SID MEIER'S GETTYSBURG!

merikan İç Savaşını duymayanınız sanırım yoktur. Mavi ve Gri, Kuzey ve Güney, daha bir çok film, dizi, kitap, k oyun... Yabancı ülkelerin tarihini; kendi tarihimizden daha iyi biliyoruz. Öte yandan, bazı zamanlarda ve bazı durumlarda kendi tarihimizden korktuğumuz, unutmaya çalıştığımız hissine kapılıyorum. Herkes bazı şeyleri unutmaya, yok saymaya çalışıyor. Her gün yeni bir kişi olarak uyanmak mümkün mü? Milletinin geçmişini bilmeyenler ise onu tarif edebilirler mi?

den ve olmayanın, seni kültürel açıdan ham! yapması zorlaşır, belki de 4 olanaksız olur. Bu sebeple, bu savaş oyununa göz atmadan karada gemi yürüten, Sina çölünü yayan geçen, İstiklal Savaşında ayakkabısı olmadığı çarıklarıyla savaşan dedelerimizi bir hatırlayın. Sonra oynayın. Sid Meier küçükten beri belirtmiş oyunun kitapçığında. Kendisine kücük bir okul öğrencisiyken hediye edilen bir "İç Savaş" kitabında yer alan resimlere hayran olmuş. Pek çok kitabın aksine bunda savaş meydanları birer tablo gibiymiş. Bunun da ötesinde gerçek savaşta yer alan birliklerin de minik önce al renkli sancağımızı, minik adamlar şeklinde özenle çizilmiş olması küçük Sid'i oldukça etkilemiş. Onca çabalardan, farklı oyunlardan ve sonunda da Civilization 2 den sonra böyle bir oyunu piyasaya çıkarmakla kendini ve namını tehlikeye attığının kendisi de farkında. Ama şunu söylemeliyiz. Bazen, çocukluk düşleri gerçekleştiğinde; kişiye diğer birçok şeyden daha fazlasını kazandırabilir. Sid Meier örneğinde olduğu gibi. Bence kendisi şu anda mutlu olmalı. Çünkü sonuç hiç de başarısızlık olmamış doğrusu. Kendi çapında, fazla sürmeyen, ancak kaliteli bir oyun. İÇ SAVAŞIN SEBEBİ Bilirsiniz, politikacılar vaadlerle gelirler koltuklarına. Amerika'da da durum böyle. Köleliğe karşı olduğunu açıklayarak seçimlere giren Abraham Lincoln, kölelere (dolayısıyla ucuz iş gücüne) ihtiyacı olmayan Kuzey eyaletlerinin (sonradan Union) desteği ile, kölelere ihtiyacı olan Güney eyaletlerine (sonradan Confederate) rağmen başkan seçilir. Durumdan hiç hoşnut olmayan eyaletler tepkilerini dile getirdiklerinde birlikten atılırlar (gereksiz ve sert bir tepki). Bu mantıkla ülürse Güney birliğine karşı hareketler ile savaşı Kuzey'in çıkardığı söylenebilir. Bana "Daha neler!" diyenler devamını dinlesinler. Aslında savaş sırasında Kuzey'e ait kabul edilen topraklarda köleliğin var olduğu eyaletler de varmış. Onları (bu benim tahminim: fazla bölünmüş olmamak için) birlikten çıkarmamış parlemento. Bunun da ötesinde, birlikten ayrılan eyaletler kendi topraklarındaki kalelere kendi askerlerini kalkınca "Hayır!" cevabıyla “SS , karşılaşmışlar. Hatırladığım kadarıyla ) güneyli Beauregard "malzememiz tükenmeden yerimizi teketmeyiz!" diyen kuzeylilere top ateşi açmış. Ve savaş da patlak vermiş... Aslında Güney kendisine yetebileceğini düşünmüş olmalı. Kuzey de tamamiyle haklı değil bu arada. Epeyce bir ukalalık etmişler. Gerçi ben de bu tür bir kölelik kurumuna karşı olan tarafta yer alırdım. Şu da var ki, kölelerin durumunun da anlatılandan daha karmaşık olduğu, vaktiyle okuduklarım arasında. İç Savaş'ta Kuzey'in başkomutanı belirli aralıklarla değişmiştir. Ancak Güney başkomutanı Lee savaşın sonuna kadar ordunun başında kalmıştır. Bunun sebebi kendisinin o tarihlerde Amerika kıtasındaki generallerin en iyisi olduğunun her iki tarafça da kabul edilmesi. Kendisinin savaşta tam arada kalmış bir eyaletten geliyor oluşu, savaş başında her iki tarafın da kendi ordusunun başına geçmesi önerisiyle karşılaşmasına sebep olmuş. Hatta bazı Kuzeylilerin "keşke bizden taraf olsaydı!" demeleri bile vaki. GETTYSBURG'UN ÖNEMİ Savaşın bir döneminde Lee'nin ordusu Washington yakınlarına kadar sokulur. Nehir civarında geçen savaşın ardından Lee üç kolordusu ve süvari tümenleri ile güneye çekilir. Nehrin öte yanında Hooker yaklaşık yedi kolordu ile düşmanını bekleyedursun, Güney Süvari komutanı Stuart gizli bir harekatı açık etmemek için geceleri olması gerekenden fazla sayıda ateş yakmaktadır. Stuart'ın bazı beceriksizliklerine rağmen Lee'nin üç kolordusu Hooker'e durumu sezdirmeden nehrin batısındaki vadiler boyunca kuzeye doğru ilerleyerek, Kuzey topraklarına girerler. Amaçları ise olabildiğince at, yiyecek ve ayakkabı! bulabilmektir. Çok geçmeden Hooker durumun farkına vardı, ancak bir süre sonra (nedenini bilmiyorum?) görevinden istifa etti. Yerine kendi emrindeki generallerden biri olan Meade getirildi. Bu arada

