CONFLICT: FREESPACE

Zamanında klastrofobik kabuslarımızın arkaplan grafiklerine kaynaklık etmiş, eski bir oyunun dönüşünü bildirmek isterim, Descent. Ama programcılar da daralmış olmalı karanlık ve kapalı mekanlarda dolaşmaktan. Çünkü bu sefer uzaya açılmışlar. Tabii abi, kimse öyle eski Descent'in hayalini kurmasın, onun zamanı geçti artık. Bin tane o türden oyun çıktı. Adamlar da naapsınlar, Wing Commander Prophecy'yle aynı türde yeni bir oyun yapıp, Descent gibi ünlü bir ismi oyunun ismine ekleyivermişler. Aslında oyunun Prophecy'yle benzerliği sadece grafiklerde değil. Evet, evet konuda acayip ucuz bir şekilde Prophecy'den çalınmış. İnsanoğlu ile başka bir ırk kıyasıya bir savaş halindeyken ortaya üçüncü bir ırk (ŞAT) çıkar. Bu ırkın gemilerine silah para etmez, füze kitlenmez, öyle de lanettirler yani. “Hadi bakalım, yeni ırkın gemilerini incele, örnek gemi yakala, teknolojilerini öğren.” Nasılsa ana gemidekilerin keyfi yerinde, adam oturuyor koltuğa "Bak Hüseyin, bu yeni gemilere silah para etmiyor, füze kitlenmiyor. Sen şimdi akıllı adamsın gider yakalarsın onlardan birkaç tane, biz de olayını çözeriz.". Abi, iyi de ben nasıl yakalayayım onları, kafakol mu yapacaz koca uzay gemisine. Ama emir demiri kesermiş. Nitekim kesti de, gidip yakaladım birkaç tane, öyle oldu. Oyun WC Prophecy'deki -Kehaneti" diye çevirenler hemen camdan aşağı atsın kendini) gibi bir senaryo üzerine oturtulmuş, görevler serisi ve bol görev arası animasyonları içeriyor. Bu kadar laf ettim ama bakmayın, bilenler bilir ben senaryolu görevlere her zaman bayılmışımdır. Velhasıl bu oyuna da bayıldım. Ama siz bayılmayabilirsiniz ki, o konuda da ben mesul olmam, olamam.

ARIEB a ÜNV kasrurın VT iss

Hafiften oyunumuza geçelim. Bakarsınız sığmayabilir, çok fazla anlatacak şey var. Oyunun başındaki demoyu seyrederken, oradaki muhabereci kadına acayip kıl oluyoruz. Adam ölecek burnundan soluyor, kadının hiç umurunda değil. Oyunu almayanlar çatlasın meraktan, anlatmıyorum. İlk önce Choose Pilot bölümüne geliyoruz. Buradan yeni bir pilot yaratmak (create), kopyalamak (clone), silmek (remove) gibi işlemleri yapabiliyoruz. Yapalım keyfimize göre bir tane. Accept seçeneği ile oyunun ana menüsüne geliyoruz. Menümüz bir hangar görünümünde. Tam karşımızda Ready Room var. Buradan Campaign'imize başlamak veya yarım kalmış bir tanesine devam etmek mümkün. Hemen üst katta Campaigns diye bir kapı mevcut, buradan eğer varsa campaign'lerden birisini seçebiliyorsunuz. Ben sadece bir tane gördüm, demek ki mission CD'si falan da çıkacak bu oyunun. Hemen onun üstündeki katta ise Barracks, yani oyundaki anlamı ile pilotumuza bir bakalım ne haltlar yemiş, beğenmezsek silelim, hatta başka bir tane yapalım olayı. Sağ aşağıda ki bilgisayar konsolu ise klasik Options bölümüne gider. Buradan joystick ayarlarından, grafik detaylarına kadar pek çok ayrıntıyı değiştirmek mümkün. Sağ üst köşedeki Tech Room'dan oyundaki her aracın ve silahın özelliklerini öğrenmek mümkün. Bilmiyorum işinize yarar mı yaramaz mı? Yeni oyuna başlamak için Ready Room'dan olayımıza giriyoruz. Campaign'e birkaç adet training görevi ile başlıyoruz. Ayrıca eğitim için bir bölüm yok oyunda. Ayrıca bu eğitim görevlerinden böyle kolay kurtulabileceğinizi sanmayın. Oyunun ilerleyen bölümlerinde yeni çıkan teknolojiler için eğitim görevleri almaya devam edeceksiniz. Es geçmeyin derim, oynayın bunları yani. Başarıyla bitirdiğiniz eğitimlerden görev brövesi alıyorsunuz.

