Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 75
güçlerinin çoğu ellerinden alınarak, ölümlü olarak yeryüzüne gönderilirler. Helm ise diğer tanrıların tekrar eski boyutlarına "Celestial Stairway" (Tanrıların dünyaya inmek veya yukarı çıkmak için kullandıkları merdiven) ile dönmelerini engellemek için "Ao" tarafından görevlendirilir. Peki "Ao" bunu niçin yapmıştır... Bütün tanrıların isimleri ve portfoliolar'ı (neyin, hangi gücün tanrısı oldukları)'nın yazılı olduğu "Tablets Of Fate" denen tabletler çalınmıştır. Normalde bu tabletleri koruma görevi bütün tanrılara aitti. Fakat hepsinin bu görevi iplememeleri! ve artık bütün tanrıların kendilerine inananlardan devamlı birşeyler isteyip hiçbirşey vermemeleri "Ao"'yu onlara böyle bir ceza verme konumunda bırakmıştı. Tanrılar yeryüzüne indikleri için Realms'da ki tüm düzenler bozulmuştu. Örneğin Realms'ı saran büyü ağını kontrol edicek bir "Mystra" olmadığı için yapılan tüm büyüler, kullanılan tüm büyülü eşyaların sapıtma eğilimi vardı. Mesela kendisine "Globe Of Invulnerability" yapan bir büyücü, bu büyü süresi geçince yok olmadığı için içeride açlıktan ölmüş, ölen bir kişiye "Raise Dead" yapmaya çalışan Clericler ölü adam yerine yan taraftaki kasaptaki tüm sığırları diriltmişlerdir. Doğa olaylarını kotrol edicek tanrılar olmadığı için ağaçlar yerlerinden hareket edip şehirleri kuşatma altına almışlar, ölüm tanrısı "Myrkul" görev başında olamadığı için kimse tam olarak ölememeye başlamıştı. Bu tabletler aslında "Bane" (God Of Strife, Hatred, tyranny. Greater Power, LE) ve "Myrkul" (God Of The Dead, Decay, Corruption. Greater Power, NE) tarafından çalınmışlardı. Onların amacı da bu tabletleri kullanıp diğer tanrıları güçsüz kılıp öldürmek ve onların güçlerini de toplayıp Ao'ya karşı çıkmaktı. Böylece olaylar başladı... Midnight (Wizard), Adon (Cleric of.Sune), Kelamvor (Fighter) ve Cyric (Dual Classed Thief/Fighter) den oluşan dörtlü bir grup'ta kaderin bir cilvesi sonucu kendilerini bu olayın içinde buldular. Başarından geçen olaylar onları önce Killgrave kalesine "Bane" tarafından hapsedilmiş kurtarmaya götürdü. Kurtulduktan sonra Mystra tekrar kendi boyutuna dönmeye çalıştı (oradaki bir Celestial Stairway ile) ve Helm'in uyarılarına rağmen durmayınca Helm tarafından öldürüldü(Valla!) ve oluşan korkunç patlamada bu bölge tamamiyle yok oldu. Sonra burada dünyadaki ilk "Wild Magic" ve "Dead Magic bölgeleri ortaya çıkmaya başladı. Daha sonra Shadowdale'e gittiler ve Elminster'dan yardım istediler. "Bane"in Shadowdale'e saldırıcağını öğrendiler. Bane'de buradaki Celestial Stairway ile yukarı çıkmak istiyordu. Olan büyük savaş sonunda Bane ve Elminster yok oldu ve grup Elminster'ı öldürmek suçundan tutuklandı. İdama mahkum edilen grup Cyric'in yardımları ile kaçtı. Bu arada bnae geri gelmiş be Myrkul ile planlar yapıyordu. Grup başlarından bir sürü şey geçirerek Tantras'a gelir. Bu yolculuk sırasında olan kazada Cyric ölür. Aslına başına gelen kazadan kurtulmuştur ve taraf değiştirmiştir. Artık o hem tanrılara karşı hemde gruba karşıdır. Tanrı olmak için tabletleri kendisi istemektedir. Tantras, ikiye bölünmüş olan tabletin bir parçasının olduğu yerdi. Tantras şehri aynı zamanda Torm (God Of Duty, Loyalty, Obediance, LG, Demigod) bulunuyordu. Yeryüzüne indiklerinde o da buraya gelmişti. Tantras'ta aynı zamanda Elminster ile karşılaşdılar. O hayattaydı ve tanrıların planlarından bahsetmek üzere oraya gelmişti. Bu arada Midnight'ın büyü
