiçek tablo heykel MEG falan gibi eşyalar yer alıyor. Yalnız Meg'i eve sığdırmakta biraz zorlanabilirsiniz benden söylemesi, Kendi zevkinize göre eşyaları tek tek istediğiniz gibi evin çeşitli yerlerine yerleştirin. Tabii paranız yeterse hah hah hah. İnsanın zevkini böyle bir dolar işareti ile kısıtlıyorlar işte. Tıpkı gerçek hayatta olduğu gibi değilmi Will amca? Ay bu Buy Mode beni çok duygulandırdı. Üzerinde çok durmamak lazım. Onu kendi duyguları ile baş başa bırakıp hemen yanındaki mode'a geçiyorum. En son Mode olma özelliğine sahip olan Build Mode da evimizi genişletip mimarlık duygumuzu tatmin etmeye yarıyor. Buradaki seçenekler ile evin duvarlarını yıkıp tekrar döşeyip tekrar yıkıp tekrar döşeyip her şeyi birbirine karıştırıp, evin bazı yerlerine de kapı ve pencere kondurabiliyoruz. Oyunun sadece bu bölümü ile saatlerce oynayıp ertesi gün kendini mimar gibi hisseden arkadaşlar tanıyorum. Tüm bu Mode'ların sağında ise Fotoğraf albümü ile Options ikonları var. Fotoğraf albümünü kullanarak oyundan ilginç bulduğunuz anları ölümsüzleştirebilirsiniz. Ne diyorum ben ya, neyse. Çektiğiniz resimleri ve Siminiz hakkında pek çok bilgiyi oyun kendisi içindeki Web Pages isimli klasöre bir İnternet sayfası gibi hazırlayıp kaydediyor. Bunları daha sonra inceleyip arkadaşlarınıza “İşte Buyum Ben!” diyebilmek için yollayabilirsiniz.
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 30
oyuncunun kendi kafasında hayalinde bir oyun vardır. “Şöyle bir oyun çıksa ne güzel olurdu" diyerek programcılara kızarız sanki oyun yapmak çok kolay bir işmiş gibi. Ve bu düşüncelerin sonu genellikle hep “Ya bir programlama bilseydim ne oyun yapardım be" diyerek biter. Tabii bu SuperMan'e “Yerde yakalamayım oğlum..." demek gibi bir şey. Belki çoğu kişide aynı şeyi önceleri düşünmüştür ancak benim yıllar önce hatta Commodore 64 zamanında “Şöyle bir oyun çıksa ne güzel olurdu" diyerek programcılara kızdığım bir oyun türü vardı. İşte ne tesadüftür aynı dönemlerde Orijinal Sim City ile haşır neşir olan oyunun yapımcısı Will Wright'ın (çoğunuz onu tanıyorsunuz) kafasında da ayrı düşünceler dönüp dalaşıyormuş. Fakat a zamanki teknoloji ile bunu yapmak neredeyse imkansız olduğu için bu düşüncesini ileride kullanmak üzere beyninin bir köşesine Save etmiş. a he Sims'in ilk çıkacağı haberini aldığımda | doğrusu çok heyecanlanmıştım. Hani her
İşte şimdi, teknoloji ne kadar ilerledi desek de bazı insanların yıllar önce düşündüğü şeyleri henüz yeni yeni yakalayabiliyor. The Sims bilgisayar oyunlarında bir devrimin başlangıç noktası olacak. Tuğhan söylemişti dersiniz.
Aslında tüm oyunu Will Wright'a mal etmek biraz yanlış, çünkü bu projede daha pek çok insan yer alıyor. Ama fikir babası Will Wright olduğu için genellikle onun adı geçiyor. Kendiside öyle diyor İ zaten, neyse. The Sims'in ilk çıkacağı haberi yaklaşık bir sene önce geldiğinde oyunda olacağı söylenen özellikleri okuduğunda çoğu kişi oyuna “Uyduruyorlar” veya “Yapsınlar da görelim” gibi yaklaşmıştı. Hani hep olur böyle şeyler, önce oyunun haberini yaparlar yok şöyle olacak yok böyle olacak diye, sonra oyun çıktığında hiçte dedikleri gibi çıkmaz. Yapılan oyun öyle her gün bir yenisi çıkan oyun türlerinden değil. The Sims, daha önce hiç denenmemiş bir oyun türünün ilk adımı gibi gözükse de aslında daha önce “Sanal Hayat” konulu birkaç oyun yapılmıştı. Bunların en bilinen örneği The Creatures. Bu oyunda Gremlin benzeri yaratıkları değişik bir gezegende yönetip bir aile oluşturuyorduk. Ancak The Sims'i diğerlerinden ayıran özelliği yönettiğimiz yaratıkların Gremlin, Balık, Dinozor, Zeboş falan değil, sizin benim gibi insan
ESSİMS
Sonunda
oldu. Simdi hayatınızır oyununu oynamaya hazır olun!
5 ARSLAN r mu olmaları. Bu yüzden her ne kadar türünün ilk örneği olmasa da en azından insan hayatı üzerine yapılmış türünün ilk oyunu.