Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 71
THE EXPERT
"Az laf, çok oyun. Bundan sonra böyle"
kandırmacasından sonraki Southpeak imzalı en sağlam macera... Bir bakın bakalım. Seveceğinizi tahmin ediyorum
WING COMMANDER: PROPHECY - Origin (3 CD): Vay anasını! Artık herifler bilgisayar oyunlarının konularını alıp film senaryosu yapıyorlar yav. Yani yukarıdaki olayın tam tersi. Ben bunun böyle olacağını çok önce görmüş ve söylemiştim. Neticede senaristler adına oyun piyasası koca bir derya... Oyunu yapan tipitoş tarafından filmi de çevrilen Wing Commander ile tanışmam her şeyi görüp bildiğim o çok önceki günlere dayanır. PC'de herkesin başını döndürmüş, “computer games” olayında çığır açmıştı Wing Commander. Mükemmel ötesi müzikleri, o zaman için müthiş sayılacak görüntüleri ve ses efektleriyle “space combat simulator” diye bir tür yarattı bu oyun (aslında ilk o yaratmadı ama çıtayı bir hayli tepeye taşıyan odur). PC'deki WC fırtınası dindikten çok sonra gıcık Origin Amiga için lütfedip bir “PC convert" versiyonunu çıkarttı. Aslında haksızlık etmeyelim, grafikleri hariç fena bir çevirim sayılmazdı doğal olarak Amiga'ya devamı hiç gelmedi... Oysa o sıralar PC'de inanılmaz işler yapıyordu Origin. Dört CD'lik Wing 3, on milyon dolarlık Wing 4 arka arkaya ekranlara düştüler. Bize ise boynumuz bükük olanları seyretmek düşüyordu. Sonra PC aldım falan filan... uzatmayalım. Wing Commander: Prophecy serinin beşincisi olmakta, ilk dördünün devamı. Kilrathileri (WC 3, tarafımdan aranıyor!) artı içindeki hainleri (WC 4, neyse ki bende mevcut) ortadan kaldıran insanoğlu galaksinin huzurunu sağlamıştır. Ama nereye kadar? O gururlu kedi kafaların bile tırstığı korkunç düşman, boyutunu aşıp son bir kapışma için karşımıza çıkıverir. Bu defa daha zordur. Çünkü hasmımız teknolojik olarak katbekat üstündür. Son Wing'de yine Yıldız Savaşları'nın Luke Skywalker'ı Mark Hamill oynuyor. Ama başrolde değil, zaten oyunun sonunda da ölüyor (nihayet). Rol özürlü, civciv kafalı bir veledi oynatmışlar bu kez jön olarak. Hazır yeri gelmişken söyleyeyim; Wing 5'in ara filmleri şimdiye kadarkilerin en kötüsü. Çoğunlukla (sonları hariç) aksiyonsuz ve salak salak büyük laflar edilen sahneler bunlar, hiç beğenmedim. Fakaaat... Oyun kısmı şu ana kadar olanların en babası. Müthiş bir havası var kapışmaların. Tek kötü yanı hala çok zor olmaları... Son olarak Wing Commander 5'i türün meraklısı iseniz alın derim. Değilseniz bu satırlarda ne işiniz var, hemen bir alta atlayın bakayım diye de ekleyivermekten kendimi alamayabilir miyim acaba?... mı?
