Gameshow sayı 40, sayfa 16

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 16

Selam arkadaşlar. Ben ne yazar ne yazamaz, GameShow'un kıytırık yazarı Can Kantarcı, memnun oldum. Böyle bir giriş yapma gereği duydum çünkü şu an önünüzde durmakta olan oyun yine bir real time strateji. Yani benim kafamın basmayacağı türden bir oyun. O yüzden yazıyı okurken benim kabiliyetsizliğimi göz önünde bulundurarak okumanızı diliyorum sizlerden ve eleştirilerinizi ona göre yapmanızı rica ediyorum sayın okurlar. Daha fazla kafanızı şişirmeden açıklama kısmına doğru bir geçiş yapalım bence. Ne de olsa asıl görevimiz bu :). Yıllardır oyun piyasasında yaygın olan bir yöntemdir, normalden biraz fazla hasılat yapan herhangi bir filmi oyuna uyarlamak. Bunun son örneklerinden biri de şu an görüldüğü gibi WarGames. Filmin şu ünlü cümlesini hepiniz hatırlarsınız sanırım: "Shall we play a game?". Oyun filmden 20 yıl sonrasında geçiyor. Filmde ünlü kahramanımız David Lightman (kalburüstü bir hacker) "yanlışlıkla" Amerika'nın nükleer silahlarını kontrol eden WOPR adındaki askeri bir bilgisayarı hack ediyor ve nükleer bir savaş çıkarmasına ramak kala durduruluyor (du sanırım). Oyunun senaryosunda David, NORAD (the North American Aerospace Defense center) tarafından işe alınmıştır (eğer onu yenemiyorsan, sana katılmasını sağla taktiği) ve WOPR bilgisayarı üzerinde savaş simülasyonları hazırlamaktadır. Yarattığı simülasyonları test etmek için Protovision'ın (NORAD'in en gizli operasyonlarını deneyen bir "oyun" şirketi) web sitesine postalar. Bu kısımda işin içine biz giriyoruz. Buradaki rolümüz kendi halinde Protovision'ın son oyununa bakmak için web sitesine giren ve yeni bir savaş oyununa göz atan bir insan olarak başlamakla birlikte birden bire ne olduğumuzu anlamadan kendimizi WOPR'la 80 sözde simüle edilmiş görevleri oynamaya zorlanıyoruz. Aslında bir yandan böyle düşünürken, bir yandan da kaybetmek gibi bir riski de asla göze alamıyorsunuz. Çünkü WOPR kazandığında; bilgisayar mantığıyla, planlarının kanıtlanmış ve düşman karşısında sonuç verdiğini düşünerekten gerçekten savaşa gitmeye karar verme gibi bir ihtimali var. Ee! Koca süper bilgisayar bu kolay değil. Oyunun konusu genel olarak böyle ve bana oldukça değişik, aynı zamanda da diğer oyunlardan daha iyi gibi geldi. Bugünlerde iyi

Ses ve müziklere gelince: Oyunun müzikleri çok iyi olmasa bile vasatın üstünde. Dinlenilmeyecek gibi değil. Demek istediğim eğer kendinizi kaptırırsanız sizi bayağı bir atmosfere sokuyor. Ama StarCraft'ın müzikalitesine de (of bea of kelimeye bak) asla yaklaşamaz. Sesler içinse şunu söylemeden geçemeyeceğim. Askerlerin sesleri falan acayip derecede Red Alert ve Command & Conquer'inkilerle benzerlik gösteriyor. Hatta benzemekle kalmayıp aynı diyeceğim oha diyeceksiniz. O yüzden biraz benziyor sadece diyelim ve geçelim (aaaaaaaaah ahh). Şimdi gelelim WarGames'in yine diğer real time stratejilerden farklılıklarına... Bir kere oyunda resource management (kaynak yönetimi) oldukça (aslında bayağı bir oldukça) kısıtlandırılmış ve sınırlandırılmış durumda. Kaynak olarak tek kafa patlatmanız gereken paranız. Paranın da büyük bir kısmı oyun başında size veriliyor ve geri kalan kısmını da daha sonra bahsedeceğim computer center'lardan hacker (hacker gördüm ehehe)'larınız yoluyla elde edebiliyorsunuz. Yani demek istiyorum ki oyunun büyük kısmında, aslında sadece savaş unsuru önemli. Bu da aklınızın iyi bir köşesinde yer etsin, gelecek ay kontrol edeceğim unutmayın aman diyeyim ;). Oyunun bina yapım kısmı WarCraft ve Red Alert'in karışımında bana göre. Belirli bir merkeziniz yok, structure'larınızı yaptığınız ve elinizde her zaman her yere istediğinizi (tabi o an yapabileceğiniz) dikebilmenizi sağlayan ve Cloning Facility'lerinizden istediğiniz kadar (tabi paranız el verdiğince yine) üretebileceğiniz Constructor'larınız var. Ayrıca WarGames'i diğerlerinden ayıran yine önemli bir unsur ise mission'ı elinizdeki son unit'e kadar kaybetmedikçe kaybetmiş sayılmıyorsunuz. Bu -mesela- Red Alert'te falan böyle değildi. Bazı spesifik binaları kaybettiğinizde tak "mission failed" yazısını görüyordunuz. Bunda ise kanınızın son damlasına kadar savaşabilir, hatta ve hatta sırf zaman kazanmak için bina yapabilirsiniz (en azından ben yapıyorum, alla alla kime ne). SavaşOyunları'nın (çeviri de yaparım ufak ufak) benim dikkatimi oldukça çeken başka bir özelliği ise iki tarafın da (NORAD ve WOPR) unitlerinin birbirleriyle inanılmaz derecede farklı ve özgün olması. Bunu da çoğu real time stratejide göremezsiniz. Programcılar harbiden uğraşmışlar

