Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 76
Web konsepti ve dizaynı başlıklı ve yaklaşık 3 aydır devam eden konumuza geri dönelim. SAYFA ÖZELLİKLERİ Bir sayfanın (dergi, gazete vs.) yazı karakterinin büyüklüğü, rengi ve diğer görseller konu içerisinde yönlendirici ve belirleyici rol oynar. Herhangi bir dergiye, gazeteye bakın. Belli bir logo veya yazı tipi, hikayeye uygun atılmış başlık tipleri, sayfa numaraları hep aynı yerde... Yani belli bir zamandan sonra o dergi artık sizin bir parçanız olur. Nerede ne var ezbere bilirsiniz. İşte bu mantığı aynen web sitelerine de uygulamalısınız. Ama benim sitem dergi değil, gazete değil diyebilirsiniz. Evet, olmayabilir ama başarılı bir yönlendirme (navigation) sitenizi bir dergi gibi görmekle olur. Her yeni sayfada büyük başlıklar, o sayfada ne anlatıldığının bir ipucudur, hep aynı yerde durması gereken yönlendirme çubukları sayfa numarası gibidir. Bir resmin altında, ufak yazı karakteri ile yazılmış yazı, genelde o resmin açıklaması demektir. Yani kaçarı yok sitenizi bir bakıma bir dergi gibi görmelisiniz. Sayfanıza ilk gelenler, eğer var ise logonuz ve adınız ile karşılaşmalıdır. Mesela www.ibm.com adresine girdiğiniz anda IBM'in o ünlü logosu ile karşılaşırsınız ve bilirsiniz ki doğru yerdesinizdir. Aynı olay sizin için de geçerlidir. Ama bir logonuz olması lazım değildir hani, başka tip görseller ile yazı karakterleri ile sayfanıza gelenleri tanıdıkları bir yere geldikleri havasını verebilirsiniz... Yazı tipinin (font) önemi bana göre çok büyüktür. En basit ve ünlü logolar hep güzel bir yazı tipi ile gerçekleştirilmiştir. Fakat Web ortamında yazı tipi çok can sıkıcıdır. Netscape kullanıcıları yazı tiplerini kendileri belirleyebilirler, siz ne kullanırsanız kullanın, ben eğer bir yazı tipi belirlemişsem onun ile görürüm. Bir de kullandığınız yazı tipinin herkeste olması
HTML'in ilk çıkışında (ki benim de ilk öğrendiğim ve bir anlam veremediğim tag'dir) başlıkları belirlemek için <H1></H1> gibi tag'ler kullanılırdı. H1 en büyüğü idi ve otomatik olarak yazıyı bir satır aşağı atardı falan. Ama artık Font Size var, Color var... <B><FONT SIZE="-42" FACE="Arial, Geneva" COLOR="Teal">deneme</FONT></B> : Artık bu hale döndü fontlar. Sayfanıza gelen bir kişinin ilk görmek istediği logonuz veya onun benzeri bir görsel dedik. Neden, çünkü gelen kişinin beynini yıkamalıyız, bir daha bizim logoyu gördü mü hemen bizi düşünmeli, ve sayfamızda logomuzu gördü mü evet doğru yerdeyim demeli. Peki bunlardan sonra bir ziyaretçi neye bakar? İçindekilere bakar. Yani bu web sitesi bana ne verecek, ona bakar. İçindekiler dediğimiz zaman öyle alt alta yazılmış, yanlarında sayfa numaraları olan içindekiler gelmesin hemen aklınıza. Web ortamı binlerce değişik içindekiler örneği ile dolu, gezin biraz ve kendiniz görün. Logo ve içindekilerden sonra gelen konu ise güncellenme bilgileridir. Eğer bir dergi gibi çalışıyor iseniz o sayının bilgilerini vermek yararlı olur. Şubat - Sayı:11 gibi. Bunun dışında en son güncellenme tarihini vermek de yararlı ve dikkat çekici bir olaydır. En son eklenenler kısmı da yararlıdır. Sitenizi tek başınıza veya bir çok kişi ile beraber yapmış olabilirsiniz. Bu kişileri ve siteniz ile ilgili