JEDI KNIGHT - (Lucas Arts (2CD)): Ulan bu Jedi Knight var ya bu Jedi Knight acayip spekülasyonlara sebebiyet vermiş bir oyundur. İlk kez derginin birinde tanıtımlarını gördüğümde JK'nın 3D yapılacağını sanıp beklememe bile gerek olmadığını düşünmüştüm (bilirsiniz, kartım yoktu muhabbeti). Öyle ya Lucas'ın bir önceki Star Wars oyunu en az Direct 3D istiyordu (Shadows of the Empire). Bir gün JK geliverdi ve ben dumura uğradım. O güne değin gördüğüm en iyi üç boyutlu çizimler, en kaliteli ara filmler ve bir FPS'de olabilecek en rahat oynanabilirlik bu oyundaydı. En önemlisi de şahsıma ait Pentium 120 işlemcili, 16 MB RAM'li, kartsız bir makinede mükemmel çalışıyordu. O günkü hislerimi size tarif edemem, Knight kusursuz bir Yıldız Savaşları aksiyonuydu ve bende sorunsuzca işini yapıyordu. Bir kez daha Lucas Arts farkını, kalitesini anladım, takdir ettim. Helal olsun bu adamlara be. Bilgisayar piyasasının eski ve köklü firmalarından, imza attığı her oyun hit olmuş Lucas'tan da bu beklenirdi zaten. Adamların vasat sayılabilecek eserlerinde bile (Outlaws, Afterlife) insanı herhangi bir şekilde cezbeden taraflar bulmanız mümkündür. Size üç dev isim sayarım ki bunların yaptıkları her şeyi gözü kapalı alınır beyler; Lucas Arts (eski Lucasfilm Games), Sierra Studios ve rahmetli, emektar Cinemaware. Özellikle Cinemaware mükemmeliyetçiliğini çok özledim... Jedi Knight gücün iki tarafı arasındaki mücadeleyi bilgisayar ekranlarında devam ettiriyor (JK, hevesle aradığım Dark Forces'ın ikincisi). Jerec isimli Dark Jedi, darbe üstüne darbe yemiş imparatorluğu yeniden diriltmeye uğraşmaktadır. Bu uğurda kahramanımız Kyle Katarn'ın babasını dahi öldürmekten çekinmez. Ve köhne bir bar köşesinden kutsal Jedi Vadisine kadar sürecek intikam hikayesi başlar. Bir dolu silah, enfes storyline, müthiş grafik, ses ve müzikler Kyle'ın aklını başından alır... Önce gücün aydınlık tarafında kalıp oyunu almak, oynamak, bitirmek ister, sonra, hayır ben karanlıkların lorduyum ele aptal çocuk işleriyle uğraşmam, hem Darth baba olmazsa bende yokum işin içinde der ve başka maceralar peşine düşer. Karar sanal Kyle'ın değil tabii, onu yönlendirecek ve yüceltecek olan sizlersiniz ey Türk Jedi'ları.
(Activision ( 1CD )) : Blood Omen'i sevdim. Normal şartlarda asla tarzım olacak bir tür değil bu (... Omen ne güzel filmdi di mi? Ödüm kopmuştu zamanında... Geçenlerde seyrettiğimde ise - bumuydu lan beni çocukken korkutan film - hissine kapıldım, komik...). Aslında ilk gördüğünüzde sizin de beğenmeme ihtimaliniz yüksek. Grafik açısından pek parlak değil çünkü. Ayrıca böyle üst çaprazdan görünümlü yapımlara kıl kaparım. Çoğu zaman “adi" damgasını vurup bir kenara atmışımdır bunları. Bu defa da böyle olacaktı ama içimden bir ses Legacy Of Kain'in farklı bir şeyler ihtiva ettiğini söylüyordu. Böylelikle oyuna daldım. Hal ise bir hayli