Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 55
keşfetmedi iğimiz yeri kaldı mı? Filmlere, kitaplara veya oyunlara göre hayır! D'unumuz aa ou ebedi
Burçak CANER omewor io beaner©Okamernet.com
-Efendim, Burçak.
-Diyorum ki dergiye biraz renk katalım. -Ne gibi Burçak? *Mesela her ay derginin adını değiştirelim. -Bu çok kötü bir fikir Burçak. -Niye öyle diyorsun ki Polat? -Salakça olduğu için. Ancak hastalıklı ve çirkin bir beynin ürünü olabileceği için. Aptalların önde geleninin söyleyebileceği bir hıyarlık abidesi olduğu için. -Anladım.
-Polat.
Bu ay Polat'tan bayağı bir nefret ettim açıkçası. Yani dergi çıkartıyor genç, yardımcı falan da oluruz; ama bir yerde de sınırı bilmek lazım. Bir insana da bu kadar yüklenilmez ki artık. Bu kadar işimin gücümün arasında, hayatla boğuşurken ve yenemezken, bir de başıma her ay yedi tane yazı yazmak çıktı. Evet bu ay iyi ki azıcık yazı yazdım epeyi bir havalandım. Game Show' un en iyi yazarı kimmiş? Benmişim. Nereden belli? En çok yazıyı ben yazıyorum. Şaka bir yana, bu ay öyle çok iş yükü bindi ki hasta oldum bir de onunla uğraşıyorum. Fakat bunu bahane ederek kendi kendimi evde tuttuğum günlerde de bol bol oyun oynayacak zamanım oldu. Hayatta hasta olmak kadar kötü ve aynı zamanda bu kadar güzel bir şey yok sanırım, Her neyse. Bu ay elimizde biraz garip bir oyun var. Böyle oyunlar bitti derken tam, yeni bir real-time strateji geldi. Anlayamadığım, bu modayı yeniden mi canlandırmaya çalıştıkları. Hemen hatırlayalım, bir
¡yi orneklerinden!
süre önce artık bu tür oyunlardan gına gelmişti, hatta boş zamanlarımızda realtime'ların monotonluğundan bahseder olmuştuk. Şimdi yine böyle günlere doğru mu gidiyoruz acaba? Cevabım hayır olacak. Çünkü o günlerde biz bu oyunların hep aynı olmasından, aynı oyunun ısıtılıp ısıtılıp önümüze sunulmasından şikayet ediyorduk. Oysa bu günlerde çıkan oyunlar her açıdan çok faklılar. Örneğin da HomeWorld de birer real-time strateji fakat çok farklılar. Nasıl farklılar yani? Homeworld üç boyutlu bir alanda geçen uzay stratejisi diyebiliriz. Nasıl olup da üç boyutsuz uzay olabilir ki, sen geometriyi anlamamışsın Burçak Caner, diyebilirsiniz; ama ben de size Master of Orion'u örnek veririm o zaman. Fakat Homeworld Master of Orion'dan da oldukça farklı, çünkü real-time. Ayrıca şekil olarak, dizayn olarak benim daha önce gördüğüm hiçbir oyunu hatırlatmıyor. Aslında üreticilik özürlü bir firma olarak tanıdığım Sierra nasıl olup da böyle bir oyun yaratabilir onu da hiç anlamadım. O yüzden ben diyorum ki kesin daha önce buna çok benzeyen bir oyun vardır da Sierra onu taklit etmiştir de bizim haberimiz yoktur. Oyun konu olarak oldukça bayık bir seçim yapmış. Tabi burada bir Sierra klasiği yaşamaktayız. Kurgu olarak güzel olabilir; ama kesinlikle iyi verilmemiş, en azından. Fakat hikayede “...herkes bir şeylerini feda etti. Ve en büyük fedakarlığı da...” diye geçen bölümde, gemiye kendisini enjekte etmiş kadının anlatılışını çok beğendim. Ancak biraz düşünürseniz bir kadının asla böyle bir fedakarlık yapmayacağını anlarsınız orada hata olmuş, her neyse, Oyun başladığında en üstte Training bölümünü gördüm, Gayet ukala bir tavırla “ Eeeh, benim gibi bu alemlerin klralı nasıl olur da böyle basit bir real-time stratejide training yapar, onu yeni yetmelere bırakıyorum." dedim ve Single player'ı seçtim. Birileri benim gibi çıkıntıları düşünmüş olacak ki ekranda bir uyarı “Bak genç, training'i oynamadan olmaz bu işler." dedi. Umursamadım, devam ettim ve oyuna başladım. Sonra hiçbir şey anlamadan geçirdiğim bunalımlı bir otuz dakika falan var ki, onu da daha sonra “Mağlubiyetlerim" adlı kitaba giriş olarak yazacağım. Sonra tıpış tıpış geri döndüm. Utanç içinde Training bölümünü seçtim, ve o sırada inanamayacağınız bir şey oldu, gerçekten, ekranda “Yaa Burçak, senin epeyi bir tarafların kalkmıştı, iyi oldu." dedi. Şaka yapıyorum sanıyorsunuz değil mi? Ama gerçekten oldu. Hazır aklıma gelmişken bir kere Kamer'de yazı yazarken Network'te yandaki bilgisayardan Engin
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 54
