Freespace 2

Çok uzun zaman önce (taa, Commodore anlayın yani) shoot 'em-up oyunları oynardık: Cıv cıv ateş ederdik. Genelde bu oyunlar ve yandan gösteren oyunlar olarak ikiye sürü bölüm geçerdik (öte? kırk?) ve sonunda tebrikler, diye bir okurduk. Son ekran niyetine bir resim ve oyunu yapan üstün insanların isimlerini görür ve okumadan geçerdik. Sonra ilerledi, bu oyunların nesli devam etti; ama gelişen bilgisayarlarla birlikte gelişen grafikler ve imkanlar sayesinde bölümden öte görevlerin, süper grafiklerin ve uzayda olabilecek her türlü olayı konu haline getirerek space sim.'lar ortalıkta gözükmeye başladı. Bazıları (X-Wing vs Tie Fighter, Wing Commander serisi), gerçekten, oldukça öne çıktılar ve türlerinin idolü haline gelip bu türde çıkan oyunlar için bir alt sınır oluşturdular, bu oyunlardan biride Freespace'di. Oldukça güzel grafikleri ve bir o kadar da güzel olan senaryosuyla büyük başarı toplayan Freespace (geçen yılın en iyi space sim. oyunu seçildi.) ikincisiyle tekrar karşınızda. Yüzyıllardır uzay simülasyonu oynamıyorum; ama birkaç gündür durmadan bu oyunu oynuyorum. Son bir iki sürege gereksiz oyun kirliliğine (birkaç oyun hariç) umarım bu oyun noktayı koyar. Her gün iğrenç, salak saçma, aptal sepet oyunların ve daha da aptal CD kutularını gördükçe sinirim bozuluyordu; ama, sanırım, artık biraz daha iyiyim (ben iyi olmazsam bilir Interplay, EA ve diğerleri ne yapacağımı.). Evet; güzel oyun hoş oyun biliyorum hepiniz sabırsızlık içindesiniz. "Bende oynamak istiyorum, bende" diye sızlanıyorsunuz; ama, yok öyle herkes oynayamaz bu oyunu. Var mı evinde PII 400, 64 RAM, TNT ekran kartı? Söyle bakalım; Var mı? Ya da HDD 1.2 GB boş yer? Oh! Yok işte, bilgisayarlarda çalışacak şekilde yapıyı Interplay gibi bir firmanın da böyle yoksun bir şirket olduğunu sanmıyorum. Ama kapitalist dünyanın çarkları her alanda olduğu gibi burada tüm hızıyla dönmeye devam ediyor. Hem de en hızlı haliyle. Evet, farkındayım konu gittikçe dağıldı; ama ufak bir hamleyle toparlayabiliriz. Yani diyeceğim o ki bu oyunu alırken iyi düşünün, 233 MMX ile oynama düşüncesiyle bir dolu para verme! (CD). Ama bilgisayarınız oturaklı bir sistem ise şu anda piyasaya çıkmış oyunlar arasında alabileceğinizin en iyilerinden diye space simulation'lardan hoşlananların kaçınmayacak bir oyun. Düşünsenize kaç ayda bir doğru dürüst

1999'da bu ay hem bu mi oyun geldi, hem de Elite'in yeni versiyonu olduğunu düşündüğüm bir oyun geldi (Arada haber de vermiş oldum size.) Yıl 2367, Büyük savaşın üzerinden 32 yıl geçmiş ve GTVA (Galactic Terran-Vasudan Alliance) bu süre içerisinde uygarlığını tekrar kurmuş ve halk barış içinde yaşamını sürdürmekteydi. Ancak bu sırada Polaris sisteminde sivil savaş patlak verir ve bir rogue Terran amirali Vasudanlara karşı savaş ilan eder. Tam bu sırada 32 yıl önceki savaşta büyük terör estiren ve Vasudanların baş düşmanı Shivanlar geri dönmüşlerdir. GTVA büyük savaşta ki bu amansız düşmanını yok etmek için

Bazılarınızda olsa bile çoğunuzda yok. Oh! Bende var, ben oynuyorum. Aslında 450 MB boş yer olsa da oluyor; ama o zaman biraz yavaş olduğu görüşündeyim. Ayrıca hedi hödö şeklinde CD değiştirmeye maruz kalabileceğinizi de tahmin edebiliyorum (niye biliyorum değil de tahmin ediyorum dedim? çünkü ben full inst. yaptım.). Oyunun birincisine oranla daha da güzelleşmiş grafikleri (demek ki birincisinin de grafikleri güzelmiş) ne yazık ki daha da güzel bir sistem istiyor. Aslında programcılar işlerine geldiği zaman çok iyi grafiklere sahip oyunları çalışmaz denilen onsuz evren toz parçacığından daha az önemlisin! - Hepimiz öyleyiz! - Ben senden sorum; hepimizden değil! - Freespace 2'yi oynadın mı? - oynamadım. Neden?

