Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 52
h ah nerden başlasam bilmiyorum ki. Siz en iyisi oyunun başındaki demoyu bir seyredin. Berbat bir havada eve gitmek Üzere iken geçirdiğim kazayı bir görün. Zaten daha öncesini ben de hatırlamıyorum. Ondan sonrasını anlatayım ben sizlere en iyisi. Gözlerimi açtığımda kahrolası bir yerde buldum kendimi ama © da ne? Niye yüzümü sarmışlar benim. Kahretsin mumyaya dönmüşüm yahu. Neyse hadi onu geçtik bu berbat mekanda neresi bir önce kurtulmalıyım buradan.
PART |: THE TOWER CELLS Sakin kafa ile düşünüp anladığım kadarıyla burası bir çeşit tmarhane ve şu an bulunduğum yerde benim hücrem. Buraya niye ve nasıl geldim bilmiyorum. Tek bildiğim bir an önce buradan çıkmak istediğim. Önce bu lanet hücreden çıkıp sol tarafa doğru giderek duvardaki düğmeyi kullanıp kahrolası alarmı kapatıyorum. Oh bee sessizlik ne güzel. Şimdi sağa doğru devam edip buradaki hücreye girerek yatağın üzerindeki havluyu alıyorum. Genelde kaldığım otellerden hep havlu yürütürüm çünkü :). Merdivenlerden yukarı doğru çıkarak burada kalan diğer delilerle konuşmayı deniyorum üst taraftaki ve sağ taraftaki iki | kişi). Ekranın sağına doğru ilerleyince yukarıdaki güç kablosu takılıyor gözüme. Hemen dahiyene bir fikir geliyor aklıma ve havluyu güç kablosunun üzerinde kullanıp kayarak karşıya geçiyorum. Bunu | akıl edebildiğime göre deli değilim diye sevinerek | buradaki kapıdan giriyorum. Geldiğim yer kontrol | kulesi. İçerideki çekmece ve kasaya bir göz atıyorum. Masanın üzerindeki videoya daha yakından bakınca kablolarının çıkmış olduğunu görüyorum, Hemen renklerine göre (kırmızı kırmızıya, sarı sarıya, siyah siyaha toprak toprağa kül küle :P) şeklinde bağlayıp play tuşuna | basıyorum ve videoyu seyrediyorum. Oluşan kısa | devreden kasa açılıyor. Kasanın içindeki anahtarı alıyorum. Çekmecelere tekrar bakıp içindeki dosyaları okuyorum. Kontrol kulesinden çıkıyorum ve platformun yanındaki düğmeye basarak köprüyü açıyorum. Devam edip bir üst taraftaki kanatlı heykelin yanına gidiyorum. Heykelin alt tarafını inceleyince bir kilit mekanizması olduğunu görüyorum. Hemen elimdeki anahtarı kullanıyorum tabii ki. Ortaya çıkan demoyu seyrettikten sonra ilk bölümü hayırlısı ile tamamlıyorum. PART İl: THE İNNOCENT ABONDONED İlk bölümün sonundaki heykel beni değişik bir yere getiriyor. Burası görünüşte terk edilmiş bir kasabaya benziyor ve etrafta bir sürü çocuk var. Tam önümde duran ve oyun oynayan iki çocukla (Billy ve Jessie) konuşmayı deniyorum. Amanın, amanın bu çocuklar ne böyle yav.