başka bilgiler de sayfanın en altından bir link ile okuyucularınıza verebilirsiniz. Yabancılar bu işe Credits diyorlar. Bir web sitesi için ölümcül olan başka bir kısım ise Bize Ulaşın kısmıdır. Bu kısım bir kullanıcının size ulaşabilmesi için gerekli bütün bilgileri bulduğu veya bulmayı umduğu sayfadır. Adresiniz, telefon numaranız, fax numaranız, email adresiniz, önemli merkezlerden size http://tbd.hypermart.net lazımdır. Mesela Megalar Schoolbook adlı fontu kullanacaksınız. Eee, ya bende yoksa ki yok. O zaman olay hemen default yazı tipine döner. Ayrıca hem PC'de hem de MAC'de çalışan yazı tipi bulmak çok zordur. Arial, Times New Roman'dan bahsetmiyorum. O zaman ne yapacaksınız, "Font Size=2 Face=Arial, Geneva" yazacaksınız. Yani Arial yazı tipi olan Arial kullansın, Arial yok ise Geneva kullansın. Hiç biri yok ise browser'ın önceden belirlenmiş (default) yazı tipini kullansın. Bütün bu dertlere girmek istemiyorsanız, yazıları istediğiniz yazı tipinde yazar ve resim olarak kaydedersiniz. Ama o zaman da resimlerini kapatıp sörf yapanlar için text versiyonunu hazırlamalısınız sayfalarınızın. Bunun yanında ALT tag'lerine güzel ve mantıklı açıklamalar yararlı olabilir. Mesela sayfanızda Arial yazı tipini kullanmaya karar verdiniz. O zaman yapmanız gereken (style sheet'ler ile bunlar artık daha kolay ama o kadar yaygın değiller şu anda). Tag'leri yazmadan sayfanın <BODY> </BODY> arasını seçerek yazı tipini belirlemektir. Yani sonuç şöyle olur. <BODY><FONT SIZE="2" FACE="Arial, Geneva"> </FONT> </BODY> </HTML>
Böylece tekrar tekrar her text için Font Tag'ini yazmak durumunda kalmazsınız. Fakat unutmamanız gereken başka bir nokta table'lardır. <TD> </TD> Table data adlı bu tag'ler yazı tipini ne seçtiğinize bakmazlar, bu yüzden her <TD> için yazı tipini yazmak durumundasınız. Yani <TD><FONT SIZE="2" FACE="Arial, Geneva">deneme</FONT> </TD> gibi.
Yeri yeni olan http://www.avault.com nasıl gelindiğinin haritaları, çalışma saatleriniz; tatil olduğunuz günler... Bunlar benim aklıma gelenler... Siz çoğaltabilirsiniz. Başlıklar da kendi başlarına önemli bir konudur. Bir iki kelime ile bütün bir sayfada anlatılanları anlatmak durumunda kalırsınız. Zor bir olay. Tabii bu başlıkları alt başlıklar ile tamamlamak olayı biraz kolaylaştırır. Eğer kullanıcılara verecek bilginiz çok ise, ana sayfadan başlıkların kısa bir özetini yaparsınız ve başlığı çekici bulan ona gider. Bir sitede önem verilmesi gereken başka bir nokta da yönlendirme tuşlarıdır. Bu konunun başlı başına ele alınması gerekir. Herkes web sitesi kurabilir ama gelin görün ki kaçında aradığınızı bulabilirsiniz, kaybolmadan dolaşabilirsiniz. Yönlendirmeye çok önem vermelisiniz. Bulunmaz Hint kumaşı değilsiniz ki, alternatifiniz çok, hemen kaçırırsınız müşteriyi. Bir kere yönlendirme tuşlarını resim olarak yaptıysanız bu demektir ki .txt olarak da yapmalısınız. Mesela Bize Ulaşın'a basıp o sayfaya gittik diyelim. Bize Ulaşın kısmı artık aktif halde bulunmamalıdır. Bir şekilde başka bir renk ile o sayfada olduğumuzu anlamalıyız. Evet, sizlere 3 aydır bir şeyler anlatmaya çalışıyorum ve herhalde bir 6 ay daha da gider bu. Ama gelin görün ki, her yer, iki adet şarkı sözü bulan, iki oyun açıklaması koyan, bir iki