Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 21
OJN
geliyorum. Tam telefonla 900'lü hatlardan birini açacakken odaya Nick giriyor. Bu Nick varya bu aslında security'si buranın ama kötü bir nick'i (tamam kabul ediyorum çok kötüydü). Nick bir konuşmadan sonra gidiyor. Şimdi bunu kullanıp voice mail'leri dinliyorum. 6 tane var. Masanın sol tarafındaki çekmecesini açıp içindeki kağıtlara bakıyorum. Ayrıca telefonun solundaki vazonun içindeki kağıtlarda gözümden kaçmıyor tabii ki. Telefona tekrar bakıyorum ve E tuşuna basıyorum. Hımm Suzanna cevap veriyor nerede acaba? Her neyse odayı biraz araştırıp kayıp kadehi buluyorum ve aynen alıp atıyorum tabii (eskici Mahmut efendi buna bayılacak hehe). Şimdi restorasyon stüdyosuna geleyim. Stüdyoya gelince kapıdan Suzanna'nın çıktığını görüyorum ve tahmin ettiğiniz gibi yine benden tırsıyor. Yok yani bende kıllanmaya başladım oyunda yönettiğim karakter yaratık mıdır nedir durmadan kaçıyor bizden. Yani bir aynaya da baksak di mi? Suzanna'nın ardından stüdyoya giriyorum. İçeri girince ilk olarak hemen odamda kalan dolabı açıyorum. Dolaptan klorik asit şişesini ve elektrikli crucible'yi (bir çeşit ısıtıcı) alıyorum. Odanın sol tarafında karşılıklı iki masa görüyorum. Beyaz renkli olandan iki boş şişeyi, küçük kutunun içinden tahta parçacıklarını (wooden sticks) alıyorum. Ayrıca yine başka bir ufak kutunun içindeki kağıdı ve masanın üst tarafında asılı notu okuyorum. 180 derece geriye dönüş yapıyorum ve bu masanın üzerindeki pembe renkli kutuyu açıp içindeki mektubu alıyorum. Ayrıca odanın diğer tarafındaki masadan içinde mavi renkli bir sıvı olan aleti (su terazisi olabilir) de almayı ihmal etmiyorum. Sonra odadan çıkıp mutfağa giriyorum ve bir şey yapmadan aynen stüdyoya geri dönüyorum. Bu sefer karşıma masanın üzerinde içki içen bir herif (Reg) çıkıyor. Reg içkisini bitirip gittiğinde boş viski şişesini masanın üzerinden alıyorum ve bir daha mutfağa gidiyorum. Evde su kesik olduğu için aldığım şişelere su doldurayım diyorum. Stüdyodan aldığım iki şişeden ufak olanına ve viski şişesine mutfaktaki fanustan su dolduruyorum. Daha sonra şu bizim kellenin bulunduğu Capricorn room'a gidiyorum ve kellenin yanı başına oturuyorum. Efeeeendilim! Şimdi güzel bir karışım yapmam gerek bunu size adım adım veriyorum; önce elimdeki plastik bardağın içine şarap koyuyorum (stüdyodan aldığımız ve içine su koymadığımız büyük olan şişe). Sonra viski şişesindeki suyu bu şarap şişesine ekliyorum. Su biraz taşıyor ve bardağın içine 3. Şarap şişesini bardağın içinden alıyorum ve durduğum ufak şişedeki suyu bardağa koyuyorum. 4. Plastik bardaktaki suyu kadehe döküyorum ve buna kan örneğini ekliyorum. 5. Kadehteki sıvı kıpkırmızı olduysa karışımım tamam demektir.