Stuart piyadeleri takip etmek yerine günlerdir oyaladığı ordunun arkasından dolaşarak Lee ile buluşmaya karar verdiğinden (ki bunu bir seçenek olarak Lee kendisi Stuart'a söylemişti), Kuzeylilerin iç savaş tarihinde az rastlanır bir hızla (iki günde yayan 75 km. kadar) kuzeye doğru ilerliyor oluşlarını, Güney ordusuna haber veren olmadı. Gettysburg'a ayakkabı bulma ümidiyle gelen ilk Güneyliler ise karşılarında Kuzeyli süvarileri buldular. Her iki taraf da şaşkındı. İki ordu birbirine doğru yaklaşıyordu, ve Gettysburg ortada kalmıştı. SAVAŞTA BİRLİKLER S Kuzeyliler bir alay kurulduktan sonra ona yeni eklemeler ve sayısını tamamlama yoluna gitmiyorlarmış. Bunun sebebi büyük bir ihtimalle, | yeni gelen acemiler tarafından alayların tecrübe ve genel etkinliklerinin beklenildiğinden farklı | çıkmamasını sağlamak olabilir. Gerçekten de üç dört muharebeye girmiş bir alayın, yeni kurulmuş | bir başkasından çok daha fazla etkili olması yadırganmaz. Alaylarının kısa tarihçelerini öğrenen komutanlar da birliklerine uygun görevler yükleyebilir ve az çok ne kadar ateş altında kalabileceklerini kestirebilir. Bunun bir kötü tarafı, aslında içermesi gereken adam sayısının çoğunlukla altında bazen yarısından bile az adama sahip, irili ufaklı bir çok alayın ortada bulunmasıdır. Bu da çok güçlü olmayan tugayları ve tümenleri doğurur. Hatırlarsanız Lee'nin emrinde üç kolordu bulunduğunu söylemiştim. Onu karşılamaya çıkan Meade'de ise yedi (veya daha fazla) kolordu olduğunu söylemiştim. Aslında durum göründüğü kadar eşitsiz değil, çünkü Güneyliler tahmin edebileceğiniz üzere eksilenlerin yerine çekinmeden acemileri alarak alayların asker sayılarını alabildiğince tamama yakın tutmaya çalışmışlar. Bu da birbuçuk (bazen iki) Kuzey tugayının bir Güney tugayına denk olmasına yol açıyor. Kuzeylilerin Gettysburg'a ilk ulaşan birlikleri va süvariler. Savaşta Kuzey ordusunun süvarileri var ve kullanılabiliniyor. Ancak Güney süvarileri epeyce bir uzakta. Ben de oyunda görmedim ve kullanamadım. Gerçek savaşta süvariler pek çok farklı kullanım ve donanıma sahiptirler. Örneğin hafif süvariler genellikle at üzerinde dalkılıç vaziyette savaşırlar, bazen de kısa tüfek veya tabancalarını kullanırlar. Ağır süvariler hem hafif süvariler gibi, hem de az sonra anlatacağım atlı piyadeler gibi savaşırlar. Atlı piyadeler ise aslen yaya savaşma eğitimi almış, binekli askerlerdir. Bu oyunda da yalnızca bu türden atlılar var. Yani atlar sadece hızlı ulaşım durumunda bir işe yarıyor. Çatışma çıkınca hemen attan iniyorlar. Tekrar ata binmeleri ancak tugay komutanı, atından inmiş alayın yanındayken olabiliyor. Nedense!? Toplara gelince, bu oyunda değişik çaplarda toplar mevcut. Savaşın geçtiği tarih itibarı ile iki türde top —

