Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 45
Çok uzun zaman önce (taa, Commodore anlayın yani) shoot 'em-up oyunları oynardık: Cıv cıv ateş ederdik. Genelde bu oyunlar ve yandan gösteren oyunlar olarak ikiye sürü bölüm geçerdik (öte? kırk?) ve sonunda tebrikler, diye bir okurduk. Son ekran niyetine bir resim ve oyunu yapan üstün insanların isimlerini görür ve okumadan geçerdik. Sonra ilerledi, bu oyunların nesli devam etti; ama gelişen bilgisayarlarla birlikte gelişen grafikler ve imkanlar sayesinde bölümden öte görevlerin, süper grafiklerin ve uzayda olabilecek her türlü olayı konu haline getirerek space sim.'lar ortalıkta gözükmeye başladı. Bazıları (X-Wing vs Tie Fighter, Wing Commander serisi), gerçekten, oldukça öne çıktılar ve türlerinin idolü haline gelip bu türde çıkan oyunlar için bir alt sınır oluşturdular, bu oyunlardan biride Freespace'di. Oldukça güzel grafikleri ve bir o kadar da güzel olan senaryosuyla büyük başarı toplayan Freespace (geçen yılın en iyi space sim. oyunu seçildi.) ikincisiyle tekrar karşınızda. Yüzyıllardır uzay simülasyonu oynamıyorum; ama birkaç gündür durmadan bu oyunu oynuyorum. Son bir iki sürege gereksiz oyun kirliliğine (birkaç oyun hariç) umarım bu oyun noktayı koyar. Her gün iğrenç, salak saçma, aptal sepet oyunların ve daha da aptal CD kutularını gördükçe sinirim bozuluyordu; ama, sanırım, artık biraz daha iyiyim (ben iyi olmazsam bilir Interplay, EA ve diğerleri ne yapacağımı.). Evet; güzel oyun hoş oyun biliyorum hepiniz sabırsızlık içindesiniz. "Bende oynamak istiyorum, bende" diye sızlanıyorsunuz; ama, yok öyle herkes oynayamaz bu oyunu. Var mı evinde PII 400, 64 RAM, TNT ekran kartı? Söyle bakalım; Var mı? Ya da HDD 1.2 GB boş yer? Oh! Yok işte, bilgisayarlarda çalışacak şekilde yapıyı Interplay gibi bir firmanın da böyle yoksun bir şirket olduğunu sanmıyorum. Ama kapitalist dünyanın çarkları her alanda olduğu gibi burada tüm hızıyla dönmeye devam ediyor. Hem de en hızlı haliyle. Evet, farkındayım konu gittikçe dağıldı; ama ufak bir hamleyle toparlayabiliriz. Yani diyeceğim o ki bu oyunu alırken iyi düşünün, 233 MMX ile oynama düşüncesiyle bir dolu para verme! (CD). Ama bilgisayarınız oturaklı bir sistem ise şu anda piyasaya çıkmış oyunlar arasında alabileceğinizin en iyilerinden diye space simulation'lardan hoşlananların kaçınmayacak bir oyun. Düşünsenize kaç ayda bir doğru dürüst
1999'da bu ay hem bu mi oyun geldi, hem de Elite'in yeni versiyonu olduğunu düşündüğüm bir oyun geldi (Arada haber de vermiş oldum size.) Yıl 2367, Büyük savaşın üzerinden 32 yıl geçmiş ve GTVA (Galactic Terran-Vasudan Alliance) bu süre içerisinde uygarlığını tekrar kurmuş ve halk barış içinde yaşamını sürdürmekteydi. Ancak bu sırada Polaris sisteminde sivil savaş patlak verir ve bir rogue Terran amirali Vasudanlara karşı savaş ilan eder. Tam bu sırada 32 yıl önceki savaşta büyük terör estiren ve Vasudanların baş düşmanı Shivanlar geri dönmüşlerdir. GTVA büyük savaşta ki bu amansız düşmanını yok etmek için
Bazılarınızda olsa bile çoğunuzda yok. Oh! Bende var, ben oynuyorum. Aslında 450 MB boş yer olsa da oluyor; ama o zaman biraz yavaş olduğu görüşündeyim. Ayrıca hedi hödö şeklinde CD değiştirmeye maruz kalabileceğinizi de tahmin edebiliyorum (niye biliyorum değil de tahmin ediyorum dedim? çünkü ben full inst. yaptım.). Oyunun birincisine oranla daha da güzelleşmiş grafikleri (demek ki birincisinin de grafikleri güzelmiş) ne yazık ki daha da güzel bir sistem istiyor. Aslında programcılar işlerine geldiği zaman çok iyi grafiklere sahip oyunları çalışmaz denilen onsuz evren toz parçacığından daha az önemlisin! - Hepimiz öyleyiz! - Ben senden sorum; hepimizden değil! - Freespace 2'yi oynadın mı? - oynamadım. Neden?