ter atmış ve ara demolarla aktarılan öykünün anlatımındaki ustalığa hayran kalmıştım. Türevsel olarak bana hiçbir şey kazandırmadı Kain, çünkü olaya ilginç me Bu yüzden, böyle vampirli, FRP öğeli mevzulara çok uzak olduğum halde oyunun beni içine çekebilmesi gerçek başarının telaffuz edilemeyen ismidir kanaatimce. Konusu şu vampir RPG'sinden (neydi adı ya, ayyy hatırlayamadım, aman ne ayıp, ne ayıp) alınmış. Daha ilk introda kan gövdeyi götürüyor. Daha doğrusu vampirler şahı (o ne ya!) milletin yaşam sıvısını önce hüpletip sonra gümletiyor. İzlersiniz... Ardından kendimizi döküntü bir tavernada buluyoruz. Dışarı çıktığımız an, kahpece bir tuzak neticesinde ölümün soğuk nefesiyle tanışıyoruz (klişe laflara bayılırım) ve tekrar diriltilip intikam üzerine düşmemizde uzun serüvenimizin başladığının habercisi oluyor. Buradaki gerçekten uzun. Öyle böyle değil. Kılıcınızın etkisiz kaldığı yerde vampir özellikleriniz devreye girebiliyor falan... Başarılı... Bence çok başarılı. Oyunu oynayıp da sonra bunun aksini düşünene rastlamadım. Öyle olmasaydı Soul Reaver adlı devamı yapılmazdı. Doğru mu? ...Yanlış. Mesela Test Drive serisi bütün iğrençliğine rağmen altıncıyı buldu. Soul Reaver'da zamanı olarak belirteceğim gibi çok iyi sayılmaz. Siz Blood Omen oynamaya devam edin. Sağlıcakla kalın (İyyy... Klişenin bu kadarını ben bile kaldıramam)
Oyunlar; Eee artık kuralları biliyorsunuz ama son bir kez tekrarlamakta fayda görüyorum. Neden acaba? Kural a -) Bu oyun denen zımbırtılar noksansız, tüm dosyaları sağlam CD versiyon olacak. Yani bu şu demek; disketten CD'ye çekilmiş, oradan buradan kırpılmış tuhaf ucubeler olmayacaklar. Kural b -) Gates amcanın icadı olan eziyet işletim sisteminde ( Windows, 95 olanı ) hiçbir pürüz yaratmadan çalışacak. Bu da şu oluyor; özellikle DOS oyunlarında beni Windows dışına çıkartmadan, DOS prompt'ta olayı bitirecek. Eğer oyun öyle dizayn edilmemişse boşuna kafam ağrıtılmayacak. Kural c -) Hayvani miktarlarda ödemelere açık değilim. Tamam Fate Of Atlantis, Gabriel Knight, Prisoner Of Ice gibilerine hak ettiği ücreti öderim. Ama aptal bir Neverhood için benden bol sıfırlı meblağlar isterseniz nah alırsınız! Kural d -) Hiçbirinizle tanışma heveslisi değilim, zaten büyük çoğunluğunuzun kıl kaptığımın da farkındayım ancak aşağıdaki oyunlardan birine sahipseniz ve elinizden çıkartmak arzusundaysanız doğrudan Kamer'e gelmeniz gerekiyor. Daha önce de belirttiğim üzere uzun ve sıkıcı bürokratik işlemlerle uğraşamam. Kargo, posta, cart curt gibi. Haa unutmadan, Kutlukaan! N'aber ya? Nasıl gidiyor? Gameshow okumaya devam et, abine selam. Bakın onlar işte;
