DREAMS to reality
Retro bilgisayarOyunun tanıtımına geçmeden önce isterseniz gelin sizinle beraber bir zaman tüneline dalıp biraz geçmişe dönelim. Bundan 8 ya da 9 sene öncesine gidelim. O zamanlar oyun piyasasına Commodore 64 denen o 64 Kb'lık sevimli makinalar hakimdi. C64'de benim hatırladığım kadarıyla ilk çıkan Türkçe oyun (bir takım basitçe yapılmış "basic" oyunları hariç) Keloğlan'dı. Sonra Amiga efsanesi başladı. Amos denen programlama dili sayesinde Amiga'da birçok Türkçe oyun yapılabildi. PC'lerin yavaş yavaş oyun pazarını ele geçirmesiyle kaçınılmaz olarak bu makineler için de değişik Türkçe oyunları yapıldı. İstanbul Efsaneleri, Lale Savaşçıları, Asil Kan, Dedektif Fırtına, Galata vb. Ama bu oyunların hiçbiri yeterince iyi değildi. Kimisinde grafikler çok kötü iken, diğerinde oynanabilirlik ve arabirim çok kötü ayarlanmıştı. Kısacası bu oyunlar pek tutmadı. Yalnız hemen şunu da belirteyim ki benim amacım yerli oyunları kötülemek değil. Ama şu bir gerçek ki bu oyunların yabancı firmaların yaptığı ve ülkemizde çok düşük fiyata bulabileceğiniz kopyalarına karşı pek bir şansı yok. Ülkemizdeki bilgisayar kullanıcılarının şu ana kadar hem Türkçe hem de kaliteli bir oyun oynayabildiklerini pek sanmıyorum. Şu ana kadar diyorum çünkü artık bir alternatifimiz var. İlk olarak Earth 2140 oyunu ile ortaya çıkan bu alternatif şimdi Raks New Media'nın Türkçe olarak çıkarttığı Dreams to Reality adlı oyunla devam ediyor. Nedir bu alternatif? Ne gibi avantajları var? diye soranlara hemen cevap verelim. İlk önce bu oyunların Türk programcılar tarafından değil, dışarıdaki büyük software firmaları tarafından yapılan oldukça kaliteli oyunlar olduklarını söylemeliyim. Bunların orijinallerinden tek farkı tamamen her şeyleri ile Türkçe olmaları. Earth 2140'ın Türkçe versiyonunu oynayanlar bilir. Oyundaki tüm konuşmalar oldukça başarılı bir şekilde Türkçe'ye çevrilmişti. Tanıtmaya çalıştığım Dreams adlı oyunda da durum aynen böyle işte. Özellikle belirtmeliyim ki oyundaki tüm
DREA
konuşmalar Türkçe'ye çevrilirken oldukça özen gösterilmiş. İngilizce versiyonunu oynayıp oyun içindeki diyalogların Türkçe'ye aynı ses tonları ve şekillerde çevrildiğini görünce gerçekten bu işi yapanları kutlamak geldi içimden. Ayrıca Dreams'in Türkçe versiyonundaki reklamlar kısmında Raks New Media ve Cyro ortaklığı ile Türkçe versiyonları çıkacak diğer oyunların demolarını görünce (Ubik ve Third Millenium) yerli oyun piyasasında bu alternatifin daha da gelişeceğini görür gibi oldum. Her neyse bu kadar laftan sonra zaman tünelinden çıkıp günümüze geri dönelim ve oyunu tanıtmaya başlayalım artık. OYUNUN KONUSU: Merak edenler için Raks New Media'nın oyun için hazırladığı basın bültenindeki oyunun konusunu aynen aktarıyorum: | Eski Mısır döneminde, beş üst düzey rahip, düşler kuyusunun yeryüzüne yansıması olan Mavi Su'yu keşfeder. Düşler kuyusu gezegenimiz ile düşler dünyası arasındaki bağlantıdır. Her düş bu kuyudan geçmektedir. Gizli ayinlerde, bu beş rahip Mavi Su'yu nasıl kullanacaklarını öğrenir ve kendilerini ruhsal açıdan geliştirip, zenginleştirir. Evrensel uyumu sağlamak için, rahipler uçurumun çevresinde bir daire oluştururlar. Mavi Su üstlerindedir. Her rahip birbiri ardına havaya yükselerek Mavi Su'yun tam altında yerini alır. Bu şekilde bilgeliği ve zamana egemen olmayı öğrenirler. Mavi Su'yun büyüsüne duydukları hayranlıkla, onun çevresine ilk piramidin temellerini atmaya karar verirler. Rahiplerden birisi, evrensel uyumu kullanarak, yaptığı yolculukları gizli tutmaktadır. En sonuncusu olacak bir ayinde, bu rahibin gücünü kötüye