SHADOW WARRIOR

hadow Warrior, yani “Gölge Savaşçısı”. Onlar ninjaların seçilmişlerindendiler ve en iyi olmak üzere eğitim görmüşlerdi. Japonya'nın bütün şirketleri için vazgeçilmez birer koruyucu ve işbitiriciydiler. Kahramanımız Lo Wang ise gölge savaşçılarının en iyisiydi. Ve tabii ki o da bir şirket için, bir endüstri devi olan “Zilla Enterprises” için çalışıyordu. Ama bir gün Lo Wang, şirketin asıl hedefinin pazarda pastanın büyük payını kapmak değil de karanlık taraftan getirdiği şeytani yaratıkları kullanarak Japonya'yı ele geçirmek olduğunu öğrendi. O, onurlu bir adamdı ve yapması gerekeni yaparak görevinden istifa etti. Elbette onun gibi bir usta ya senin tarafında olmalıydı ya da hiç kimsenin! Bu yüzden “Master Zilla” yani büyük patron, yaratıklarını ilk testten geçmek üzere görevlendirdi. Test kolaydı: binlerce yaratık yalnızca bir savaşçıyı durduracaklardı: LO i... İşte oyunun hikayesi. Anlayacağınız üzere (yani aranızda embesil olmadığını varsayıyorum) Lo Wang biziz. Bu defa farklı bir format yakalamaya çalışan 3D Realms firması, “Ya, şu millet de dünyayı kurtara kurtara bi hal oldu. Bu sefer dünyayı değil de Japonya'yı kurtaralım.” demiş ve kahraman olarak da en az Duke kadar çenesi düşük bir ninja seçmiş. Sonuç ise oldukça iyi (yani bu kadar mavra bi oyunu bi daha zor bulursunuz): SHADOW WARRIOR. Oyunda Duke3D'nin motorunun gelişmiş bir versiyonu kullanılıyor (bu arada size zehir habercilik yapayım: Aynı ekip çok gelişmiş bir 3D motorunu tamamlamış ve yeni bir Duke oyunuyla oyun severlerin karşısına çıkmaya hazırlanıyormuş. Ama motor o kadar komplikeymiş ki o tarz bir oyunu çalıştırabilecek ev sistemleri ancak 98 sonuna doğru yaygınlaşacakmış (Pill olabilir mi?). O yüzden oyunu şimdilik askıda tutuyolarmış... ) ve yine sahte 3D olsa da gerçek 3D motor kullanan Ouake İl ve Hexen İl' ye göre çok ama çok daha verimli motoru olan bir oyun ortaya çıkmış. Sahte 3D motor olduğunu ancak yaratıklara ve objelere bakarken fark edebiliyorsunuz o kadar. Neyse, motor falan diyip aklınızı karıştırmayım sizin (aşağılamak açısından söylemedim canılım, siz bizim velinimetimizsiniz sevgili okuyucular). Oyundaki bölüm sayısı biraz az gibi geldi bana (sadece 22 adet). Ama yeni haritaların internette oldukça yaygın olması ve haritalarının Duke3D ile uyumlu olması bu açığını kapatıyor. Ayrıca oyunu hazırlayanlar levil dizayn olayını aşmışlar. Oyundaki abartılı bazı yerleri saymazsak mekânlar son derece gerçekçi. Hatta oyunun başında bir araba sokakta kaza yapıyor. Daha sonra kırlarda dolaşıp, dağlara çıkıyorsunuz. Grafikler bayağı bir high-res. Oyunun setup'ından ayarlarsanız çözünürlük maksimum 800*600 oluyor ama eğer geçen sayıdaki cheatlerden “SWRES'”İ kullanırsanız bir DOS oyununu için çok fazla olan 1600*1200 gibi inanılmaz çözünürlüklere çıkabilirsiniz. Hazır DOS oyunu olduğunu söylemişken, Windows95 altında da son derece rahat ve sorunsuz çalıştığını söylemekte fayda görüyorum (hö?). Ben 166MMX/32MB Ram, 2MB Virge ekran kartı ile oyunu 800*600' de son derece rahat ve hiç kasmadan oynadım. Tahmin ediyorum ki 1600*1200 için bir Pll bile yeterli olmayacak. Ama düşük çözünürlüklerde oyun 75-90 fps gibi yüksek animasyon hızına ulaşabiliyor. Bu da hızlı 3D motorundan kaynaklanıyor. Oyunun grafiklerinden ve hızından bahsedip de sistem gereksinimlerinden bahsetmemek olmaz. En az 16MB hafızalı bir Pentium istiyor. 486'da çalışması gerek ama denemedim, yani emin değilim. Oyun saveler dahil 7OMB civarında yer tutuyor. Herhalde günümüz oyunları arasında çok “açgözlü” bir oyun sayılmaz. Silahlara gelince. Oyunda bayağı çok silah var (10 adet). Ayrıca kullanılabilen eşyalar da mevcut. Silah seçim düğmesine ikinci basışta başka bir silah çıkabiliyor ya da o anda elinizdeki silah başka bir moda geçebiliyor. Silahlar aynen şöyle: yo