Gifective unit mevcut. Napolyon zamanından kalma yivsiz toplar (sarı renkli olanlar) ve yeni yeni kullanılmaya başlanılan yivli toplar (kurşuni renkli olanlar). Yivliler daha uzak mesafelere hassas atış yapabiliyorlar. Bu sebeple de yalnız belirli tipte cephane atabiliyorlar. Yivsizler ise salkım mermiden tutun da yivlilerin attıklarına kadar değişik bir çok cephaneyi kullanabiliyorlar. Hedef hassasiyetlerinin olmaması gibi kötü bir özellik ise, yakın mesafede dağılan salkım mühimmatın dev bir çifte ile ateş edilmiş gibi etki yapması ile telafi oluyor. Hücum eden bir düşman birliği böylelikle biçiliyor. Her iki taraftan askerlerin, en çekindikleri toplar bu sarı olanlar. SAVAŞIN GELİŞİMİ Savaş alanına önce Kuzey süvarileri (gariptir güneydoğudan) geliyorlar. Sonra Güneyliler kuzeybatıdan, sonra yine Kuzeyliler....bu böyle sürüyor. Kısmete, Kuzeyliler hep iyi konumlara Güneylilerden önce ulaşmışlar. Tepeleri tutmuş olan ve sayıca da bir miktar fazlası olan Kuzeyliler savaşın sonuna dek beceriksizce savaşarak büyük çatışmalar görene dek oyalanmışlar. Durum Güneylilerin lehine görünmesine rağmen..... Ne gereği var daha fazlasının. OYUNA BAŞLAMA Oyuna başladığınızda her iki taraftan bir ordunun hücumu resmi üzerinde sırasıyla 1-Play A Scenario, 2-Fight The Battle, 3-Try A Tutorial,4-Multiplayer Gettysburg, 5-Load Saved Game, 6-Exit seçenekleri çıkıyor. En sonuncusunu ve ondan bir evvelini anlatmamıza gerek yok. 4. seçenek ise LAN kullananları veya İNTERNET meraklılarını ilgilendiriyor. 3. seçenek bol açıklama yazılı ve İngilizcesi olanların faydalanabileceği tatbikatları içeriyor. 1. ve 2. seçenekler en çok kullanılanlar. 1. sinde gerçek savaşta yeralmış veya değişikliklerle olması muhtemel birtakım farklı (ve uyduruk) çatışmalar yer alıyor. ÇATIŞMALAR VE GÖREVLER Çatışmalardan önce, komutanlar konuyu ve birliklerin konumlarını konuşarak ana amacı ortaya koyuyorlar. Hemen ardından savaş meydanı ortaya çıkıyor. Bir ses sırayla size çatışmanın ana hedefini, birliklerinizin konum, durum ve özelliklerini sıralıyor. Bundan sonra savaş başlıyor. Her çatışmanın bir ana hedefi var. Bunlar, genellikle tutulması gereken tepeler veya hatlar olmakta. Tepeleri tutmak hava savaş araçlarının ortaya çıkmasıyla önemini kaybetmesine rağmen hala bir savaşı kazanmanın ana adımlarından biridir. Bu oyun boyunca tepelere saldırmak veya elinizde tutmaya çalışmakla vakit geçireceksiniz. Hedefinizi teşkil eden tepe (veya yer) gösterildiğinde oraya dikkatlice bakın ve bir başkası ile karıştırmayın. OYUNDA BİRLİKLER VE BİRLİKLERE El LER Başlar başlamaz gördüğünüz ekranda birçok minik şey olduğu dikkatinizi çekiyordur herhalde. Durumu fazla karıştırmadan açıklayalım. En altta o anda seçili olan birliğin, bağlı bulunduğu birlik, kaç adamı olduğu ve ne kadar tecrübeli olduğu yazılı olan bir çubuk bulunur. Bu çubuğun arkasında yer alan desen o birliğin, baktığınız anda ne tür arazinin üzerinde bulunduğunu belirtir. (Bkz. arazi durumu) Karıştıranlar çubuğun sağından okuyup öğrenebilirler. Çubuğun solunda ise birliğin moral düzeyini temsil eden kutular dizilidir (Bkz. moral kutuları). Dışarıda en sağda bir saat vardır ve üzerine basıldığında çatışmada o dakikaya kadar olan kayıpları gösterir. Dışarıda en solda bir pusula vardır ve yanıp sönmeye başladığında, ilginç bir gelişmenin olduğu cepheye hızla görüntüyü kaydırır. Çubuğun üzerinde seçili olan komutanın verebileceği emirler sırayla dizilirler. Emirlerin en sağında yer alan sarı renkli büyük baklava, görüntüyü yaklaştırma, uzaklaştırma veya bakış açısını çevirme işlerine yarar. Oyunda idare ettiğiniz en küçük birlik bir alay olmakta. Alaylar diğerlerinden bağımsız en küçük topluluklar olarak savaş meydanında temsil ediliyorlar. Küçük bir bayrakları var ve emirler bu bayraklar seçildikten sonra (bayrak da böylelikle büyüyor) verilebilir. (Bkz. alay emirleri) Bu alaylar kendi tugaylarından bağımsız, alay bayraklarının seçilmesi ile emir verilebileceği gibi, kendi tugaylarına bağlı olarak "yanaşık düzen" tabir edilen