kullandığını ortaya çıkar. Diğer dördü onun bu çılgınlığına son vermek için evrensel uyumu bozarak onu uçurumun dibine atarlar. Kaçmasını engellemek için de üstüne koca bir kaya yerleştirirler. Düşler kuyusunun ortasında ne canlı, ne de ölü olarak hapsolan rahip bilgeliğini yoğunlaştırır ve azmini yaratır. Yeryüzünde hiçbir cismi olmayan bu azim, düşler dünyasında bir karabasanı oluşturan bütün zerreciklerin birleşmesi ile şekil bulur. Tarih 1988. Bir çocuk atladığı gölde düşler dünyasının kapısı Mavi Su'yu görür ve düşler dünyasına taşınır. Dünyaya geri dönüşünde, bu olağanüstü serüvenin tanıkları olan kişilerce yani örgütçe sorguya çekilir. Bu kişiler daha sonra ortadan yok olurlar. Resmi kayıtlara göre boğulmuşlardır. Onların düşler dünyasında ki yansımaları deneyler yaparak bu dünyanın özüne ulaşmaya çalışırlar. Edindikleri bilgelik ve yaşadıkları yoğun heyecanlar onları giderek çılgınlığa ve acımasızlığa sürüklemiştir. Düşler dünyası artık onların laboratuvarları olmuş ve zamanla daha da şeytani deneyler yapmaya başlamışlardır. Tarih 1998. On yıl geçmiş, çocuk büyümüştür. İlk adı Duncan'dır. Kaderi Mavi Su ile yoğrulmuştur. Bu kapı onun için bir kez daha açılır. Bir efsane doğmuştur.... ESAS OĞLAN DUNCAN: Oyunda yöneteceğiniz karakter Duncan hakkında biraz bilgi verelim. Duncan tam bir savaşçı ve maceraperest bir karaktere sahip biridir. Kat etmesi gereken oldukça uzun ve zor bir yol onu beklemektedir. Bütün macera boyunca Duncan'ı yönetirken tıpkı süpermen gibi oradan oraya uçup, Merlin gibi büyü yapıp, bir deniz kızı gibi
yüzeceksiniz.
Amacınız
birbirini yok etmeye çalışan bu iki dünyayı kurtarmak (işiniz zor gibi). OYUN İÇİNDEKİ DİĞER KARAKTERLER: Esas oğlan Duncan'dan başka karakterlerimiz de mevcut. Bunlardan ilki olan cinler Medyum Memiş'in cinlerinden değil elbette. Bunlar değişik renklerde ve bize yardımcı olan yaratıklar. Mesela mavi renkte olanları bize ipucu verir. Yeşil olanlar yön gösterir ve kırmızı cinler de oyun içinde kullanacağımız büyülü cisimleri bize verirler. Cinlerden başka oyun isteyen bir Şaman, bir gemi kaptanının hayaleti, keçileri kaçırmış bir gazeteci ve her oyunda olması gereken kaçık prof.larla karşılacaksınız. Ayrıca yok etmeniz gereken değişik türde yaratıkların da var olduğunu söylemeliyim. SAVE, ENERJİ DURUMU VE MANA OLAYI HAKKINDA BİLGİLER: Duncan her ne kadar büyük bir kahraman olsa da sonuçta o da enerjisi sınırlı bir insan. Enerji durumunuzu ekranın sol alt köşesindeki kırmızı göstergeden görebilirsiniz. Mavi olan ise sihir gücünüzdür. Enerjinizi arttırmak için bertaraf ettiğiniz düşmanların geride bıraktığı objeleri toplamanız gerekli. Büyü (mana) gücünüz de oldukça önemli. Eğer büyü gücünüz biterse ne uçabilir, ne de gerekli silahlar için büyüler yapabilirsiniz. Büyü gücünüzü zinde tutmak için etrafta uçuşan ufak, beyaz renkli baloncukları toplamalısınız. Bir de save olayına değinmek istiyorum. Maalesef oyunu kafanıza göre save edemiyorsunuz. Oyun bir bölümü bitirdiğinizde kendini otomatik olarak save ediyor. Eğer ölürseniz son kaldığınız save'den (yani o bölümün başından) tekrar başlamak zorunda kalıyorsunuz. Bu bence kötü bir özellik sizi bazı bölümlerde çok sinir edebilir. SİLAHLAR, DÖVÜŞ TEKNİKLERİ VE BÜYÜLER: Böyle tehlikeli bir macerada silahsız gezinmek büyük bir aptallık olur. Gerçi hiçbir silahınız olmasa bile Duncan kara kuşak sahibi olarak oldukça iyi dövüşebiliyor. Ama oyunun ilerki bölümlerinde değişik silahlara da ihtiyacınız olacak. İlkel çağların yenilmez savaşçılarının kullandığı silahlar olan kılıç ve ok sizin yegane yardımcılarınızdır.