şeytanlı meytanlı gif animasyonu çalan web siteleri ile kaynıyor. Ne demek istediğimi anladınız herhalde. Hiç kimsede özgün bir olay yok. Neden böyle bir düşünülmeli.. Aslında benim fikrimi soracak olursanız, hiç umurumda değil. Neden olsun ki zaten. Yani hakikaten bu işi öğrenmek istiyorsunuz da öğrenemiyor musunuz? Ben açık konuşayım. İngilizcesi olan bir insanın Internet ile ilgili kaynağa sıfır ihtiyacı vardır. Her gün email'lar alıyorum. Cevap yazıyorum soruyorum İngilizcen var mı diye. Cevap geliyor, var hem de süper diye. Eee neden o zaman search etmiyorsun. Nedeeenn???7? MAİL-TO: Subject: sorularrrr.... From: Caglar Arslan <caglar> To: Merhaba Timur abi, Yahoo.com'dan yeni bir e-mail aldım. Bunun şerefine sana mail gönderiyorum. Şimdi sorular... 1) Sisteminin özellikleri neler?? 2) Hangi browser'ları kullanıyon. 3) ISP'lerin gönderilen ve gelen mailleri okumaya hakkı var mıdır? 4) Varsa eğer bunu önlemenin bir yolu var mıdır? 5) Bir gün chat'te iken bana script.ini isimli bir dosya gelmişti. Sana bunu yolluyorum. İnceleyip ne işe yaradığını iletebilir misin???? 6) Bugün aidata chat server'ına girmeyi denedim. Fakat olmadı. Prizma.net'i denediğimde başardım. Çok garibime gitmişti. Aidata server'ı mı bozuk yoksa bizi k-line mı ettiler??? 7) K-line'dan kurtulunabilir mi??? Cevaplarını beklerim. CU Soon Çaglar(uçan manda)Arslan Selamlar ve hayırlı olsun 1- Pentium 233; 128Mb RAM, 4.5 Gb-HD, 4 Mb S3 Virge ekran kartı monitör, T1 line 2- Netscape 3.0 - Communicator 4.02 - Explorer 3.0 3- Hakkı var mıdır bilemem ama her gelen e-mail'ı okuyabilirler. Mail Server ellerinin altında olduktan sonra neden okumasınlar. 4- Önlemenin bir yolu böyle tip sorular sorarak sivrilik yapmayıp yani insanları kıllandırmayıp, merak uyandırmaman olabilir. 5- O script.ini adlı dosya insanların yazdıkları ve bilgisayarına yüklediğin taktirde o script sahibine haklar veren ufak programlardır. Yani chat'e girdiğin vakit haberdar edilirler; şifrelerini çalarlar; bilgisayarına zarar verebilirler. Bence hiç birini kabul etme. 6- Evet geçen ay bir müddet Aidata çökmüştü. Eğer K-Line edildiysen ancak IP'ni değiştirerek girebilirsin. Mesela Superonline'dan gelenler alınmıyorsa FakeIP isimli bir program ile IP'ni değiştirerek girebilirsin. Bye Çataklı •-mak@gsmnet.com
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 77
Biz beğendik, ya da ondan sonra gidilebilecek bir site
Justinyen proudly presents: irc.aidata.com.tr'deki #GamEShoW odasındaki chat manyakları Gerçek Hayattaki Dostlar Özel Versiyonu: BARBE: 1. Level kanka ama şu sıralar, bir kankanın yapmaması gereken şeyler hakkında seri dersler veriyor. bigBen: 10 yıl olm bu. Dile kolay... (Nasıl koyduk okeyde, bu salak Polat'la ondan da salak Mert'e ehehehe) |Cronos|: Yaptı işte yapacağını, sorumsuz insan. Kalbinde kötülük yok, ben biliyorum ama yine de ben onun kalbini ehehehe! |CaSTRo|: Olmaz böyle, söyleyeyim ben sana. Ghozy: Takım elbise ve kravat insanı. Görev adamı, İYİ çocuk. |MASH|: O Barbe'nin verdiği dersleri çoktan bitirdi. Şimdi pratikte uygulamalara başladı Puik: Tea end'im, kadel adamım, geyikler kralım. Yeni yeni geliyo odaya, adaşım, aynı yol! e emimiz yol yazdığı zaman
Hangi taşı kaldırsan |zu| çıkıyor. :)