WAR GAMES

ve grafik özelliklerine geçiyorum çaktırmadan. Abiler ablalar, WarGames oynanış biçimi açısından real time strateji görünümünde, Fakat bildiğimiz real time stratejilerden farklı olarak kendilerinde bir de real time 3D motoru var. Bu demek oluyor ki oyun alanımızı istediğimiz gibi 360 derece döndürebiliyor, zoom in ve de out gibi güzel manevralara (ho?) girebiliyoruz. Şimdiye kadar hiçbir oyunda görmediğim bu egzantrik özellik şahsen kafamda oyuna bayağı bir artı verdi, belirtmeden geçmeyeyim. Yani bu aynı zamanda demek oluyor ki oyunun grafikleri de göz ardı edilemez. Ona da şu şekilde bir açıklama getireyim: 3Dfx ve türlü 3D vır zıvırı destekliyor oyun. Ama aynı zamanda da software rendering (yani kendi normal (bir bakıma ezikçe) ekran kartınızı kullanma) da var. Ee tabi ikinci seçenekte kalite düşüyor ama hızda da gözle görülür bir fark da yok değil. Bana soracak olursanız (belki olursunuz), oyun normal (3D hızlandırıcılı kart olmadan) halde de hiç de fena olmayan, hatta güzel grafiklere sahip. Yani 3D olayı olmayanlar tırsmasınlar diye belirtmek istedim çılgınca.

atlamaktan zor gibi bir istiare yaparak oynanış belli... çıkması gerekiyor o ayrı. Ayrıca tabi ki de | Bu sefer de oyunun eksilerinin üzerinden her denizaltının olmazsa olmazı olan i bir geçelim isterseniz (isteyeceksiniz zaten, | torpedolar var ve bunları atmak içinse b işiniz ne okuyun kardeşim :)). İlk olarak, © yüzeye çıkması da şart değil. Kısaca her oyun hiç user-friendly bir yapıya sahip orduya lazım. değil. Bunu derken oyuncuya hiç yardımcı O Minesweeper: Gavurun bunla ilgili olmayan menüler içermesi, mission BE acayip güzel bir kelime oyunu var ama briefing'lerinin hemen kaybolması gibi bir 4 burada yazamam maalesef. Aslında buna çok şeyi kastediyorum. Benim için bir da fazla yazılacak bir şey de yok. Allahın oyunda olması gereken ana özelliklerden mayın döşeyicisi işte hocam. Döşeyin biridir çünkü, o yüzden bu kadar üzerinde görün, döşemeyin size döşesinler (hiho). duruyorum. Ya size açık ve de seçik olarak Air (Hava): söyleyeyim oyunu ilk yüklediğimde hiç ama © VTOL Jet: Harrier gibi bir şey bu da. hiçbir şey anlayamadan kendimi oyunun Gavur yapıyor valla biz hala chat yapalım Eskiden bir Dune2 vardı, bir de taklidi WarCraft. Şimdi kim © içersinde bulmuştum. Gerek oyun içi, (ne alakaysa!). Toplu olarak kullanıldığında kimin taklidi, hangi oyun hangisinin hangi özelliğini çalmış ) gerekse de oyun dışı menü sistemi hiç iyi faydalı olabilirler fakat tek başlarına pek işe (esinlenmiş?) belliydi. Hovercraftların, RTS'lerde (68000 —— | değil. Aslında oyunun yapımcısı Electronic yarar değiller. Ayrıca çok hızlıdır, jet gibi BU lann i şt Arts mükemmel dizayn edilmiş oyun gider (tamam tamam iğrençti). : WarGames'e benden (helalinden) 80 puan. menüleriyle bilinir ama bu sefer pek © Avenger Bomber: Uçar, acayip bomba Bakalım bunun ilk taklidi ne zaman çıkacak. İlk taklide *- 1 özenmemişler sanırım ne bileyim benim atar. Abi ne anlatılır ki işte uçak ulan uçak. işler. Ondan sonra maymunun gözü açılır. içime sinmedi sonuç olarak. Yer hedefleri için bire bir. Dört beş tane

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.