Ama bunları kullanmak için büyü gücünüzün dolu olması gerekir. Herhangi bir silahı kullanmaya başladığınızda büyü gücünüz de yavaş yavaş azalır. Yani büyü gücünüz bitene kadar silah kullanabilirsiniz. Böyle mistik bir ortamda büyü yapmamak olmaz tabi ki. İşte oyun içinde kullanacağınız bir takım büyüler.
Hologram: Düşmanlarınızı yanıltmak için sizin bir kopyanızı çıkarır. Sağlık: Bu büyü yardımıyla enerjinizi doldurabilirsiniz. Gerçekten işe yarıyor. Şaman: Şaman oyunun efendisiymiş. Bunu kullanınca acayip bir yere ışınlanıyorsunuz. Görünmezlik: Bunu kullanınca görünmez oluyorsunuz. Ama nasıl olduğunu göremedim :). Herhangi bir canlının ruhuna geçme: Bunu şelale bölümünde kullanacaksınız. Herhangi bir canlının içine girip onu yönetmeye yarıyor. Oyun içinde benim bulabildiğim büyüler ve silahlar bu kadar. Ama ilerledikçe değişik büyüler çıkıyor. Bunların ne işe yaradıklarını onları kullanmak suretiyle öğrenebilirsiniz. 4 BÖLÜMLÜK FANTASTİK BİR MACERA: Düşler dünyasındaki bu uzuuuun ve zor yolculuğunuz 4 fantastik bölüme ayrılmış. Şimdi de biraz bu fantastik dörtlüden söz edelim.
KEŞİF VE KABUL EDİLME: Burası ilk bölüm. Her şeyin ilki ve başlangıcı. Düşler dünyasına ilk defa gelen biri için pek konuksever bir mekan diyemeyiz. İlk başta havada uçan balıklar ve değişik yaratıklar sizi şaşırtacaktır. Ama zamanla bu dünyaya alışmasını öğreneceksiniz. İsteseniz de istemeseniz de. KÖTÜLÜĞÜN KAYNAĞI: Bu bölümde Duncan'ın oyunun konusunda söz ettiğimiz ve gücünü kötüye kullanan Kara rahibin öyküsünü keşfetmesi gerekmektedir. Kara rahip bu ismini üzerine giydiği elbiseden almamıştır elbet. İşin aslı, Mısırlı bir rahip olan bu zat kendi insanları tarafından lanetlenerek, düşler kuyusunun merkezine kapatılmıştır. Duncan Kara Rahip'in gizini çözebilmek için düşler dünyasında üç evrim sürecini yeniden yaşayacaktır. Doğuş, olgunluk ve ölüm. ÖRGÜT İLE KARŞILAŞMA: Polis, siyaset ve mafya üçgeninden oluşan örgüt, susurluk davasının ortaya çıkmasıyla düşler dünyasına kaçmaya karar vermiştir (fazlasını merak etmeyin bence ne diyorsak odur :)). Desek de işin aslı öyle değildir, böyledir: Örgüt de tıpkı Duncan gibi düşler dünyasına dışarıdan gelmiştir. Ama düşler dünyasının gücü Örgüt'ün feci halde başını döndürmüştür. Örgüt tıpkı bir parazit gibi bu dünyanın
Okyanus abi mahallenin güçlü, kuvvetli ve yağız bir delikanlısıdır. Kendisine yapılan yamuklukları asla unutmamasıyla tanınmıştır. O sabah 10 senedir çalıştığı fabrikadan nedensiz bir şekilde kovulduğunu öğrenir. Bu devirde iş bulmak çok zor olduğundan ve nedensiz yere işten çıkarılmasına oldukça bozulan Okyanus abi çılgına döner ve hışımla çalıştığı şirketin sahibi olan patronunun adresini öğrenerek konuşmak üzere onun evine doğru yola çıkar.
