B-Bölgesi
Retro bilgisayarHerhangi bir etkili yolu, kazanan stratejiyi
TEDIGESI
devamlı sorunlar çıktı, yazılar yetişmedi, yetişen yazılar silindi, arkadaşlarla darılındı, sadakat diye bir şey yokmuş, o öğrenildi, hatta olmaması konusunda master yapıldı... Ve bütün bu işlerin arasında yine de, inadına alınan nefesler, inadına yaşanan günler, inadına yazılan yazılar arasında en zevklisi, en huzurlusu B Bölgesi yazısını yazmak oldu ya, bana bu zevki veren güzel mail'lerinize teşekkür ederim. Yazının sonuna kadar bize eşlik edecek olan muavin arkadaşımız karamsarlık ve ben kaptan pilotunuz Burçak Caner, bu iğrenç espriyi yaptığıma inanamayıp fenalık geçirmiş hostesimiz ironi hanım, hep birlikte bu ay B Bölgesi”'de gaming'i ve gamer'lığı tartışacağız. Her ay yazılarımda oyun oynamanın ciddi bir iş olduğundan bahsediyorum, Türkiye'nin elit gamer'larından rum, bu işin lamer'larından, öğrenme den yoksun, insan olma ve ilerleme duygusundan uzak olanlardan bahsediyorum, fakat insanlar benim ne demek istediğimi, veya, nasıl olup da “elit gamer” olunabileceğini sorup duruyorlar, ben de bu konuda size biraz açıklama yapma gereği duydum. Fakat önce şunları belirteyim: bunlar kesinlikle bana ait görüşlerdir ve doğru oldukları da kesin değildir. Yoruma açık oldukları kesindir ama tabii bunu yapacak insanın bir gaming geçmişi olması gerekir, zira hayatında multiplayer oyun oynamamış, ya da kapı komşusunu Starcraft'ta her oyunda yenen birisi gelip de bana “yok sen yanılmışsın gaming aslında böyledir” falan derse oldukça sinirlenirim ve kesinlikle, bakın şimdiden uyarıyorum, kesinlikle bunlara “eleştiri” gözü ile bakmam,
B sevanl sonumlar cikt. yazlar yetişmedi, yetigen yazlar sinci!
6|zira ben herhangi birisi bir şeyi benden iyi biliyorsa saygı gösteririm ve asla ukalalık etmem. Ukala, çoğunuzun yanlış kullandığı gibi bir konuda kendini öven değil, bilmediği konuda sallayaraktan konuşandır, ukala olmaya da gerek yok. Bu konuda ne kadar ciddi olduğumu fark ettiniz sanırım, hayatta çok ciddiye aldığım ender işlerden birisi. Çok Önemli Kural 1:Her zaman için sizden daha iyi bilene saygı gösterin. Gerçekten bu olmazsa asla olmaz. Siz çok yetenekli olduğunuza inanabilirsiniz, ama sizi yenen herkesin bilgisine aşırı derecede saygı göstermeli, konuşurken dikkatli olmalısınız. O adam o oyunda çok iyi olabilmek için muhtemelen sizin kızlarla gezdiğiniz, ailenizle mutlu yemekler yediğiniz zamanlarda monitör karşısında sabahlamıştır ve o oyun onun için “basit bir oyun”dan fazladır. Bunun bilincinde olup saygı göstermek, orada verilen emeğe saygı göstermek anlamına gelir ki öğrenmenin ilk adımı budur. Bu adım olmadan herhangi bir ikinci adım olmaz. Şimdi size biraz abartı gelebilir ama şöyle örnek vereyim, hayatımın bir kısmını, yani kesir olursa payı bir olunca paydası 99'dan az olacak bir kısmını StarCraft'a vermişken, her önüne gelenin “ben seni yenerim”, “bizim bir Hamdi Abi var biletini keser” gibi laflar söylemesi kadar antipatik bir şey olmayabilir hayatta. O yüzden, harcanan zamana, emeğe ve yeteneğe saygı göstermeyi öğrenin ki, sizde de olması için uğraşacak gücü ve azmi bulun.
