Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 25
Bildiğimiz film, bildiğimiz kamera ile çekiliyor. Bu filmin oynayacağı 3D bir ortam kağıt üzerinde tasarlanıyor. Daha sonra kağıt üzerindeki bu tasarım bilgisayar ortamına geçiriliyor. Sonra filmlerin görünmesinin istenmediği yerler kare kare kesiliyor (vallahi ölmekten beter bir iştir). Sonra o kareler bilgisayar üzerindeki 3D ortama tek tek yapıştırılarak oyun hazırlanıyor. Gelişigüzel "hadi abi ben ev yaptım, kız orda yürüsün, oğlan da
ÖTESINDE REALT
Yerli senaryomuzun son kahramanı ailenin babası, Türk sokakta koşsun" diye olmuyor bu işler tabii ki. Bir senaryo var. Bu senaryo ilk oyun Dedektif Fırtına'da olduğu gibi Nuray Hadimoğlu'na ait. Filmlerin çekiminde 4'ü yabancı 19 kişi oynamış. Geçen gün televizyonda seyrettiğim bir film vardı, Android'in aşkı mı ne. 3 kişi oynuyordu toplam. Bilmem anlatabildim mi?! Müzikler ise başka bir alem. Tamam daha önce dillere pelesenk olan bir çok oyun müziği oldu ama bu başka. Gerçeğin Ötesinde için bir şarkı hazırlandı, kayıtlar Audio Fact tarafından Boston Blue Jay stüdyolarında yapıldı, İzzet Öz tarafından bir klip çekildi (Kemancı'da) ve bu klip yeni yılda müzik kanallarında gösterime girecek. İçinizden biri çıkıp da bana "e iyi de kardeşim Fifa'98 için de Björk parça yapmış" demesin. Türkiye şartlarında yapılacak ve satılacak bir oyunun toplam satış cirosu bile Björk'e o parçayı yaptıramaz. Fifa'98 dediğiniz oyunun bütçesi 2.500.000$! Yani kısacası o başka, bu başka. Biz de üzerimize düşen görevi yaptık ve hiçbir masraftan kaçınmayarak Cartoon Animasyon Stüdyolarının sahibi (sahibi dediğime bakmayın tabiri caiz ise en büyük amelesi (yanlış anlaşılmasın iş yapılan bakımından)) Fehim (Hadimoğlu) Bey ile bir görüşme yaptık. Yani aslında, olayların en başından beri yapıyoruz görüşmelerimizi. Elimizden gelen yardımı göstermek istememizdeki sebepse belki de Türkiye'de bir şeyler üreterek para kazanmanın imkansızlığını bile bile bir şeyler yapmaya çalışmanın ne kadar zor olduğunu bilmemizdir (bkz şekil A:
GameShow). Yani Cartoon ekibinin Ferhan abimin deyimi ile bizimle aynı manyaklık kan grubundan olduklarını bilmemizdir. Neyse, görüşmelerimiz sırasında Fehim Bey bize bu oyun hakkındaki başka düşüncelerinden de bahsetti. Şöyle ki: Oyunun madem ki 3 ayrı versiyonu (Türkçe, İngilizce, Almanca) olacak, bunları neden yurt dışında da satmayalım. Mantıklı düşününce, madem ki gavur oyunundan ses, grafik veya senaryo olarak hiçbir eksiği yok, bir de adamların kendi dilinde, neden almasınlar diyor insan veya neden Ali Mehmet'e "Monkey Island 3'ü al, süper" derken, John Luke'a "ula Luke, Beyond Reality is muş be güzelim" demesin. Desin tabii ki. Türk'ün dilinde olan "gavur yapıyor be abi" sözünün gavurca versiyonu -en azından bilgisayar oyunları için- neden "Türk de yapıyormuş abi" olmasın? Dileriz ki olsun. Yurt dışındaki başarı kıstasımız Eurovision ile sınırlı kalmasın. Bu yazı artık bitsin. Sayfası yapılsın. Dergi artık basılsın. Yine ayın kaçı oldu (ehehe). Son olarak "almayanın kaynanası ölsün, iki gözü önüne aksın" gibi pazarcı tarzı bir konuşmaya girmeden her şeyi sizlerin sağduyunuza bırakıyorum. En azından Gerçeğin Ötesinde'ye karşı ön yargısız olun. Not: Gerçeğin Ötesinde, Perakende olarak 29$ + KDV fiyatla satılacak. Fehim Bey GameShow okurlarına küçük bir hediye düşündü ve e-mail gönderen her okura bu oyunu 25$'dan satma sözü verdi. e-mail: escortnet.com
Abla
Olay gecesi Hulusi Bey kızgın, Sibel bekleyişli ve Ayşe ise hırs içindedir. Hepsi de Kadir'in gelip Sibel'i kaçırmasını beklemektedirler. Sonunda Kadir Sibel'in penceresinin altına gelir. Hulusi Bey hemen beylik tabancasını çekip dışarı fırlar. Kadir'e 6 el ateş ederek onu sakat, sağır ve dilsiz eder. Bunu gören Sibel ise kahrından kör olur.