Tamam şimdi bu karışımı kellenin üzerinde kullanıyorum ve Mei'yi kurtarıyorum. Oh be Mei kurtuldu ve ilk bölüm bitti. Kaldı 6 bölüm ha gayret. PART II: PAST TENSE Eveeet Mei onu kurtarmamıza çok seviniyor ve bana bir hediye vereceğini söylüyor. Artık bu bölüme başladığım yerdeki cam küreye bakınca nereye gitmem gerektiğini görebilecekmişim. Hemen cam küreye bakıyorum tabii ki. Kürede gözüken yer Franklin Macy'nin ofisi. Ofise girince Franklin'i kütüphanedeki gizli geçitten çıkarken yakalıyorum. Kısa sohbetten sonra gidiyor zaten Hemen masasına gidip karıştırmaya başlıyorum. İlk önce telefondaki 3 adet voice mail'i dinliyorum. Daha sonra Franklin'in çıktığı dolabı gidip açıyorum. Sol alt taraftaki şeyi sallayınca "şıkı şıkır" sesler geliyor. Bununla eğlenmeyi bırakıp sol üst taraftaki kitabı inceliyorum. Canım sıkılıyor ve bu odadan çıkıp bahçeye geliyorum. Burada Nick çıkıyor karşıma. Konuşmadan sonra onun oturduğu yere bakıyorum ve bir gazete buluyorum. Aaa bilmecesi de varmış bunun Hemen oturup çözüyorum tabii ki. Hımm çok da Capricorn, Museum, Treasure ve Adventure. Anahtar kelime ise DISCUS. Bunu da halledince New Artist Gallery'e doğru yola çıkıyorum. İçeride karşıma yine Mei çıkıyor. Bana bir kitap vereceğini söylüyor ama kitap gidip bu odadaki sandığın içine giriveriyor. Pek tabii ki sandıkta kilitli. Onu daha sonra açarım diye düşünüp odayı araştırmaya başlıyorum. Üzerinde ufak toplar bulunan aleti çalıştırınca toplardan biri ufak raylardan kayarak bir yere düşüyor. Onun düştüğü yerden bir adet yaprak buluyorum. Ayrıca odanın arka tarafındaki duvardan da bir adet renkli balon alıyorum. Buradaki alışverişimi bitirip hediyelik eşya dükkanına doğru gidiyorum. Yine Mei ile karşılaşıyorum. Bu sefer de bana sihirli bir kamera hediye ediyor. Ayrıca yeni bir puzzle beliriyor rafta. Ama bayağı bir parçası eksik. Oyun boyunca parçaları bulurum diye düşünüp buradan çıkıyorum. Ofise doğru giderken bir takım sesler çalınıyor kulağıma ama önem vermeyip devam ediyorum. Sevenson'ın ofisine girince Reg'i Sevenson'ın masa çekmecesini kurcalarken kolaymış yav. Yukarıdan aşağı sırasıyla kelimeler yakalıyorum. Benimle biraz konuştuktan sonra gidiyor. Ama tornavidasını unutmuş salak eheh! Hemen alıyorum tabii ki. Buradan çıkıp Jordan Cooper'ın ofisine gidiyorum. Masasına yakından bakıp içi ataş dolu üç bardağın her birinden birer ataş alıyorum. Bundan sonra lazım olur diye orta bardaktan da birçok ataş almayı ihmal etmiyorum. Masadan unutmadan bir adet kibrit, ayna parçasını ve yuvarlak mavi renkli kağıt ağırlığını da alıyorum. Yine masanın üzerindeki broşürlerin altında bulunan pembe renkli notu okuyorum. Son olarak masadaki telefonu kullanıp voice mail'leri dinliyorum. Masadan ayrılıp odadaki dosya dolabının yanına geliyorum. Tornavida ve en ufak ataşı birleştirip dolabın kilidini açıveriyorum. Üst çekmecedeki gazete haberi ve alt çekmecede gördüğüm kağıtları inceliyorum. New Artist Gallery'e gidiyorum. İçeri girince bu sefer tornavida ve en büyük boy ataşı birleştirip sandığın kilidini açıyorum. Sandığın içinden daha önce gördüğüm kitap çıkıyor. Ama bir sorun var kitabın üzeri akreplerle dolu. Onları yok etmem lazım. Hımm hemen aklıma biraz önce almış olduğum ayna parçası geliyor. Ayna parçasını kullanıp yansıyan ışığı akreplere tutunca birbirlerini öldürmeye başlıyorlar. En sonunda bir akrep kalıyor onu da kitabı kapatarak ben öldürüyorum (aklımla bin yaşayayım ehe). Evet kitabıma kavuştum sonunda. Ama bunun içi boşmuş yav. Hımm demek ki bunun içine bir şeyler koymamız gerekecek. Hemen anlıyorum. Hani oyunun başından beri bazı objelerin üzerine gelince pointer ufak kitap şeklini alıp Mei'nin sesini duyuyorduk ya. Heh işte şimdi bütün o objeleri bu deftere dahil etmemiz gerekecek Onun için bütün odaları tek tek dolaşmalıyız Öncelikle oyuna başladığınız büyük salona poşetini fincanın içine atıyorum. En nihayet