Çok Önemli Kural 2: Her zaman oyundaki tek amacınız daha iyi olmak olacak. Kazanmak ikinci planda olmalı. Fakat asla “sadece zevk almak”, “biraz vakit geçirmek” olmamalı. Tabii sirf bunun için oyun da oynayabilirsiniz, ben de yaparım sık sık, ama o şekilde oynadığım oyunlarda kimseye ukalalık yapmam, ki bu da ilk kuralla alakalı. Ancak bir işi ciddi olarak yapmaya başlayacaksanız O zaman artık sizin zevk alabileceğiniz tek şey oyunu daha iyi oynamak olabilir. Birisini şansa yenip mutlu olmak, sonra yüzyıllarca bu efsaneyi anlatmak, insanların iyi oynadığınızı düşünmeleri dışında hiçbir şeyi önemsememek gibi saçma davranışlardan kaçınacaksınız. Bu tür “yenme” kompleksleriniz, insanlara bir şeyler kanıtlama ihtiyacınız olmayacak. Tek arzunuz daha iyi oynamak olacak, Çok Önemli Kural 3: Kendi yaptığınız işe saygı duyacaksınız. Bunu “öyle bir vakit geçirme aracı” olarak görmeyeceksiniz. Unutmayacaksınız ki, onunla zaman geçirenler için o oyun sosyal bir olaydır. Hiç de basit değildir. Zeka, yetenek ve çalışma gerektirir ve bu haliyle herhangi başka bir kompetitif spordan farksızdır. Çok Önemli Kural 4: Sizin kendi saygı duyduğunuz bu oyunun içindeki zeka oyunları ve yetenek gereğini başka insanlar fark etmeyebilir. Onlara bu yüzden kızmayın. Hayatında bilgisayar oynamamış bir adam, kız arkadaşınız, anneniz ya da babanız, öğretmenleriniz vesaire... sizin anladıklarınızı, gördüklerinizi, bildiklerinizi, anlamak, görmek, ya da bilmek zorunda değiller. Onlara yaptığınız işin inceliklerini ve güzelliklerini anlatmaya çalışmayın. Hem komik duruma düşersiniz, hem de içinizde onlara karşı açıklayamayacağınız bir nefret oluşur. Sadece sizin ilgilendiğinizi bilmeleri yeterlidir, gerisi o oyunu oynayan insanlar ve sizin aranızda paylaşılacaktır. Çok Önemli Kural 5: Oynadığınız bir oyunda yenilirseniz, asla bunun kendi hatanız dışında bir şeyden kaynaklandığını düşünmeyin. Konuyu şansa, formsuzluğa, zamanlama hatasına falan bağlayıp, sonra o konuya yüklenip kendinizi temize çıkartmaya çalışmayın. Her kaybettiğiniz oyundan sonra tüm suçu üzerinize alın ve nerede hata yaptığınızı anlamaya çalışın. Hatayı gidebilirsiniz. Sonuç olarak bu bir oyun. Eğer önemli bir şeyse, siz de bu önemli şeyi kazanmak için elinizden geleni yapmalısınız. Önemsiz bir şeyse, o zaman bu önemsiz şeyde onu yendiniz diye arkadaşınız size darılmamalı. Fakat centilmenlik dışı davranışın ya da kuralları ihlal etmenin affı olamaz. Çok Önemli Kural 8: Sizin çok iyi bildiğiniz oyunlar hakkında ukalalık yapan, şuursuz, öğrenme içgüdüsünden uzak insanlarla oyun oynarken onları ezmeyi sakın unutmayın, ki bir dahaki sefere akıllanmaları şansını onlara verin. Ayrıca oyundan önce “Yerin nereden olsun?" ya da “Öğrenci mi tam mı?” gibi sorular sorup anlamını açıklamanızı isteyince “e şimdi biletiniz kesicem ya" gibi cevaplar da verin Çok Önemli Kural 9: Oyunları kazandıktan sonra hayvanlık etmeyin. Çok Önemli Kural 10: Her zaman, ama her zaman kendinize güvenin. Aptal cesaretiniz olmasın, sadece bir karar verirseniz bunun doğruluğuna sonuna kadar inanın. Bir an gelir de, bu karar yüzünden kaybederseniz de, hemen vazgeçin, ve nerede hata yaptığınızı anlamaya çalışın göremezsiniz muhtemelen, ama oralarda bir yerlerde olduğunu hissedersiniz.
