Gameshow sayı 39, sayfa 65

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 65

ATTACK

FRONTS

korkutmak için mi taktın? Benim canım sıkıldı dedim ve bir sır itiraf ettim size. Niye yaptın derseniz (ki demeniz mümkün: Özgür irade) bir cevap veremiycek duruma gelmem saniyeler içinde gerçekleşecek. O yüzden sormayın. Ama size bu sırrı itiraf edeyim dedim. Dedim ve yaptım dediğimi. Çünkü ben her dediğimi yaparım. Hadi o zaman bu gizli gücümü kullanalım: "Üç saniye içinde kesin Kanada'da olucam", dedim. Ama Kanada'da değilim. Bu demektir ki insan tutamayacağı sözler vermemeli. Verse de tutmamalı. Madem tutucak, niye söz veriyor. Ne gerek var. Varsa "ne gerek" niye var. "Ne gerek"in "Bo Derek"le bir alakası var mı? Uçan bir fil görseniz dans eder misiniz? O halde dans etmek için uçan bir fil mi görmek lazım. Fil uçağa biner mi. Binerse ben ona fil der miyim. Dersem ben salak mıyım. Niye. Herhangi bir şey neden vardır. "N"eden kimdir. Konumuzla ne alakası var. "kası" güçlümü. "Ala" neresi. Bir geyikle bir Mavra arasında ne fark vardır. Bir mavra bir hayvan değil midir. Hayatımıza neden mavra kelimesini de soktuk ki madem. Niye her sabah güneş doğuyor. Niye Koskoca gemi buz dağına çarptı diye batar mı. Ben öyle gemiye koskoca gemi der miyim. Diyelim ki dedim, ben arsızım, aynı arsızlıkla koca geminin karısını da sorarım şimdi. Peki nikah şahidi kimmiş, buz dağı mı. Dağdan şahit olur mu. Olsa ben de ona şahit dersem, bu alemde reputation'um kaça düşer. Düşerse kim kaldırır. Kaldıramazsa ona ne denir. Mavi hap mı versek. Verirsek kalkar mı. Hap verirsek diyorum yani. Ben niye en başarılı resimlerimi öldükten sonra yapabilicem. Niye dans ederken resim yapılamaz. Yapılırsa eğer, yapan resim mi yapıyor yoksa dans mı ediyor deriz. Diyelim ki biz seçtik birini, ya eleştirmenler ne yapacak. Diyelim ki biz eleştirmeniz, biz ne yapıcaz. Yapıcaz madem, biz ne biçim eleştirmeniz. Daha fazla uzatmıyorum (az önce mavi haptan falan bahsetmişken talihsiz bir beyan oldu). Hepinize iyi bir ay, iyi bir tatil diliyorum. Ve de gidiyorum gökyüzüne doğru. Giderken aşağıdan bana bakan gözler görüyorum. El sallıyorum. Bir gülümseme ile bakıyorum aşağıya. Sonra yıldızların arasında kayboluyorum, ve gözler de kayboluyor. Ve de gökte ay ışık saçmaya devam ediyor, yıldızlar yerinde, karanlık aynı karanlık, siyah aynı siyah, soğuk aynı soğuk, ben ise durmadan gidiyorum, nereye diye sorarak kendime... ElBurçak "komtanlar ölmez" Caner

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.