Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 89
Sevgilim Zeboş; Sana bir kaç soru soracam. Hatta sordum bile: 1- AOE oynuyorum ve yeniliyorum (patrona). Eskiden yenilmezdim. Acaba neden? 2- Gerisayımın sonunda ne olacak, kulağıma söyler misin? 3- River Raid oynarken 164. levelin ortalarında bir yerlerde benzin aldığım sırada yandan bir uçak beni vuruyor. Hiç bir şekilde Benzin almasam hiç olmuyor patlıyorum. Cevabı faxlar mısın? 4- Sigara sağlığa zararlı mıdır? 5- Geçen gün bir baseball oyunu aldım fakat hiç bir şey anlamadım. Bu oyunun kuralları hakkında 7 - 8 sayfalık kısa bir açıklama yapar mısın? 6- "Zabani'nin işini de geciktirdim" özlü sözü kime aittir, kısa bir açıklama yapar mısın? 7- Adam mısın? 8- Aklıma takılan iki özlü söz daha var. Birincisi "Yüz verdik deliye, geldi mıçtı halıya" diğeri ise "Kulağımın içinde tiz işçileri çalışıyor". Ne demek şimdi bunlar? > 9- Senin kitap kurdu olduğun hakkında bir info aldım. Bigamekibasuyake'yi duydun mu? Bu kitabın yazarı Hintli mi? Hintli ise neden, değilse neden? Neden yahu??? 10- Nasıl olacak bu işler? 11- Operation Wolf oynarken monitörüm patladı. Ocean firması böyle bir hatayı nasıl yapabilir?!? 12- Aklıma takılan bir soru daha var. Olay termos olayı. Şimdi bu termosun içine sıcak koyuyosun sıcak tutuyo, soğuk koyuyosun soğuk tutuyo. Hadi benim aklım var, sıcağı soğuğu ayırdedebiliyorum. Termos nasıl yapıyor bunu? 13- Kırk katır mı, kirk satir mi? 14- Orlon kazak sıcak suyla yıkanınca çeker mi? 15- 3DFX çıkar mı? Çıkarsa ne zaman çıkar? Çıkınca benim bilgisayarı... Neyse bu saçma olacak! Polat'ım ellerine sağlık, Overdose ilk sayısından beri süper... Fotokopi MegAmiga'dan Overdose'a. Nerdeeeeeeecen nereye! (eheheh). Severim seni bilirsin. Değerini bil bunun, layık olmaya çalış bu sevgiye. Öperim gözlerinden. Engin "böcek gibi ezerim" Abla
Polat: way sevgilim Engin Abla'da yazmış bana İlişkimizde ters giden birşeyler yok di mi? Hayır başka zaman sordurmuyorsun bari burda sorayım. Ya da boşver be Engin, iyice sıktı bu muhabbet di mi? Sen benim sevgilim değilsin. Hiç olmadın. Sen başkasınınsın |bak şimdi!!). Cevaplar lütfen: 1- Kurtlu Elmam Engin, Çünkü sen büyülü aşk perilerinin masalsı çağrılarına kulak verip gecenin rengi içinde çılgın ihtiraslarını doyuruyorken, patron aynı anda kafasını ile ilgili stratejilerle dolduruyordu. Şikayet etmeye hiç hakkın yok. İyi olmuş hatta! Hiyar seni. Şimdiye kadar hep seni korudum ama yetti artık. 2- Dişlek Deve'm Engin, biraz daha yaklaş!! 3- Hayvan evladım Engin, faxladım bile gelmedi mi? Toplam 164 sayfa... 4- Kanser hücre'm Engin, sayılı bakanlar kurulu kararınca: Sigara sağlığa zararlıdır. T.M" diye bir söylenti var ama ben inanmıyorum Hem iyi hatırlattın yakayım bir paket!! 5- Dikey Polarizasyonum Engin, elinde sopalar olan birkaç deli küçücük bir topun peşinde koşturuyor. 150 bin kişi de anırıyor. Başka birşey bilmene de gerek yok zaten. Beyzbol tarihçesi de benim burda yazdıklarımdan fazla değil. 6- Küçük kancığım Engin, şöyle söyliyim: eğer o açıklamayı yaparsam dergiyi bastıramassınız. İşin ilginci başka yerde de bastıramassınız, bunlar kanka çünkü, bir tür mafya veya it iti ısırmaz gibi birşey ya da... 7- Sümüklü mendilim Engin, Kadın 8- Kafana sıçtığımın Engin, birincisi şu demek: "deli deliyi dakka da, hoca hocayı tekkede bulur". İkincisi ise: "yüz verdik deliye geldi sıçtı halıya... ya da hoca ossurursa cemaat sıçar, sıvar". Umarım iyi açıklamışımdır (patron ağzımıza sıçacak!). 