Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 96
hele hiç asılmayın!!
aman diyeyim sataşmayın!
taşmayın iyiyim sa aman d
Pis bir cadı bu!
Cadı Nesime
gururla lanetler. Henüz uykularının en tatlı anlarını yaşarken, henüz uykularının en tatlı anlarını yaşarken, gerçekten önemli bir sebepten dolayı o tatlı uykularından fedakarlık etmiş yüzlerce kişi bir meydanda toplanmıştır. Meydanın ortasında az sonra sonsuzluğa doğru yolculuğa çıkacak biri vardır. Ve bu yolculuğa hazırlanmasında ona yardımcı olacak iki kişi daha.... Meydana doğru iyice yaklaşınca... Aaaaaa ne işi var burda?... Onun şu anda dergiyle uğraşıyor olması gerekmiyor muydu? Eğer o burdaysa .... Bu ay dergi çıkmayacak mı yani?
Cellat: ZEBANİ son bir arzun var mı?. Zebani: ZEBANİ efendim.... Bir sakıncası yoksa. Cellat: Peki ZEBANİ söyle bakalım son bir arzun var mı? Zebani: ZEBA..... Neyse.... Bir diyet kola lütfen. Cellat: Diyet kola getirin....... Al bakalım... Zebani: Ama bu pet şişede.... Ben kutu kola. Cellat: Kutu kola getirin.... Al kolanı. Zebani: Ama bu Pepsi, ben Coca... Cellat: Bütün bu uğraştırmaların şu dünyayı biraz daha geç terk etmek içinse boşuna uğraşma... Çok yakında atalarına kavuşacaksın.... Coca-Cola getirin şuna... Cellat: Hadi iç şunu da işimize dönelim.. Zebani: Aaaaaa.... Kazandım.... Kazandım.... Bakın etiketin arkasında ne yazıyor.... Bedava basket topu. Cellat: Ne diyorsun sen be? Stajyer Cellat: Efendim doğru söylüyor. Bakın.... Gerçekten basket topu kazanmış.. Cellat: Eeee? Ne yapalım yani? Stajyer Cellat: Şey kazanmış yani.... Bence bu onun. Topu verelim. (Daha stajyer olduğu için henüz kalbi katılaşmamış.... Zebani'ye karşı bile...)
sola içerim
Yaklaşık 1 saat sonra
Cellat: Yani sence de şu görüntü komik değil mi ZEBANİ? Bunca senelik celladım, boynunda ilmik, elinde basketbol topu diğer tarafa gönderdiğim ilk kişi sen olacaksın.... Senden sonra 4 kişiyi daha yanına göndereceğim.... Beş kişi bir takım kurup oynarsınız.... Cehennemin yakıcı çukurlarında oynamak pek kolay olmasa da, cehennemde cennette olduğundan daha çok izleyiciniz olacağı kesin. Stajyer Cellat: Ay kimbilir ne çekişmeli bir maç olacak... Keşke biz de izleyebilsek. Cellat: (Sadece Cellat: Tamam yeter bu kadar uzattığımız.... Bitirelim şu işi.
Cellat tam sandalyeye tekmeyi atacağı sırada, bir haykırışla ayağı havada öylece kalakalır.
Esrarengiz kişi: Duuuruuuuumn!! Bunu yapamazsınız. Cellat: Siz de kimsiniz hanımefendi? Esrarengiz kişi: Ben mi?.... O nasıl soru öyle?... CADI LOZ tabii ki.... Cellat: Kabalık etmek istememiştim hanımefendi.... Demek CADI LOZ... Ne güzel bir isim... Cadı Loz: Evet yanlış yazılmadığı sürece güzel bir isim.... (Zebani'ye hışımla bakar...) Cellat: Neden böyle bir anda çıkıp durun dediniz.... Yoksa ZEBANİ hakkında bir şeyler mi biliyorsunuz... Yoksa aslında o suçlu değil de gerçek suçlu siz misiniz?.... Vicdanınıza yenik düşüp onu kurtarmaya mı geldiniz?