güçleride inanılmaz şekilde artıyordu. Bane tekrar ortaya çıkmış ve buraya saldırıp tabletin diğer kısmını almaya geliyordu. Bu sirada "Bhaal" (God Of Murder, Powor, LE) olaya girmişti. Bano ve Myrkul'un yaptığı bir büyüyle tüm Forgotten Realms'daki katiller (Bhaal'ın portfolio'suna girenler) bir anda öldüler ve tüm güçleri Bane'e akarak onu çok güçlü bir dev haline getirdiler. Bu olay sonunda Forgotten Realms'da ki "Assassin" sınıfı da tarihe karıştı. Torm kendisinden kat kat güçlü bir Bane'in saldırmaya geldiğini öğrenince bunu kendisine inananlara söyledi ve kendisine inanan herkes, sadece clericler değil ama şehirde ona inanan herkes onu güçlendirmek için kendi yaşam enerjilerini verdiler ve öldüler... Çıkan savaşta Torm ve Bane de birbirini öldürdü. Midnight, Adon ve Kelamvor tabletin ikinci kısmının Waterdeep'te olduğunu öğrenince hemen yola çıktılar. Buraya gelmeleri başlıbaşına bir olay zaten. Bu yolculuklarında Bhaal ile karşılaşıyorlar ve tam Bhaal grubu yok edicekken Çoktandır onları takip eden ve tabletlerin Bhaal'ın eline geçmesini istemeyen Cyric olaya karışıyor ve Bhaal'ı öldürüyor. Cyric bunu bu macerada birinden aldığı büyülü bir kılıçla yapıyor. Bu kılıcı sakın unutmayın çünkü daha sonraki yıllarda tekrar ortaya çıkıyor... Olan patlamadan grubu ve istemeden de olsa Cyric'i Midnight kurtariyor. Bhaal'ın öldüğü yerde akmakta olan Winding Water nehrinin de o kısmı sonsuza kadar zehirleniyor... Hikayenin ilk bölümü bukadar. Gelecek ay son inşallah son kısmını yayınlıycam. Unutmayın bu yazdığım olaylar o süre zarfında olan en önemli olaylar. Fonda daha başka birsürü şey oluyor... Mert "Daemon" Paladin... Hani artık İTÜ'lüydün de hiç yanımızdan ayrılmıycaktın. Artık buluşmalara gelde tanışalım, OK? Naber Ahmet? Ankara'da havalar nasıl? Alper "ALF" Kayış... Nerelerdesin? Bak yine Kaç ay oldu hiç mektup yazmadın. Hakan Sarıca... Bana telefonunu en yakın zamanda gönderirsen sevinirim. Mehmet "The Psycho Necromancer" Karauçak... Hala bir kere Magic oynamak kısmet olmadı. Erkan Kılıç... Bana telefon numaranı gönder. Bir dakka dür reklamını da yapalım. Arkadaşlar, Erkan Tekirdağ'dan mektup yazan ilk kişi ünvanını ele geçirdi. Bu arada e-maillera geç cevap verdiğim için herkesten özür diliyorum. Normalde iki haftada bir bütün maillere topluca cevap vermeye çalışıyorum ama herzaman başıma bunu geciktiricek olaylar geliyor. Gelecek aya kadar kendinize iyi bakın ve bir sonraki FRP yarışmasına da iyi hazırlanın... B' dakka b' dakka... Bir tane de müjde vereyim. TSR/WoTC 1998 kataloğunu çıkardı. Eğer şu adrese 2.50 dolar gönderirseniz sizin de bir kataloğunuz olabilir. 1998 Wizards of the Coast Catalog, PO Box 88884, Seattle, WA 98138-9907, USA. Gelecek aya kadar kendinize iyi bakin ve bir sonraki FRP yarışmasına da iyi hazırlanın... "Ifyou can't eat it, kill it"... -A Goblin Proverb- "Nierdre" Dabiri