HULL INTEGRITY 295

FREESPACE

Görev öncesi brifing ekranında sesli ve yazılı olarak ne yapmamız gerektiği anlatılmakta. Ayrıca ecüş bücüş datapad olayıyla da görüntüsel destek de sunulmuş. Kendimi uyduruk ürün pazarlayan satış elemanı hissettim bir an ama çabuk geçti. Hayır bu görevi istemiyorum gibi bir seçenek yok. Ya kabul edeceğiz ya da Esc tuşuyla oyundan çıkacağız. Kabul edelim, ettik. İşte oyuna girdik. Klavye örtüsünü şimşek hızıyla bir geçelim. Okuyucu ne olduğunu bile anlamasın. Yazı boşa gitsin. (A) İleri ivmelenme, (Z) geri ivmelenme, nümerik klavyedeki yön tuşları gemiyi yönlendirmek için, (Backspace) hız sıfırlama, (,) maximum hız, (Tab) afterburner uçuş kontrollerimiz arasında. Hedef kontrollerinden önemli olanlarını ise; (T) bir sonraki hedef, (H) en yakındaki düşman hedefi, (Alt+H) otomatik hedeflemeyi açma, (F) bir sonraki dost hedef, (S) hedefin değişik bölümlerine kilitlenme (motor, silahlar, vs) oluşturuyor. Silah ateşleme ve seçme kontrollerimiz; (Sol-Ctrl) birincil silahı ateşlemek, (Space) ikincil silahı ateşlemek, (Ö, Ç) birincil silahı değiştirmek, (X) ise gelen füzelere karşı decoy fırlatmak için. Bütün bunların dışında uzaylıları kolaylaştıracak birkaç yararlı tuş daha var. En önemlileri ise (M) hedefteki gemiyle aynı hızda gitme (dogfight'larda gemi kovalamak için birebir), (nümerik klavyeden * ve .) dışarıdan görünüş, (Insert/Delete) silah enerjisini azaltıp çoğaltma, (Home/End) kalkanın enerjisini ayarlama,

(PageUp/PageDown) motor gücünü ayarlama, (Yön tuşları) kalkan enerjisini belli bir yöne yoğunlaştırma, (A) kalkan enerjisini tekrar eşit olarak dağıtma için kullanılanlar. Böyle cümle uzun olunca sonu da kel alaka oluyor tabii. Ama af buyurun klavye örtüsü yazmaktan nefret ediyorum. Ama bir türlü de yakayı kurtaramıyorum çünkü şöyle de bir tuşumuz var (C). Bu tuş yardımıyla kanat adamlarımıza emirler göndermek, destek istemek ve bilimum interaktif olaya girmek mümkün. C tuşuna basınca sağ üst köşede bir menü beliriyor. Buradan yanındaki sayılara basarak gerekli emir veya alt menülere girmemiz mümkün. Kısaca; 1. Ships emrimiz altındaki gemilerden birine, 2. Wings emrimiz altındaki uçuş gruplarından birine, 3. All fighters, bütün uçuş grubuna emir vermek için kullanılıyor. 4. Reinforcement, eğer varsa yedek birliği çağırmak için. 5. Rearm/Repair subsys ise silahımız bittiğinde başvuracağımız destek gemisi çağırma komutu. 6. Abort Rearm, destek gemisi isteme komutunu iptal etmek için kullanılabilir. Bütün bunların yanında ilk 3 seçenekten biri seçilip, ilgili gemi veya uçuş grubunu seçtikten sonra karşılaşabileceğimiz alt menüde ise şunlar mevcut; 1. Hedefime saldır 2. Hedefimi hareketsiz hale getir 3. Hedefimin silahlarını yok et

FRİ ALİ NE

AFFIRMATIVE SIR, DİBARMI

Dt R

4. Hedefimin bütün subsystem'lerini yok et 5. Hedefimi koru 6. Hedefime saldırma 7. Kanatlarımda toplan 8. Beni koru 9. Düşmana saldır 0. Savaş alanını terk et. Aman diyeyim bu wingmen komutlarını iyi belleyin. Çünkü bu oyun tek başınıza uçup bitirebileceğiniz oyunlardan değil. Bir uçuş grubuna bir gemiyi durdurmasını söyleyip siz fighter'larla uğraşmak durumunda kalabilirsiniz. Eğer bu komutları yeterince verimli kullanamazsanız, oyunda çok

NE YOUR TARMET.