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 20
Tarih derslerinde okumuşsunuzdur sanırım. Ama Temüjin adına kanıp sakın tarihi bir adventure diye bu oyunu almayın. Çünkü oyunun ne Moğol tarihi ile ne de Cengiz Han ile pek bir alakası yok. 6 CD'lik bu dev oyun sadece Sevenson müzesi isminde ucubik bir ortamda geçiyor. Hadi canım 6 CD'de sadece bir müze mi olur demeyin sakın. Ama maalesef öyle. Çünkü Southpeak Interactive firması bu oyun için video reality denen yeni bir oyun motoru geliştirmiş. Bu yeni engine sayesinde video ve ses kalitesi mükemmele (hatta DVD kalitesine) ulaşıyor. Hayır abartmıyorum zaten oyun arasındaki demoları görüp konuşmaları dinlediğinizde bunun ne derece doğru olduğunu siz de anlayacaksınız. Hepsi bununla bitmiyor tabii. Oyunda her şey tamamen video görüntülerinden oluşuyor. Tek fark görüntülere siz müdahale edebiliyorsunuz. Örneğin koridorda ilerlerken kafanızı sağa sola çevirip aynı 3 boyutlu bir oyun oynarmış gibi bakabiliyorsunuz. Aslında fena fikir değil ama uygulama olarak benim pek hoşuma gitmedi bu yeni engine. Her neyse umarım siz beğenirsiniz çünkü oyun tamamen bu şekilde oynanıyor. Bundan başka oyunun sonu hariç geneli için sıkıcı diyebiliriz. Çünkü oyunun sonuna kadar hiçbir hareketli sahne yok. Sonu ise oldukça güzel, hatta ben en çok burasını beğendim. Her neyse bu kadar sohbet yeter şimdi oyunun tam çözümüne geçiyorum. PART I: FREE SPIRIT Okey hadi başlayalım. Şu an bulunduğum mekan Sevenson müzesi. İlk yapmam gereken şey müzenin giriş kısmındaki (tam arkanızda kalıyor) ziyaretçi defterine bakmak. Defterde bir kişinin girdiği saat belli ama çıkış saati yok. İlginç tabii. Neyse defterin bulunduğu masanın oradaki duvardan bir tane broşür alıyorum. Bu broşürü incelediğimde aynı zamanda müzenin bir haritası olduğunu anlıyorum. Odanın ortasındaki kristal küreyi gidip yakından inceliyorum. Çıkan demoda bir kadın (Laurie) bana bir şeyler anlatıyor. O müzenin kapısından çıkıp gidince onu takip etmek istiyorum. Ama müzenin kapısını açtığımda kötü bir sürpriz beni bekliyor. Evet buradaki ufak demoda çıkan kız Mei. Kötü olansa müzeden çıkış olmadığı. Kötü kaderime lanet edip inmek için salondaki şöminenin yanına gidiyorum. Sağ taraftaki şömine demirlerinden birini alıp, şöminedeki odunları karıştırıyorum. Ateş canlanıyor ve sol alt köşede bir şey beliriyor. Bunun üzerine kliklemeye çalıştığımda pointer'ım ufak bir kitapçık şeklini alıyor ve Mei'nin sesini duyuyorum. (Bunun gibi şeyleri genelde alamıyorsunuz sonradan hatırlamak için belirliyoruz sadece o yüzden tırsmayın normal). Her neyse sağ taraftaki kapıdan çıkarak koridora geliyorum. Koridorda sakin sakin giderken birden sağ taraftaki kırmızı renkli kapı (Capricorn room) açılıveriyor ve bir kadın (Suzanna) korku içinde dışarı çıkıyor. Beni görünce iyice tırsıyor ve koridorda bir depar atarak yok oluyor. Hımm neymiş acaba Suzanna'yı bu kadar korkutan şey merakımı celp etti diyerek kırmızı kapıdan (Capricorn room) dalıveriyorum içeri. İçeride bir sürü eski püskü Moğol eşyası var. Hayır yani atalarımız olmasa boş ver diyeceğim ama neyse. Etrafı dolaşınca boş bir kürsü görüyorum. Hımm sanırım burada bir zamanlar tarihi bir kadeh varmış. Acaba şimdi nerede diye düşünürken birden oyunun başındaki demoda gördüğüm ve koç mudur keçimidir ne kafası olduğunu anlayamadığım