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 74
TER
FANT ve Ünal h... Waterdeep... İhtişamlı ve güzel şehir Waterdeep... Buraya en son geldiğim zaman Midnight ve Adon'la Cyric'in peşinde Waterdeep dağına doğru koşuyorduk. Time Of Troubles... O olayları kim unutabilir ki. Aradan tam 5 yıl geçmiş... Şehrin girişinde kapıdaki şövalyeler bizi hemen tanıdılar. Ambrahuana dışında hepimiz onlar için "Time Of Troubles" kahramanları idik. Şu ana kadar o kadar iş yaptık ama sadece bu olay beni hala gururlandırır. Realms'da acaba kaç ölümlü tanrıların tanrısı ile konuşmuş, tanıdığı iki kişinin tanrı olmasını görmüş, onlardan biri tarafından ödüllendirilmiş ve yine aynı kişi (tanrı) tarafından bir Specialty Priest olması için teklifte bulunulmuştur acaba. Mystra... Şehre girer girmez Khelben'i görmeye gitsek daha iyi olacak herhalde. Şehrin içindeki Amn, Calimshan, Sembia ve hatta Tethyr pazarlarını gördükçe gidip birkaç şey almak istiyordum fakat vakit yoktu. Denthanal da benimle aynı fikirdeydi. Ambrahuana ise şehrin o şatafatında kendisini çoktan kaybetmişti. Onun "Charm" büyülerine dayanıklı olduğunu bilmesem Calimshan'lı tüccarların onu Charm ettiklerine inanırdım. Ve işte geldik bir kez daha Khelben'ın kulesine. Hiçbir kapısı ve penceresi yokmuş gibi gözüken bu kuleye giriş sadece gizli kelimeyi söyleyerek oluyor. Şimdi Laeral için hazırladığım hediyeyi çıkarayım. Bana Evermeet'teki "Elder"lar tarafından verilen eski elf "RuneStone"larından biri. Bin yıldır böyle şeyler topluyor olmasına rağmen eminim onda bile bunun bir eşi yoktur... FRP köşesine tekrar hoş geldiniz arkadaşlar hepinizi selamlıyorum. Nasılsınız? Beni sorarsanız daha iyiyim. Geçen ay aranızda olamama sebebimi biliyorsunuz. Hepinizden gelen mesajlar için çok çok teşekkür ederim. En son FRP testinin sonucu da belli oldu. Kazanan tatatatammm! Nurettin Kantarelli... Tebrik ederim Nurettin. Bir adet Forgotten Realms romanı kazandın. Sen bu yazıyı okuyana kadar roman da eline geçmiş olur umarım. Merhaba, Ben Akuma Çanakkale'de Japonca öğretmenliğinde okuyorum. İzmir'de Necip'in grubunda oynuyorum. Oldukça sağlam bir Samurai oynatıyorum ve onun daha güçlü olması için yeni zarlar hiç de fena olmaz. Şimdi birkaç soru sorabilirim; 1- Aynı anda birkaç grupta bulunup hem player olmak hem de DM'lik yapmak zor olmuyor mu? 2- Kara-Tur hakkında bilgi. 3- Waterdeep lordlarından biri olduğunu sandığım (ya da en azından onlardan birinin en güçlü adamlarından biri) bir adamın kızı ile evlenirsem bu bana ne gibi avantajlar getirir? 