Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 84
Gizli Göz - Bilim Kurgu Hikayeleri kitabı. Bilim kurgu hikayeleri sever misiniz? Sevmelisiniz. Hele kaliteli olursa ve Bilim Kurgu'nun içine dedektiflik teması da oturtulursa tatlarına doyum olmaz. Uzun yıllar önce 3 yaşındayken(!!) Isaac Asimov'un “Caves Of Steel” adlı bir romanını okumuştum. Romanda biri dedektif, diğeri dünyadışından gelen iki kişinin bir cinayeti araştırmaları anlatılıyordu. O kadar beğenmiştim ki o zamanlar keşke bunlardan daha çok olsa, hikayeler basılsa diye geçirmiştim içimden. İşte Karizma Yayıncılık beni duymuş olacak ki “Gizli Göz” isminde tamamı bilimkurgu-polisiye hikayeleri olan nefis
Fight Club
Genelde FPS'leri sevmem ama bu ay -işimizin gereği olarak- 1 oyunu hepsinden çok oynadım: Unreal Tournament. Ve FPS oynamayan ben Unreal Tournament'a hayran kaldım. Oyun, benim gibi “FPS gıcıklarına” bile kendini sevdirecek denli muhteşem. Bir FPS'nin oynayana bu kadar güzel bir atmosfer sunduğunu, heyecanlandırdığını ve zamanı unutturduğunu ilk defa UT'de görüyorum. Özellikle yapay zeka programcılığına hayran kaldım. Unreal Bot'larıyla oyun oynamak tam bir deneyim. Üstelik ayarlanabiliyorlar. Oyunda her şey mükemmel. Hala oynuyorum zaten. Alın, bir kitap çıkardı. Kaliteli Bilim Kurgu yazarlarının hikayelerinden oluşan kitapta çok güzel ve şaşırtıcı eserler var. Almanız şart demiyorum. Hemen yazıyı okumayı bırakıp alın.
çevirdiğinden beri de her filmini seyretmişimdir. Hem de ikişer üçer defa oyun
Filmografisinin en başarılı filmi ilan etmek istiyorum izin verirseniz. Bu sene Matrix'le beraber seyrettiğim en iyi film. Bir sinema şaheseri. Film hakkında söylenecek çok şey var. Bu sütunlara sığmayacak kadar çok hem de. Ama her şeyden önce Fincher sisteme keskin bir eleştiri getiriyor. Tyler Durden vasıtasıyla “bize” aslında kaybolmuş, dibe batmış hayatlarımızla ilgili çok önemli mesajlar veriyor. Sanki bizi Fight Club'a davet ediyor. Bu film, önemli bir film ve önümüzdeki ay daha geniş bir yazıda anlatacağım. O zamana kadar ne olursa olsun mutlaka ama mutlaka gidin. Bu sinema şaheserini kaçırmayın.
müzik
OPETH - Still Life
1 albümümüz var bu ay (eee olmadı ama): Opeth'den Still Life. Daha önce duymamış iseniz - peşinen söylemek gerekirse- kendinizi büyük bir müzikal şölenden yoksun bırakmışsınız demektir. Opeth sessiz sedasız ünlü olan gruplardan. Daha önce “Orchid”, “Morningrise” ve “My Arms, Your Hearse” gibi her biri birbirinden güzel albümlere imza atan grup yeni albümü “Still Life” ile yine müziğin doruklarına çıkmış. Opeth'in müziğini tanımlamak zor. Karmaşık, içi içe geçmiş bir türler geçidi var sanki ama denge o kadar da mükemmel! Şarkılar uzun
(bazıları 15 dakika) ve bu uzun şarkılar asla sıkmıyor insanı. O şarkılardan başka bir albüm bile çıkar. Ama Opeth'in en büyük başarısı tüm albümlerinde yer alan ve dinleyeni perişan eden o atmosfer. Başka hiçbir grupta olmayan o “büyülü” atmosfer, Opeth'i dinlemeniz için en büyük neden. Fanatikleri “Opeth ne yapsa dinleriz” diyorlar. Ben de onlara katılıyorum. Mutlaka dinleyin.