NOW, (2) YO BEND YOUR TO A WİNG RATHER THAN JUST A EKİP, THEN THE (3) KEY TO EKDOSE EPSİLON WNO. BY EPSİLON WİNG, YOU ARK YOUR ÖRDERE TO THAT ONLY. FİNALLY THE (3) KEY TO 'DİBARM

HTER İRCEMENTE

Çok zorlanacaksınız. Oyun tamamen buna göre ayarlanmış. Uçuş ekranımıza gelince, en üstte en gelen mesajlar, onun hemen sol altında mesajları gönderen şahısların video görüntüleri, hemen altında yapılacak işler listesi, onun da altında silahları üzerine

Cancan

kilitlediğimiz zavallının gemisinin tipi, bize olan uzaklığı ve kamera görüntüsü yer alıyor. Hemen sağına bakıyoruz hedef geminin kalkanlarının durumunu öğrenmek için, ortada radarımız (kırmızı düşman, yeşil dost), radarın sağından ise kendi gemimizin kalkan durumunu öğrenmek mümkün. Ekranın sağ tarafında ise bize ait bilgiler var yukarıdan aşağıya uçuş gruplarını simgeleyen şekiller (yeşil daire iyi durumda, kırmızı saldırıya uğramış, içi boş kırmızı daire ise ruhuna fatiha anlamına geliyor), aşağıya doğru silahlar, vurulan gemi sayısı vs. mevcut. Descent: Freespace, Wing Commander Prophecy'i beğenmiş olanlara çekinmeden önerebileceğim bir oyun. Video'larda aktörler kullanılmamış ama bu o kadar da kötü bir şey değil. Oyunla ilgili başka söyleyecek bir şeyim yok. Bildiğiniz üzere vedalaşma vaktidir artık. Güzel dergimiz GameShow bu ay son kez basıldı ve ben de son kez yazımı yazdım. Biraz geciktirdim her zamanki gibi, bilirim ki MEG'le yakın akraba olmuşuzdur şu an. Varsın olsun. Nedense bu son kelimeleri yazarken zorlanıyorum, şöyle baba bir şeyler yazayım diyorum ama olmuyor. Demek ki ilham denen şey buymuş gelmeyince olmuyor. Bari son dileklerimi (bak bak bir tane de değil, kafadan çoğul giriyorum... dilekler...) söyleyeyim.

1. Altı bir karış yüksek tabanlı spor ayakkabı giyenlerin (hani ayağını tenekeye sokup çimento dökmüş de, her an Sarayburnu'ndan intihar edecekmiş gibi etrafta dolaşanlar var ya) adreslerini istiyorum. Kıl oluyorum ben o ayakkabılara. 2. Bana radyoda çalan göbek havasına bütün parça boyunca ağzıyla "çık çıkı çık çıkı" şeklinde mix yapmaya çalışan ve bunu çok iyi becerdiğini sanan gij'i getirin. Adresini de istiyorum. 3. Bana benim adresimi getirin, geçen gün takside giderken yol kenarında çöpten çıkardığı profiterol'ü yiyen adamı gördüğümde, evden çıkmadan önce çöpe attığım ekmek geldi aklıma. Taksi üzerime çöktü, kapıyı açıp kaçmak istedim. Ben de yaramaz adamım, benim de adresimi getirin bana. 4. Hepinizin adresini istiyorum. Bundan sonra; "bu ay acaba CD'li dergi mi alsam yoksa GameShow mu?" şeklinde bir ikileme düşmeyeceksiniz artık. Gönlünüz rahat olsun. Ama gece yatarken pencerenizi kapatmayı unutmayın derim yine de ben. Neyse geldim en sonunda GameShow'daki son yazımın sonuna. Belki bir şeyin sonu ama her şeyin değil. Her şey GameShow'la başlamadı ve her şey GameShow'la bitmeyecek. Ama şuna inanın ki, bazı şeyler GameShow'la başladı ve o şeyler GameShow'la beraber bitecek. Tabii ki GameShow ailesi içindeki

FİRMA TAL INTERPLAY ARCADE Pentium 133

32 MB RAM 210 MB HARDDISK 90-87 tam bir ailedir) dostluk ortamı dışında. Buradan bütün yazar kadrosunu ve Kamer emektarlarını sevgiyle kucaklıyorum. Tüm dileğim mutlu ve uzun bir yaşamdır hepinize. Sağlıcakla kalın. El-Hüseyin “Adresini istiyorum"