- Peki evrende başka yaratıklar var mı sence? Olduğunu tahmin ediyorum ama neden soruyorsun? - Çünkü soruları burda ben sorarım. Röportaj konusunda çok zayıfsın Mert! - Ama bu böyle olmamalıydı Na Suratına tükürmeden def et kendini karşımdan!

tekrar harekete geçer. Siz ise Shivanlara karşı yapılan bu mücadelede yer alan bir pilotsunuz. Adından da anlaşılabileceği gibi Freespace'in devamı olan Freespace 2 işte bu noktada başlıyor. Oyun da birincisine göre en önemli değişiklikler; kırk kadar single player mission, kırk tanesi yeni olmak üzere doksan tane uzay gemisi. Freespace 1'deki gemilerden neredeyse on kat daha büyük destroyerler. Tabi ki birincisine göre oldukça gelişmiş grafikler. Oyunun min. P200'de çalıştığını iddia etseler de gerçekten full grafik ve hakkını vererek oynamak için sanırım en az bir PII 400 ve üzeri bir bilgisayara sahip olmanız gerekiyor. Ben 1024'e 768 full detay oynadım ve patlama efektlerinin inanılmaz güzel olduğunu söyleyebilirim. Oyun ayrıca multiplayer desteği içeriyor ve team match'e kadar birçok seçenek sunulmuş. Kötü haber ise; Oyun min. 420 MB install ediyor ve full install 1.2 GB. Kesinlikle bu işin sonu nereye varacak bilmiyorum; ama bana öyle geliyor ki bir buçuk sene sonra 20 GB HD standart hale gelecek. Ama sonuçta 1.2 GB bile install edip bunu beklemenize değecek kadar güzel bir oyun oynayacağınıza emin olabilirsiniz (Ben övüp duruyorum oyunu, şimdi siz oyunu beğenmeyince sakın beni suçlamayın. Sonuçta Matrix'e gidip de sevmeyen insanlar olduğunu unutmayınız.). Oyuna büyük savaşı anlatan demoyla giriyoruz, bundan sonra birkaç tane seçenek var. Bunları kısa kısa atladıktan sonra

İlk başta tutorial olarak verilen görevleri kesinlikle yapın, buradaki görevlerde birçok konuda eğitiliyorsunuz (Temel olarak geminin uçuşu, hedef alma, silah ayarları, ana gemi ve görevde bulunduğunuz pilotlarla aranızdaki iletişimi sağlayan aleti nasıl kullanabileceğinizi anlatan görevler.). Bu aşamayı geçtikten sonra gerçek görevler almaya başlıyorsunuz (Tabi bu arada eğitim görevleri de oluyor). Ready room'a girdikten sonra görev ekranı ile karşılaşacaksınız. Burada briefing'e basarak göreviniz hakkında bilimum bilgi alabilir ve görev alanınızı görebilirsiniz. Ship selection'dan görev için verilmiş gemilerden kendinize ve aynı zamanda ekibinize seçebilirsiniz (Gemilerin yanındaki sayılar o gemiden kaç tane olduğunu gösterir.). Seçim şansınız olduğunda manevra kabiliyeti düşük gemilerden kaçının. Klasik olarak manevra kabiliyeti yüksek olan gemilerin de zırh ve silah problemleri ortaya çıkar. Biraz daha savunmasız olursunuz; ama geminin hantal olmaması ve sizin çevikliğinizle bu olumsuzluğu ortadan kaldırabilirsiniz. Weapon loadout kısmından geminize yükleyebileceğiniz silahları seçebiliyorsunuz. Her geminin taşıyabildiği farklı silahlar var. Siz sadece o görevde kullanacağınız geminin taşıyabileceği silahları görebiliyorsunuz. Burada default olarak silah yüklenmesi gayet mantıklı yapılmış; ancak oyunda ilerledikçe size daha uygun olan varyasyonlar deneyebilirsiniz. Ne kadar zarar verdiği, güdümlü olup olmadığı, ne tür gemilere karşı etkili olduğu ve menzilinin ne kadar olduğunu düşünerek silah seçimi yapmanız görev ortasında sizi hüsrana uğramaktan kurtarır. Tabi bunları oyunu oynadıkça daha iyi anlayacaksınız. Silahlar için örnek vermek gerekirse: GTM-4 Hornet swarm missile: Küçük çaplı savaş gemileri için ve yakın menzilli bir füzedir. İki üç tanesi ile bir gemi yok edilebilir. Roket arkasından birkaç kez lazer silahı ile isabetli atışlar yapabilirseniz işinizi daha kolay hale getirebilirsiniz. GTM-5 A Prometheus cannon: Normal olarak kullandığınız lazer silahınızdır. Düşmanla sıcak temas halinde yardımınıza yetişecek olan silah budur. Bu silahı kullanırken hareket halindeki gemiyi vururken direk ekranın