9- Çipten bacaklım Engin, asıl ismi senin dediğin gibi deil. Hintli ise hiç değil. Kendisi eski rusyalı ve ismi de "ivan divan". Yalnız bunlardan 300 kadar var piyasa da. Rusya dağılıp da serbest piyasaya geçince bunlar çoğaldı. Eskiden biliyorsun yasaktı. Bu ülkenin gomünüst evlatları yeni sisteme olan eleştirilerini aslında global bir perspektifden analiz edecek olursak.. ayyyy! Git hemen (ben de!) 10- Aptal evladım Engin, bak şimdi! soruya bak. Herkes sözleşmiş sanki bu soruyu sormak için. Olmayacak ulan, nah olur!! 11- Sex bombam Engin, güzelim sen okumadın mı komando el kitabını? Ne diyor? Bombalardan kaçın. Ne diyim ben şimdi sana. İyi olmuş. Bombayı atan askere bişey olmadı di mi? 12- O kadar akıl Termosta da var!! |ha unutmadan: Termos kafalım Engin) 13- Katır toynaklım Engin, Kırkbir kere masallah!! 14- Saçma sapan konuşma Engin, sana bir Cheats vereyim bu konuda: Kazağın arkasında ki etikete bak ve bu kıyağımı da unutma. | 15- Displacement Map'im Engin, diğerleri çok normal sanki... Ulan MegAmiga fotokopi değildi diyorum size. Ulan yıllar geçti üstünden en yakınımdakilere bile inandıramadım ya bunu! hata ben de galba. Evet ulan Fotokopiydi işte. Tüh reziller! Neyse ben de seni severim. Sende değerini bil. Az headbang, pogo yapıp yerlerde sürünmedik senle. O kiza yaptığını asla unutmayacağım. Bunca yıldan sonra bile seni kiınasam mı yoksa takdir mi etsem hala karar veremedim. Neyse... Ben de seni öperim |her anlam da!! giderayak söyleyelim cümlemizi di mi?|
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 88
Polat,
Fikir olarak kulağa hoş gelmişti oysa. Meğer ne zormuş sana mektup yazmak. Allahtan üç beş bardak kırmızı şarap içtim de havamı buldum; yine de, oturdum bilgisayarın başına bir mektup uğruna! Anlayacağın cümleler düşük diye ağlamak yok, suç kırmızı şarabın, ben kurtardım. Madem laf şaraptan açıldı sen kurda da et ver ve cevapla bakalım ahiret sorularımı: 1. Neden, nasıl içki? Yani ağzına sürmeyeni de var (misal!!) ama neden içince güzelleşiyoruz? Hayır ben güzelleşiyorum valla, seni sormalı? 2. Ya da başka türlü sorabilirim, sadece içki deme | bir h att ta, bağımlılığı? Neden tta (göre ir Mall * sie normal le Monoton a iy or? 3. Biraz daha kişiselleşe de bilirim aslında: Sen nerede buluyorsun heyecanı? Yoksa hayatındaki heyecan potansiyelini sıfıra indirmiş ve bunu da bir güzel sindirmişlerden misin? Ya da tüm "adrenalin" beklentin (ne yazık ki) hep yarınlarda mı? 4. Seni biraz tanıdığımdan, içki, adrenalin ve heyecan diyince dergiciliğe olan zaafın aklıma geldi! MegAmiga serüveninden | sonra Gameshow ve belki daha da devam edecek olan maceraların. Meg ve Gameshow senin için "şu anda"
nerede? Neler bıraktı? 5. Tabii ki konu döndü dolaştı, laf geldi, boğazıma takıldı: Overdose! Oldu mu sence? Ya da ne kadar oldu? 6. Bir şey söyliyeyim mi: Tüm bunlardan bir anda iğrendim. Bir anda önemliliklerinden bunaldım. İnsanın hayatındaki değer sıralamasının önemli olduğunu düşünüyorum. Nedir sendeki sıralama? Neye ne kadar önem veriyorsun? 7. Önem verdiğini düşündüklerine (kişi/olay) ne kadar açıksın ya da ne kadar zaman ayırabiliyorsun? Polat'ım, ne çok konuştuk değil mi bu ve benzerlerini! Ne kadar fırtınalar kopardık kendi kendimize kendi denizimizde! Ne kadar açılabiliyoruz denizlere merak ediyorum. Sırası geldi bitiriyorum. Biliyorsun cevap vermek zorunda değilsin.
