Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 69
THE EXPERT
eburak@kamernet.com günler geyiğini yapacaktım, vazgeçtim. Hani şu - ahhh bilirmisiniz, biz text adventure'ların o şaşalı günlerinde bir Zork oynardık ki görmelisiniz türünden zırvalamalar. Bir kere şöyle söyliyim; kullanmadığım makine kalmadı, oynamadığım ya da oynamasam bile bilmediğim oyun kolay kolay bulamazsınız. Yani “eksper” tanımlamasını gerçekten hak eden çok eski bir bilgisayar müptelasıyım. Buna dayanarak şunu diyebilirim ki grafiksiz text adventure'lar asla görkemli günler yaşamadılar, asla geniş kitleler tarafından kabul görmediler, asla iyi oyunlar olmadılar. Sadece kendilerini matah adamlar olarak gören bazı ukala tipler tarafından tutuldular. Ben onların da gizli gizli bundan nefret ettiklerini düşünüyorum. Kültür basmak, çok iyi derecede yabancı dil bildiklerini göstermek, zeki, sabırlı ve yetenekli adamlarız bizler imajını verebilmek adına boş yere kıçlarını yırttılar. Bu tiplerin gavur versiyonları da bu basitliği yaratan firmaları zengin edip durdular. Gerçi bunlardan birkaçını kıt İngilizcemle ben de denemiştim. Dracula, Jack the Ripper gibi. Hiç zevk almamıştım. Yalnız aman derim! Bu gruba Magnetic Scrolls'un zamanına göre süper grafikli ve konulu graphic-text adventure'ları (Corruption, Guild of Thieves, Pawn, Jinxter, Fish, Myth) dahil, Infocom'unkiler de öyle, Melbourne House ve Level 9'unkiler de. Sorunum grafik özürlü aptal kandırmacaları için. Zork zamanında onlardan biriydi. Eciş bücüş harfleri okumak ve sonunda hiçbir kazanım getirmeyecek bulmacaları çözmek bunaltıcıydı doğrusu. Zork kendini, gerçek anlamda ilk CD oyunlarından sayılacak Return To Zork'ta buldu kanımca. Gerçi pek de baba bir oyun sayılmayacak RTZ, bana hiç sevimli gelmeyen Zork dünyasına artık daha “real” yaklaşıyordu, bu kesin. Sonra Zork Nemesis, çok sonra da Grand Inquisitor çıktı karşımıza. GameShow'un müdavimleri bilirler Inquisitor'un tam çözümünü ben yapmıştım. Orada belirtme fırsatım olmamıştı. Inquisitor iyi oyun. Gerçek aktörlerle çevrilmiş filmleri var. Güzel grafikleri, hoş bulmacaları, komik ve “büyülü” hikayesi de var. Tek kötü tarafı içindeki çocuğu çok önceleri yitirmiş insanlara hitap etmemesi. Zork GI'ı oynarken aklıma hep Oz Büyücüsü isimli film gelmişti. Anlayın artık. NHL 1999 - (Electronic Arts) (1 CD): Lanet olası 1999 ve lanet olası yirminci asır, defolup gittiler işte. Zaten terör, enflasyon, siyasi çalkantılar ve saymakla bitmeyecek bilumum olumsuzluklar yüzünden yeterince acı çeken bahtsız bir millete Allah'tan sabır dilerim. ZORK: GRAND INQUISITOR - (Activision (2 CD)): Şimdi size eski güzel günlerden bahsedecektim, revamıydı bu ya! Tanrı, doğa ya da neye tapınıyorsanız işte o, sanki intikam alır gibi davranıyor be. Acı olan olay “mutlak gücün” bile sanki adam kayırması. Depremden ölenlere bakıyorum da... Ama belki de, dürüst ve namus sahibi o küçük insancıklar bizleri bırakıp gidiyorlar yavaş yavaş. Bilinmez... Belki bir anda bizlerde onlara katılıveririz bakarsınız. Üç gün