Gerçek uçurumun dibindedir.

Hayal ise göklerde...

oyunun genel olarak oynanış tarzı hakkında birkaç bilgiyle yazının sonunu getirmeyi umuyorum. Bu arada demo çok başarılı olmamış. Yani ne bileyim, bir savaş sahnesi ki tiplerin destansı savaşlarından biri, oldukça önem verdikleri bir savaş (bkz. Türklerin Kurtuluş Savaşı, İskoçların bağımsızlık savaşı falan filan.); ama demo bu savaşı bu kadar iyi yansıtmıyor. Vızır vızır, vızır vızır (ne kadar çok olduklarını anlayın diye yaptım bunu) geçen uzay gemileri sanki İstanbul trafiğinin uzay versiyonu gibi bir şey çıkmış ortaya. Ama olsun, oyun nasılsa bu burukluğunuzu yok edecek kadar iyi. İlk olarak oyunda bir pilot yaratmanız gerekiyor. Bunu hallettikten sonra kendinizi uçuş güvertesinde buluyorsunuz. Burası oyunun ana menüsü oluyor. Haliyle de burada birkaç menü var. Aslında burası da oldukça iyi tasarlanmış. En azından klasik olarak karşınıza ortada alt alta sıralanmış menüler çıkmıyor. Tech room: Gemilerin ve silahların özelliklerinin anlatıldığı yer (Bunların değil hepsini, üçte birini okuyana madalya vereceğim.). Options: zıvır işte, boşverin. Campaign room: Burası da bir nevi ıvır zıvır. Oyundaki görevleri buradan görebiliyorsunuz. Ready room: Her şey hazırsa oyuna başlayabileceğiniz yer. Mission simulator: Oynadığınız campaign'de bitirdiğiniz görevleri eğer isterseniz tekrar oynamanıza fırsat veriyor. Buradaki tekrar oynadığınız görevler oyunun içindeki kariyerinize etki etmiyor.) Barracks: Yeni pilot yaratabilir, silebilir ve oynadığınız pilotla neler yaptığınızı görebilirsiniz.

SPaLEr

Serkan KUTLUBAY ortası hedef almak yerine düşmanınızın biraz önünde başka bir hedef belirir, o hedefi baz alarak atışlarınızı yapın; böylece isabet oranında büyük bir artış olur (Yani şöyle eğer ekranı ortalayıp düşmanı vurma hayallerindeyseniz boşuna uğraşıyorsunuz demektir.) GTM MX6 Tempest missile: Oldukça güçlü, güdümlü (kafiye yaptım size) ve menzili uzak olan bir füze. Benim favori silahım. Kesinlikle geminizde bulunsun ve gücü yanınızda hissedin. Bütün ayarları size en uygun şekilde ayarlayın. Mesela mouse sensitivity ayarını kendinize göre yapmazsanız oyun içinde büyük zorluk çekersiniz. Gemi tam kontrolünüzde olmaz ve hedefleri isteğiniz rahatlıkta vuramazsınız. Bunun için oyuna başlamadan önce size en uygun olan ayarları yapın. Böylece savaş ekranları sinir harbinden çok sizi eğlendiren arenalar haline gelir. Oyundayken ana gemiden emir gelmeden üssünüze geri dönmeyin. Uzun

Bazı

kutuların içeriği şaşırtıcı olabilir

Bu türe yeni bir etkileyici zibidi!

