Dümen
Retro bilgisayarM bahsetmeyl, ardindan da radyasyona gudumtenen füzeler anlamay arkadaşlar. Bu ay sizlere benzetme oyunlarının son zamanlarından tasarlıyordum. Ancak yakın çevremden aldığım uyarı ve eleştirileri nazarı
7 r, itibare alarak bir değişiklik yapmaya karar verdim. Aldığım eleştiriler yazılarımın fazla | E e | teknik olduğu yönünde. Oysa ki o kadar da sadeleştirmeye çalışmıştım. Başta bu EU Eki FC Or VA durum beni huzursuz etti. Acaba gerçekten tüm okuyuculara ulaşamıyor muydum? ara | VIZ. Aslında eleştiriler göreceli olarak çok haklı. “Age of Kings” veya “Ouake” ya da ZI “Delta Force” oynayan kişiler de günün birinde benzetme oyunlarına merak v ş gi Yal ise salabilirler. Bu sebeple bu ay sizlere bir nevi sözlük vazifesi yapacak olan, tamamiyle at sadeleştirilmiş, en temel, en açık biçimiyle kaleme alınmış kısa bilgiler veriyorum. Bu
Şa a bilgiler , savaş araçlarını sadece yukarıda saydığım oyunlarda görmüş olan, M1 - ia , iş araçlarını sar yukarıda saydığım oy görmüş Del Vel A arı MAakKiNl; alar tankı ile Bradley APC arasındaki farkın sadece attack point” ve fazladan “100 en —) ' credits" sanan arkadaşların işine oldukça yarayacağı kanaatindeyim. Umarım bir tanımak faydasını görürsünüz.
A-B-C Altimetre: Hava araçlarında, çıkılan yükseklikten yere düşmeniz | halinde kaç parçaya bölüneceğinizi gösteren alet | Barometre: Hava basıncını gösteren alet. Deniz seviyesinde tavanı vurur. Baş üstü gösterge (HUD): Pilotun az önünde, üstte durur. Kontağı açmadıkça şeffaf bir cam gibidir. Çalıştırınca bilgisayar | “oyunlarındaki gibi renkli renkli çizgiler, daireler, baklavalar ile | Çok faydalıdır. Centimetre(Fr): (Santimetre-Tr) Uzunluk birimi. Çok kısadır. Chaff: Radar güdümlü füzeleri aldatmak amacıyla hava araçlarından atılan ve kısa bir süre için havada bir metal bulut oluşturan; muhtelif boylarda kıyılmış metal talaşı. Ağırdır. Parçaları | sivri olabilir. Torbayla taşınmaz. Oyunlarda genellikle C ye BE basarak atılır.
D-E-F Dalgametre: Adı bilinmeyen veya söylenmesi zor gelen cihaz, | Makine veya aletlerin genel adlandırılış şekli Denizaltı : Deniz üstünde giderken işkillenen mürettebatın tercih ettiği savaş aracı. Çok sinsi bir araçtır. Çok küçüktür, çok dardır. Penceresi, balkonu yoktur. Dalar dalar, çıkar. Dalar dalar,
DUMEN
0). FM apıcı, MW
- Ceb şın erimi çok kısa Flaplar: Uçağır ince kı Flare: Fosfor bombası. Isı gudümlü füzeleri aldatmak amacıyla tehlike anında hava koydularsa, yanlışlıkla flaplar açılmış olur. Siz de füzeyi yersiniz. F.M. (Frequence Modulator) : Karıştırıcıların cirit attığı dar yayın bandı. Yerel çalışır. Kafa da Füze: Kızkovalayanın mukavvadan olanı. On santim boyunda olanlarını küçükken ne Daha uzağa gitmesi istenen askeri füzeler daha büyük ve sacdan yapılır (bkz. Sac) (ayr. Bkz. -güdümlü füze, -kızkovalayan). G-H kaldırılınca kolay s tıl
Güdümlü füze: Füze ekonomisi güdümlü füzeler ile başlamıştır. Güdümsüz füzeler çok tehlikelidir. Güdümlü füzeler de çok tehlikelidir. Her füzenin kendine has tehlikeleri vardır. Hangar: Uçaklara tamirhane, kapalı garaj vazifesi gören; oyunlarda makineli toplarla ateş edince yıkılan, gerçekte koca koca bombalara dayanan sağlam yapı. Hava koridoru: Havadaki koridora hava koridoru denir. Gözle görülmez. Bu koridoru kullanmayanlar pencere tarafına oturur. Sonra da vurulur. Helikopter: Bu çok garip bir uçaktır. Pervaneli uçağın pervanesini, uçağın tepesine korsanız, helikopter imal etmiş olursunuz. Bu türden araçlar döner kanatlı diye sınıflanır. Aslında kanadı manadı dönmez. Dönen bir veya iki pervanesi vardır. Bunlar da eşşek kadardır.
Bİ Isı güdümü: Işığı ve ısıyı takip eden ilkel ama güvenilir bir tür güdüm. Ateşlenmesi halinde evlerde lambaların ve elektrik sobalarının söndürülmesi icap eder. İniş Takımları: Araba lastiğinin görünüş olarak aynısı, ebat olarak beş boy fazlasıdır. Stepnesi yoktur. Olsa da bir halta yaramaz. İrtifa: Yükseklik ifadesi. Çok yüksekten bakınca insanlar, arabalar, karınca gibi; evler kesme şeker, kibrit kutusu gibi görünür.