Zombi gibin. Tırstım vallahi. Biliy ve Jessie ile konuştuktan sonra tırstığımı belli etmeden sol tarafta duran Meg ile de belirli bir mesafeden konuşuyorum. Kiliseye gidip içeri giriyorum ve girişteki dosyaları okuyorum. Dışarı çıkıp tekrar Billy ve Jessie ile konuşuyorum ve eğer istersem onlarla Tic-Tac-Toe oynayabiliyorum (şart değil). İşim bitince yukarı doğru devam edip şehir binasına giriyorum ve buradaki dosyalara bir göz atıyorum. Köprüden karşıya devam edip buradaki küçük eve giriyorum. İçerideki gazete ilanları ve günlüğü okuyorum. Şimdi aynen aşağı doğru inip sahile gidiyorum. Burada balık tutan çocuk ile konuşup, sonra onun yanından ayrılıp meydana geri dönüyorum ve sağa doğru devam edip dükkanın önünde kırmızı bir topla oynayan Marty ile konuşuyorum. Ondan da ayrılınca aşağı doğru inip mezarlığı giriyorum. Çıkan kısa animasyonu seyrettikten sonra bütün mezar taşlarına bakıp, tüm çocuklar ile konuşuyorum (Dennis, Derek, Eileen, Lumpy ve Marcus). Konuşma faslı bitince aşağı taraftaki ufak kulübeye girip içerdeki levyeyi alıyorum. Tekrar Dennis ile konuşunca saklambaç oynamaya başlıyoruz. Şimdi 5 çocuğu bulmam lazım. Yerleri sırası ile kilise, kilisenin arka tarafındaki ağaç, günlüğü okuduğum evin içindeki yatağın altı, okul binasının yanındaki variller ve okul binası. En son okul binasına gelince kapıyı açmak için elimdeki levyeyi kullanıyorum. 5. çocuğu da burada buluyorum. En sonunda kasabadaki yetişkinlere ne olduğunu öğreniyorum. Hepsi burada ve hepsi ÖLMÜŞ. Her şeyi kafaya takmamak lazım diyerek kasaba meydanına geri dönüyorum. Dennis ile gizli silah hakkında konuşuyorum. Eileen ile konuşup (kanatlı heykelin yanındaki kız) hemen yanı başındaki küreğine el koyuyorum. Mezarlığa giderek C.Driscoll yazılı mezarı kazmaya başlıyorum. Çıkan kısa animasyondan sonra Dennis ile tekrar konuşuyorum ve ondan malzeme dükkanının anahtarlarını gasp ediyorum. Dükkana giderek içeri giriyorum ve burada bulunan gaz tenekesini alıp dosyaları okuyorum. Dükkandan çıkınca hemen dışarıdaki oyuncaklardan en sağdakine binip biraz eğleneyim diyorum. Ops! aman kırdık galiba bunu neyse bari yanıma alayım diyerek cebe indiyorum. Buradan sağ taraftaki yolu takip edip göçük köprüye geliyorum. Demin abanıp kırdığım oyuncağı suya atarak karşıya geçiyorum. Maria ile konuştuktan sonra sağ taraftaki kapıda bulunan şifreye geliyorum. 451 girip hemen kapıyı açıyorum tabii ki. Böylece balkabağı tarlasına girmiş oldum. Hemen hurda kamyonun yanındaki tırpanı kapıyorum. Bu balkabağı tarlası hiç de tekin bir yermiş gibi gözükmedi çünkü bana, Netekim sağ tarafa doğru ilerleyince haklı olduğumu anlıyorum. Kahrolası yırtıcı kuşlar saldırıyorum üzerime. Ama —— e benim elimde balkabağı toplamıyor tabii ki. Bana doğru iyice yaklaşmalarını bekleyip tırpanımla hepsini birer birer eşek cennetine yolluyorum. Bu şekilde yola devam edince en sonu da karşıma bir korkuluk çıkıyor. Onu öldürebilmek — | * için önce bu ekranda bulunan bütün | balkabaklarını yok etmem gerek, Onları | halledip korkuluğunda hakkından gelince alt taraftaki kapıdan geçerek hurda traktörünün yanına geliyorum. Traktörün motorunu açıp bir adet kablo | söküyorum. Buradaki ambara giriyorum | ve çocukların ikide birde söz ettiği ünlü | Mom ile tanışıyorum. Bu devasa yaratık | ile konuşmam bitince yerdeki İngiliz anahtarını alarak balkabağı tarlasından çıkıyorum. Tekrar Maria ile konuşuyorum ve şehir binasının yanındaki hortuma gidiyorum. İngiliz anahtarını burada kullanıp hortumu alıyorum. Kilisenin önüne gidip yerden bir taş alarak kilisenin çanına atıyorum. Çan çalınca sahilde balık tutan Timmy oltasını bırakarak kiliseye koşuyor. Bende hemen sahile giderek onun oltasına el koyuyorum bu yaptığım ama di mi?). Buradaki ğ arabanın yanına gelip benzin deposunu | açarak içine hortumu sokuyorum ve gaz tenekesine benzin dolduruyorum. Sahilden ayrılıp yukarı devam ederek köprünün üzerine geliyorum. Burada az önce almış olduğum oltayı kullanarak köprünün üst tarafında kalan metal haçı alıyorum. Balkabağı tarlasına geri dönüp ambarın yanında bulunan jeneratöre geliyorum. Arabadan aldığım benzini jeneratöre dolduruyorum. Metal haçı jeneratörün yakındaki ışık saçan meteora saplıyorum. Son olarak da traktörden — - söktüğüm kabloyu kullanıp jeneratör ve *-- metal haçı birbirlerine bağlıyorum. | Jeneratörün kolunu indirince Mom'ın işini bitirmiş oluyorum. Ambara girip içeri bakınca Mom'dan geriye pek bir şey kalmadığı anlaşılıyor. Buradan ayrılıp köprüye geliyorum Maria ile son bir kez konuşup açılan geçitten giriyorum ve bu bölümde böylece bitiyor. PART Ili: THE COURTYARD AND CHAPEL
