Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 48
Üçüncüsü Türkçe (adamınızın size Türkçe cevap vermesinin zevkini yaşayın azıcık bu arada SETA'ya teşekkür edin), dördüncüsü general sistemi ile çok hoş şeyler yapabilir, oyunların bayık bölümleri olan düşman devamlı saldırıyor bölümünden r güzel gözüne ilk çarpacak şey budur). Hani diğer kısımlarda yapay zeka çok kötü olsa yine bir yere kadar, programcılar becerememişler diyeceğim. Ama aynı birlikleri general kontrolüne verince böyle hatalar olmuyor. Yok yok, kesinlikle bu bir beceriksizlik sorunu değil. İki satır kod ekleseler olurmuş tahmininde bulunarak bilmeden konuşmuş oluyorum. Gerçi, bir süre sonra (10 bölüm kadar sonra) alışıyorsunuz. Eksi yön olarak bir de background'ların daha iyi olabileceğini söyleyeyim. Hani denizi falan iyi çizmişler ama diğer kısımlar keşke birazcık daha iyi olsaymış. Çok güzel. Firmalar bu işe önem vermeye başladılar artık (Heroes2'nin Müzikleri nasıldı peki?). Hele sekizinci şarkı çok güzel (şu anda dinliyorum, bana da biraz tanıdık geliyor, nereden olduğunu siz bulursanız söylesenize (lütfen)). Açıkçası bu oyuna çok şey katmış. Bi de aklıma geldi "Fifth Element"in Soundtrack'i de süper. sistemi biraz değişmiş hep ig değişiyor, ama en iyisi "
altıncısı ben yazdım. Peki oyunun kötü yanları. Açıkçası oyunun önemli bir kötü yanı var. Aynı hatayı şu ara oynadığım MYTH'de de gördüm. O da şu ki, bir adamınızın yolu üstünde başka bir kendi birliğiniz varsa ikisi de duruyor. Yuh artık, bu kadar da olmaz diyebilirsiniz, haklısınız, böyle bir hata Dune2'de bile yoktu (ama o süper bir oyundu). Açıkçası ben bunu bir beceriksizliğe ya da yapay zekanın eksikliğine bağlamıyorum. Kişisel kanım bunun sebebinin Testerların kötü olması. Nasıl olup da gözlerinden kaçmış olduğuna inanamıyorum (her strateji oyuncusunun kanımca). Yeraltında madenler var. Bunlar haritada yeşil olarak gözüküyorlar. Sonra siz oraya bir tane maden kuruyorsunuz, sonra yakına bir yere bir tane rafineri kuruyorsunuz, sonra "Bantha"lar yaparak, madenden aldığınız kutucukları rafineriye taşıyorsunuz, 200 kredi alıyorsunuz. eBölüm bölüm açıklamadım bu oyunu. Zaten Türkçe. #Üç zorluk seviyesi var (bu işin de suyu çıktı artık). Ben "normal"de oynadım. Oyun çok zor değil, ama kolay da değil. #eDünya haritasında savaşacağınız yeri seçiyorsunuz, sonra 7. bölüme doğru ilk seçtiğiniz bölge bitiyor, ikincisine geçiyorsunuz. Ben daha çok "AH"yle oynadım, ve de ilk önce İskandinavya'ya gittim. Haberiniz olsun. ©Genel taktik olarak ne vereyim ki şimdi
SETA (216. 4634376) REAL TIME STRATEJİ Pentium 75
16 MB RAM 30MB HARDISK ben size. Araştırma Merkezini çabuk kurun. Ha unutmuşum, bi de böyle bir şey var. Bölümün başında sizde bütün teknolojiler yok. Araştırma Merkezi kuruyorsunuz, orada araştırılınca buluyorsunuz, yeni üniteleri öyle yapabiliyorsunuz. İşte bunu çabucak kurun. Ve de savaşı en gelişmiş birliklerle yapın. Diğerleri genelde yeniliyor. Deniz savaşı olan yerlerde denizde hakimiyet için 10 ünitelik falan bir birliği general kontrolüne verebilirsiniz. İlkel savunma kulelerine çok güvenmeyin. Hatta gelişmişlerine bile çok güvenmeyin. Her zaman üssünüze yakın yerlerdeki geçitleri koruyun. Binalarınızın içinde asker bulundurun. Sığınak denen ve de çok zor yıkılan bir şey var. Korumanız gereken adamları oraya koyun. Ha, bi de... Dikkatli olun (ipucu dediğin böyle olur). sırada oyunda demolar da var. #©Kamuran, yaz diyorum, yaz. Şu bildiklerini bir kitapta topla. okuyun. ©İkiyüzlülere güvenmeyin (bunun oyunla bi alakası yok. Niye söyledim? Çünkü yaram var bu konuda) yeni yılını kutlarım. 97 iyi bir seneydi genel olarak (bitişi kötüydü (zaten her Game-Show okuyucusu benim yaşamımda olan kötü şeylerden haberdar oluyor neredeyse) ama olsun. Kötü yaşanıp güzel biteceğine, güzel yaşanıp kötü bitsin/ daha iyi). Gelecek sene nasıl olacak bakalım. Ama size bir şey söyleyeceğim. Her halükarda her sabah güneşin doğmasının verdiği rahatlık güzel bir şey. 97'yi düşününce bana bir anmış gibi geliyor. Birisi parmağını şıklatmış ve de geçip gitmiş gibi. Öyle oldu zaten galiba. Ya bana n'oldu böyle ya? Bu ay Mert gibi oldum. Neyse mazur görün, zor günler geçiriyorum. Boş verin bunları. Ben size şunu söyleyeyim, siz bunu okurken 98 yılında olacağız (kesin konuştum). Ve de lütfen ben mutlu olmuş olacağım. bir dilek dileyin, sonra "Burçak'ın istediği olsun" deyin üç kere. Sonra kendi dileğinizi söyleyin, dileğiniz gerçekleşsin (yalan söylüyorum). "Bir gece yarısı, Beşiktaş'ta" je c'est pour toujours, si je ne veux rien, c'est pour ces jours "Caner"
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.