Nod'u yıkın bölüm bitiyor zaten. Ben eminim ki bir şempanzeye mouse verilse rastgele klikleyerek bu bölümü bitirebilir. Hatta biz bir deney yaptık, Polat'ı oturttuk oyunun başına... 2. Secure The Region Secure The Region, yani bölgeyi güvenlik altına alın. Ne kadar heyecan verici değil mi? Her neyse. Amaç M.C.V'yi kurup bütün SAM Site'ları ve sonra Nod üssünü yok etmek. Hemen M.C.V'yi kurun ve iki tane Refinery kurun. İki Wolverine ile haritayı gezin ve SAM Site'ları bulun (iki uğurlu sayım.... salla). Dikkat etmeniz gereken nokta sağ alttaki iki SAM Site'ı gözden kaçırmamanız. Her neyse. Bir sürü Disc Thrower üretin ve saldırın. Yoldaki köprüyü tamir edin ve karşıya geçip üssü yıkın. Gördünüz mü bu bölümde de asker üretip saldırıyorsunuz zaten oyun bunun üzerine kurulu. 3. I Forgot Its Name Amaç tüm Nod binalarını yok edip tren istasyonunu ele geçirmek. Bu bölümde yapmanız gereken şey benim kadar salak olmayıp tren istasyonunu ele geçirmek yerine yanlışlıkla yıkmamak. Ayrıca yine çok önemli bir noktayı söylemeyi unuttum, ukalalık olsun diye diğer düşman binalarını ele geçirmeyin, sonra Mission Failed oluyor. Ben bu iki hıyarlığı da yaptığım için bu bölümü üç kere oynadım ve bayağı bir öğrendim. Fakat görev zor gibi gözükse de bir incelik yok. Hemen sol üste gidip oradan iki Titan'ı bulun.
olmuyor, yani demek istediğim sayı az olunca çok iyi çok olunca yine çok iyi, o yüzden aşırı üretmenize gerek olmayan bir birim. Fakat her türlü tankı topu da eziyor. O yüzden Nod Artillery'si dışında her üniteye karşı iyi diyebilirim. Yanında Disc Thrower'ları iyi kullanırsanız piyade sorununuz da olmaz. 4) Ayrıca Orca'lar çok güçlüler. Orca Bomber'lar saldırmaya başladı mı hiçbir şey kar etmiyor. Fakat üretmek zor biraz. O yüzden kazanmaya karar verdiğinizde üretin sadece. Bu ne demek? Şu demek, oyunda bir an geliyor artık yeneceğinizi anlıyorsunuz; ama oyun bir türlü bitmiyor. İşte bu anda üretmelisiniz bence.
Sadece bu bilgiler bile oyunu rahat rahat bitirmenize yetecektir. Ayrıca burada yazanlar oyunun Multiplayer'ı için de geçerli. Multiplayer Nod'da da bundan farklı olarak Artillery-Rocket Soldier kombosu, diyorum. Rakibi söker atar gibi iğrenç bir sloganla konuyu
Onlarla birlikte sağ alttan yukarı çıkıp ilerleyin. Uzaktan ateş ederek Power Plant'leri yıkın. Sonra sol üstteki üsse girip tren istasyonunu ele geçirin.
İşte, bu üç bölüm aslında oyunda GDI ile gördüğünüz göreceğiniz her şeyi içeriyor. O yüzden bundan sonra tek tek anlatmanın bir alemi yok. Ama genel olarak size söylemek isteyeceklerim var: 1) — Her bölümde recon çok büyük önem taşıyor. Kesinlikle oyunun başında size verilen askerlerden bir kaçı ile çevreyi gezin. Bu şekilde asla kaybetmeyeceğinize garanti veriyorum. Şöyle düşünün, bir çok real-time strateji oyununda en iyi hilelerden biri bütün haritayı açan hiledir. İşte Tiberian Sun'da ortalığı bir geziyorsunuz, o hileyi yapmış kadar oluyor. O yüzden bana inanın bütün haritayı açın. 2) Her üniteye spesifiği ile saldırın. Yani bazı üniteler bazı diğer ünitelere karşı çok zayıf ve çok güçlü olabiliyor ya, işte bunları iyi kullanın. Piyadelere makineli tüfekli askerlerle saldırmak bile son teknoloji ürünü füzelerle saldırmaktan daha iyidir. 3) Bence Titan tüm oyunun en iyi ünitesi. Bir kere GDI'ın tanka en çok benzeyen ünitesi, o yüzden onu iyi kullanın. Sayısı fazla olunca ortalama olarak daha güçlü bağlamak istiyorum. Bu arada Westwood Online'da oyunu birkaç kere oynadım, bir kere bile iyi oynayan birisine rastlamadım. Zaten Tsun Multiplayer olarak iyi oynanacak bir oyun değil; sadece çok çeşitli ünite olduğu için bir süreliğine zevk verebilir o kadar. Açıklamalar falan da bittiğine göre söyleyebilirim ki Tiberian Sun tam bir hayal kırıklığıydı. Şahsen bu kadar umutlanmış ve sonra böyle umudum kırılmış olduğum için gerçekten çok üzüldüm. Umarım artık reklamlara kanmamayı öğreniriz de biraz programlayan ekiplere falan dikkat ederek umutlanırız. Gerçekten de dikkat edince Tsun'da eski ekipten hemen kimse yok. Her neyse. Bu da böyle bir oyun oldu.