Son dakika

Bekleyişlere son ve derin bir bakış, birkaç detay vermek lazım!!

sayfalarında oyunun ne zaman çıkacağını ve hakkındaki birkaç ufacık haberi bekler olmuştuk. Haberler yavaş yavaş geldiler, heyecan gittikçe arttı ve sonunda oyunun resmi çıkış tarihi geldi çattı. Yakında, belki çok yakında, evinizde AoK oynuyor olabilirsiniz. Gelen haberler nelerdi, biz nelere çok heyecanlandık ve şimdi neler anlatıp sizi heyecanlandırabilir, onları konuşalım isterseniz. Öncelikle oyunu kimler oynayabilecek, kimler oynayamayacak onu belirleyelim de, kimse boşu boşuna heyecanlanmış olmasın. Önce sakız paralarından arttırdıkları ile birer bilgisayar alsınlar (ne gibi bir sakız ki bu?) Grafikler 3D kartı desteklemeyecekler. 200 MB'lik hard disk alanı ve en az 32 MB RAM'li bir P166 minimum ihtiyaçlar. Fakat son derece belli ki (bunu yapımcılar söylüyorlar), düzgün bir performans için P300 bir makine ve 64, hatta 128 MB RAM lazım. Eğer bilgisayarınız yakında teknoloji müzesine kaldırılacaksa ya da çoktan kaldırılmışsa, boyunuzdan büyük işlere kalkışmayın. Oyunu benim gibi NET kafelerde oynayın. Şimdi neden umutlanmanız gerektiği bölümüne gelelim. Öncelikle Ensemble Studios ekibi son derece yetenekli programcılardan oluşmuş. Özellikle grafik ekibinin başarısından söz ediliyor. Tabii orada değilim, bilemeyeceğim ama sanırım bunlar doğru. Oyunun yapımcıları arasında ta Civilization'ın programcılarından

Burçak Caner, arkadaşlarım başka arkadaşlarını beklemeye alışmışlarken, ben oyunları Bruce Shelley. Sırf bu isim bile çok büyük bir anlam ifade bekledim hep. Size saçma gelebilir bu, belki saçma geliyordur da, ama olsun, hayatım bu bekleyişlerle, gelen oyunlarla yoğuruldu, öyle büyüdüm ben. Bir yıl kadar önce bir gece Kamer'de Rauf-Emin takımına karşı Engin-Tayfun çetesinin verdikleri savaşı seyrettiğim zaman, multiplayer olması dışında çok da etkilememişti beni ekrandaki küçük işçiler, küçük binalar ve askerler. Oysa o gün birisi yakında için ruhumu satacağımı söyleseydi ona inanmazdım diye düşünüyorum. Sonra ne oldu biliyor musunuz? Bir akşamüstü CD'sinin elime değdiği ACE günlerimin geri kalanının denetleyicisi oldu. NET üzerinde sabahlara kadar oynanan oyunlar, unutulan arkadaşlar, ekilen dersler... Ben inanıyorum ki orada o oyunu oynayan insanlar sadece bir kazanma savaşı vermiyorlar. Kendi benliklerini de içine kattıkları bir dünya yaratıyorlar ve bu dünyada rollerini oynuyorlar. Her neyse, AoE zamanının çok büyük oyunlarından biri. Güzel ülkemizde çok da kaale alınmasa da bir milyondan fazla kopyası satılmış bir oyun. Özellikle multiplayer bölümleri büyük ilgi gören AoE, ve bir süre sonra gelen RoR, çok sayıda insanın paylaştığı bir oyun arenasının kurallarını oluşturur. Ensemble Studios, adının daha önce çok da duyulmadığı bir firma olarak kendisine düşenden çok daha fazlasını yaptı. Microsoft gibi bir pazarlama devinin de desteğini alınca, önlerini kimse alamadı desem yeridir. Oynayanlar ve sevenler için bir eksi yönü, bir “böyle olsaydı keşke"si yoktur diye düşünüyorum. İlk olarak Age of Kings'in çıkacağını duyduğum zaman RoR oynanan bir odadaydım. Oradaki bütün oyuncuların tepkileri “ne yenilik getirebilirler ki” olmuştu. Fakat Ensemble Studios bizi öylesine umutlandırdı ki, birkaç ay içinde web