kelleyi bana doğru sırıtırken yakalıyorum. Hemen yanına gidip kliklediğimde Mei'yi tekrar görüyorum. Kız beni kurtar buradan diye bağırıp biraz duruyor. Üzüntümden ne yapacağımı şaşırıp birden bu odadaki mancınık ile oynamaya başlıyorum (üzüntümden ne yaptığımı biliyor muyum ben). Bu Moğollar zeki adamlarmış yav, bu aletin arkasına sağ taraftan taş koyup sol taraftaki kolu indirdiğimde taşı atabiliyorum ehe! Çok eğlenceli. Bu şekilde sağı solu biraz taşladıktan sonra canım sıkılıyor. Odanın ortasındaki büyük sandığı açınca aniden bir Moğol mumyasıyla karşılaştığımı sanıyorum. Ama adamın şıklığından ve ölü gibi görünmesinden kıllanıp bunun aslında bir ceset olduğunu anlıyıveriyorum hemen. Her neyse dedektiflik okulunda öğrendiğim bilgilere dayanarak adamın üzerini araştırıyorum. Bir kağıt parçası buluyorum. Ama eksik olduğu için bir şey anlaşılmıyor bundan. Biraz daha araştırınca merhumun saatini buluveriyorum. Artık onun işine yaramaz nasıl olsa. Bizim eskici Mahmut efendiye okutuvereyim şunu deyip resmen ceset soyuyorum. Sonra birden saatin içine bakmak geliyor aklıma. Kapağında "To M.A.S., the Genghis Kahn of Wall Street. From your minions at Fealty Investments" yazısı ilgimi çekiyor tabii ki.
PLEM
Neyse buradan tekrar koridora çıkıyorum. Koridora çıktığımda Jordan Cooper denen adam ile Suzanna'nın konuştuklarını görüyorum. Suzanna beni görünce yine tırsıp odasına giriyor. Haydaa var bu kızda bir şeyler aşık mıdır nedir? Neyse koridorda ilerleyip hediyelik eşya satan yere (gift shop) geliyorum. Burada beni Loreno isimli sevimli bir kız karşılıyor. Kısa bir sohbetten sonra o gidiyor ve ortalık bana kalıyor. Hemen tezgahın üzerine bakıyorum. Burada bir gazete var. Müze ve Sevenson hakkında haberi okuyorum. Gazeteyi bırakıp raflara göz atıyorum. Bu raflarda bir sürü değişik puzzle var ne güzel (eğer isterseniz puzzle'lar ile boğuşup onları yapabilirsiniz sonunda size bir takım ipuçları veriliyor ama çözmeniz şart değil ben orada yazan ipuçlarını aynen veriyorum: 1. Puzzle Green 250/ Capricorn Head vs. Museum Painting. "The Capricorn head is the centerpiece of the Stevenson Museum's collection of treasures from the tomb of Genghis Kahn". 2. Puzzle Orange 300/ Crystal Ball vs. Statue. "This ball with it's unique golden stand depicting carved goatheads is said to be a focusing crystal for ancient Mongol magic". 3. Puzzle Blue 440/ Ceremonial Knives vs. Itself. "These ceremonial knives were used in religious rites during the reign of Genghis Kahn". 4. Puzzle Brown 550/ Mongol Sword vs. Scorpions. "This Mongol sword is believed to have been used in Genghis Kahn's burial ceremony. Blood sacrifice was not a part of the ritual, yet the dark stains may in fact be human".} Bu puzzle olayını da halledince birden karnımın acıktığını hissediyorum. Broşürden Snack room'un yerine bakıp oraya gidiyorum. İçeri girince yaşlı Franklin Macy ile karşılaşıyorum. Bana yan yan bakıp kahvesini yudumluyor ve gidiyor. Her neyse boş ver diyorum başka bir şey demiyorum. Mutfak tezgahını araştırıp; bir gazetenin promosyon olarak verdiği plastik çatal bıçak, kaşık ve bardağı buluyorum. Ayrıca şeker de alıyorum. Sağ taraftaki buzdolabının buzluğundaki buzu da alıp cebime atıyorum (buhuhu! buz çok soğukmuş). Buradan çıkıp Matthew Sevenson'ın ofisine gidiyorum (yeri için broşüre bakın bir daha söylemeyeceğim). Ofise girince ilk gözüme çarpan şey bir kılıç oluyor. Daha yakından bakınca ucunda kan lekeleri olduğunu görüyorum. İşe yarayabilir düşüncesi ile mutfaktan aldığım plastik bıçak yardımı ile kılıçtan kan örneği alıyorum. Sonra Sevenson'ın masasına