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 85
Ay yine mektup yağdı Overdose'a yani mail! Sadece 1 disket geldi. Bu durumda sanırım mail sistemi mektup yollamak için en iyi ve en kısa yol. O halde sizden ricam artık mektupları mail olarak yollamanız olacak. Şimdi buyurun:
İşte en can-
Selam Zebani, İşler nasıl gidiyor, sıcakmış sizin oralar. (he he) Sorular aşağı bakıver istersen, yayınlaman önemli değil de cevaplarsan sevinirim. 1) Tiberium Sun'ı bitirdim de, eee yaw bunca zaman bunu mu bekledik? Starcraft daha güzel bence. 2) Mech Commander diye bir oyun aldım. Çok güzel, çok eğlenceli siz niye önermiyorsunuz? 3) Hard news'u yazan eleman fiyatlarını da yazsa da ona göre hareket etsek, alsak ya da almasak. Bir iletiver dediğimi sana zahmet. 4) CD vermeseniz fiyatınız ne olurdu? Meraktan soruyorum no offence. 5) Baldur's Gate'i bitirdim. Expansion'ı aldım o da ne! Convert eden program save dosyamı bozmasın mı? (bozsun) Tek save'im o olmasın mı? (olsun) Ben çıldırmayayım mı? (çıldır) Sen olsan expansion'ı oynamak için tüm Baldur'u baştan oynar mıydın? 6) La iki Pazar geldim Kamer'e bir Allah'ın kulu yoktu dergiden! Nerdesiniz oğlum siz? 7) Bir platform oyunu önersene, tavsiye sormayana baktım yoktu da. (he he) 8) Manowar dağıldı mı? Epeydir bir sesleri çıkmıyor da. 9) Mac hala arka planda çalışıyor mu? Tekrar yazmaya başlayacak mı? (no offence) “Dönemem verdiğim sözden” klipli geyik yapmasın bize yazsın İşte (no offence) 10) Muhammeeeeeeed Koskoca bir ayda bir çıkan dergide yarım sayfa bile yazacak vakti yok mu bu adamın? Ne iş yapar bu adam? Dünyayı falan mı kurtarıyor? 11) Son olarak insanlığın yaptığı en büyük hata ne sence?
Zebani: Sıcak mı? Çok affedersin ama bizim burada gözümüz donuyor. Gameshow'un “cinsel Engin Abla mıdır abi midir nedir bir türlü benim de karar veremediğim kişi buraya cüce bir yer sobası almış. 1886
“mektup mektup mektup mektup mektup mektup mektup mektup
ERE model! Sadece kendisini ısıtıyor. Isınmak için yanına gidiyoruz bu sefer de sönüyor. Hem de her seferinde. Ay çok üşüdüm birden cevaplarına geçeyim. Tıpkı kutuplarda mahsur kalmış talihsiz bir kişinin üşüyüp donması ve sonsuz uykuya dalması gibi benzetmeler başladı yine!) 1- Biz de seninle aynı fikirdeyiz. Ama oyun dünyasının müdavimleri ve otoriteleri (kısaca sizler) bu konuda ikiye bölünmüş durumdalar. Profesör doktor Burçak oyunu yerden yere vurdu ama sonra da “bu oyunun güzelliğinin anlaşılması yıllar alacak” dedi. Tahmin et ne oldu? Tarafımca pataklandı. 2- Tüh! Nasıl önermeyiz? Ne zaman önermemişiz biz o oyunu? Tam tarih söyleyebilir misin? 3- Aslında oraya fiyatları yazarak moral bozmak istemiyor diyeyim konudan uzaklaşacağız. İsteğini “Doğanın cinsel kaprisi” Engin'e söyledim. Gelip Kamer'den alırsan açıklayacağını söyledi. Sanırım önümüzdeki ay fiyatları da beraber yazacak. Ama şimdiden söyleyeyim bazıları evrenin en iyi bilgisayarcısı Kamer'de bile pahalı. Hatta Kamer'de daha pahalı cep delmeye de başladık he he!) 4- 1.950.000 TL (KDV dahil). 