4- Peki ya bu hatun ona bir tomar yalan söylediğimi anlarsa ne olur? (Hatun savaşçı ve ambidexterity'si var) 5- Özel düşmanlardan nasıl kurtulunur? Bana her çeşit Gargoyle düşman da. 6- Şimdi aklıma geldi? Peki bu hatunla evlenirsem, kayınvalidem nasıl biri olur ki? Evleneceğim hatun su dolu bir küveti bir kat yukarı taşıyıp bekleyebiliyor... Başım belada be... Bu mektup burada bitiyor. Lütfen sorulara cevap ve köşende yazmaya devam... Çanakkale'de FRP oynayanlar varsa beni arasın. Tel: 0286 213 22 54 Ümit "Akuma" Bilbay, Çanakkale leyoo naber Akuma? Ne yapıyorsun? Necip'ten zamanında haberlerini alırdım. En son Waterdeep'te bir şeyler karıştırmıştınız yanılmıyorsam. Ve olayın içinde bir de Beholder vardı yine yanılmıyorsam. Finallerin nasıl geçti? Ha aklıma gelmişken. Senin bölümde benim bir arkadaşımın kardeşi okuyordu. Adı Mete bilmem tanıyor musun? Bu arada bana şu yazdıklarımın Japoncasını gönderirsen çok sevinirim... FRP oynar mısınız? Karakterinin background'u nedir? Bugün bir bahar güneşi kadar güzelsin!?! 1- Eskiden oluyordu. 6 aydır hiç FRP oynamadım. Birçok grup da dağıldı. Şu an sadece 4 grubum var. İkisinde DM (Darksun, Forgotten Realms), ikisinde player (Forgotten Realms, Planescape). Aslında senin sorun değildi ama yaramı deştin ne yapayım. Ah ah eskiden ne güzel vakit bulup oynardım. Ah ah... Şimdi bir şey okuyamıyorum bile. Ah ah. Biraz ciddi olalım lütfen... Bu kadar grubun yarattığı tek sorun bazen oyun günlerinin çakışmasıydı. Zaten her hafta sonu oynasan ancak ayda bir sıra geliyordu diğerine. Ben bu sorunlara razıyım. Keşke
SY ROLE PLAYING
vakit bulsam da oynasam. Ah ah ah... 2- Şimdi efendim... Kara-Tur, Faerun kıtasının en doğusunda, Rashemen ve efsanevi Semphar'ın da doğusunda kalan, mistik ve gerçek dünyada uzakdoğu'yu çağrıştıran topraklara verilen isimdir. Burası hakkındaki çoğu bilgi 1360'taki "Horde" istilasından sonra öğrenilmiştir. Kara-Tur'un en büyük iki imparatorluğu
Shou Lung ve Kozakura'dır. Shou Lung Faerun'un en güçlü imparatorluğudur. Mulhorand imparatorluğunun ilk günlerinden daha güçlü olduğu söylenir. Burayı merkezdeki bir şehirden yöneten ise, kendisinden önce burayı yönetmiş olan imparatorlardan fikirler aldığı söylenen bir "Sage"'dir. Kozakura ise şeref ve görevin her şey olduğuna inanan Samurai ve Roninlerle dolu bir krallıktır. Kara-Tur hakkında gerçek olup olmadığı kesin bilinmeyen şeyler de söylenmektedir. Mesela, oradaki insanların batıdan gelenlere Gaijin adını taktığını, onlara birer tanrıymış gibi davrandıkları ve sonra da korkunç yöntemlerle kurban ettikleri... Bir krallığın buhar püskürten ölümsüz ejderhalar tarafından yönetildiği... 3- Sen olur da gerçek bir Waterdeep lordunun kızıyla evlenirsen maalesef bu sana hiçbir avantaj getirmez. Bu lordlar çok gizli olarak görev yaparlar ve sen de onların damatları olduğun için seni kaytarmaları söz konusu olamaz. Tek avantajın güzel bir evde, bir sürü hizmetçiyle ve karınla mutlu mutlu yaşamak olabilir. Tabi bay lord sana güvenirse sana bazı görevler de verebilir. Zor görevler. Ama hiçbir durumda sana gerçek kimliğini açıklamaz. 4- Biraz karizmanı kullan ve biraz daha yalan söyle. Ona senin geldiğin topraklarda erkeklerin beğendikleri kadına kur yaparken yalan söylemeyi adet edindiklerini ve senin de bu atalardan kalma adetin kurbanı olduğunu söyle. Eğer bir savaşçı ve ambidex.'si varsa inanacaktır. Yoksa ona bir buket Aglarond gülü al ve özür dile. 5- Özel düşmanlardan ancak grupla beraber veya yalnız onları yok ederek kurtulabilirsin. Tabi karşındaki bir Lich veya Red Wizard'sa pek bir şansın yok. O zaman sadece bekle. Onların o kadar düşmanı oluyor ki, onlarla ilgilenmekten sana sıra zor gelebilir. Tabii şansını fazla zorlama. 