1a) Katana: Meşhur — £ ninja kılıcı. Çift tarafı keskin ve yakından oldukça etkili bir | silah. Yani kılıcı bir | yiyen bi daha yiyemeden hakkın rahmetine kavuşuyor. 1b) Fists of Furry:

Anaokulunda |

“Kiyaa haaiyt” diyerek gözünü çıkarma | teşebbüsünde 4 bulunduğum bi 4 japon çocuk — v vardı (hangi —/ okul bu demeyin A 4'in hikaye şimdi). Birden aklım o geldi ben de yazayım dedim. Yani karate falan hesabı. Duvarı yumruklamayın, canınız yanabilir! 3) Shuriken: Ninja yıldızı. Ben pek ısınamadım. “Yıldızlarımız barışmadı” eheheh. 4a) Riot Gun: Pompalı tüfek gibi bişey. Düşmanların çoğunu bir atışta yere yıkabilecek kadar güçlü. 4e) Guad Barrel Shot Gun: Riot gun'ın 4 mermi art arda atanı. Ne kadar eğlenceli silah olduğunu ve benim favorilerimden biri olduğunu söylememe bilmem gerek var mı? Var! 6) UZI: Süper bir makineli tüfek. İki tane bulursanız şenlik var diyebilirim. Kime mi? Aranızda embesil yok sanıyordum! 7) Rocket Launcher: 7h) Mod 1: Normal bir roketatar. Oldukça kuvvetli bir silah diyebilirim. Zi) Mod 2: Heat seeker card bulduktan sonra kullanabildiğiniz bu modda 5 adet alevli roket atabilirsiniz. 7j) Mod 3: Nuke bulduktan sonra (irc'deki değil ehehehhe) bir defalık nükleer füze atabilirsiniz. Saklanmak ya da saklanmamak konusunda tercih sizin. Örneğin Engin Ablanız saklanmayı reddetti ve şimdiki haline kavuştu :0))). 11) Grenade Launcher: Köşe bucak sizden kaçan düşmanlarınıza sallayacak bir bomba atma silahı. Uzak ve yetişemediğiniz yerler için ideal. Başka türlü işinize yaramıyor. 12) Sticky Mines: Yapışkan mayınlar. Duvar, tavan dahil her yere yapışır ve geçen birini fark ederse BUM! | 13) Rail Gun: Manyetik bir alan içinden ışık hızında metal parçaları atan etkili bir silah. Yani kısaca “DISINTEGRATION!”. 14) Guardian Head: Saçma ama güzel bir silah. Oyunun

