Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 32
ÖLMEYEN KLASİK: SINISTAR
Sinistar oyununu yeni nesil pek bilmez; ama tarihsel misyonumun bir parçası olarak hepinize öğreteceğim “oyun tarihinde devrim niteliği” taşıyan oyunları, kaçamazsınız bu gerçekten. Yıl 1983, şirket Williams Electronic Games, oyun Sinistar ve teknoloji hiç de iyi değil! O günler arcade salonlarının her yerde cirit attığı günler (oldukları yerde duruyorlar ya neyse işte!). Ve o yıl arcade salonlarına bir bomba düşer: SINISTAR. Millet bu oyunu oynamak için kaçak jeton bile bastırır, gece gündüz bu oyun oynanır. Nedir bu oyun? Basit bir shoot'em up, başka bir şey değil ama kazın ayağı öyle de değil. Sinistar birçok ilke imza atmıştır. İlk stereo ses sistemini kullanan, dijitize sesleri olan, özel olarak dizayn edilmiş optical joystick'le oynanan, level dizaynları ve her yaratığın farklı sesleri ve hareketlerini barındırdığı bir oyun. Bunlar zamanına göre ilk olduğundan dolayı ilgi çekmiş ve bugünkü oyunların gelişimine katkısı bulunmuştur. Bunları çalışın önümüzdeki ay sözlü yapacağım!
PM için söylenecek fazla bir şey de yok aslında. Eğer iyi bir 3D kartınız varsa ve hayvanın performansını ölçmek istiyorsanız bu oyunu alın, derim ben. Eğer ekran kartınızın RAM'i kaldırıyorsa (32 MB falan gibi) 1280 X 1024 çözünürlüğünde ve 32 bit renk derinliğinde oynayabiliyorsunuz oyunu. Bu da sizi maymun etmeye yeter de artar sanırım. Ha, bir de unutmadan söyleyeyim, eğer force feedback destekleyen joystick'iniz varsa oyun onu da destekliyor. Ne diyeyim ki başka sizlere hım grafikler harbiden güzel. Oyunu almasanız bile bir kere görün bir yerlerde. Sonra ses olayı da gerçekten kaliteli. Donanımınız iyi ise düşman gemileri odanızın içindeymiş gibi oluyor. Son olarak bu tarz oyunlardan hoşlanan herkese bu oyunu tavsiye bile edebilirim. Sağlıcakla kalın, kendinize iyi bakın. Soğuk su içmeyin ve bana mektup yazın. Bir dahaki ay görüşmek üzere, bye...
FİRMA: Gamefx TÜR: Action-Shoot'em up
Eskİ Klasiği bu şekilde — | P 233 64 MB Ram/ 34 lasikleri seçerken biraz — | Accelerator/ Win 95-08 olmal gerekiyor. Sonuçta Oyunun fazl la kuvvetle — Alma ar
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 33
panzer çarpıcı bir başlangıç yapabilmek isterdim; ama ne yazık ki kızlardan bu oyundan olduğundan daha çok çektiğim için, ve yalanı söylemeyi sevmeyen birisi olduğum için öyle güzel bir başlangıç yapamıyorum. Gitti yani yazı çok kötü daha baştan kaybettim. Bir dakika gidip biraz üzüleyim. İki gün sonra... Bu oyundan çektiğim kadar hiçbir oyundan çekmedim (arada yalan söylemeye alıştım da). Zamanında birincisini oynardık; ama aslına bakarsanız Amiga'da mı oynardık yoksa PC'de mi tam emin değilim. Pembe haplarımı unuttuğumdan değil. Sadece ben. ben... bilemiyorum. Sonra o amca beni yanına çağırdı ve.. ve... hayır. Üç-beş gün sonra... Yazıyı bir türlü yazamadım. Aradan geçen günler beynimde yeni kıvrımlara yol açtı mı bilemem; ama şimdi bir kere daha deneyeyim, Bu oyundan çektiğim kadar hiçbir oyundan çekmedim. Zamanında PC'de az oynamazdık ilkini. Belki bazılarınız karıştırıyor olabilir, ama ilki Amiga'daydı eminim. Bu nasıl bir hafıza. Her neyse. Panzer General ile pek fazla ilgilenmemiştim ilk başta, saçma gelmişti. Fakat günler ve günleri kovalayan aylar geçtiğinde, Panzer General 2 geldiğinde hayatımda belli başlı değişiklikler oldu. Bu değişiklikler ilişiktedir. İlişik: 1) Hayatımın her anında tırnaklarım uzun gezmeye başladım. Onları kesecek vaktim yoktu. 2) Hafta sonlarını sokakta geçirmeyi saçma bulmaya başladım. 3) Monitörün saatlerce bakılınca baş ağrısı yaptığını
B kalErdan bu oy ndan saugundán daha cok go huğim gin.