gücünü sömürmeye başlar. Yeniden doğuş fabrikası, eylemler için örgüt binası, bir şey içmek isteyenler için çay ocağı ve bu dünyanın yaratıklarında çeşitli deneyler yapmak için laboratuvarlar bu fantastik bölümün geçtiği mekanlardır. Bu bölümde örgütten biri Duncan'a yardım etmek için arkadaşlarına ihanet edecektir (vay hain vay). DÜNYAYA DÖNÜŞ VE BAŞARI: Bu bölümde Örgüt içindeki adamımız sayesinde kahramanımız Duncan düşler kuyusundan kirişi kırarak, ait olduğu dünyaya dönmeyi başarır. Bu sırada Dünya üzerinde oluşan yarıklardan düşler dünyasının enerji akımı tekrar belirir. Ama Duncan'ın görevi henüz sona ermemiştir. Duncan eski ve kutsal ayinin yapıldığı yere gidip tarihi yeniden yazmak için geçmişe dönmelidir (bu oyun öyle kolay kolay). OMNİ-3D, OMNİ-SYNC? ONLAR DA NEDİR? Evet oyunu bu kadar tanıttık anlattık ama neye benzediği tam olarak bilmiyorsunuz daha. Oyun temel olarak iki programlama tekniğine dayanıyor Omni-3d ve Omni-Sync. Önce Omni-3d'yi açıklayalım. Bence buna en yakın ve en güzel örnek Tomb Raider II adlı oyun. Aslında ben bu Omni-3d sistemini ilk Atlantis adlı oyunda görmüştüm ama burada daha geliştirilmiş
Okyanus abi patronun evini bulmakta hiç zorlanmaz. Çünkü ev oldukça büyüktür. Evin dev bronz kapısını tekmelemeye başlar. Uzun uzun tekmeledikten sonra kapıyı açmayı başarır. İçeri dalar ve hemen etrafı araştırmaya başlar. Bir amacı patronunu bulup onunla konuşarak işini geri almaktır. Çünkü o bir prensip adamıdır. Evin her tarafını arar ama hiç kimseyi bulamaz. En sonunda bodrum kata bakmaya karar verir. Aşağı inince bir sürpriz ile karşılaşır.
hali kullanılmış. Tomb Raider ya da Atlantis oynamayanlar ve Omni-3d'nin ne olduğunu merak edenler için bunu daha da açalım. Bunu en güzel şu şekilde açıklayabilirim sanırım. Normalde kafanızı sağa, sola çevirip, aşağı yukarı bakarken etrafı nasıl görüyorsanız Omni-3d sayesinde de oyun içinde görüşünüz bu şekilde oluyor. Omni-Sync sistemi ise Omni-3d'nin ses ve animasyonlar için olanı diyebiliriz. Yani karakterlerin animasyonları, çenelerinin konuşmalara göre oynaması vs. Ayrıca bir hedefe yaklaştıkça sesin artması, ya da solunuzdaki bir çalıdan gelen sesi sol hoparlörden duymanız Omni-Sync'nin özelliklerindendir. EĞLENCELİ BİR RÜYA YOKSA SIKINTILI BİR KABUS MU? Arcade-adventure türü sevenlerin herkesin düşünde böyle bir oyun vardır. Ama öte yandan bu türü sevmeyenler için oyun sıkıntı verici bir kabusa dönüşecektir. Oyun oldukça uçuk bir mekan olan düşler dünyasında geçiyor. Bu dünyadaki bilmeceler de uçuk tabi ki. Eğer çok zorlanacak olursanız oyun içindeki mavi renkli cinlerden yardım alabilirsiniz. Gerçi bunlar da bilmece gibi konuşuyor ama size tam çözümü açık seçik verseler oyun çok kolay olurdu değil mi? Bir yerden bir yere gitmek için genelde uçuyorsunuz. Ama bazı bölümlerde değişik araçlar da kullanacaksınız. Mesela rüzgar sörfü, uçan motorsiklet bu araçlardan bazıları. BİR DÜŞÜN SONU: Eveeet oyunu genel hatları ile yeterince tanıttığımı sanıyorum. Son olarak eğer Türkçe ve gerçekten de kaliteli olarak oynayabileceğiniz bir arcade-adventure arıyorsanız bu oyun şu an en iyi ve tek tercihiniz. "Bir düşüm var bir gün tüm oyunlar Türkçe olacak, Bir düşüm var dergi yüz bin satacak, Bir düşüm var dergi cd'siz kalmayacak, Bir düşüm var artık dünya üzerinde savaş kalmayacak" ElÖzgür "Dreamer" GÜLTEKİN öte Laz, Patronu aslında bir insan değil bir balinadır. Zaten Okyanus abinin çalıştığı yer de konserve balık fabrikasıdır. Balina patron ona işlerin iyi gitmediği için adam çıkarmaya başladığını anlatmaya çalışır. Ama Okyanus Abi çok sinirlidir ve dayanamayarak o anda bir zıpkın bularak balina patronunu öldürür. Sonra birden bir uçurumdan aşağı düşmeye başlar. Birden uyanır ve tüm bunların sadece bir düş olduğunu anlar. Neşe içinde kalkarak işine doğru yola çıkar.