Pandora Directive, Zork Nemesis, The D, Chronicles Of Sword, Dame Was Loaded, Elk Moon Murder, Spy Craft, Vampire Diaries, Treasure Hunter, Gothos, Soul Hunt, Fox Hunt, Deadly Tide, Homicide, Indiana Jones And Fate Of Atlantis, Gabriel Knight, Dagger Of Amon Ra, Prisoner Of Ice, Alone In Dark 3, Riddle Of Master Lu, Orion Conspiracy, Bad Mojo, Dark Eye, Normality, Clan Destiny, Neverhood, Flight Of Amazon Queen, Space Quest 5, Queen The Eye, Amazon, Quest For Glory 4, Dark Forces, The X Files, Monty Python Meaning Of Life, Riven, Star Trek Fleet Academy, Liath, Versailles 1685, Callahan Crosstime Saloon, Maddog 2, Dust, The Scroll, Ecstatica, Voyeur, Buried In Time, Quantum Gate, Panic In Park, Drowned Gods, Riana Rogue, Jonny Mnemonic, Simon Sorcerer 2, Feeble Files, Secret Mission, The KGB Files, Torin Passage, Inca, Police Quest 4, Thunderscape, Entomorph, Day Of Tentacle, Sam And Max, Blood Net, Hand Of Fate, Supreme Warrior, Reah, Shivers, Return To Zork, Aces Of Deep, Death Gate, Settlers 2, Deadline, Discworld, Beavis Butthead Virtual Stupidity, Little Big Adventure, Tie Fighter, Red Big Adventure, Wing Commander 3, Innocent Until Caught, Azrael Tear, Third Millenium, Crystal Skull, Rex Nebular, Daedalus Encounter, Loom, Paparazzi, Lost In Time, Return Of Phantom, Martian Memorandum, SPOR, Dark Seed, Night Trap, Blown Away, Gin, Conquest Of Longbow, Connections, King Quest 7, Rocketeer, Time Quest, Sherlock Holmes Ripper Case, First Degree, Jack Orlando, Tom Clancy SSN, Sacred Grounds, Heart Of China, Blue Force, Rise Of Dragon, Willy Beamish, Indiana Jones And Last Cru: vs... geri kalanlara eski dergilerden bakarsınız. Adi sayılacaklar bunlar...
6 8 KÖŞELER
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 70
"istidat - yetenek" yerine "saltanat" kelimesini kullanmıştım... Kültür basacağız diye rezil kepaze oluyoruz lan, sanırım yukarıda bahsettiğim ukala tipler içine kendimi de katmam gerekiyor... peh). Iron'a Indy türünden dedik ya, kaka Almancıklar olmazsa da olmaz bittabii. Bütün bunlar harici iyi grafik, orta şekerli bir senaryo da mevcut. Kötü olan ne mi? Bütün bunlar dahil olmak üzere her şey! Nasıl mı? Şöyle; bir defa Hawk tarzı oyunları ben Amiga'da bin kez oynamışımdır garanti. Grafikler güzel olmasına güzel ancak atmosfere katkısı sıfır. Sesler sanki shoot-'em-up oynuyormuşsunuz havası verecek basitlikte. Bölüm arası demoları fena sayılmaz. Yalnız enteresandır; hikaye akışı büyük oranda bu animasyonlarla değil, kara kuru, kötü çizimli "comic"lerle aktarılıyor. Biraz önce shoot-'em-up demiştim ya, aslında oyun öyle bir şey. Sürekli sağa sola ateş edip sonu gelmez düşmanların sonunu getirmeye uğraşıyoruz. Anahtar toplayıp, kapı açıp, karşımıza çıkan tipleri öldürüyoruz. Sonra yine anahtar toplayıp, kapı açıp, yine aynı tipleri sürdürüyoruz. Bu böyle devam ediyor. Arada atlayıp zıplıyoruz doğal olarak. Konuyu ise hiç sormayın. Seyrettiğiniz ne kadar üçüncü sınıf macera filmi varsa gözünüzün önüne getirin ve kendiniz bulun. Beni de rahat bırakın ki daha mühim eserlerle ilgilenebileyim...