Mert Topçu
Polat: zaten kırmızı şarap olsun olmasın senin sorduğun soruların meymenet seviyesinde bir değişme olmuyor ki Mertçiğim! İçmişsin yine şarabı, kusmuşsun. Sana kaç kere dedim içme şu zıkkımı diye, içki bütün kötülüklerin anasıdır diye (içki masasında hani, hatırlarsın, öhö). Bakıyorum da soru sormaya gelince seninkiler "ahiret soruları" oluyor. Sakın soru yoluyla kendini önemli gösterme çabaları olmasın bunlar? Hani "bak ben sordum mu böyle sorarım" cinsinden. Ha? Mert? Olm sızdın sen, Kalk! Cevapları oku it!! 1- "Neden, nasıl içki?" soruna verilecek cevap şu anda sayfa sayımızın istiap haddini dolduracağından bir çırpıda es geçiyorum. Diğeri ise sadece yanılgı. Güzelleştiğin filan yok, hatta çarpılıyorsun ve saçmalıyorsun (semantik anlamda, sen anlarsın). Geçenlerde hatırlarsın hani hayvan gibi içmiştikte "ben çok fenayım, kusucam oraya, buraya, öağğgk!!" demiştin. Nerde bunun güzelleşmesi. Ha nerde? Gel buraya! 2- Bak koçum sana daha önce yüz kere söyledim: bu kişilikle alakalı bir şey! Ne yapıp yapmadığına bağlı. Ayrıca monotonluk denilen şey hem biyolojik hem de ruhsal denge için bir tür koruyucu. Sonra normalin karşısına anormali, monotonluğun karşısına da heyecanı koyarsak eğer her şey çok daha fazla çetrefilleşiyor. Yani bu soru içinde yeterli istiap haddi yok. Neyse ki tümevarım yapmışsında herhangi bir şey kanıtlanamıyor (sen anlarsın!!). Yıkıl. 3- Soruyu sondan başa doğru cevaplıyorum: Yarınlardan beklenilen şey keşke adrenalin olsaydı! Yok arkadaş! yarınlar için bazen düş kurarım fakat ciddiye almam. Hem neden "ne yazık ki" diyorsun? Yoksa bugünlerde bulunamayan heyecanı yarınlarda aramak (ya da ümit etmek) gibi bir zorunluluk mu var? Heyecanı ise bulmuyorum. Çünkü hazır bir şekilde beni beklemiyor kendileri. Sadece yaratmaya çalışıyorum ki bunu da ne şekilde yaptığımı biliyorsun. Zaten birçoğu da amacına ulaşmamış mastürbasyondan kimlik kazanıyor (sen anlarsın!!)| Ay çok heyecanlandım!! Hadi içki içelim! 4- İkiside anılarımın en sağlam köşelerinde yarı hüzün, yarı neşe olarak tekrar tekrar hatırlanmak üzere saklandı. İkisi de beni (psikolojik lego olayı) ve ruhsal olarak besledi. Eğer çok yaşarsak ve birgün karşılaşıp GameShow'u konuşuyor olursak gözlerimde buğulu bir hüzünle karışık gurur ve neşenin parlaklığını göreceksin. Ben de aynı şeyleri sende görücem (tamam mı? Bak anlaştık ha!!). 5- Oldu tabii ki!! Yapmak istediğim şeyleri hiçbir engel ile karşılaşmadan (sağol Meg) yaptığım için, bana her anlamda güvenildiği için, yazılarından sayfa dizaynına kadar her şey güzel olduğu için ve buna destek olduğunuz için...ve sırası gelince "tamam dur artık" diyebildiği için.. Her şey oldu. Hiçbir şeyin eksikliğini duymadım Overdose konusunda (ulan bi de renkli olsaydı, öhö!!). 6- Hay senin ben. Sarhoş olunca böyle oluyor demek ki sorular. Dur ben de biraz demleneyim de öyle cevap vereyim ne dersin? Ama boşver ben kahve içerekte sarhoş olmasını öğrendim (semantik anlam iki, sen anlarsın, üç). Mert sıralama konusunda açıkça söyleyeceğim şeyler pek de "önemli" değil. Ya da en iyisi geçelim bu soruyu ha ne dersin? 7- Çok açık değilim açıkçası (öhö!!). Önceleri çok konuşur ve eleştirirdim. Cümlelerin tuzak olduğunu esas sırrın kelimelerde ve içerdiği anlamlarda olduğunu düşünürdüm. Bu formüle dayanarak konuşmada geçen her kelimeyi irdelemeye çalışırdım (iyi veya kötü, doğru veya yanlış, güzel veya çirkin vb. vb.) Şimdi çoğunlukla umurumda değil. Mecbur olmadıkça yapmıyorum. Ve işin ilginci mecbur da kalmıyorum. Sorunun cevabının da bu olup olmadığını bilmiyorum; tartışılır tabii (tek başına tartışırsan sevinirim). Severim seni kerata oldum dal!l!). Sorma çok konuştuk bunları (içki masasında). Çok fırtınalar kopardık kendi denizimizde. Bazen birbirimizi boğduk, sonra kurtardık. Çok açıldık bilmeden. Ama tüm bunlara rağmen bir türlü doğru düzgün yüzmesini öğrenemedik (kendi denizimizde bile). Neyse yarın içiyor muyuz? Biliyorsun içmek zorunda değilsin!!