EMPIRES

Yakında,

belki çok yakında, evinizde AoK oynuyor olabilirsiniz.

edecektir birçok okura diye düşünüyorum. Sanırım bu isimler ve çıkan haberler başkalarına da birçok şey ifade etmiş olacak ki, PC Accelerator dergisi geçtiğimiz Şubat ayında 1999'un en iyi oyunu seçmiş. AoK'ya bakıldığında göze çarpan ilk değişiklik zaman. İlk oyunda tarihin başlangıcına dayanan bir süreç içinde oynarken, AoK krallıkların egemen olduğu döneme denk geliyor. Barutlu silahlar, krallar ve kraliçeler oyunun çeşitli öğeleri. Hazır aklıma gelmişken söyleyeyim, piyasada kopyalanarak dolaşan AoK oyunun Alpha'sı, yani muhtemelen çıkacak oyuna göre son derece büyük farklar içerecek. Benim elime ulaşan bilgilere göre oyunda İngilizler, Franklar, Germenler, Vikingler gibi batı uygarlıklarının yanı sıra, Türkler, Japonlar, Moğollar gibi ırklar da mevcut. Her birinin kendine has bir ünitesi olan bu medeniyetler arasındaki farklar anladığım kadarı ile AoE'dekine göre çok daha farklı olacak. Yani demek istediğim, seçtiğiniz ırk oyunu çok büyük ölçüde etkileyecek diye düşünüyorum. Oyunun grafiklerinin çok güzel olduğu gün gibi ortada. Ancak 3D kart gerektirmiyor ve performans da oldukça iyi gibi. Aldığım bilgilere göre bu işlerden çok iyi anlayan bir grafik ekibi kurmuşlar. Ki çok fazla animasyon olmasına rağmen de performans çok iyiydi. Neden 3D bir oyun yapmadıkları sorulduğunda da verdikleri cevap son derece doyurucu. "2D'den daha iyi bir 3D yapacak duruma gelene kadar 3D çalışmayacağız”. Bence bu konuda son derece haklılar, çünkü hiçbir 3D oyun şu ana kadar real-time strateji alanında başarılı olamadı. Dark Reign 2'den umutluyum. Grafikler için yazdıkları optimizasyon yapan program da çok başarılıya benziyor. Belki Descent'ın oyun motorunun başarısını görebiliriz. Çözünürlük 800x600, 1024x768 ve 1280x1024 gibi geniş bir yelpaze içinden seçilecek. Bu ekip oyunun hazırlanışından kısa bir süre önce eski ofislerini bırakıp Dallas'ta yeni bir ofise geçmişler. Daha rahat çalışmak için seçtikleri bu yerde şu anda birçok eski fanatiği oyunun play-test bölümüne yardımcı oluyor. Yabancı dergilerin temsilcileri turnuvalar düzenliyorlar. Yaptıkları yorumlar oyunun iyi olacağı izlenimini doğrular nitelikte. Öncelikle yapay zekanın büyük başarısından söz ediliyor. Birçok firmanın ikinci oyunlarında yaptıkları gibi eski yapay zeka programını uyarlamak yerine yepyeni bir program yazmışlar. Çalışma prensibi üç oluşuyor. İlki bilgisayarın genel stratejisini belirliyor. İkincisi hangi askerin hangi askere nereden saldıracağına karar veriyor. Son motor ise bu işlemler sırasındaki hareketleri ve formasyonları denetliyor. Bu kadar iddialı bir sistem başarıya ulaşırsa bizim için sevindirici olacaktır diye düşünüyorum. Söylenene göre bilgisayar basit zorluk seviyelerinde aptallaşmak yerine rakibinin gelişmesine izin vererek ona kaybetse de oynama şansı veriyor. Yüksek zorluklarda ise erken saldırılar yer alıyor. Oynayanlar karşılarında bilgisayar mı insan mı olduğunu anlayamadıklarını belirtmişler. Yapay zekanın bu şekilde düzenlenmesi, yani bilgisayarın formasyon alarak hareket etmesi oyuna başka bir özellik getirmiş. Aynı yapay zeka ile sizin kendi askerlerinizin yürüyüşleri de düzenli