*"Düsman mı kactı, biz mi ters kurduk topları

- "Hangi dallama tütün çiyniyor?" NE VAR?" - "Yok bişi! Bir beyefendi pantolonumun paçasına tükürmüş, yannışlıklan!"

> adamlarsınız, yaralının üstüne basıp geçilir mi? Yazık la adama!"

"Ulen olm çekilin layn! Lapolyön müydü neydi bu toplar? Kuru sıkı atmıyor bunlar!" - "Usta, onbaşım gönderdi, barut kalmış mı | diyor, bir fincan istedi.

-"Aaaah! Aç olm şu kapağı, kolum namluda kaldı, sıkıştı" - "Ula ula! Durun GÜÜÜÜM!

-"İyi ki gelmişiz be!" - "Elma ister misin Coni?" -"Yok,canım erik çekti,varsa ver"

şekillerde dizilip hareket ettirilebilirler. Bunu yapmak için tugay komutanını bularak onun bayrağını seçmelisiniz. Tugay komutanları daha büyük bayraklı olan beyaz atlı subaylardır. Bu durumda verebileceğiniz emirler de değişir. (Bkz. tugay emirleri). Tümenlere ise bütünüyle emir verebilmeniz oyunda olanaksız. Buna rağmen Tümen komutanlarını ortada dolaşırken görebilirsiniz (tugay komutanına benzerler ancak daha büyük bayrakları ve yanlarında bir de emir erleri vardır). Tümenlere emir verememenizin sebebi, onların emirlerinin çatışma öncesinde verilmiş kabul edilmesidir. Ancak tümen komutanlarının faydalı olabilecekleri başka durumlar da mevcuttur. Bunlardan birincisi çatışmanın arkasında bekleyerek rally emri ile kaçanları tekrar düzene sokmasıdır. İkincisi ise moral kutuları ile alakalıdır. Bir üçüncü fayda ise komutanların gözcü olarak kullanılabilmesidir. line of sight emri ile bu komutanın ne kadar uzağı görebildiğini şekilli olarak gözlemleyebilirsiniz. Herhangi bir tümen komutanını seçtiyseniz verebileceğiniz iki emriniz var zaten. TUGAY EMİRLERİ: Topluca bir tugayı hareket ettirmek için o tugayın komutanını seçip, sol düğmeye basılı tutarak gidilmesini istediğiniz noktaya kadar oku uzatın. Tugayın komutanı izlemesi için de emirlerin arasındaki düzenlerden birini seçin. Tugay varış noktasında o düzende dizili olmak üzere yola çıkar. Her bir alayın da iş noktasındaki yeri, bir dikdörtken ile, yüzünün dönük olduğu yön de bu dikdörtken içindeki ikizkenar üçkenin ucu ile gösterilir. Eğer bir tugay komutanı seçiliyse, altta sağdan sola şu emirler görünecektir: Halt / Brigade Halt: İlerlemekte olan komutanı durdurur. Bir daha basınca bütün tugayı durdurur. Line of sight: Yukarılarda bir yerde açıklandı. Advance: Belirli bir mesafe boyunca bütün birlik yüzünün dönük olduğu yönde ilerler. Wheel: Tugay giderken ayarlanırsa, varış noktasındaki yönlenme belirlenir; dururken birliğin yüzü hemen yeni yöne çevrilir. Bunu yapmak için üç ok şeklinden birine (ki © ok sizi istediğiniz yöne daha kısa yoldan çevirebilecek olsun) üzerine basın. Road (Düzen): Tugay ip gibi sıraya dizilir hızlıca gider. Maneuver (Düzen): Tugaydaki her alay, savaş safları oluşturur ama ard arda gider .Tatbikat düzeni yani. Skirmish (Düzen): Alaylar alabildiğince yaygın ve az aralık bırakacak şekilde yayılırlar. Double (Düzen): Birlikler savaş safları

