Aybaşı

Gizli Göz - Bilim Kurgu Hikayeleri kitabı. Bilim kurgu hikayeleri sever misiniz? Sevmelisiniz. Hele kaliteli olursa ve Bilim Kurgu'nun içine dedektiflik teması da oturtulursa tatlarına doyum olmaz. Uzun yıllar önce 3 yaşındayken(!!) Isaac Asimov'un “Caves Of Steel” adlı bir romanını okumuştum. Romanda biri dedektif, diğeri dünyadışından gelen iki kişinin bir cinayeti araştırmaları anlatılıyordu. O kadar beğenmiştim ki o zamanlar keşke bunlardan daha çok olsa, hikayeler basılsa diye geçirmiştim içimden. İşte Karizma Yayıncılık beni duymuş olacak ki “Gizli Göz” isminde tamamı bilimkurgu-polisiye hikayeleri olan nefis

Fight Club

Genelde FPS'leri sevmem ama bu ay -işimizin gereği olarak- 1 oyunu hepsinden çok oynadım: Unreal Tournament. Ve FPS oynamayan ben Unreal Tournament'a hayran kaldım. Oyun, benim gibi “FPS gıcıklarına” bile kendini sevdirecek denli muhteşem. Bir FPS'nin oynayana bu kadar güzel bir atmosfer sunduğunu, heyecanlandırdığını ve zamanı unutturduğunu ilk defa UT'de görüyorum. Özellikle yapay zeka programcılığına hayran kaldım. Unreal Bot'larıyla oyun oynamak tam bir deneyim. Üstelik ayarlanabiliyorlar. Oyunda her şey mükemmel. Hala oynuyorum zaten. Alın, bir kitap çıkardı. Kaliteli Bilim Kurgu yazarlarının hikayelerinden oluşan kitapta çok güzel ve şaşırtıcı eserler var. Almanız şart demiyorum. Hemen yazıyı okumayı bırakıp alın.

çevirdiğinden beri de her filmini seyretmişimdir. Hem de ikişer üçer defa oyun

Filmografisinin en başarılı filmi ilan etmek istiyorum izin verirseniz. Bu sene Matrix'le beraber seyrettiğim en iyi film. Bir sinema şaheseri. Film hakkında söylenecek çok şey var. Bu sütunlara sığmayacak kadar çok hem de. Ama her şeyden önce Fincher sisteme keskin bir eleştiri getiriyor. Tyler Durden vasıtasıyla “bize” aslında kaybolmuş, dibe batmış hayatlarımızla ilgili çok önemli mesajlar veriyor. Sanki bizi Fight Club'a davet ediyor. Bu film, önemli bir film ve önümüzdeki ay daha geniş bir yazıda anlatacağım. O zamana kadar ne olursa olsun mutlaka ama mutlaka gidin. Bu sinema şaheserini kaçırmayın.

müzik

OPETH - Still Life

1 albümümüz var bu ay (eee olmadı ama): Opeth'den Still Life. Daha önce duymamış iseniz - peşinen söylemek gerekirse- kendinizi büyük bir müzikal şölenden yoksun bırakmışsınız demektir. Opeth sessiz sedasız ünlü olan gruplardan. Daha önce “Orchid”, “Morningrise” ve “My Arms, Your Hearse” gibi her biri birbirinden güzel albümlere imza atan grup yeni albümü “Still Life” ile yine müziğin doruklarına çıkmış. Opeth'in müziğini tanımlamak zor. Karmaşık, içi içe geçmiş bir türler geçidi var sanki ama denge o kadar da mükemmel! Şarkılar uzun

(bazıları 15 dakika) ve bu uzun şarkılar asla sıkmıyor insanı. O şarkılardan başka bir albüm bile çıkar. Ama Opeth'in en büyük başarısı tüm albümlerinde yer alan ve dinleyeni perişan eden o atmosfer. Başka hiçbir grupta olmayan o “büyülü” atmosfer, Opeth'i dinlemeniz için en büyük neden. Fanatikleri “Opeth ne yapsa dinleriz” diyorlar. Ben de onlara katılıyorum. Mutlaka dinleyin.