Gameshow sayı 40, sayfa 48

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 48

GAME-SHOW PC'ler için bir oyun açıklayıcısıdır. Amacımız sizlere en son ve en yeni oyunları tanıtmak, bunların yanında oyunlar hakkında cheat'ler yani kopyalar vermek, zor oyunların çözümlerini yayınlamaktır. Bunlarla da yetinmeyip sizlerin tepkilerine göre şu anda düşünmediğimiz birçok fikre de açık olacağız. Bu ilk sayıyı (yada yazımı!) yeni bir arkadaşlığın başlangıcı olarak görerek, hepinize zevkli oyunlar diliyorum. GAME-SHOW ...(pc'ler için... Mart...#1.. »30.000TL)" işte ilk çıkan Game-Show'un giriş yazısı böyleydi. Komik ama gerçek. Şimdi soruyorsunuzdur belki kendi kendinize, "Bu çocuk neden böyle bir giriş yaptı?" dediniz. Fena mı oldu? Ben giriş yaptım, siz de GameShow'un tarihi hakkında bilgi edinmiş oldunuz, eskiler de geçmiş yılları hatırladılar, kiminiz yakın zaman önce ayrılanları düşünüp "hadi len!" dediniz, bense farz edin hiç cevap vermedim size... OYUN Oyun? Ne oyunu? Hmm şu bana kaçak devredilen oyun! Yavaş yavaş, aceleye gerek yok da bakalım neyin nesiymiş, stratejidir, güzeldir diye aldık ama, bakacağız artık. Oyunun ismi sanki bize ne tür bir strateji olduğunu söylüyor gibi

(biliyorsunuz ki artık action/stratejiler bile çıkıyor, belli mi olur yakında belki adventure/strateji falan da çıkar başımıza). Neyse başladık yüklemeye, ee yapan firma Ocean ve Microids... Eskilerden anlayacağınız. Daha "dur bi bakalım" diyemeden yükleyip bitirdi. Haliyle merak bu, içerde durduğu gibi durmaz, gittik baktık kaç Mb. kaplıyor diye (bende toplam 46Mb., savelerin tümü). Gördük ki harddisk'imize uygun, başladık oynamaya... Her şeyden ÖNCE! Oyuna başlamadan önce değinmek istediğim bazı bölümler var. Mesela oyunun konusu bi garip geldi bana, aynen Deep-Impact'teki (geyik film) gibi gezegenimize meteor düşer. Dünya yok olma safhasına gelir (nedense bu çarpan meteorlar sevgili Dünyamızı 1 derece bile yörüngesinden oynatamaz!!!!!) ama yok olmaz. Onun yerine tüm ırklar dağılır ve ortaya 4 boy (clan) çıkar. Mavi (işte biziz!), kırmızı (dostlarımdır!), yeşil (ikinci dereceden dostlarım) ve sarı (pis ırk, her bölümde "gel len barışak?" diyom hep geri çeviriyo, kendi bilir!) var. Bir de hepsinden gizli The Shadow Creatures diye bir ırk var (siyah). İsminin abesliği ve arkadan saldırması dışında bizden hiçbir farkı yok. Anlatıyorum bi susun! İşte oyunumuzu yükledik, oyuna da girdik, emboss'lanmış bir cd yüklemeye başladı falan fiskos. Evet, sonunda ana menümüze ulaşabildik. Tanrım! O ne açıklayıcı menü (bu arada söyleyeyim, bu yazıya mahkumsunuz, çünkü oyun içinde tek bir help dosyası bile yok!). Single Player seçeneği ile tek kişilik bir senaryoyu oynamaya başlarsınız (tabi hemen değil, önce "new game" veya "load game" seçeneklerinden birini seçtikten sonra). Sanıyorum ki 20 veya daha üzeri bölüm var senaryoda. Hemen "Vaay Starcraft'da bile 10 tane var bunda nasıl oluyor bu kadar çok bölüm?" diye sormayın, oluyor çünkü bunda clan (yani ırk) seçme imkanınız yok! Tüm ırklar aynı (üzülmeyin dandik oyun aldım diye, açıklayacağım onu, hepsinin arasında elbette ki farklar olacak, sabır)! Ben 19'a kadar geldim, oradan sonra cd maalesef çalışmıyor, bir yere kadar gelip biraz yükler gibi yapıp oyundan çıkıyor! O nedenle sanıyorum 20 veya daha fazla var sonraki seçenek Multiplayer. Adından da anlaşılacağı gibi pişti diil! Telefon faturasına yazık, onun yerine sisi'yi arayın daha iyi! Intro başta ki muhteşem ötesi korkunç güzellikteki (hadi ordan) demoyu yüzüncü kez izlemek için. Quit 8 bilmiyorum, bilemiyorum, hiç basmadım! Ordos, protoss, Gdi, evolved, terran, harran nası yad? Maalesef, hiç biri! Çünkü Rising Lands'de ırkların hepsi aynı, fakat arada sizin seçebileceğiniz, kendi güç özelliklerinizi yönlendireceğiniz bi sistem var: 4 temel bölüm var; Agriculture&Ecology (tarım ve ekolojik), Military (ordu), Civil Engineering (mühendislik) ve Religion&Magic (din ve büyükkafirleerr!)). Bu dört dalın da bir grafik tablosu var, her yeni buluşumuzda bir kare yükseliyor. Her bölümün başında bu dört daldan birini seçiyoruz (din ve büyü 4.bölümden sonra gelecek). Mesela ben mühendislik dalını seçtim, şimdi mühendislik bölümlerinde buluş yapabilirim (buluş yapmak için