6- Kendinize Sembia veya Amn'dan iki kişilik patlamaz bir su yatağı alın ve bunu üst kata monte ettirin... Sevgili Muhammed, Umarım yazının düzgün olmayışı okumanı zorlaştırmaz. Sınıfta FRP'den anlayan bir arkadaşım var. Bize de masaüstü FRP'sini öğretti. Ama doğru düzgün DM'lik yapamayınca ben de kendi grubumu kurmaya karar verdim. Fakat DM'lik hakkında hiçbir şey bilmiyorum. Player olacak iki arkadaş buldum. AD&D oynayabilmemiz için bize hangi kitaplar gerekiyor? Arkadaşım DM Guide, Player's Handbook ve yaratıklarla ilgili bir kitabın (adını unuttum) yeterli olabileceğini söyledi. Sen ne dersin? Playerların ve benim sıkılmamam için ne yapmalıyım? Ayrıca babamı ikna etmem için FRP'nin (masaüstü) yararlarından biraz bahsedebilir misin? (Lütfen bu mektubu yayınla!) Gökhan "Little DM" Mercan, İstanbul Selam Gökhan. Aramıza hoş geldin. Eğer hala babanı ikna etmek zorundaysan ona FRP'nin hayal gücünü artırdığını ve İngilizceni geliştirdiğini söyleyebilirsin. Ama aynı zamanda ihtimali düşük de olsa seni anti-sosyal ve istediği olmadığı için grup arkadaşları ile tartışan ve bunu gerçek hayata taşıyan bir kişi de yapabilir. Sen en iyisi bu satırları babana okutma... Oyuna başlamak için DM Guide, Player's Handbook ve Monstrous Manual yeterli. Onun üstüne sınıf ve ırkların handbookları ile diğer kural kitaplarını alabilirsin. Bu ay yeni bir şey yapmaya karar verdim. Büyülü eşyaları ve büyüleri en aza indirip Forgotten Realms'ın önemli tarihi olaylarına ve bu dünyanın çeşitli yerlerinde geçen efsane ve hikayelere yer vermek istiyorum. Bu yazılarda Darksun, Dragonlance, Ravenloft ve Planescape'den de bahsetmek istiyorum ama sanırım sıra onlara daha sonra gelecek. Bu yazılarsa sanırım iki bölüm halinde yayınlanacak -malum sayfa sayısı-. Eğer özellikle merak ettiğiniz şeyler varsa bana gönderin onların hikayelerini yayınlayayım. Bu ay size "Time Of Troubles"'dan kısaca bahsetmek istiyorum. Şu ana kadar birçok defa bu sayfada bahsi geçti ama tam tarihi nedir, neden oldu, ne kadar sürdü, etkisi neydi gibi detaylardan hiç bahsedilmemişti. Bu olayı başlangıç olarak alma sebebim ise Realms'da olan çoğu olay "Time Of Troubles -ToT-" öncesi veya sonrası oldu diye anlatılır. Uyarımı da yapayım bu arada. "Time Of Troubles"'dan bahseden 3 tane roman var. Shadowdale, Tantras ve Waterdeep. Eğer bu romanları okumayı düşünüyorsanız aşağıdaki hikayeyi okumayın. Tarih 1358. Realms'da uyuyan herkes sabahleyin güneşin doğuşu ile yeni bir güne başlama beklentisi içindedir. Fakat o sabah dehşet verici şeyler olur. Korkunç bir fırtına çıkar, güneş yerine ay ve yıldızlar gökyüzünde belirir, yağmurla karışık renkli karlar yağmaya başlar, depremler olur, gökyüzü renkten renge girer... Ve Realm'da ki bütün tanrılar (Human, Elf, Dwarf, Orc, Beholder, Yuan-ti... Bütün ırkların tanrıları) sadece Helm hariç, tanrıların tanrısı "Ao" tarafından büyü güçlerinin çoğu ellerinden alınarak, ölümlü olarak yeryüzüne gönderilirler. Helm