Dumanın kayboluşu

Ayın Hikayesi

Hikayem büyük bir patlamayla başladı ve büyük bir patlamayla sona erdi. Aslında arka plana yaşamımın informasyonunu koymalıyım sizlere anlatırken hikayemi, bu detaylar konusunda açıklayıcı olabilir, en azından bu hüzünlü lunapark hikayesini gözlerinizin önünden geçirebilme fırsatını yakalamış olursunuz. Oysa ben böyle bir anlatım için şimdi edebi bir yorgunluğun içindeyim ve senin -okuyucu olarak- yapman gereken tek şey önünde duran basılı materyali okumak ve çekip gitmek. Unutma ki kafanda kalacak olan soruların sorumlusu ben değil, yine sen olacaksın. Fakat biliyorum ki sen benim okuyucum olarak bunların üstünde düşünmezsin, okur ve gidersin, elbette açıktır ki bundan daha fazlasını yapman benim tarafımdan senden beklenmiyor. Uyandığımda sanırım öğle saatlerini geride bırakmıştım, bazı insanlar hatta hemen hemen tüm insanlar bu zaman dilimine akşamüstü veya öğleden sonra demek gereksiniminde bulunuyorlar oysa benim için pek bir değeri yok, günün sönük anlamsız saatlerinden birisi; başınıza çok önemli bir olay gelecek olsa hatırlayın ki büyük bir ihtimalle bu olay öğlen, akşam veya olsa olsa sabah gerçekleşir. Siz hiç öğleden sonra güneş çarpmasına uğrayan bir turist gördünüz mü? Kahvaltı yapmadım, ya da herhangi bir şeyler atıştırmadım da diyebiliriz, zaten kahvaltının sabah zaman dilimine özgü olmadığını bir bebek bile bilebilecek güçtedir. Salona geçtim, bu ani kararım ister çekti. Hayır hikayeye mistik bir öğe katmıyorum, “duman” benim ev kedim, ona verdiğim isim bu, sanırım o da bunun ona uygun bir isim olmadığını düşünüyor, varsın düşünsün pek hala biliyor ki yaşayanlar için isme gereksinim yoktur, hele hele bir kedi bunu birçoğumuzdan daha iyi biliyor olsa gerek. Kedi mırıldanarak ve horlayarak ayaklarıma sürünüyor şimdi. Oysa daha dün gece yataktan tarafımdan ona doğru yöneltilen bir tekmeyle yerde yuvarlanırken bulmuştu kendini, ama şimdi beni küçük düşürüyor bağışladığını gösteriyor, duygusal olarak eziyor beni, bir kez daha kedilerin insanlardan IQ ve EQ alanında fersah fersah önde olduğunu gururla kanıtlıyor gibi. Tabi ben bu hareketlerinden bana yılıştığını çıkarıyorum, tıpkı beni aldatmış bir kadının değersiz soluğunu yüzümde hissettiğim gibi. İnsanlarda aptalca bir sahiplenme duygusu vardır. Kendilerine adanan sadakat en önemli tapınma işaretidir onlara göre. Köpekler ise şuursuz hayvanlardır, ortalarda ne olup bittiğinden pek de haberleri olmaz, onlar siz ne istiyorsanız onu yaparlar, hareketleri basit mantığınızla sınırlıdır. Hiç pencerenin kenarında yağan yağmurdan anlam çıkarmaya çalışarak bakan bir köpek gördünüz mü? (Bana sorarsanız ben böyle bir insanın varlığından bile kuşku duyarım) Köpekler nabza göre şerbet vermede üstün yaratıklardır, politikacılar bile onlar kadar kıvıramaz bu işte insanlar tarafından kullanılmalarının sebebi budur, unutmayın ki onlar kedilerden önce evcilleştirilmişlerdir. Evcilleşme süreci onların sınırsız kölelik hizmetlerinin kedi karakter sahibidir, zorlamayla bir şey yaptırmanız mümkün değildir, tıpkı kadınlar gibi şirinliklerini ve çekiciliklerini koyarlar poker masasına, resti hep onlar çeker siz görmezsiniz, korkar ve kaçarsınız bu oyundan. Önce mutfağınızı sonra evinizi alırlar elinizden, kumardan daha zararlıdır bir kedi sahibi olmak. Doğal olarak insanlar en fazla bir köpekteki kadar zekaya sahip olduklarından, teslim ederler kendilerini o küçük hayvanların gözlerine. Kendi içlerindeki türsel teslimiyet duygusu onlara karşı kayıtsız kalmalarına yol açar, insanlar ve köpekler evcil dünyanın yüz karalarıdır. Hem zaten, ağzından salyalar akıtarak üstünüzde hareket etmeye çalışan bir yaratık ne kadar sevimli olabilir ki? Tam bunları düşünerek evden çıkmak üzereydim ki aklıma uzun zamandır yapmak istediğim bir şey geldi. Dumana yanaştım, onunla konuşmuş olabilirdim: *Gidiyorsun demek, yine kaybettiğinin farkındasın. *Sence artık kalacak başka bir yer bulabilir miyim ki? *Beni ilgilendirmez, bulsan iyi olacak. *Peki, ev senindir artık. Oysa böyle bir diyalog asla geçmedi aramızda. Geri döndüm, kediyi tuttum, ayaklarını yerden kestim, cama doğru yönelip onu boşluğa bıraktım. Özgürdüm artık. İnsanlar ve köpekler benimle gurur duyuyor olmalı, dedim kendi kendime, aşağı doğru ciyaklayarak düşen hayvana bakarak.

Bu ayın en iyi hikayesi Bulut Cebeci adlı arkadaşımıza ait. Bulut hikayeyi yollamışsın ama hani adresin? Adresini yolla ki oyununu gönderelim