konusundalelleri gösterme konusunda ellerinden geleni yaptılar ve şimdi
Burçak CANER m bcaner©kamernet.com gok, sekdim.
* Yineher ınzer General 3D Assault geldi. Bu sefer ilk iki oyundaki kadar umutlu kere ilk iki oyun birbirine çok benzeyen, ve sadece teknolojinin avahtajlarırlı kullanarak yapılmış bir değişimin ürünüydüler. Oyunun matematiği ePeyi değişmişti ve yeterince güzelleşmişti. Peki yeni bir oyunda ne ki? Savaş aynı savaş. Alman olarak Amerika'yı almayı da tdıktan sonra beni heyecanlandıramaz herhalde bir kere daha ısıtılmış temcit Ayrıca oyunun 3D olması gibi bir dezavantajı var. Siz bu konuda ne *hiss&diyorsunuz bilemem; ama hiçbir strateji oyununda üçüncü boyutun bana bir şey kazandırdığını görmedim açıkçası. Hatta sırf 3D olduğu için oynamadığım oyunlar da mevcut. Mesela Warzone 2100. Bence bu gibi oyunlarda oyuncunun kendisini yalnız hissetmesi gibi bir sorun söz konusu. Ayrıca biliyorsunuz 3D yaratılmış her şey aslında cam gibidir, yepyenidir, ileri teknoloji ürünü gibidir. 8D'nin realizin adlı alt dalı bunlara yaşayan varlıklar hissini verir ki o da Çok zor bir iştir. Bunları bana öğreten Polat sağ olsun biraz bilirim. O yüzden 3D oyunlarda da yine bir yalnızlık hissi vardır. İşte bu ikisi birleşti mi her halde insanın içini sıkan bir oyun olur diye düşünerek, ve SSI'ın PG2 dışındaki oyunlardaki inanılamayacak başarısızlığını göz önüne alarak oyunu alırken biraz “hh...” yaptım. Fakat yine de Panzer General'ın adına, anısına ve ona verdiğim sözden dolayı oyunu oynayacağıma ve yazacağıma söz verdim. Sorunsuz bir installation'dan sonra biraz heyecan biraz korku ile (“ya köti nasıl da patlar bende...”) çift tıkladım ikona. “SSI... Strategic Simulations İnc. Ve başladı harika bir demo. Zaten Panzer General İl'nin de demoları çok güzeldi. Hep söylerim. Bence mühim olan bir demonun güzel gözükmesi, üzerinde çok para harcanması ya da sinemada oynasa gişe yapacak olması değildir. Önemli olan o demonun insana oyunu oynama isteği vermesi ve havaya sokmasıdır. Örneğin C&C'nin ve Red Alert'ün demoları bu kalitelere sahipken, Tiberian Sun'ın demoları görsel olarak şov içerseler bile oyunla ilgili bir “oynamalıyım, geçmeliyim....” isteği uyandırmıyorlar. Hatta uyandırdıkları hissi söyleyeyim, “bir cheat bulup demoları oyunu oynamak zorunda SS olmadan seyretsem...". Tabi böyle arayışlara BESA dirmiş olanlara da bir adres verelim,
, ve geçelim.
www avault.com, Her neyse. Dediğim gibi baştaki demoyu
3 O OYUNLAR