SANI ÁRIE
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 53
4 KARAKTER: Çoook kötü bi | 2 rleştirmeceden olur.
ELVİS SANMACA: Genelde Türk pop yıldızlarına olur. 1 klip elvislik'te yolun yarısı demek nasıl olsa.
Tam ohh sonunda delilerden kurtuldum diye düşünürken yine bir çeşit tedavi merkezinde buluyorum kendimi, Önce etrafta bulunan tüm hastalarla ve bakıcılarla konuşuyorum. Yukarı doğru çıkıp çeşmenin yakınında bir kapının önünde oturan güzel kızla konuşuyorum ve çıkan kısa animasyonu seyrediyorum. Doktor olduğumu ve ismimin Max olduğu hatırlıyorum artık ne güzel. Kız kapının önünden kalkınca kapıyı açıp içeri giriyorum. Burası bir kiliseye benziyor. İçerde Norman ve diğeri (vaiz) ile konuşuyorum. Norman bana kutsal bir görev veriyor. Konuşma faslı bitince kiliseden çıkıp sağ taraftaki eve giriyorum. İçeride Dr.Morgan ile konuşuyorum. Masanın üzerindeki 4 değişik renkte bulunan plaklardan merakımı celp ediyor. Hepsini alıp önce "Belladonna in a flat" etiketli (kırmızı renkte olanı) çalıyorum. Daha önce konuştuğum yaşlı adam kalkıp oynamaya başlıyor fisterseniz diğer plaklarıda çalıp diğer hastaların tepkilerini ölçebilirsiniz ama en sonunda mutlaka kırmızı olanı çalın). Evden ayrılıp yaşlı adamın olduğu yere gidiyorum ve adamın daha önce oturduğu yerden kutsal sembolü alıyorum. Kiliseye geri dönüp kutsal sembolü vaiz'e veriyorum o da bana eski bir saplı süpürge veriyor. Böylece kutsal ve süpürgeli görevimi tamamlamış oluyorum bu dediklerim olmazsa dışarı çıkıp herkesle tekrar konuşmayı deneyin). Şimdi Dr. Morgan'ın bulunduğu evin kapısına gidiyorum. Buradaki kontrol kutusunu kutsal saplı süpürgemi kullanarak açıyorum. Karşıma bir puzzle çıkıyor. Ama oldukça basit. Bağlantılarla oynayıp alt tarafta bulunan soldan üçüncü boruya bütün suyu akıtmalıyım. Borunun üzerindeki su göstergesi en tepeye gelene kadar bütün suyun bu boruya gelmesini sağlıyorum. Bunu halledince çeşmenin başına gidip güzel kızla konuşuyorum ve çeşmedeki yansımaya bakıp çıkan demoyu seyrediyorum. Oh bu bölümde bitti. PART IV: THE CİRCUS OF FOOLS Şimdi kız kardeşim Sarah'ın bedenindeyim ve onu kontrol ediyorum. Hemen yerde uyuyan adam Baldini) ile konuşuyorum. Bu iyi kalpli adam bana bir adet bilet veriyor. İleri doğru devam edip kırmızı renkteki ufak vagona giriyorum. Buradaki adamla (Wilbur Smith) konuşup masanın üzerindeki alkol şişesini alıyorum. Buradan çıkıp devam ederek değişik oyunların olduğu yere geliyorum. En sağ taraftaki adam (Carl Rice) ile konuşup Sguid Sguash oyunu oynamak istediğimi söylüyorum ona. Hey bakın ne kadar da şanslıyım 3 bilet birden kazandım bir anda. Daha sonra bir sol taraftaki Knock Down adlı oyundan oynuyorum ama ilk oynayışımda labutlardan biri fırlayıp gidiyor. Yerden bu labutu alıp cebe atıyorum. Şimdi 10 bilet kazanana kadar Sguid Sguash oynuyorum (diğer oyunlarında deneyebilirsiniz kaybetmek yok nasılsa). 