ise diğer tanrıların tekrar eski boyutlarına "Celestial Stairway" (Tanrıların dünyaya inmek veya yukarı çıkmak için kullandıkları merdiven) ile dönmelerini engellemek için "Ao" tarafından görevlendirilir. Peki "Ao" bunu niçin yapmıştır... Bütün tanrıların isimleri ve portfoliolar'ı (neyin, hangi gücün tanrısı oldukları)'nın yazılı olduğu "Tablets Of Fate" denen tabletler çalınmıştır. Normalde bu tabletleri koruma görevi bütün tanrılara aitti. Fakat hepsinin bu görevi iplememeleri! ve artık bütün tanrıların kendilerine inananlardan devamlı bir şeyler isteyip hiçbir şey vermemeleri "Ao"'yu onlara böyle bir ceza verme konumunda bırakmıştı. Tanrılar yeryüzüne indikleri için Realms'da ki tüm düzenler bozulmuştu. Örneğin Realms'ı saran büyü ağını kontrol edecek bir "Mystra" olmadığı için yapılan tüm büyüler, kullanılan tüm büyülü eşyaların sapıtma eğilimi vardı. Mesela kendisine "Globe Of Invulnerability" yapan bir büyücü, bu büyü süresi geçince yok olmadığı için içeride açlıktan ölmüş, ölen bir kişiye "Raise Dead" yapmaya çalışan Clericler ölü adam yerine yan taraftaki kasaptaki tüm sığırları diriltmişlerdir. Doğa olaylarını kontrol edecek tanrılar olmadığı için ağaçlar yerlerinden hareket edip şehirleri kuşatma altına almışlar, ölüm tanrısı "Myrkul" görev başında olamadığı için kimse tam olarak ölememeye başlamıştı. Bu tabletler aslında "Bane" (God Of Strife, Hatred, tyranny. Greater Power, LE) ve "Myrkul" (God Of The Dead, Decay, Corruption. Greater Power, NE) tarafından çalınmışlardı. Onların amacı da bu tabletleri kullanıp diğer tanrıları güçsüz kılıp öldürmek ve onların güçlerini de toplayıp Ao'ya karşı çıkmaktı. Böylece olaylar başladı... Midnight (Wizard), Adon (Cleric of Sune), Kelamvor (Fighter) ve Cyric (Dual Classed Thief/Fighter) den oluşan dörtlü bir grup da kaderin bir cilvesi sonucu kendilerini bu olayın içinde buldular. Başlarından geçen olaylar onları önce Killgrave kalesine "Bane" tarafından hapsedilmiş kurtarmaya götürdü. Kurtulduktan sonra Mystra tekrar kendi boyutuna dönmeye çalıştı (oradaki bir Celestial Stairway ile) ve Helm'in uyarılarına rağmen durmayınca Helm tarafından öldürüldü(Valla!) ve oluşan korkunç patlamada bu bölge tamamiyle yok oldu. Sonra burada dünyadaki ilk "Wild Magic" ve "Dead Magic" bölgeleri ortaya çıkmaya başladı. Daha sonra Shadowdale'e gittiler ve Elminster'dan yardım istediler. "Bane"in Shadowdale'e saldıracağını öğrendiler. Bane'de buradaki Celestial Stairway ile yukarı çıkmak istiyordu. Olan büyük savaş sonunda Bane ve Elminster yok oldu ve grup Elminster'ı öldürmek suçundan tutuklandı. İdama mahkum edilen grup Cyric'in yardımları ile kaçtı. Bu arada Bane geri gelmiş ve Myrkul ile planlar yapıyordu. Grup başlarından bir sürü şey geçirerek Tantras'a gelir. Bu yolculuk sırasında olan kazada Cyric ölür. Aslında başına gelen kazadan kurtulmuştur ve taraf değiştirmiştir. Artık o hem tanrılara karşı hem de gruba karşıdır. Tanrı olmak için tabletleri kendisi istemektedir. Tantras, ikiye bölünmüş olan tabletin bir parçasının olduğu yerdi. Tantras şehri aynı zamanda Torm (God Of