önce beş gün sonra pek de fark etmiyor ya, bunu geride kalanlara anlat bakalım kolaysa... Bu benim, kendi inançlarım doğrultusunda rahatlıkla açıklayabileceğim bir “doğal seleksiyon” vakası değil. Bu, Türk kavmi adına çok kadim olan bir terkedilmişlik, başıbozukluk, kifayetsizlik, alçaklık öyküsü. Yazgı kısmı ise terazinin hafif olan tarafı. Arzın fatihi olmak için her şeye sahip olan ama bunları gereği gibi kullanmaktan aciz düşürülmüş bir millete, belki de bir yerde, haktır bu felaketler. Kudretli olmak Türkün hakiki kaderiydi. Birileri bize ve evlatlarımıza ait olan parlak geleceği alıp kaptı, kaçtı... Şimdi ağıtlar yakıp, zavallılığınızın sorumlularını arayın bakalım. Bulursanız haber verin. Mükafatlandıralım onları. Üstün bir ırkı cüce bir güruh haline getirmek kolay iş değildir elbette. Sistemli ve özverili bir çalışma gerektirir. İsteseniz de istemeseniz de onlara aitsiniz bugün. Onlar da iplerini ellerinde tutanlara... Yani en altta yine siz varsınız. Üzüntü verici değil mi? Eeee, zırlayıp durun o zaman! Başka bir işe de yaramazsınız zati... NHL 99, EA Sports'dan iyi bir buz hokeyi. 2000 versiyonu falan da çıktı ama abartı farkı yok diğerinden, o yüzden almaya değer görmedim. 99'u size de bana da yeter. Zaten kaçımız buz hokeyinden öyle adam gibi anlıyoruz ki? Oynayın gitsin işte.
Final Liberation Full Throttle > Blood Omen Eh işte fena değil. Harika, nefis ve süper! Ne desem ki!
IRON JOHN HAWK: THE SHARDS OF POWER - (JVC (1 CD)): Amatörleri severim. Yaptıkları işe heyecan ve iyi niyetle sarılmaları hoşuma gider. Ancak bu her zaman prim yapmaz... Bizim Iron John da prim yapmayan, başarısız yapımlarından biri. Indiana Jones türevi bir adet kahramanımız var klavyemizin ucunda. Onun güzel ve baş belası
SIR sayılabilecek bir de avradı. Ve elbette ki, hiçbir halta yaramayan bir karizmaya ve her tür silahı kullanacak istidada sahip bir arkadaşımız bu (ulan şimdi hatırladım; Final Fantasy yazımda
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 68
bhun@kamernet.com
Gaming adına çok önemli 2 şey oldu bu ay. 1.cisi: Quake3 çıktı, 2.cisi: Unreal Tournament çıktı. :)) Bu iki başyapıt da aynı anda çıkarak dünyada oyunla ilgilenen herkesi çelişkide bıraktı. Acaba hangisi daha iyi??? Bunun her an, her yerde hala tartışması devam ediyor. Şunu diyeyim: Unreal Tournament ilk bakışta bana daha iyi gibi geldi :)) Doğal olarak fanleri kendi oyunlarını savunuyorlar, bende öyleydim. Ve Unreal Tournament beni cidden utandırdı, başkalarını da utandırmalı. Dünyada bu 2 oyunun karşılaştırmasını yapan bütün %90 Unreal Tournament'in daha iyi olduğunu söylüyordu. Geriye kalan yüzde 10'u da iki oyunun da eşit olduğunu savunuyordu :P Ben şu anda hangi oyunun daha iyi olduğu konusunu biraz (6 ay kadar) ertelemek istiyorum. 