birkaç oyun kafanızda silik bir şeyler belirir. Fakat asla hatayıranlayamazsınız«Anladığınıza inanıyorsanız bu gösterir. Ama böyle böyle, zaman İçinde, daha iyi olmayı öğrenirsiniz farkında — bile olmadan. Bakın ne dedik, hiçbir oyunu şansa bağlamayın. Rakibiniz kazandıysa sizden daha iyi oynamıştır ve siz de kötü oynamışsınızdır. Çok Önemli Kural 6: Her zaman sükunetinizi koruyun. Hiçbir zaman heyecanlanmayın ya da heyecanlanmaktan dolayı oyun kaybettiğinizde kendinize kızmaktan geri kalmayın. Unutmayın, kuvvetli baskılar altında her zaman daha çok zorlanırsınız. Kimi insanlar baskı altında daha başarılı olurlar, bunu da unutmadan hareket edin. Böyle bir şey fark ederseniz oyun atmosferini germekten çekinmeyin. Çok Önemli Kural 7: Masaya oturduğunuz anda oynadığınız adam sizin takibinizdir, ve oyun kuralları içinde olan her davranış güzeldir. “Rush yok”,”Hep aynı taktikle yeniyorsu! yapma sen de” diyen arkadaşlarınızı önemsemeyin. Fakat, eğer onlarla yenmeyi önemsemeden zevk için oynuyorsanız bu şekilde ezip kompleks giderme yoluna da asla gitmeyin. Fakat kazananın önemli olduğu bir oyunda, oyun kuralları içindeyse aya bile kibar olmayı unutmayın,
Çok Önemli Kural 11: Ne zaman kaybettiğinizi anlayın. Kaybettiğiniz belli olan bir oyunda oynamaya “asla devam'etmeyin: Gereksiz kasışlar yapmayın Baktınız bitti, hemen bırakın, uzatmayın. Ve mağlubiyetle yüzleşmeye bakın. İşte bunlar, arkadaşlar, bence bir gamer'ın yapması gereken şeyler. Biraz sert gözükebilir, ama herkesin hayatta ciddi yaptığı işler vardır. Kendi görüşlerimi buraya yazarken Türkiye'de gaming adına bi başaran bütün arkadaşlarımdan da özür dilerim. Eğer bir yerde bana katılmıyorlarsa, onların görüşlerine de sonuna kadar hak veriyorum. Ama, biliyorsunuz, dilin kemiği...
B-BÖLGESİ Age of Kings Strateji guide
Başlıyoruz. Bir aya daha geçti ve AoK'da da inanılmaz büyük adımlar atıldı, gelişmeler oldu. Yine bir çok soru aldım ve bunlardan seçmelerle devam etmek istiyorum yayınıma.
-Şimdi ben arkadaşlarla oynuyorum, onlar bana Rush yasak diyorlar. Rush yapmam iğine inandığım bir durumdaysam ne yapmalıyım?
Tabii öyle saçma şey olmaz. Bazen Rush yapmak zorunda olursunuz ve bunun sebebini biraz sonra açıklayacağım. Bir kere Rush zorunluluğunun ne olduğunu anlamış olmanız süper. Fakat bu durumda yapmanız gereken, sizle “rush yok” diye oynayan kişiler eğer yakın arkadaşınızsa ve sırf zevk için oynuyorsanız rush yapmayıp yenilmeyi göze almak, eğer ciddi ciddi maç teklif etmiş birileriyse de “siz eziksiniz” deyip oynamamak, ve A bundan dolayı da üzülmemektir. Şunu da bilin ki bir oyunda oyun öncesinde “rush yok" denen tek ülke Türkiye'dir ve zaten bu yüzden de herhangi bir oyunda henüz başarı elde il (yani bu mantalite yüzünden) Fillerine bir çare bulamadım gerçekten. Bana da kızmışsın ama.... Ya ne yapmalıyım? Şimdi gerçekten şoke oldum işte. Bari ciddi ciddi cevap vereyim, Şimdi eğer oyunun 30. Dakikasına kadar rakibin bunu yapmasını engelleyemediysen (yani bir kale yapıp asker biriktirmesini), hemen | bin tane pikeman üretmenin zamanıdır. Öncelikle savunma | upgrade'i olmak üzere upgrade'leri yapmayı deneyebilirsin. Bir tane de