filmlerinin vazgeçilmez tiplemesi Hulusi Kentmen Bey, emekli bir albaydır. Sabahları kalk borusu ile kalkıp
21.18'de yatarak çok disiplinli bir hayat sürmektedir. Evi ve ailesini de askeri kurallara göre yönetmektedir. Kızının Kadir denen işsiz güçsüz bir serseriyle evlenmesini asla istememektedir. Bunun için aklına gelen her türlü yasayı uygular. Onu odasına hapsederek Kadir'i görmesini engelleyebileceğini sanmaktadır. Olay olduğu gün Ayşe camdan dışarı baka baka ahbap olduğu kuşlardan Kadir'in Sibel'i gece kaçıracağını öğrenir. Kıskançlık krizleri içinde babasına koşarak durumu anlatır.
Her Türk filminde olduğu gibi ilahi adalet burada da gerçekleşir ve hain abla Ayşe üzerine düşen uçak yüzünden kan kaybından ölür. Olayın kahramanlarının şimdiki hallerini merak edenler için hemen söyleyelim. Aile babası Hulusi Bey hapishaneye düşer ve ağa olur. Esas oğlan Kadir şu an sokaklarda dilencilik yapmaktadır. Sibel ise kör kör yolda dolaşırken bir arabanın kendisine çarpması sonucunda tekrar görmeye başlar ve şarkıcı olur. SON
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 24
PAZARLAMA atırlar mısın dedi koltukta arkasını dönmüş ful karizma adam, bir zamanlar kapından kovduğun fakir ama gururlu bir genç vardı. Ayaktaki adam hafif titredi, kulakları kızardı, korkudan ne yapacağını şaşırdı. Ağzından iki hece düşüverdi: e-vet, evet ama... Koltuktaki adam "sus" dedi. Ayaktaki sustu. Gerilim had safhadaydı. Adam koltuktan kalktı. Hala arkası dönüktü. İşte o genç geri döndü dedi, hem de çok daha güçlü olarak. Ve yüzünü döndü... Kim olacak canım o genç adam. Cartoon ekibi tabii ki... Bilmeyenler için Cartoon bir Türk firması, adına bakıp da aldanmayın. Bundan 2 sene öncesine kadar bilgisayar piyasasında sadece okul öncesi ve sonrası eğitim programları ile uğraşırlardı. Uğraşırlarmış diyeceğim ama GameShow ekibi olarak o kadar iyi tanıyoruz, o kadar içli dışlı olduk ki onlarla, diyemiyorum. Geç başlayan dostluğumuzun başlangıç noktası, o fakir ama gururlu genç: Dedektif Fırtına. Bu ilk oyun projelerini bize anlattıklarında çok heyecanlanmıştık. Oyun piyasaya çıktığında gerçekten adına layık bir fırtına yarattı. Beğenenler de oldu, beğenmeyenler de. Beğenenler oyunun her şeyden önce PC için yapılmış ilk (ilk'in altını çizeceğim, sonra yazımı txt kaydedeceğim o çıkmayacak, siz çizili varsayın!)