J-K-L Jet uçağı: Mabadından alevler çıkarak hızla uçan uçak. Kızkovalayan: İçi potasyum nitrat dolu minik kartondan külah, Arkasındaki kükürtlü fitilin ateşlenmesi sonucu potasyum nitrat hızla yanar ve açığa çıkan gaz dışarı püskürerek bir itme gücü oluşturur. Sanıldığının aksine kız falan kovalamaz. Dikkatsiz kullanan çocuklar elini yakar. Kuyruk pervanesi: Helikopterlerde kuyruğa dikine takılı minik pervane. Kuyruk tarafına ilave bir pervane koymazsanız, helikopterin pervanesi bir yana doğru hızla dönerken, gövdesi de öbür yana aynı hızla döneceği için aracınız kullanışlı olmaz. L.W. (Long wave): Uzun dalga. Kısa dalgalar kullanılmaya başlamadan önce uzunları kullanılırdı. Radyo boyları ile birlikte dalgalar da kısaldı. Uzun dalganın menzili de uzundur.
çıktı. Canınızın çektiği her tazyik tahrikli araca roket diyebilirsiniz. Rotor: Motorun ucuna pervane takılı olanına verilen ad. Sadece helikopterlerde kullanılır.
S-Ş Sac: Tenekenin kalını. Sonar: Radarın kardeşidir. Aynı işi suyun içinde yapar. Ancak bunun sesi “pink pink!" diye duyulur. Abisinden daha beterdir. Çok feci bağımlılık yapar. T-U-Ü
1- Telli iletişim vasıtası. Çift taraflı iletişimi sağlar. Masa, jetonlu, araç ve cep telefonları meşhurdur. Sonuncusunun telleri yoktur ama okkalı faturası ve kapsama alanları vardır. 2- Yıkanırken kafamıza tuttuğumuz şey. Telsiz: Radyo gibi çalışan çift taraflı iletişim aracı. Telsiz olduğu yalandır. Açarsanız içinde saklanmış olan telleri görebilirsiniz. Toplam menzil: Bir mesafe belirtir. Bu mesafenin sonunda yakıt bittiği veya itici kuvvet tükendiği için, giden şey her neyse durmak zorunda kalır. Havada gidiyorsa yere düşer. Kırılır. Uçak: Karada veya denizde gitmeyen bir ulaşım aracı. Savaş aracı olarak da kullanılır. Gövdesi ve irili ufaklı kanatları vardır. Butları
Geçmiş olsun.
telleri yoktur ama okkalı faturası vardır
Mach (ses hızı): Sesin hızına ecnebiler mach demişler. Bazı şeyler sesten hızlı idebilir. Çoğu savaş uçağı sesin 1.5 katından hızlı gidebilir. Bu şu demektir. Siz bir arkadaşınıza “Dikkat et uçak geliyor!” diye bağırdığınızda, lafınız daha arkadaşınızın kulağına gitmeden uçak onün yanına gitmiş de size dönüş yolunu çol
— Nanometre: Herhangi bir uzunluk ölçücü aletin, elde bulunmaması hali,
0-0 Overdrive: 1- Pilotlarda uzun mesafe yolculuklarında beliren uyku hali. Belirtisi gözlerin kanlanması ve esnemedir. 2- Uçağı şahsi kullanıp otomatik pilota fazla iş bırakmama gayreti. Sık rastlanmaz.
P-R-A Pervaneli uçak: Burnunda fırıldak gibi dönen bir pervanesi olan ve bu döndükçe uçan uçak. Radar: Gözle görülmeyen, kulakla duyulmayan dalgalar yayarak, hem diğer cisimlerin yerlerini size, hem de sizin yerinizi onlara tarif eden araç. Dönüp duran bir zamazingosu vardır. Ucuna bir televizyon takılıdır. Arada bir çok elektronik kıvır zıvır bağlıdır. Faydası kadar zararı da vardır. Açık unutma bağımlılığı yapar. Radyo: İletişimin tek taraflı sağlandığı, yayın aletinin almacı (gerçi geçtik ama Bkz. Almaç.) Roket: Genellikle katı yakıtlı ve/veya güdümsüz olan füzelere roket denirdi. Sonradan bunların da sıvı yakıtlı, gaz yakıtlı ve güdümlüleri çıkınca; bu işin de suyu çıktı. Uçaksavar: Uçakları savmakla vazifeli yer silahı.
Sanılanın aksine birincil vazifesi uçakları düşürmek değil, an yaklaştırmamaktır. KEŞ
Waypoint: (Ara-varış noktası) Bir hedefe doğru giderken fazlaca tercih edilmeyen güzergah. Oyunlarda genellikle oyuncu, kuş uçuşu en kısa yolu kullanır. Oyuncunun tarafında yer alan diğer bilgisayar idaresindeki araç ve birlikler waypoint waypoint gezerler. Yedek depo: Uçaklar bazen kanat altında bazen gövde altında uzunlu, kısalı, sanayi tüpgazı gibi bir takım şeyler taşırlar. Bunlar ilave yakıt ihtiva eder. Uçağın menzilini arttırır. Yol-iz bilmeden gidilen yerlerde alınır. Zamazingo: Genellikle küçük, basit bir mekanik işlevi getiren alet, makine veya parçası.
DİKKAT! BU SAYFALARDA SIRALANAN BİLGİLER HERHANGİ BİR CİDDİYET İÇERMEMEKTEDİR!
BİLİMSEL ANLAMDA MAZ, KAYNAK GÖSTERİLEMEZ.