monastery'yi relic'in yanına koyup iki-üç tane rahip sahibi olmak da iyidir. Çevredeki Relic'leri toplamayı deneyin. Sonra o filler geldiği e > Zaman pikeman'leri önden sürün. Şimdi zaten o kombatta rakibi ezip oyunu kazanmanız gerekiyor, zaten pers olup fil yapan bir rakibi ezmiş olmanız gerekiyordu ya, neyse. Bir da rahiplerle filleri convert etmeye başlayın. Bakın pikeman ve 3 rahiple, 30 fil saldırısıdan 9 fil ve 6 pikeman ile sağ çıktım, ama tabii kombat konusunda başarılıydım. Hani onu | yapamıyorsanız bile en azından savaşı (kazanmanız lazım. Bir daha da böyle sorular sormayın. -Bir sürü okçu yapıp saldırıp yeniyor, ne yapmalıyım? Bakın, bir sürü xxxx yapıp saldırıyor ile başlayan soruların tamamı yanlış. Çünkü bu oyunda asla tek tip ünite oyun kazandırmıyor. Hatta, oyun kaybettiriyor. Bir de üstüne üstlük, onları yapıp biriktirip saldırıyorsa mahkum demektir. Çünkü daha ilk yazımdan söyledim, ateş etmeyen asker ateş etmediği her saniye size oyunu kaybettirir. Asker biriktirmek diye bir şey söz konusu bile NE “Seni Artık bu fikirlerden vazgeçin.
Açıkçası nereden bildiğimi bilmiyorum. Ben hakkında çok okuyorum. Muhtemelen Ger biliyorumdur. Bir çok sayıyı da F11'e bastığımda sol üstte çıkan zamana bakarak hesapladım. Ha, bir işçi şu kadar dakikada şu kadar odun toplar gibi şeyleri tabii kine okudum ne de biliyorum ama onları da tecrübe yardımıyla tahmin edebiliyorum. Siz de bir
-Sen bu oyun hakkındaki istatistiki sayıları İğ süre sonra, “herhalde adam saldırana kadar iki yüz odunu toplarım” diyip diyip yenilince hemen ardından ne kadar odun toplayacağını öğreneceksiniz. Bir de bu gibi durumlar için en önemli nokta çap atlama zamanlarında hata yapmamak için o süre içinde ne kadar ne kazacağınızı bilmektir. Dediğim gibi, çalışmak ve okumak sonucunda gelen tecrübe. -Okumak? Nereden? Bence en güzel kaynak şu anda www.gamersx.com, tabii beğenmeyenler varsa başka forumlara da bakabilirler. Yahoo'dan Age of Kings, Forum diye aratınca bir sürü site bulacaksınız. -AoK'da iyi bir oyuncuyu kötü bir oyuncudan ne ayırır? AoK'da iyi oyuncu ile kötü oyuncuyu ayıran özellik, micromanagement dışında, ki bu bir yetenek meselesidir, hangi zamanda hangi üniteyi basacağına karar vermektir. Mesela rakibin iki-üç tane filini gördüğünüzde var olan wood'unuz ile hemen birkaç tane pikeman mı, yoksa rahip çıkartacak bir manastır mı yapacağınız oyunu okuma yeteneği ve tecrübe ile gelecektir. Ayrıca iyi oyuncu oyunun başında haritayı da iyi okur, kaynaklarını optimum kullanır. Yani ne zaman işçi ne zaman 60 işçi yapması gerektiğini iyi bilir. Bütün işçilerinizi iyi kullanın. Asla kaynak biriktirmeyin. Asla asker biriktirmeyin. Asla saçma upgrade'ler yapmayın. Dikkatli olun. Konsantre olun. Kazanmayı hedefleyin. Her oyun en fazla bir tane akıllıca iş yapın. Daha fazlası oyun kaybettirir. İşte bunlar bence oyunu iyi oynamanın şartları. Ha bir de, benimle ivi yapmak istemenizi anlayışla karşılıyorum ama genelde ben kazandıktan sonra bunu “şansa” bağlayan insanlara öyle çok sinirleniyorum ki gerçekten kendinizi biraz kanıtlamadan böyle bir oyun oynayamayacağız. Neyse, bir gün, bir yerlerde karşılaşırız. Sağlıcakla kalın.