- "Çaktırmadan . arkaya sıvışayım, bi bakiim GameShow çıkmış mi? Yine geç çıkmışlardır kesin!

-"Ggk! Tomas, çamaşırlar kaç günlük?" - "Dört aylık." -"Belli belli."

- "Bunlar çok uzakta, oraya kadar gitsek miki?" 'Gitmeyelim Danıld, ben yoruldum, oturdum oluşturarak ikili düzende ilerler veya dururlar. Battle (Düzen): Tam savaş düzenidir. Savunmada yoğun ateş gücü sağlar. Bu sıkışık düzen iyi süngü hücumu ve savunması sağlar. ALAY EMİRLERİ: Eğer bir alay bayrağı seçiliyse o alayı kendi başına hareket ettirebilirsiniz. Bu alay , tugay komutanından bu şekilde bağımsız hale gelerek, verilen tugay toplu emirlerinden etkilenmeyebilir. Onları tekrar tugaya dahil etmek için ayrıca ortaya çıkan attach emriyle dahil edebilirsiniz. Aşağıda sırasıyla sağdan sola alay emirlerini görmektesiniz. Halt: Alayı durdurur. Retreat: Daha güvenli bir noktaya kadar hızlıca geri çekilmeyi sağlar. Bu sırada kayıplar artabilir. Fall Back: Ateş ederek geri çekilme emridir. Daha güvenli ancak yavaştır. Hold: Bulunulan noktayı mümkün olduğunca tutmayı emrtmek için. Bu emir yalnız tugay komutanı yakınlardaysa verilir. Double guick: Askerlerin koşaradım ilerlemeleri sağlanır. Yorucu ve moral bozucudur. Charge: Süngü hücumudur. Bu emri verebilmek için tugay komutanının yakınlarda olması gerekir. Advance: Yukarılarda bir yerde açıklandı. Wheel: Yukarılarda bir yerde açıklandı. Skirmish: Yaygın bir şekilde dizilen alay, top ateşlerinden az etkilenir, ancak bir saldırıya uğrarsa çabuk dağılma eğilimi gösterir. Column: Hızlı hareket etmeyi sağlayan bu düzen, bir çatışma anında çok faydasızdır. Line: Tam savaş düzenidir. Sıkışık bir biçimde iki saf oluşturmuş bulunan piyadelerle yoğun ateş gücü sağlanır. — TOPÇULAR İÇİN İLAVE EMİRLER: Auto target: Topçular hedeflerini kendileri seçerler. Target artillery: En tehlikeli düşman topçusuna nişan alınır. Target infantry: En yakın veya etkili düşman piyadesine ateş açılır. Limber: Topları top arabalarına yükleyin. Unlimber: Topları top arabalarından indirip ateşe hazırlayın. (PULL DOWN) TABİR EDİLEN SEÇENEKLER: Eğer imlecinizi ekranda en yukarı getirdiğinizde çıkan seçeneklerden bazıları çok işinize yarayabilir.