10 bilet kazanınca sağ tarafa doğru devam edip yerde oturan çocuk (Sean) ile konuşuyorum, Bu ekrandaki yağ tenekesini alıp, ateşin başında ısınmaya çalışan karı koca (Collin ve Martha O'leary) ilede laflıyorum biraz. Konuşmalar bitince yukarı taraftaki büyük çadıra gidiyorum ve önce sol taraftaki kadınla konuşuyorum. Adının Jennifer Lang ya da kısaca Inferno olduğunu anlatıyor bana. Bende tıpkı onun gibi ağzımdan alev çıkarmak istiyorum. O yüzden ona almış olduğum alkol şişesini veriyorum. Çadırdan çıkıp bu ekrandaki hokkabaz ile konuşuyorum ve elimdeki labutu veriyorum. Oda bana karşılığında kırmızı renkli topunu veriyor. Çadıra geri dönüp herkes ile konuşuyorum. Daha sonra yine buradan ayrılıp kırmızı vagona gidiyorum. Geno ile konuşuyorum. Wilbur bana bakmaz iken masanın üzerindeki iğneyi cebe indiriyorum fouch !). Herneyse buradan ayrılıp merdivenlerden aşağı inerek sahile geliyorum. Buradaki palyaço (Zippy) ile konuşuyorum ve vagonun içindeki yapışık ikizler (Matt & Ashley) ile laflıyorum biraz. Kapıdaki adam (Stuart Limpkin) ile konuşup ona 5 adet bilet veriyorum ve böylece içeri girebiliyorum. Kafeslerdekilerle konuşup (Pretzool ve Timber) iğneyi Timber'ın kafesinde kullanarak onu serbest bırakıyorum. Buradan çıkıp sol tarafa gidiyorum ve buradaki kol üzerinde yağ tenekesini kullanıp kolu çekiyorum, Böylece dönme dolap çalışıyor ve bende ona biniyorum tabii ki. Durunca sol tarafa doğru ilerliyorum. Buradaki palyaço resmine bakıyorum ve elimdeki kırmızı topu palyaçonun burnuna takıyorum. Devam edip buradaki adama (Oliver Tweed) 5 adet bilet vererek korku tüneline girmeye hak kazanıyorum. Demodan sonra otomatik olarak kırık ayna parçasını alıyorum ve tünelden çıkıyorum. Merdivenlerden aşağı devam edip buradaki adamla (Leprechaun) konuşuyorum. Merdivenlerden çıkıp çadıra giriyorum. İçerdeki kadın Lady aslında bir falcı. Onunla konuşunca beni büyük çadıra ışınlıyor. Buradaki herkes ile bir kez daha konuşuyorum. Sonra çıkıp yerde oturan ufak çocuğun (Sean) oraya gidiyorum. Sağ taraftaki delikten aşağı bakıp demoyu seyrediyorum. Demo bitince kendimi tutamayıp delikten aşağı atlıyorum. THE CAVE Önce ayna parçasını yerdeki kuru dallar üzerinde kullanıp güzelcene bir ateş yakıyorum. Sonra Inferno'dan almış olduğum sopayı ateş üzerinde kullanıp bir meşale elde ediyorum. Evet bir arcade sahnesi daha çıkıyor karşıma. Amaç yukardan düşen kayalara ve yerden çıkan yaratıklara yakalanmadan en sol tarafa ulaşmak. Sudan çıkan yaratıkları elimdeki meşaleyi kullanıp onlara ateş püskürterek bertaraf ediyorum. Kazasız belasız en sol tarafı ulaşınca bir yaratık çıkıyor karşıma. Vücudunda bulunan göze 3 kez alev püskürterek ve attıklarından kaçarak onu yok ediyorum. Açılan yoldan içeri giriyorum. THE MANSION Amanın amanın. Burası bizim eski güzel evimiz değil mi? Önce duvarlara bakıyorum ve sonra merdivenlerden yukarı çıkıyorum. Hayaletleri