Bu arada Zebani elindeki basketbol topuna daha bir sıkı sarılır ve Cadı Loz'a minnetle bakar
Cadı Loz: Ne diyorsunuz siz yahu? Tekme atacak biri varsa o da benim..... Bu zevki size bırakacağımı mı sanıyorsunuz? Cellat: Aman Cadı Loz.... Ödümü patlattınız... Ben de onu kurtarmaya geldiniz sandım... İnanır mısınız, bu hafta şöyle ağız tadıyla kimseyi asamadım... Tam tekmeyi savurucam.... “Yok aslında suçlu o değil şu, Tam tekmeyi savurucam... “Yok aslında ben ona iftira etmiştim..... Onu vallahi.... Ama sizi bu özgün davranışınızdan dolayı kutluyor ve şu anda ZEBANİ'nin altında durmakta olan sandalyeyi tekmelemeniz üzere sizi şöyle alıyorum.
Zebani olanlara inanmak istememekte, tüm bunların bir rüya olmasını dilemektedir. Cadı Loz, uzun bir kovalamadan sonra fareyi köşeye sıkıştırıp, artık yemek için son hazırlıkları yapan bir kedi gibi Zebani'ye doğru ilerlemektedir. Zebani elinde tuttuğu basketbol topunun arkasına saklanmaya çalışır.. Cadı Loz sandalyenin önünde durur... Tekmeyi savurmak üzereyken bir telefon sesi duyulur... Acı acı çalmaktadır.... Cellat ve birbirlerine bakarlar.... Zebani ise her ikisine birden bakmaktadır.... Bu kadar bakışma sonunda kimse hala bir şey acı acı çalmaya devam eder.... Neden sonra bir düşme sesi duyulur.... Bu ««bU..... sanki birinin yataktan düşme sesidir.
EVET O YATAKTAN DÜŞEN BENDİM....... Başucumdaki telefonun ciyak ciyak çalmasına uyanıp, daha doğrusu tam olarak uyanamayıp hala Zebani'nin sandalyesine tekme atacağımı zannederek attığım tekmenin etkisiyle kendimi yerde buldum.... Her nasılsa telefonu bulup cevap verdiğimde, karşımdaki ses bana “Nasıl tam zamanında aradım değil mi? O cellat yine avucunu yaladı... Tabii sen de... Kolay mı öyle Zebani'yi asmak?" dediğinde aslında hala uyanamadığımı ve rüyamın bir kabusa dönüştüğünü düşündüm... Ama durum bundan da beterdi.... En korkunç kabuslar bile uyandığınızda sona ererken, Zebani denen bu kabus uyusam da uyansam da asla bitmeyecekti. Telefonda bana Sİ” dedi... Burada sanırım şöyle demek istedi “Cadı Loz'cuğum yazını biraz geciktirdin... Mümkünse bugün saat 2'de yazını bana gönderir misin? Yani yaklaşık 2 saatin var... Biliyorum ben seni böyle sıkıştırmamalıyım.. Ama o güzel yazın olmadan Gameshow'u insanlara kuru kuru sunamayız değil mi? Haydi şimdi o güzel parmaklarını klavyenin üzerinde dolaştırmaya başla istersen” Eh bu kadar kibar davranan birini Zebani bile olsa kıramayacağım için yazmaya koyuldum... Ama ... nasıl desem... yani... yine de.... RÜYAMIN EN CAN ALICI YERİNDE ARAMANIN NE ANLAMI VARDI?.. Geçen ay “Sizi en çok sinir eden olayları bana yazın” demiştim. Bazılarını okudukça hayretler içinde kaldım. Yani bir cadı olarak beni bile aşan bazı olaylar var. Ben burada hepsiyle ayrı ayrı ilgilenmek ve bunları sizlerle paylaşmak isterdim. Ama gördüğünüz gibi beni hayatta en çok sinir eden şey, sizi hayatta en çok sinir eden şeylerin önüne geçti. Ve muhtemelen ben de yerimin azlığından dolayı mektuplarınıza yer veremediğim için hayatta sizi en çok sinir eden olaylar ve kişiler grubuna dahil oldum.. HAYIRRRR... Buna dayanamam.. Söz veriyorum.. Bir dahaki ay Zebani'yle daha az uğraşıp mektuplarınıza yer vereceğim... Lütfen beni anlayışla karşılayın.. Yani bu yaşadıklarımı bir şekilde sizlerle paylaşmam gerekiyordu. Yoksa bir dahaki ay yazımı Bakırköy'deki bir koğuştan göndermem içten bile değildi. Bu ay rüyalarla başladık rüyalarla bitirelim.... Bu sefer de bana “GÖRDÜĞÜNÜZ EN GARİP RÜYA"yı yazmanızı istiyorum... Ben de yüzyıllardır ailemizde nesilden nesile aktarılan rüya yorumları kitabımla bunları yorumlarım... Söz bu ayki gibi bir alay olmayacak ve rüyalarınız itinayla yorumlanacaktır.... Özellikle rüyalarında beni görenler öncelikli olacaklardır.... Önemle duyurulur...» — nesranetone.com.tr
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 97
Tavsiye yazarı değişti. Nedenini sormayın.