- Peki evrende başka yaratıklar var mı sence? Olduğunu tahmin ediyorum ama neden soruyorsun? - Çünkü soruları burda ben sorarım. Röportaj konusunda çok zayıfsın Mert! - Ama bu böyle olmamalıydı Na Suratına tükürmeden def et kendini karşımdan!
tekrar harekete geçer. Siz ise Shivanlara karşı yapılan bu mücadelede yer alan bir pilotsunuz. Adından da anlaşılabileceği gibi Freespace'in devamı olan Freespace 2 işte bu noktada başlıyor. Oyun da birincisine göre en önemli değişiklikler; kırk kadar single player mission, kırk tanesi yeni olmak üzere doksan tane uzay gemisi. Freespace 1'deki gemilerden neredeyse on kat daha büyük destroyerler. Tabi ki birincisine göre oldukça gelişmiş grafikler. Oyunun min. P200'de çalıştığını iddia etseler de gerçekten full grafik ve hakkını vererek oynamak için sanırım en az bir PII 400 ve üzeri bir bilgisayara sahip olmanız gerekiyor. Ben 1024'e 768 full detay oynadım ve patlama efektlerinin inanılmaz güzel olduğunu söyleyebilirim. Oyun ayrıca multiplayer desteği içeriyor ve team match'e kadar birçok seçenek sunulmuş. Kötü haber ise; Oyun min. 420 MB install ediyor ve full install 1.2 GB. Kesinlikle bu işin sonu nereye varacak bilmiyorum; ama bana öyle geliyor ki bir buçuk sene sonra 20 GB HD standart hale gelecek. Ama sonuçta 1.2 GB bile install edip bunu beklemenize değecek kadar güzel bir oyun oynayacağınıza emin olabilirsiniz (Ben övüp duruyorum oyunu, şimdi siz oyunu beğenmeyince sakın beni suçlamayın. Sonuçta Matrix'e gidip de sevmeyen insanlar olduğunu unutmayınız.). Oyuna büyük savaşı anlatan demoyla giriyoruz, bundan sonra birkaç tane seçenek var. Bunları kısa kısa atladıktan sonra
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 44
Çars
bu oyunu oynamayın!
Mavi bir ok görürseniz bu da daha önceden belirlemiş olduğunuz rotanızın yönünü gösterir. Eğer görünen kısım içinde bir gemi Veya şehir mevcutsa sağ düğmeye tıklayarak sol üstteki ekrandan bilgi alabilirsiniz. Hakkında bilgi aldığınız şey kırmızı bir daire içine alınır. Demin bahsettiğim renkli oklardan birine tıklarsanız, dümenciniz o hedefe gitmeye başlar, Burada gördüğünüz bayraklardan sağdakiler sizin, soldakiler dürbünle gözetlediğiniz geminindir. Siz üstteki millet bayraklarından birini seçerek kötü niyetlerinizi gizleyebileceğiniz gibi bunu düşmanın da yapabileceğini unutmayın. Herhangi bir milletin hesabına çalışıyorsanız o ülkenin bayrağını ihtiyaç oldukça çekebilirsiniz. Çoğunlukla bunu yapmak gereksiz. Hatta bazen tehlikeli bile olabilir. Mesela durup dururken gidip İngiliz bayrağını çektiniz diyelim. Yanınızdan geçen bir Fransız savaş gemisi, eğer oyunu oynadığınız tarihte İngiltere ve Fransa birbirine düşmansa size çekinmeden saldırabilir. Bunun haricinde, ayrıca, çeşitli işaret flamalarını görmüşünüzdür. Bunlar da “Yemek verir misiniz?”, “Bana muhafızlık yapın.”; “Anlaşma kabul.”, “Teslim olun.”, “Yanaşmayın; çızarım.”, “Teslim oldum.”, “Yeni haber var mı?” gibi işaretleri düşmana sağlar, GEMİ SAVAŞI KISMI-KARA SAVAŞI KISMI Geldik oyunun en zevkli kısmına, Deniz savaşında elinizdeki bütün gemiler savaşa girer. Tek tek seçip emir verebileceğiniz gibi bütün gemileri kare içine alarak da emir verebilirsiniz.