bitirdiğiniz bir görevi baştan oynamak zorunda kalabilirsiniz. Savaş anında mümkün olduğunca hızlı olmaya çalışın ve sadece kendi işinizi yapın. Çok zor durumda kalmadığınız sürece kahramanlıklardan kaçının. Böyle şeyler arkadaşlarınızın sizinle övünmesine ve görevlerin tekrarına neden olabiliyor. Gemiyi HUD (Heads-up display) yani kaskınızdan görerek yönetiyorsunuz. Directives size o anki görevinizi, yapmanız gerekeni kısa mesaj halinde yazar. Mümkün olduğunca ilk işiniz orada yazanları yapmak olsun. Vakit kalırsa diğer işlere burnunuzu sokabilirsiniz. Yukarıda, sağda wingman pilotlarınızın hangilerinin sağlam hangilerinin uzay çöplüğünde yerlerini almış olduklarını görebilirsiniz. Sağ köşede bulunan üç tane çubuk içinde harfler olan kısım geminizin güç miktarını hangi oranda nerelere dağıttığınızı gösterir. Burada o anki durumunuza göre ayarlarınızı yapmalısınız. Burası ve alttaki kalkan ayarları oldukça önemli. Güç miktarını gösteren kısımda G silahları, S kalkanı, E motorları temsil eder. Silahlar için insert-delete, kalkan için home-end, motor için page up-down tuşlarını kullanıyorsunuz (Sonuçta dengelemeyi iyi ayarlayın, gücü bir kısımda çoğaltırken diğer kısımlarda azalttığınızı unutmayın!). Kalkan ayarlarından, kalkanın geminizin hangi tarafında yoğunlaşmasını ayarlarsınız (Eğer ön tarafınızdan çok kuvvetli bir saldırı varsa, geminin kıç kısmını sağlam tutmanın bir anlamı yok.). Bu dağılımı yön tuşlarına seri şekilde basarak yapabilirsiniz. Alt-J tuşuyla sistem arası geçiş yapıyorsunuz (Görev sonlarında eve dönmek için kullanacağımız kombinasyon.) Tab tuşu ile afterburner, | ile tam hız, backspace ile hızınızı 0'a indirebilirsiniz. Düşman gemileri gözüktüğünde, T ile hedef değiştirebilirsiniz. Bunun dışında C ile; üssünüz ve ekip arkadaşlarınızla haberleşebilir, bazı emirler verebilirsiniz. Ships ile; bütün gemilere saldır, beni koru, hedefimi yok et, hedefimi koru gibi emirler verebiliyorsunuz. Bunun için bu emirleri vermek istediğiniz gemiyi seçin. Wings aynı işi kanat pilotlarınıza yaptırmak için burayı kullanıyorsunuz.

All fighters'dan bütün herkese tek bir emir verebiliyorsunuz. Reinforcements ise destek isteme birimi. Buradan görev dahilinde abi ben beceremedim bunlar çok güçlü bir el atıverin, diyorsunuz. Birden boşluk açılıyor, birkaç patlama ve ortada düşman adına hiçbir şey kalmamış. Rearm/repair ve abort rearm savaş sırasında silah yüklemeniz gerektiğinde

| kullanacağınız seçenekler. Oyunu oynarken birkaç tuşa aynı anda sahip olmanız gerekiyor. Mesela diğerlerinden yardım isterken o sırada arkanızdaki düşman gemisinden kurtulmalısınız ve aynı zamanda güç dağılımı ile kalkanları ayarlamalısınız vs.. Bütün bunlar ilk başta biraz zor gelse de bir süre sonra alışacaksınız ve gerçek zevki o zaman almaya başlayacaksınız. Sonuç olarak oyun için söylenecek pek bir şey kalmadı. Ayrıca oyunda görevlerdeki başarılarınıza göre madalyalar alıyorsunuz ve rütbe atlıyorsunuz. En yüksek rütbe admiral oluyor. Tabi admiral olmak için, sanırım, oyunun sonuna kadar gelmeniz gerekecek. Bu türü sevenlerin kesinlikle edinmesi

* gereken bir oyun. Yazının içinde defalarca belirttiğim gibi, kaçırılmaması gereken bir oyun. İşte tıpkı her yazının bir sonu olduğu gibi bu yazının da sonu geldi. Kesinlikle en son, son değil bu son. Belki de muson (Yazı sonu kıyağı olarak Can “set" Kantarcı espri türevinden bir espri sundum sizlere. Her gün birlikte olunca biz de böyle etkileniyoruz işte.)

Space Combat

P 200 32 MB RAM/ 250 MB HD 3D Accelerator/ Win 95-98