Gameshow sayı 36, sayfa 30

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 30

ben şöyle açıktan durayım, hayatta zıplasın

Yanlış yere konuşlandırmışlar salonu, kader utansın. Utansın amma bir ilim irfan yuvasının karşısına arcade salonu yapıldığı için değil daha sonra o arcade salonunu yıkıp nasıl olduysa arcade salonundan üst geçit yapıldığı için diyeyim. Yani düşünün, salonun içinden karayolu mu geçiyordu, sanki gibi vs vs benzetmesi yapacağım, yani bir türlü yapmasam, vesselam yapmadım. Öyle bıraktım durumu kendi haline.. Herneyse, diyeceğim, o dönem bir Street Fighter modası vardı, Nereye 2 gelmiş, dövecem, beyler? Street Fighter'da Mehmet'i dövecem. Street

. Ne diyordum, yani sıfır gelmiş, bir lim dedim de, yok ne oldu şimdi, duman var ler neyse... Uzun girdim, öyle, haydi bakalım, iki dövüşelim de işim var bakalım, kim yeniyor görelim güzel dedim, aferin)

Arcade'inden dijitize demoyla açılan SF Zero'nun üç temel modu var; Arcade Mode, ki, bildiğimiz Street Fighter tadında, yani seç adamını halis kelebelebis önüme geleni döver miyim babında desem, ta öyle yani. Ay burası olmadı, neyse ne diyordum, Versus Mode, ki, bu

Uzun olmayan yıllar önce, dershaneye gittiğim dönemlerde ki uzun bir dönem'ler'dir, yıllar uzun olmasa da, hızla akıp geçse de, şimdi buradan öyle görünse de... Herneyse, uzun olmayan o yıllar boyunca gitmediğim bir kaç dershane oldu koca Ankara'da, onlara da mutlaka bir kaç defa sınavlarına gireceğim diye (gidip güzel kız var mı diye bakmışımdır) uğramışımdır bir şekilde. Sonuçta gitmişimdir etmişimdir, konumuz bu mu yani, bunu mu anlatacağım, hayret bir şey yaa, bak ne diyecektim ne oldu, her neyse, o dönemlerden, birinde bizim ismi lazım değil dershanemizin birinde sınıfımız bir dolar bir boşalırdı, aynen iskelede vapuru bekleyen kitleler gibin. Olmadı benzetemedim tam ama olsun, daha sonra bu vapur benzetmesi anlam kazanacak iyi takip edin bakim. Herneyse. Sınıf dolardı, boşalırdı, bizim çocuklar arcade salonuna takılırlardı dershanenin karşısındaki.

modda da kendini seç, rakibini seç sonra bi kapışın bakim nasıl oluyo tarzında bir mod, ki, sevdim.

Training Mode, ki, hani iki kişi karşılıklı oyuna başlarsınız da rakibiniz, acemidir, yazık'tır, "dur abi bi tuşları öğreniyim" diyene kadar siz onu pata küte döversiniz ya, işte bu tuşları öğrenme sürecine latin amerika'da "kiybord dümbülteyşın piiriyıd" ya da kısaca "tuşları dümbüldetmek iki arası bir deresi" denir, ki, anlamadınız ama olsun, zaten anlatmadım ben de, şimdi anlatacağım, dinliyor musunuz diye test ettim: "Fail", otur, "zero!", ehehe ay ne de güzel kelime oyunu ettim, ta öyle alaka... Her neyse, bu modda (bak hemen de ciddileştim, bunu da tuttum), kendinizi ve rakibinizi belirledikten sonra, bir menüyle karşılaşıyorsunuz. Begin'le oyuna başlarsınız, o açık, setup var ki, action'dan stand (dur öyle ben kasıklarına kasıklarına bi çalışayım), crouch (çömel bakim, afedersin kafa atıcam, yetişemiyorum), Jump (karşımda zıpla dur, denk getirdiğim yere vurmak isteyen bir insanım, vahşiyim ki, o ayarını yapıyorsunuz, rakibinizde kuzu kuzu ne derseniz yapıyor, modun adı training, güzel antrenman yani, şahsen çok sevdim, yalnız tek kötülüğü, rakibin enerjisi gitmiyor, kime vuruyorum, kimi dövüyorum anlamıyorum... Her neyse, Setup'ın altında change character var, ordan da karakterinizi değiştirebilirsiniz. 7'imde Ryu idim 70'imde maymun oldum diye bir söz vardır, ya da yoktu şimdi dedim oldu. Modları öğrendik bir de opsiyonlara bakalım, bugün Capcom ne opsiyonlar sunmuş, bakalım tadalım. Difficulty derler bilmeyen yoktur, yine de derim ki zorluktur, azı karar çoğu zarar misali. Yok olmadı, ehehe... Ay gene bi sürü güldüm, yapamadım espriyi, kaldım öyle. Hayır ben kendi halime gülüyorum siz neye gülüyorsunuz onu anlamadım ya neyse, Sound vardır, music vardır onları açıklamak istemiyorum, takılın kalın bu music nedir bu sound ne işe yarar diye. Gülmeyecektiniz öyle olm, affetmem. Gelelim Keyboard Config davasına... Hocam Alpersan der ki; (döve döve uslandıramadım adamı hala dur bak bu sefer yenecem diye round isteyen bir karakter sahibi insan) "Bir dövmeli oyunda en önemli özellik hangi tuşun ne işlem gerçekleştireceğini bilmektir, eğer bu tuş ne işe yarıyor, o tuş nerde, high kick şurda da low punch nerde diye düşünmeye kalkarsan Mudersan da gelir döver adını, o olur" diye özdeyiş yapmıştır bu konuda. Yani kısaca, tuşlarınızı güzel ayarlayın, enteresan nokta, diğer seçeneklere "enter" tuşu ile girilebilirken, bu seçeneğe girmek için "O" tuşuna basmak gereki Klavyesi ingilizce olanlara Tanrı yardım etsin. Diğerleri ve hepimiz için de şunu derim, Ghozy'min lafıdır, severim; "Tanrı bizi korusun"... Setup olayı ise, time limit'i zaman sınırlaması olmaksızın kapışmak da mümkün 00 saniye seçeneği ile, ya da 99 saniye yapalım, uzun uzun dövüşelim, özlemişim seni, olmadı ben seni 75 saniyede döveyim, 99 uzun yazar, istersen 50 saniye olsun, yine de sen bilirsin, 25 olsun işim acele döv de gideyim gibi saniye seçenekleri mevcut) ayarlamak için. Tabii o kadarla kalmıyor; Rounds'dan 5, 3 ve tek round üzerinden kapışmaca mümkün olurken, damage'dan (hasar durumu, sanki çarpışan otolar çarpışıyormuş alçak hasar, yüksek hasar durumunu ayarlamak mümkün. Nasıl anlattıysam, ben de bir an, dur Muder'im bir saniye anlamadım dedimya sonra hemen geçti, zeki adam başka oluyor, hatta oldu, her neyse.. Oyun hızını vs vs ayarlayıp da, geçtikten sonra bu

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.