Duty, Loyalty, Obediance, LG, Demigod) bulunuyordu. Yeryüzüne indiklerinde o da buraya gelmişti. Tantras'ta aynı zamanda Elminster ile karşılaştılar. O hayattaydı ve tanrıların planlarından bahsetmek üzere oraya gelmişti. Bu arada Midnight'ın büyü güçleri de inanılmaz şekilde artıyordu. Bane tekrar ortaya çıkmış ve buraya saldırıp tabletin diğer kısmını almaya geliyordu. Bu sırada "Bhaal" (God Of Murder, Power, LE) olaya girmişti. Bane ve Myrkul'un yaptığı bir büyüyle tüm Forgotten Realms'daki katiller (Bhaal'ın portfolio'suna girenler) bir anda öldüler ve tüm güçleri Bane'e akarak onu çok güçlü bir dev haline getirdiler. Bu olay sonunda Forgotten Realms'da ki "Assassin" sınıfı da tarihe karıştı. Torm kendisinden kat kat güçlü bir Bane'in saldırmaya geldiğini öğrenince bunu kendisine inananlara söyledi ve kendisine inanan herkes, sadece clericler değil ama şehirde ona inanan herkes onu güçlendirmek için kendi yaşam enerjilerini verdiler ve öldüler... Çıkan savaşta Torm ve Bane de birbirini öldürdü. Midnight, Adon ve Kelamvor tabletin ikinci kısmının Waterdeep'te olduğunu öğrenince hemen yola çıktılar. Buraya gelmeleri başlı başına bir olay zaten. Bu yolculuklarında Bhaal ile karşılaşıyorlar ve tam Bhaal grubu yok edecekken çoktandır onları takip eden ve tabletlerin Bhaal'ın eline geçmesini istemeyen Cyric olaya karışıyor ve Bhaal'ı öldürüyor. Cyric bunu bu macerada birinden aldığı büyülü bir kılıçla yapıyor. Bu kılıcı sakın unutmayın çünkü daha sonraki yıllarda tekrar ortaya çıkıyor... Olan patlamadan grubu ve istemeden de olsa Cyric'i Midnight kurtarıyor. Bhaal'ın öldüğü yerde akmakta olan Winding Water nehrinin de o kısmı sonsuza kadar zehirleniyor... Hikayenin ilk bölümü bu kadar. Gelecek ay inşallah son kısmını yayınlayacağım. Unutmayın bu yazdığım olaylar o süre zarfında olan en önemli olaylar. Fonda daha başka bir sürü şey oluyor... Mert "Daemon" Paladin... Hani artık İTÜ'lüydün de hiç yanımızdan ayrılmayacaktın. Artık buluşmalara gel de tanışalım, OK? Naber Ahmet? Ankara'da havalar nasıl? Alper "ALF" Kayış... Nerelerdesin? Bak yine kaç ay oldu hiç mektup yazmadın. Hakan Sarıca... Bana telefonunu en yakın zamanda gönderirsen sevinirim. Mehmet "The Psycho Necromancer" Karauçak... Hala bir kere Magic oynamak kısmet olmadı. Erkan Kılıç... Bana telefon numaranı gönder. Bir dakika dur reklamını da yapalım. Arkadaşlar, Erkan Tekirdağ'dan mektup yazan ilk kişi unvanını ele geçirdi. Bu arada e-maillere geç cevap verdiğim için herkesten özür diliyorum. Normalde iki haftada bir bütün maillere topluca cevap vermeye çalışıyorum ama her zaman başıma bunu geciktirecek olaylar geliyor. Gelecek aya kadar kendinize iyi bakın ve bir sonraki FRP yarışmasına da iyi hazırlanın... Bir dakika bir dakika... Bir tane de müjde vereyim. TSR/WoTC 1998 kataloğunu çıkardı. Eğer şu adrese 2.50 dolar gönderirseniz sizin de bir kataloğunuz olabilir. 1998 Wizards of the Coast Catalog, PO Box 88884, Seattle, WA 98138-9907, USA. Gelecek aya kadar kendinize iyi bakın ve bir sonraki FRP yarışmasına da iyi hazırlanın... "If you can't eat it, kill it"... -A Goblin Proverb- "Nierdre" Dabiri