FINAL LIBERATION - (Holistic (1 CD)) : Olmasın... Final Liberation olmasın. Ayıp oluyor... Hiç anlamamışımdır, hangi bit beyinli bu kadar kötü bir oyun için bu kadar uğraşır. Üzerinde çok çalışıldığı belli olan ara movie'ler sayesinde anlatılan sağlam bir hikaye ve oyunla hiç uyum göstermese de kulağa hoş gelen müzikler var Final Liberation'da. Adamlar bunlar için bayağı yırtınmışlar belli. Zaten CD'nin 450 MB'ının bunlarla dolu olması da durumu açıklıyor. Holistic'teki herifler ilginç sayılacak bir Warhammer hikayesi bulmuş, otuzuncu sınıf aktörlerle, tuhaf mekanlarda bir film çekmiş. Çok sonra da - lütfen - buna bir strateji oyunu uyduralım demişler adeta. SSI gibi dangalaklar şahı bir firma da atlayıp havada yakalamış saygıdeğer oyunumuzu. Daha önce Chaos Gate'te de altını çizmiştim; Warhammer bir masaüstü oyunu olarak benim nazarımda sıfır değeri temsil eder. Ama oyunun bilgisayar uyarlamaları her zaman görkemli olmuştur (Dark Omen gibi). Aslında Liberation'da sunumsal açıdan iyi ancak bir strateji oyunu olarak çok kötü. Grafik, ses, yapay zeka yerlerde sürünüyor. İlk defa bir strateji için “keşke real time olsaydı” dedim. Bir sürü ünite, bitmek bilmez turn'ler, inanılmaz basitlikte aktarılan savaşlar, rezil arabirim... her şey, her şey berbat ötesi yapılmış. Yani Allah aşkına söyle SSI amca; üç tane demo seyretmek için bu zavallı program parçasına katlanılabilir mi? Hiç sanmıyorum... O zaman film CD'si şeklinde kendinizi tatmin etseydiniz. Ya bırakın bu işi siz ya da artık efendi gibi oyun yapın. Kamer'in tozlu raflarında üç tane Final Liberation CD'si üç senedir durup durmakta. Kimse de yüzüne bakmıyor.
Novalogic oyunu olmaktan öteye geçemiyor. En iyi ana muharebe tankı M1A2 ile cepheden cepheye koşup, parlak zaferlere imza atıp, sonrada hiçbir kademe atlamadan kös kös ekrana bakıp kaldığınız F-16'lar için Nova efendiye şunu dedim geçenlerde; -Nova, Nova! Potansiyelini hakkıyla değerlendirmiyorsun. Seni eski Wolfpack'ten beri tanırım. O zamandan bu zamana hala kötü ile vasat arasında gidip geliyorsun. Ya tamamen on-line olayına geç ve single'cıların dünyasından çek git ya da adam gibi senaryolu, kademeli simülasyonlar yap, seni baş tacı edelim. Delta Force'un multi'sini sevmiş olmam bu kanaatlerimi değiştirmez. Sürekli kendini tekrar edip durma ayrıca, OK. Hadi eyvallah -... İyi demişim değil mi? Derim ben...
MEN IN BLACK - (Southpeak Interactive (1 CD)) : Filmlerden uyarlama oyunlar çoğu zaman filmin isminden yararlanmak isteyen kötü yapımlar olmuşlardır. İstisnai durumlar vardır elbet (Indiana Jones And The Last Crusade Adventure, Dune vs...) ama bu genelde böyledir. Birden aklıma, bir zamanlar Ocean'ın yediği haltlar geldi. Bu firma, gişe yapmış hemen her aksiyon filminin oyun haklarını satın alıp sonrada içine etmeyi marifet edinmişti. Arada nadiren iyi şeyler çıkardı (... Robocop 8 mesela, onu da aslında Digital Image Design yapmıştı ya neyse). Zaman içerisinde “tüccar” Ocean her ticari prodüksiyonunda çuvallamaya başladı. Yolunacak kaz olarak gördüğü “müşterileri”
Zork.. gerçek aktörle çevrilmiş
Keli;
filmi varsa gözünüzün önüne getirin ve kendiniz bulun. Beni de rahat bırakın. Vasatın üstünde
İşte sizin oyununuz bu hocam (SSI'ın bunları okumadığını biliyorum, olsun, kızgınlığım böylelikle bir parça hafifliyor ya, o bana yeter. Bu arada, nerde ulan Soldiers At War 2, Random Games uyuma be!).