Temmuz'un 2'si Sene 1863 Savaşın 2.Günü

Mesela oyunda düşmanın askerlerine verdiği emirler duyulmuyor. Sadece boru seslerini dinleyerek bunları anlayabilirsiniz. En sağdaki Bugle Calls bu emirlerin çıkardığı boru seslerini dinlemenizi sağlıyor. Leaders seçeneği ile hangi komutanın nerede olduğunu görmeniz mümkün. Reports kısmından sırayla çatışmanın o ana kadarki durumu ile ilgili bilgi, çatışmadaki birliklerin düzeni (kutuların bü ü birlikteki adam sayısını, yıldızlar birliğin tecrübesini, koyulaşmış kısımlar kaybedilen adamları, kırmızı kısım ise savaştaki bakıya tahammülün ne kadar azaldığını, bütünüyle grileşmiş kutu birliğin kaçmakta olduğunu ve alttaki kırmızı çizgi düşmana verdirdiği kaybı göstermekte), habercilerin mesajları basınca ilgili birliğe görüntü gider), bütün bir savaşı oynuyorsanız o ana kadarki çatışmalar ve sonuçları ile bitmiş bir savaşin hızlı çekim temsilini görebilirsiniz. View'den ise savaşa farklı açılardan bakabilirsiniz. Game seçeneği ile sırasıyla o anki çatışma veya savaşı kaydedebilir veya yarım kalmış bir çatışma ya da savaşı yükleyebilirsiniz. Bunları takib eden seçenekler ile oyunun oynanış hızının ayarına ve başlarda ayarladığınız zorluk düzeyi ayarlarına da tekrar ulaşılabiliyor. Sonra haritadaki yazıların ne düzeyde bilgi vermesini isterseniz ona göre ayarlamalar yapabildiğiniz seçenek, ardından da oyunun oynanış kalitesiyle ilgili seçenekler geliyor. Bu seçenekler ile sırasıyla: Hareket ettirilen birliğin seçim şekli, sağ düğme ile haritanın mı ortalanacağı yoksa seçili birliğin gideceği yeri mi göstereceği (bu durumda ortalamak için shift-c veya auto |kendiliğinden kayma) özelliğini kullanın), bayrakların birliklerin o anki gayretini mi yoksa bağıl gücünü mü göstereceği, yükseltilerin abartılması, ağaçların seyreltilmesi ve evlerin küçük çizilmesi, desenli veya kareli zemin seçimi, haritayı çevirmenin haritayı mı yoksa |cameralyı mı çevireceği (ne demekse?), imleç ile haritanın kaydırılıp kaydırılamayacağı, çatışma aralarında kısa görüntülü durum bilgilendirmelerinin yapılıp yapılmaması, bilgisayarın duruma uygun olarak o zamanların savaşlarıyla ilgili verdiği ipuçlarını açıp kapama, ayrıntılar ve hız arasındaki tercih, daha hızlı oynamak için az birlikli çatışmalar ve son olarak da ses ayarı yer almakta. SÜVARİLER İÇİN ÖZEL DURUM: Süvarileri çatallı bayraklarından ve birlik isminden anlayabilirsiniz. Bunların yanına tugay komutanını getirin ve süvari alayına column (sıra) düzeni deyin. Nasıl? Şaşırdınız mı? İşte oyunda süvarileri ancak böyle görüyorsunuz. Bir çatışmaya girene dek veya siz düzenlerini değiştirinceye kadar böyle at üstünde kalıyorlar. Daha hızlı gidiyorlar. SİPERLER VE ARAZİ DURUMU: Askerleri kendi hallerinde bırakırsanız, orada bulundukları yerde ufak ufak barikatlar kurarak savunmayı güçlendiriyorlar. Hatta yeterince bekleyen bir birliğin dur! emri (halt) bir süre sonra (volley) yazılı ateş tut! emrine dönüşüyor. Bu emir bir kez seçilince yanıp sönmeye başlıyor ve ateş geçici olarak kesiliyor, silahlar dolduruluyor ve nişan alınıp bekleniyor. Hani ateşe başlamadan önce derler ya "düşmanın gözünün akını görene kadar bekle" diye, o kadar yaklaşmalarını bekleyip tekrar yanıp sönen emri seçin. Ayrıca arazi de sizin korunmanızda faydalı olabiliyor. Düşman ateşine karşı en korunaklı arazi bol bulunan kütük, kereste ve benzeri imkanlarıyla orman, hemen ardından meyve bahçeleri (orchard) ve kayalıklar geiyor. Tahmin edebileceğiniz gibi en korunaksız arazi çimenlik oluyor. Bu alanlardan az da olsa korunaklı olanlar morale olumlu etkide bulunuyor. MORAL KUTULARI: Bir birlik ne kadar tecrübeli ise moral kutuları başlangıçta o kadar fazla olur. Bu kutuların yanına bazı kutular belirli durumlarda eklenir. Eğer bir birliğin sağında, solunda ve arkasında kendi tarafından birlikleri varsa, moraline yeni kutular eklenir. Korunaklı arazide ise bir kutu daha eklenir. Eğer tugay komutanı yakında ise bir kutu daha