5- Artık bu moralden sonra oynamazdım ve hatta CD'yi filan kırar parçalara ayırırdım. Sonra da bu kızgınlığımı bir dergiye mektup yazarak paylaşmaya çalışırdım (Öhööö!!) 6- Gündüz geldiysen topluca tabutlarımızda dinleniyorduk! Bizim geceleri çalışan vampirler olduğumuzu unutma seni ölümlü. Yalnız biz kan emmiyoruz, dergi yapıyoruz diğer vampirlerden farklı olarak (bilmiyorum göndermeyi yapabildim mi?). Pazar günü değil hafta arasında gelirsen bizi bulma ihtimalin 0.1 oranında da olsa artar (sanırım gelmeyeceksin artık) 7- “Rainbow Island”. Yalnız Amiga'da çalışıyor (tavsiye konusunda ki ya) 8- Walla o grubu pek sevmiyorum. Doğal olarak ne yapıp yapmadıklarıyla da ilgilenmiyorum. En son bir konser albümü çıkardıklarını biliyorum ama doğruluğundan emin değilim. 9- Bu sorunun beni ilgilendiren kısmını söyleyeyim: Hayır arka planda çalışmıyor. Ve sanırım çalışmayacak da, Ama belli de olmaz (kıllandırayım sizi biraz!) 10- Dünyayı kurtarmıyor ama kendisini kurtarmaya çalışıyor. Muhammed, tarihinin en karışık ve meşgul dönemini yaşıyor. Biz de istiyoruz yazmasını ama gerçekten vakti yok. 11- Ayağa kalkıp yürümeye başlaması (mesaj kaynıyor şu kısacık cümlede!) Evladım senin bir ismin yok mu? Bu ne biçim mektup? Sen de büyük bir hata yaptın. Hata demişken geçenlerde Hülya Avşar “OVERDOSE'A ŞİMDİYE KADAR HİÇ YAZMADIM VE BUNDAN ÇOK UTANIYORUM. EĞER TEZ ZAMANDA YAZMAZSAM İKİ GÖZÜM KÖR BAKSIN” diyerek hatasını açıklama cesareti göstermiş. Helal olsun. Seviyorum ben o kadını!
Zebaniye... Yaw nasıl başlayacağımı bilmiyordum aslında o yüzden öyle bir giriş yapmış bulunduk. Zaten Gameshow mektup kısımlarında hep bir giriş sorunu olmuştur sanırım. Neysem ben varya ben iflah olmam zebani yaf. Neden dersen çok uzun zamandır Gameshow okuyucusuyum ama bir kez bile mektup yazmadım, yazamadım. Bir kez yazma girişimim oldu o da iş işten geçtikten sonra dergi kapandığındaydı. Eh tabi onu da göndermedim. Ama senin Amiga köşeni Amiga'yla alakam olmasa da okurdum. Çünkü nasıl anlatsam Gameshow kutsal bir şeydi benim gibi taşrada yaşamak zorunda kalan biri için. Burçak'la da demi-god statüsüne yükseltmiştim. Hatta #gameshow odasının eskileri hatırlarlar. İlk chat deneyimimdi ve hemen odaya girmiştim. Justinyen oradaydı ve bayağı paniklemiştim filan. Neysem bu güzel ve eski günleri geride bırakalım ve maile bir başlayalım bakalım. Adet olduğu üzere madde madde yazacağım. 1- Aslında ilk “helal lan zebani” dediğim zaman bilimkurgu okuyucusu olduğunu anladığım zamandı sanırım. Bende hep bir ben mi bu kadar çok sci-fi okuyorum diye merak içerisindeydim. Her neyse Sıfır Noktası'nı okuyamadım ya, bu aralar fantazi okuyorum hep (ama bu tabii başka bir sorunun konusu). 2- Bu da pek bir soru sayılmaz ama Colour of Magic derim ben ya. Harbiden Terry Usta'nın önünde saygıyla eğiliyorum. 3- Fantazi okur musun ya sen. Bilmiyorum da bana göre bilimkurgu ve fantazi yan yana yürüyorlar. 4- Eh Blind Guardian ve Rhapsody dinliyor musun powerfantasy mi nedir artık. Ben şahsen bayağı bir hoşlanıyorum.