Verebileceğiniz
emirler; gemi üzerine “tıkla mermi çeşidini seçme, sadece tüfekçilere ateş etme, düşman eline geçmesini istemediğiniz geminizi batırma, düşman üzerine dev bir silah gibi göndermek için herhangi bir geminizi ateşe verme, teslim olma şeklindedir. Sol ile tıkladığınız yere gider, sol ile tıkladığınız düşmana ateş ederler. Düşman üzerine sağ ile tıklarsanız, onun neresine ateş etmek istediğinizi belirlersiniz. Örneğin kaçmasını istemediğiniz düşmanın yelkenlerine nişan alır ve zincir mühimmat kullanırsanız düşman yelkenlerini “caaart” diye yırtabilirsiniz. Düşmanın güvertesine üzüm salkımı sıkıp düşmana daha fazla zayiat verdirebilirsiniz. Batırmak için bordasına nişan alın ve büyük gülle kullanın. Kara savaşında da durum farklı değil. Solla gidilecek yer ve ateş emirleri sağ ile de ilave emirleri uygulatabilirsiniz. Örneğin bir soylu zengini fidye için rehin almak gibi. Adamlarınızı binalara sokarak yağmalattırırsınız. Sarı çemberli adamlarınızı müsait zamanlarda sahildeki sandığa tıklayarak hazineyi yükle seçeneği ile yağmaladıklarınızı gemiye aktarırsınız. TAVSİYELER Oyuna ceviz kabuğu gibi görünen; ama çok becerikli,
* Yüzme bilmiyorsanız... * Deniz tutması gibi abuk bir hastalığınız varsa. * Her limanda bir sevgiliniz yoksa... * “Denizden babam çıksa yerim” diyorsanız... * Denize çer, çöp, ot, bok atan densizlerdenseniz... * İskele ve sancak terimlerinin ne olduğunu bilmiyorsanız... * “Kırlangıç balık mı, kuş mu” ya da “izmarit denizde mi olur kül tablasında mı?” ayrımını yapamıyorsanız... * Denizatlarına ilgi duymuyorsanız... * Denizaltlarına da ilgi duymuyorsanız. * Denizaltılarına da ilgi duymuyorsanız . * Denizatlılarına...ay yeter! * Deniz kızı fanteziniz varsa veya yoksa... * Deniz de kum siz de para yoksa... * Deniz Gezmiş'i denizci sanıyorsanız...
Villa
Levent GÖÇER lgocer@kamernet.com hızlı bir gemi ile başlıyorsunuz. Bu geminin hemen hemen tek sorunu fazla yük taşımaması, Bu sebeple taşıyacağınız yüke önem vermelisiniz, Yiyecekti, adamdı, toptu, tüfekti derken bir de bakıyorsunuz, yağmaladığınız gemiden hiçbir şeyi koyacak yeriniz yok, Bu sebeple en az bir geminiz büyük veya yük gemisi olsun. Genelde hızlı veya çok top taşıyan gemiler alın. Korsanlık yapacaksanız orta boy ve küçük gemiler çok faydalı. Kalabalık bir filoyla gezerseniz bazen düşman savaşmadan teslim olabiliyor. Oyunun önemli bir eksiği; sizin oynadığınız bir kılıç dövüşü olmaması. Gerçi bu piyasanın bir iki oyunu haricinde diğer hiçbir oyunda kılıç dövüşü yok. Yine de eksikliği hissediliyor Ama bunu telafi edecek bir şey var ki o da kara savaşı kısmı. Limana girmeyi veya açıkta demirlemeyi değil de sahile çıkartma yapmayı seçerseniz bu kısmı görme imkanınız var, Bu oyunu sadece şehirlere karadan saldırı kısmını görmek ve oynamak amacıyla alabilirsiniz. Kara savaşı kısmı resmen oyunun “şerefini kurtarıyor.