Tak DAŞ

Cemetary Hill Kuşatması Z ği Tir eklenir. Tümen komutanı yakında ise bir kutu daha eklenir. Eee! Kutular eklene eklene ip gibi uzadı. Ne işe yarıyor? Bir birlik savaş sırasında ateş altında kaldıkça, yoruldukça ve tehlikeli emirler alınca (durup dururken süngü hücumuna geçmek gibi) morali düşer. Deminden beri anlattığımız kutular toplam morali oluşturur. Her hasar bu kutuların oluşturduğu çubuk üzerinde ilerleyen kırmızı bir çizgi şeklinde gösteriliyor. Bu çizginin sona gelmesi demek birliğin haşat olması demek oluyor. Bu sebeple ya moral kutuları fazla olacak şekilde birliklerinizi dizin, ya da morali düşen birliklerinizi geri çekin. : OYUN İLE İLGİLİ GÖRÜŞLER: Şunu söyleyebilirim ki, Sid Meier bu bilgisayar piyasasında belirli bir düzeyde kaliteyi ifade ediyor artık. Belki de pek çok kişi sadece onun adı da geçiyor diye bu oyunu alacaktır. Böyle bir tavır (sadece Sid Meier için değil başkaları için de geçerli) oyunu alan kişi açısından tehlikeli. Oyunlar beklediğiniz gibi çıkmayabilir çünkü. Ancak bu oyun kendisini kurtarmış. Şunu söylemeliyim ki aslında benim beklediğimden iyi çıktı. Başkası beğenmeyedebilir. Kısaca söylemek gerekirse oyunun en büyük özelliği ki bu diğer pek çok oyunda yok, sizi savaşın havasına sokması. Top sesleri, askerlerin — | harala gürelesine karışan komutanların emirleri, | silah sesleri, zaten akıcı olan oyuna bir başka hava | veriyor. Hatta o kadar kendinizi kaptırabilirsiniz ki emirleri Türkçe bir de kendiniz tekrarlayabilir, süngü hücumlarını "Allah, Allah, Allah!" diye başlatabilirsiniz. O kadar iyi yani. Bir de şu var ki | Sid Meier'in aşağı yukarı, şimdiye kadar hiç beceremediği oyunun zorluğu durumu, bu oyunda “. düzelir gibi olmuş. Eskiden, kolay düzeyler çok kolay, zor düzeyler de (saçmalayacak kadar) çok zor oluyordu. Gelgelelim bir,de dertli yanları var. Örneğin birsürü çatışmalı tek savaş gerçekleşiyor oyunda. Üretim, ilerleme, savaşın başı, sonu, vesaire mevzuları hiç beklemeyin. Birliklerin hareketlerini gösteren oklar ve kutular çok kullanışlı ancak manzarayı acayip bozuyor. Topçulara nişan aldırtmak bir hayli güç (söylemediysem söyleyeyim, aynı hareket eder gibi hedefi gösterin, ancak arada T tuşuna basın. Ben denedim ama beceremedim.) hatta olmadı. Savaşın ölçeği sık sık değişiyor. Bir ara bir tugay ile uğraşırken, diğer çatışmada bir bakıyorsunuz bir tümen komuta ediyorsunuz. Bir de süvarilerin durumu var. Oyunda yalınkılıç süvariler yok. Başta da bahsetmiştim galiba. Bu da bir eksik bence, ya da o savaşta yoktu bunlardan. Her neyse. Savaş oyunlarını sevenlerin bir bakmaları gereken oyunların arasına, bu oyun da eklendi bence. Askere gitmeden önce açıkladığım son oyun da bu oluyor. Bu sebeple hepinize kaliteli bir oyun ile veda ediyorum. Allahaısmarladık!

EJLevent Göçer