seyrediyorum, Kapıdan içeri girip devam ederek mutfağa ulaşıyorum. Anne ve babamın hayaletlerini burada da görüyorum. Mutfaktan ayrılıp merdivenlerden 1. kata çıkıyorum. Yukarı doğru devam edip yatak odasından anahtarı alıyorum. Aşağı inip anahtarı buradaki eski saatte kullanıyorum. Saati 6 konumuna getiriyorum. Kapı “açılınca içeri girip gümüş anahtarı ve video kaseti alıyorum, Tekrar 1, kata çıkıp videoya kaseti takarak seyrediyorum. Sol taraftaki kapıda gümüş anahtarı kullanıp çatı katına çıkıyorum. Büyük ayının yanından altın anahtarı alıyorum. Sol taraftaki atlıyorum. Buradaki sandığı altın anahtarla açıyorum ve sonunda kardeşim Sarah'ın bebeğini buluyorum. Eşyaların üzerinden geçerek Max'in hayaletini takip ediyorum. Beni yatak odasına götürüyor ve sonunda Sarah'a bebeğini veriyorum. Bu bölümde böylece mutlu sonla bitiyor. PART V : THE LABORATORY Bölüme başlayınca odadan ayrılıp Merdivenlerden yukarı çıkıyorum. Önce sağ tarafa gidip ofise giriyorum. Hemen duvardaki resme bakıp çıkan demoyu seyrediyorum. Demodan sonra resmin arkasından çıkan boruyu mu bu?) alıyorum. Ofisi terk edip sol taraftaki merdivenlerden yukarı çıkıyorum. Elimdeki boruyu en son taraftaki delikte kullanıyorum ve valfı açıp makineyi aktif hale geçiriyorum. Sonra buradaki makinaya tıklıyorum ve ortaya bir puzzle daha çıkıyor. Sağ taraftaki çarkta 4 adet kol var mevcut. Bunlardan üçünün ucu var biri ise boşta. Şimdi bu ucu olmayan kolu saat 1 pozisyonu getirip sağ taraftaki şalteri indiriyorum. Daha sonra 2 pozisyonuna getirip şalteri indiriyorum. Böyle böyle devam ederek 18 kere yanılmıyorsam) kilidin açılmasını sağlıyorum. Böylece büyük top serbest tramponu çekerek üzerinden zıplayarak diğer tarafa yaratıklar köpek gibi çalışıyor. Borunun yanına gidip çekici kullanıyorum ve bana engel olan yaratıklar yok oluyor. Yaratıklardan geriye kalan pençeyi alıyorum. Buradaki kontrol paneli ilgimi çekiyor ve üzerine klikleyip daha yakından bakıyorum. Evet tahmin ettiğiniz gibi burada da bir puzzle mevcut. Önce böceğin üzerindeki 3 yeşil düğmeye basıyorum. Böylece böcek kanatlarını açıyor. Dikkat ettiyseniz sol tarafta ikili bir takım semboller var. Sembolleri bir kol yardımı ile seçebiliyorum. Kol ilk başta zaten. Şimdi bu şekilleri sırayla böceğin sağ ve solunda bulunan yuvarlakların içinde oluşturmalıyım. Şekilleri renklerini değiştirmek için alt taraftaki dönen yuvarlak düğmeleri kullanıyorum. Ayrıca daha önce bastığım 3 yeşil düğme ile de sembollerin şekillerini değiştirebiliyorum. Sol taraftaki sembolleri bu renkli yuvarlaklarda oluşturunca sağ alt tarafta bulunan iki düğmeye basarak sembolleri onaylıyorum füzerlerinde ışık yanıyor). İlki tamamlanınca kolu kullanıp sırayla diğer sembolleride seçerek hepsini oluşturuyorum. İşim bitince buradan çıkıyorum ve Graven ile konuştuğum yere geliyorum. Ama o yok. Sol taraftaki robotla laflıyorum biraz da. Konuşma