Can KANTARCI
RACING
İz High Stakes
zaman olmasına bu listenin tartışıl Electronic Arts kılıfı düşündüm ki bir dördüncü kez iş başında, kerameti varmış. Hız duygusu Net'ten indirebileceğiniz uzun zamandır bu kadar iyi ekstra arabalarla da sıkılma — — verilmemiştir. Lucas Arts yarış süresi minimuma indirilmiş. oyunlarında da diyor.
şu an oyunundan al iki veriyor Re-Volt. arabaları severseniz de, sevmeseniz de denemelisiniz.
diye, Interstate tipi kullandığınız.
ISMULASYON
Mükemmel. Bu oyunu Mig Alley'i ilk tanımlamak için aklıma gelen gördüğümde grafiklerine birkaç sözcükten biri bu. Nasıl oluyor, derseniz, şuna da cevabım Jane olacaktır. baktığımda "iyi yapmışım beyendiler be" diyorum. Kaliteli bir (hanımefendiler?) işi biliyor. simülasyon. Realite had
Piyasadaki simülasyonlardan hemen ayırt edilse de, WWII Fighters'dan daha iyi bir oyun değil. Demek istediğim, iyi bir oyun fakat muhteşem değil. (İnanılmaz gönderme.
D kartsız, bahissiz, ezilmiş günlerimde Eyi Sam bütün kaslar 1 aslında daha iyi olabileceği vardı her zaman kartı, baktığımda iş içimdeki Se Bu son lafla da
M1 Tank Platoon 2 Süper grafik, olağanüstü ses, dobra dobra gerçekçilik (ne?) ama 0 (yazıyla sıfır) oynanabilirlik. Kontrollerin alakasız biçimde zor olmasından dolayı, hak ettiği yeri bulamamış bir oyun.
ARADVENTÜRE
Word, Ertunç yazınca altını çizi (niye anlamadım) Bir klasik olmasa da, de, ben bayılmış insanım. Genel oynanması gereken bir karanlık, bunalımlı oyun abirimine ve dim. Bir bakın.
Fandango
oyunda aranan üç ana özellik Bir de senaryo eki
Siyonum), Kısaca, birkaç eksiği
Kıs dışında çok iyi
POOOM GESIN
Kanımca, piyasada hak ettiği yer — — Bu oyunu oynamadım alamamış oyunlardan biri da ben. Şimdiye kadar bir mi ma sahip olan bu oyun sanırım oynanabilirliğinin zayıf olmasından kaybetti. Ben derim ki, yine de bu listeye konulması gerektiğini
Çıktığını dan
Versiyonu. Bana çok Çırak'ın çok değer verdiği bu oyunu ona ithafen koyuyorum. Ben oynamadım ama, o bu kadar ısrar ediyorsa bir bildiği vardır.
Böyle şey olur muymuş, demeyin, bal gibi oluyor çünkü. Önce test, sonra demo, sonra şu, sonra bu.
Şimdiden Frag3 diye turnuvaları, efsane grafikleri bir yana, yapılıyor bile. Ben diyebilirim.
bu insanlara. Penta boş!
oyunuyla da konumunu k fimsol grafikler, kaliteli se ve artik biraz peykdesse de çok iyi
İşte... işte, işte; oyun dediğin budur arkadaşım. Çok iyi biliyorum 2.'si geldi ama, diğer insanlar her ne derse desin bu çok daha güzel, Sniper
TACTiC
SEN
Prince Of Persia 3D
9 4 OverDose