6 ay sonra belli olur hangi oyunun daha iyi olduğu. Quake3'ün en büyük avantajı: İnanılmaz fazla sayıda fan'i ve oynayanı olması. Bekleyip göreceğiz.. Sanane Inc.'in 1.ci yıldönümünü kutluyorum ve daha nice yıllara diliyorum. Geçen ay da yazımda belirttiğim gibi Sanane Inc. sözünü tuttu ve Quake3 ile Unreal Tournament çıkar çıkmaz, 2 oyunun da server'ını açtı. (Ben bu yazıyı yazdığımda server'da açıktı.) Unreal Tournament'in şaşırtıcı şekilde sistemimde daha iyi çalışması da çok hoşuma gitti. (Voodoo3 3000 ekran kartım belirteyim dedim) tabi 3dfx'in bu oyuna sponsor olmasıyla bunun hiçbir alakası yok :P Sanane Inc. Q3dm server adres: quake3.sanane.com (ben bu yazıyı yazdığımda daha patch çıkmamıştı, eğer çıkmışsa o patch'i de çekmelisiniz tabii ki) Unreal Tournament server'ına bağlanabilmek için ise en kolayından http://stats.sanane.com'a gidin orda gösterilen linke basın, oyun otomatik olarak bağlanıyor server'a. patch olayı UT içinde geçerli tabii ki :) Şimdi biraz da 2 oyunun karşılaştırmasını yapmak istiyorum: (tabii ki multiplayer ile ilgili olan özelliklerini) Hareketler : Q3: Eğer bir kere strafe jump'a alıştıysanız, geri dönüşünüz yok demektir. UT: Jump'lar strafe jump'dan sonra çok moron kalıyor, yön tuşlarından herhangi birine 2 kere hızlı bir şekilde basarsanız adam o yöne doğru çok hızlı bir hamle yapıyor, 5 adım kadar. Ama tabii ki bunu hep yapamıyorsunuz.
erkese selamlar, Turkiye de ve Dunyada Online online aaming
Net kodlaması: Herkes Quake3'ün netkodunun ne kadar iyi olduğundan bahsediyordu. Şu anda birçok server'ın Quake3'le ilgili problemleri var. Lag olduğunda adamlar titriyor, UT'de ise server'ların çoğunda bir problem yok ve lag durumunda yürümenize devam ediyorsunuz, ateş ve adamlar ortadan kayboluyor, ping çok abarmadığı sürece) olsun en azından nereye gittiğinizi biliyorsunuz. Q3'de bir anda kendini lavın içinde bulduğunuz zamanlar olmuyor. Ve UT Quake3'e nazaran çok daha smooth bir oyun. (Tam anlamı Türkçede yok aslında ama akıcı diyebiliriz) Modeller: Quake3'ün skinleri olsun, karakter çizimleri olsun her yönüyle UT'ninkilerden daha iyi olduğu kesin, Scoreboard: UT'nin Packet Loss'ları çok iyi, ve en önemlisi server'da o an kaç kişi olduğunu görebileceğiniz kadar küçük bir yapıya sahip. Quake3'de ise Maşallah koca ekran scoreboard olmuş ve fazla sayıdaki oyunculardan altta kalanları göremiyorsunuz, ne ping'lerini ne de adlarını. Çok kıl bir durum. Yerim bitmek üzere onun için kablonet hakkında da birkaç şey yazıp öyle kapatmak istiyorum bu yazımı: Kablonet, ben bu yazıyı yazdığımda İstanbul'un bazı yerlerinde hizmete başlamıştı, Ankara'da da ocak ayının sonlarına doğru gireceği söyleniyor. Beta testleri sürüyor hala ve yılın bombası: Ankara'daki beta tester'lardan bir tanesi de ben olmuş bulunuyorum :) ve deneyeceğim bağlantı hızı: 128kbps mauhaha Önümüzdeki ay kablonet'in verdiği ping sonuçlarından (yurt içi, yurt dışı) bahsedeceğim. Umarım bir sorun çıkmaz. Bol fraglı günler, yeni milenyumunuz kutlu olsun. Not: Önümüzdeki ay Quake3 vs Unreal T.'ye devam edeceğim, ve biz yine Quake3 oynayacağız gibi geliyor bana. :P hayırlısı artık. Son bir şey daha: Sanane Inc. Turnuva düzenleyecek yakın zamanda http://stats.sanane.com'dan her türlü bilgiyi alabilirsiniz.
Quake 3: Arena
Ütü
Unr&&FTdurnamel ç
KÖŞELER 6 5