gerçekleşebiliyor. Yapay zeka motorunu üç parçaya ayırmak bu işi kolaylaştırmış. Taunt'lar, yani oyunda mesaj bölümüne bir sayı yazıldığında söylenen sözler değiştirilmiş. Bu sefer multiplayer için daha uygun ve daha kritik önem taşıyan taunt'lar koyacaklarını umut ediyorum. Değişen yönlerden biri de yeni network kodlarının yazılmış olması. AoE'yi NET üzerinde oynayanların hatırlayacakları gibi 1v1 ve iyi bağlantılı bir oyunda bile, hatta network üzerinde bile lag olabiliyordu. Ancak programcılar bu sorunu aştıklarını ve yeni yazılmış bir sistem koduyla artık oyunda gecikmelerin minimumda olacağını belirtiyorlar. Bu işin Starcraft ile çok uzun süre önce başarılmış olduğunu göz önüne alırsak, saçma bir beklenti olmaz diye düşünüyorum. Evet bunlar oyunun programlama aşamasındaki değişiklikleri. Şimdi de biraz stratejik açıdan yaklaşalım. Öncelikle oyunun daha bir meydan savaşı havasında geçmesi için ellerinden geleni yapmışlar. Eskiden çok iyi bir oyuncu ile çok kötü bir oyuncu arasındaki bir oyun 20 dakika kadar sürerken, AoK'da bu sürenin ortalama bir saat olacağı söyleniyor. Tabii, her zamanki gibi, yaratanlar oynayanlardan geride kalacaklar diye düşünürsek, bulunabilecek saldırı metotları ile bu sürenin daha aşağıya çekileceğine inanıyorum. Oyunda kullanılmayacak ünite olmayacak diye iddia söz konusu. Bir kere ilk oyundakine göre piyadeler çok daha kuvvetli olacaklar. İkincisi her ünite upgrade edilebilir olacak. Yani belli bir çağdan sonra etkisini kaybetmeyecek. Bana sorarsanız her ırk her upgrade'i yapamadığına göre bu biraz hayal açıkçası. Her neyse. Eski oyunun fast civ'leri, bu oyunda raider civ diye geçen Viking, Mongol ve Celt ırkları olmuşlar. Çabuk saldırabilen ve savaş bonusları olan bu ırklar sanıyorum oyun iyice oturana kadar oynanan tek üç ırk olacaklar. Her ırkın Imperial Age'de yapabildiği kendisine özel bir ünitesi olacak. Örneğin İngilizlerin okçusu, Türklerin yeniçerisi oyunda yer alacak. Diğer örnekler Japon, Moğol atlı okçusu gibi sıralanabilir. Oyuna nasıl bir hava katacaklar onu bilemiyorum ama sanıyorum stratejik açıdan büyük önem taşıyacaklardır. Ayrıca yeni bir oyun türü, “regicide game” oyuna eklenmiş. Bu oyunda amaç rakibin kralını ya da kraliçesini öldürüp oyunu kazanmak. İlginç gözüküyor. Şimdi de size oyundaki Türklerden bahsetmek istiyorum, çünkü bunun ilgi çekeceğine inanıyorum. Türkler oyunda bizim bildiğimiz kavramlardan birazcık uzaklar. O değerler sanki Moğolların sırtına yüklenmiş. Barutlu silahlar ve topçulukta başarı gösteren Türk medeniyeti, eski oyunun Iron Civ'leri gibi geç gelişen bir ırk olmuş. Imperial Age'de çok büyük özellikleri olmasına rağmen, bu son çağa kadar sahip oldukları tek avantaj hızlı altın kazmaları. Ne alaka bilemiyorum, ama bu özellik ile Imperial Age'e çabuk ulaşabilmeleri tasarlanmış. Tarihi olarak bakarsak bildiğim kadarı ile Türklerde kuşatma topçuluğu pek yok. Ancak sahra topçuluğundan söz edilebilir. Tabii çok da bilmediğim için ısrar etmek istemiyorum. Oyun çıkmadan kısa bir süre önce elde edilen bilgilerden bazıları bunlar. Umarım beklerkenki heyecanımı siz de paylaşırsınız. İnanıyorum ki bu oyun gelince ben yine herkesi yeneceğim. Ya da bir daha düşünsem iyi olur bu konuyu...

ase of kineS