Türkçe oyun olduğunun bilincinde olanlardı. Tamam eksikleri vardı. Benim de beğenmediğim yönleri vardı ama demin de dediğim gibi PC için ilk Türk oyunuydu. Oyun satışa çıktıktan hemen sonra Cartoon ekibi yeni oyun hazırlıklarına başladı. Ve iki senelik çalışmanın sonucunu sizler (parasına kıyıp oyunu alanlar) ocak ayı başında göreceksiniz (ben torpilliyim, herkesten önce gördüm :)). Şimdi bu kadar şeyi anlattım, iyi de niye anlattım? Hem de oyun çıkmadan önce tanıtım sayfalarında!!! Sebebi gayet açık; Hemen hemen bütün dergilerde preview diye bir olay vardır. Herhangi bir ürün çıkmadan önce (bu bir araba bile olabilir) bu ürünün prototipini veya tamamlanmamış versiyonunu öncelikle o işin medyası inceler (torpilliyiz dedik ya!), yorumunu yapar. Sizler (veya bizler) bunu incelersiniz ve ürün hakkında daha ayrıntılı bilginiz olur. Biz de Türkiye'de çıkan ve güzelliğine inandığımız oyunlara preview sayfası ayırmaya karar verdik. Ve karşınızda ilk konuğumuz: Gerçeğin Ötesinde. Genç ve güzel (ciddiyim :)) bir kız ve cinayet kurbanı ablası. Bunlar olayın başlangıç noktası. Şimdi alttaki mavra kutusuna ve bu söylediklerime bakıp da "ulen biz bunları çok gördük, yıllardır her Türk filminde olan olaylar" demeyin. Çünkü senaryo gerçekten çok orijinal. Hikaye basit bir cinayetle başlıyor ama kahramanımız Ayça, ablasının katillerini
MR. aynı olayların içine siz de giriyorsunuz. Oyun sizi Peru'daki tapınaklara kadar sürüklüyor. Grafikler derseniz; bir örnek vermek gerekirse Phantasmagoria |' i oynayanlarınız gözünün önüne getirsin. Getirdi mi? Hah işte Gerçeğin Ötesinde de aynı, hatta daha bile başarılı! Bir mimar grubu tarafından tasarlanmış 3D arka planlar üzerinde film tekniği ile yapılmış bir aramaya başlamasıyla kendini bir çok oyun kısacası. İsterseniz nasıl bir teknik enteresan olayın içinde buluyor. Tabii ki olduğunu dilimin döndüğünce anlatayım. bunları ona yaptıran siz olduğunuz için
GERÇEĞİN BEYOND
Sibel'in ablası Ayşen Gruda, evde kalmış bir kızdır. Bir türlü kendisine bir kısmet bulamadığı için kardeşini sürekli kıskanmaktadır. Babaları Hulusi Bey kızlarına çok sert davranmaktadır. Özellikle Sibel ve Kadir'in birlikteliklerini istememektedir. Bu yüzden kızını odasına kapatarak
Türk sinemasının vazgeçilmez esasoğlanı Kadir İnanır, mahallenin en harbi delikanlısıdır. Saçlarını sürekli biryantileyip geriye doğru tarayarak kendine cool bir hava yaratmayı sevmektedir. Tek kötü huyu biraz fazla sigara içmesidir. Mahallenin en güzel kızı Sibel'e sevdalıdır. Kadir bu efkarlanıp bir
1 yakmıştır. Ama Sibel'in babası ben iş: diyerek evlenmelerine razı olmamaktadır. üzülmektedir. İşte o günde yine a yakar.
manastır hayatı yaşatmaktadır. İşte o gün, artık bütün bunlar Sibel'in canına tak eder. Ablasınını cep telefonunu kullanıp kimseye çaktırmadan rak kendisini kaçırm r. Kadir çıracağını