Laboratory kurmak gerekiyor, kurduktan sonra kendi kendine buluşları yapmaya başlıyor (her bölümde en çok iki buluş yapabilirsiniz!)). Kurdum bir laboratory, soktum içeri iki tane zenci (kim mi bunlar? Açıklayacağız canıım!) başladılar çalışmaya, belli bi müddet sonra bana dediler ki "Hoca yaw bak şimdi, you can now build a Wall". Peki aferim, gene başladılar çalışmaya, gene bir zaman sonra (ki bu zaman "esc" ile oyundan menüye çıkılıp mission obj. bölümüne gelindiğinde sağ üstte yüzde (26) olarak gösteriliyor) bu sefer de dediler ki "yaw abi biz kazayla Builders learn how to construct buildings 1.5 times faster sağladık" dediler. Bu buluşların sıra listesini açıklama içinde göreceksiniz. Sistem Oyunun oynanış stili farklı, yani diğer Red Alert gibin'ler gibi değil ama kısaca size şöyle bir benzetme yapayım. Sankim Age of Empires ile Settlers'ı bir güzel çarpmışlar, sonrada Warcraft'a bölmüşler. Onun gibi bir şey işte. Gerisini hayal gücünüze bırakıyorum. Kullanıcı arabirimi bence pek güzel değil, hatta hiç değil. Oyun içinde üretimi ve gelişiminize yardımcı olacak üç kaynak var: Food (yiyecek, mama), Block stones (kaya, daş) ve Scrap Metal (eski medeniyet yıkıldı ya, eskiden kalan metal hurdalar!). Tarlalardan meyve toplamak için kullandığınız Farmer'lara "Al şu meyveyi, şu Storehouse binasına bırak ki, öbür arkadaşın da oradan alıp culture binasına götürsün ve bizde zenci üretebilelim!" demek için önce farmer'a sol tıklayıp, ctrl tuşuna basılı tutarken, önce kaynak (meyve tarlası) sonrada hedef (yer yada store house yada culture) göstermek gibi gereksiz bir işlem var. Açıkçası sadece 2 tıklamayla da olabilirmiş. Başka bir örnek ise uçan birlikler için, cephaneleri bittikten sonra mal mal beklemeleri. Yani oyun içinde bilimum gereksiz veya eksik şeyler görmek mümkün. Fakat bunun yanında orijinal fikirlerde yok değil! Daha önce hiç bir oyunda görmediğim ordunun acıkması (seçili adamın enerji çizgisinin yanındaki yuvarlak daire, dairedeki dolu bölmeler bitince adam otomatik olarak meyve yemeğe gider (yedikten sonra bide ağızlarını şapırdatıyorlar komik oluyor)), acıktığında eğer yiyecek bulamazsa "Abijim Won't you feed me?" yada "Patron yaa, demeleri hoş. Eğer beslemezsek ne mi olur? Yavaş yavaş enerjileri azalır azalır, ölene dek! İkinci hoşuma giden nokta ise dağılan araçlardan arta kalan hurda metallerin tekrar toplanabilmesi (engineer bunları toplar ve Storehouse götürür). Oynuyoruz (örnek bölüm!) Oynamaya başladık. Elimizde bir Sanctuary (ana binamız), bir Farmer (kısaca amele, meyve toplar, yere yada Storehouse'a bırakır), bir Kılıçlı Eleman (ordunun ilk göz ağrısı), bölümlerde başka şeyler sizin hangi buluşlara (military) ağırlık vereceğinize bağlı. Archer: Aynı zamanda thief (there is no honor among thieves) military dalındaki buluşlar (invention) epey bi ilerlemiş iken üretebiliyoruz. Düşman binalarına girip, metal, food, stone ya da teknoloji sızdırabiliyoruz kendimize. Scorcher: Basbayağı flamethrower ya! Elindeki alev çubuğuyla etrafına ölüm saçıyor adeta (bu ikinci military buluşunda çıkar mesela)! Engineer: Scrap'lanmış metalleri toplar (hani dişli çark şeklinde etrafta var ya). Builder: Hem binaları yapar, hem de etraftaki madenlerden elmas yerine taş toprak getirir ve Storehouse'a bırakır (Bu getir götürlerin hepsi ctrl tuşu ile). Bir de zenci var: Şimdi kim bu zenci'ler? Aslında gerçek adları "settlers"dır, fakat tek görevleri yapılan binalara yerleşmek (bir bina yapımı bittiğinde siyah beyazdır, içine settler'lardan biri gelene dek (bu bir düşman settler'ı da olabilir!)). Settler'lar oyun başında ana binada mevcuttur, siz builder ile önce binayı zor güç yaparsınız, ardından bina bittiğinde elinizde fazladan settler'lardan birini bu binaya götürürsünüz, binaya şenlik gelir! Fakat işin acı tarafı bu settler'lar biraz zahmetli üretiliyorlar, diğer askerler gibi Barracks'dan yada işçi, amele tayfası gibi Sanctuary'den üretilmiyorlar. Settler'ları üretebilmek için culture binasından yapmanız lazım, aynen tarladan toplar Storagehouse'a bırakır gibin Storagehouse'dan veya tarladan direkt olarak culture'ye taşıtın food'ları, içerde her 5 food'da bir adet zenci üreyecektir (nasıl oluyor demeyin). Culture'ın kapasitesi 5 kişilik, 5 kişiden sonra içerde üretilen settler'ları binanın dışına serpiştirir. Oyunun başında bir yada iki settler var, bu diğer binaları, en azında settler üretecek binaları yapıp içine koymam için yeterli değil? O zaman siz de elinizde ki binaların birinden (bkz. Sanctuary her bölümde ilk olarak verilir) istediğiniz sayıda settler çıkarırsınız (istediğiniz kadar yani içeride olanın istediğiniz kadarı!). Bunun için binaya hızlıca çift tıklayın. Aynı şey culture'daki settler'lar, hatta tüm binalar için geçerlidir! Son olarak diğer boylarla (clan) barış yapmanın nasıl olduğundan bahsetmek istiyorum. Eh, dünya yıkım safhasına gelmiş, her şey yerlebir olmuş, günümüzün teknolojisi ortaçağ teknolojisi ile karışmış (alev makinası, lazer ve ok, kılıç) daha yeni yeni silkiniyorsunuz meteor felaketinden, dosta ihtiyacınız olacaktır elbet. Üretim ve gelişim sisteminizi kurduktan sonra 2. Bölümde çıkan Market ile bir tane Messenger (elçi gibin) üretip düşman sınırlarına girin, size ateş etmeyeceklerdir (en azından messenger'e). Düşmanın Sanctuary'sine yollayın adamınızı, barış yapıp yapamadığınız aşağıda yazılı olarak çıkar. Benden söylemesi 3 düşmandan 2'si ile barışık oldunuz mu son ırk (sarılar yani) vız gelir! Kaptanın bölüm defterinden: Bu bölgeyi tanımıyorum. En iyisi şimdilik 50 food 50 stone toplayıp susmak!

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.