daha fazla kek yerine konulmaya müsaade etmediler. Sonuç; Ocean sıfırı tüketti. Silindi gitti bu alemden. Allah
arkasından çok fazla takipçisi gelmedi. Kimse Ocean'
KÖŞELER 617 tüğü hatalara düşmedi. Bana kalırsa bir filmin başarılı olması markasıyla alakalı değildir. Orijinal konuya sadık kalarak kendi özgün boyutunu yaratmalıdır oyun, Dune bunun için mükemmel bir örnektir... Men In Black ise mükemmel olmaktan uzak ancak zevkli bir Hollywood uyarlaması. Hani şu aralar pek bir moda olan “zenci kahraman istediği herkesi döver” filmlerinden biri. Böyle bir sinema ni (!) kaçırdığım için kendimden utanıyorum (!) doğrusu, Ehhh oyunuyla idare edeyim bari... MİB, Resident Evil tarzı. Grafikler 3D kart desteği olmadığı halde kaliteli sayılır (Nocturne... canın cehenneme! Ayrıca oyun zaman zaman oldukça atmosfer kazanıyor. Güney Amerika'daki kampın birinde bir bar kavgasını başarıyla neticelendirdiğimde pek az insanın beğendiği MIB'in iyi bir oyun olduğu kanaati yerleşti kaldı bende. Evet, bence Men In Black vasatın üstünde, Ara demoların kötülüğünü göz ardı edip önyargısız davranırsanız çok eğleneceğinizi garanti ederim. Temüjin gibi aptal
U defa dövülecekler uzaydan geliyorlar.
İl 2 ABRAMS - | Novalogic Eski oyuncular bilir, ben tankları severim ( Panzer Commander ). Zaten askere giderken de tankçı olmayı falan istemiştim. Ancak elbette bu işler öyle istemekle olmuyor. Jandarma olduk neticede ve abuk sabuk işlerle geçti askerlik dönemimiz. Heyhat... Neye niyet, neye kısmet, sen Güneydoğu'ya ölmeye git ve öyle çok fazla bir bok yemeden de geri dön ( son bir ay hariç, insan dağa çıkınca asker olduğunu hissediyor ancak)... Neyse ki tanklara olan hevesimi bölük binasının avlusundaki modifiye olmuş “bebekle” göz teması kurarak bir parça gidermiştim. Ama olması gereken bu değildi... Armored Fist 2, Novalogic'in voxelspace tekniğiyle yaptığı bir tank simülasyonu.... değil, Aslında AF2, Novalogic'in tüm oyunlarında olduğu gibi sulandırılmış bir tank savaşı, Yani öyle teknik detay filan yok. Atlıyorsunuz tankınıza, dünyanın dört bir tarafında aksiyonu bol kapışmalar yaşıyorsunuz. Kötü olan olay çoğu zaman tek yaptığınızın oyun boyunca ateş tuşuna basmaktan ibaret olması. Novalogic efendinin yapıtlarında hep böyledir bu. Adamlar süper grafik, ses yaparlar yapmasına da arada bizim oyun kaynayıp gider. Bu firmanın bütün yapımları da çok zevkli olmasına rağmen ( bkz. Delta Force ) single olarak oldukça zayıftır ( bkz. Delta Force ). Bu kaideyi, bir parça, Armored 2'de aşar olmuş Noviş. Görevler eğlendirici, atmosfer ise teknolojik yeterliliğe sahipseniz ( MX işlemci, 32 Mb ram gibi, 3D desteği yok ) oldukça yüklü sayılır. Çoğu zaman oyunlarını kuru kuruya sunan Nova bu defa Amerikan bilmem kaçıncı tank taburundan gerçek görüntüler sokuşturmuş araya. Özellikle buradaki kasıntı çavuşa dikkat! Kerata kırk yıllık artist edasıyla rol yapıyor Ama neticede AF2 bir
a WC Prophecy hala uçuş görevleri zor