IRMOR

kapağında Lo Wang'in elinde tuttuğu kafanın silahlardan biri olacağı sanırım aklınızın ucundan bile geçmezdi. Ama elinize geçtiğinde çok güzel bir alev topu makinesi haline geliyor. 15) Ripper Heart: İşte vahşet. Herif elindeki kalbi sıkar ve ortaya kendinin aynı bir zombi çıkıp çevreye dehşet saçar. Faydalı bir eser (kalbi eline alıp sıkmak Zebani'nin 69 numaralı kitabı “Kalp, Atardamar ve Şahdamarı - Bir psikopatın psikoanalizi"nden çalınma bir fikirdir. Zebani oyun yapımcılarını mahkemelerde sürüm sürüm süründürmeye and içmiştir. Davalar halen Sautemptın Uluslararası Sulh Ceza Mahkemesinde yargıç Henri *“Eshol” Riçırtsın tarafından yürütülmektedir. Yunaytıt Sıteyts'te bulunan bigBEN ise Zebani'nin avukatlığını üstlenmiştir). İşte silahlar da bu kadar. Birkaç maddesi olan silahları yukarıda da söylediğim gibi aynı silah tuşuna iki kez basarak ulaşabilirsiniz. Çevrede bulunan eşyalar ise üzerinden yürüyünce hemen kullanılıyor: Armor: Kırmızı olan 9100, gri olan 050 zırh verir. Fortune Cookie: Ünlü şans şekeri. İçinden çıkan mesaja göre 950-200 arası enerji verir. Small Medikit: Enerjinizi 620-100 arası arttırır. Heat Seeker Card: Roketatarınızın alevli roket atmasını sağlayan küçük bir devre. The Nuke: Roketatarınızın nükleer bomba atmasını isterseniz bir nuke bulacaksınız. Unutmayın, Japonya ile Amerika'nın arasını bozan da iki “küçük” nükleer bombaydı. Anahtarlar: Etraftaki kapıları açmak için kart ya da anahtarlar bulmanız gerek. Eh, umarım fazla zorlanmazsınız. Meselâ uzaktan kumandalı bir araba üzerinde anahtar bulunduruyorsa onu dışarı çıkarmanız gerekebilir (derin ve çok gizli bir © kadar da zor keşfedilecek ipucu yaptım size ehueee). Ayrıca inventory'de tutup da ihtiyaç duyduğunuz zaman kullanabildiğiniz bazı eşyalar var. Bunlar: Gas Bomb: Adı üstünde gaz bombası. Atın kaçın. Her ninjaya lazım. Smoke Bomb: Duman Bombası. Bu gaz bombasından daha etkili ve bir süre sizi görünmez yapıyor. Hani şu filmlerde olur ya, ninja bombayı atar, sonra ortalık duman içinde kalır ve ninja da saldırmak ya da kaçmak için fırsat bulur. İşte o hesap. Flash Bomb: Ya bu bombaların hepsi birbirine benziyor. Bomba işte. Alın atın. İsterseniz yapın. Bana ne yaw. Caltrops: Küçük ve jilet gibi keskin olmamak. Ben pek bi faydasını

Night Vision Goggles: Karanlıkta” görmeniz için kızılötesi gözlükler. Gizli geçit bulmak için kullanabilirsiniz (alın size bir ipucu daha. Zaten boşuna dememişler “İpin ucunu veren öbür ucunu da verir” diye). Large Medikit: İlkyardım çantası. Kullanırsanız iyileşirsiniz. Kullanmazsanız iyileşmezsiniz. Ne kadar açık ve net değil mi? Tool Kit: Bununla bozuk araçları tamir eder kullanırsınız. Ha doğru söylemeyi unuttum. Oyunda tank, tüfek rampası, kasa kaldırma makinesi gibi pek çok araç emrinize amade. Yeter ki tamir etmesini bilin. Oyunda bu kadar çok eşyanın yanında bir o kadar da yaratık var. Bu yaratıklar ninjaların çeşitli türlerinden tutun da dev maymunlar veya garip yılanlara kadar çok geniş bir yelpazede size sunuluyorlar. Öldürecek yaratık kadar bulunacak gizli geçit sayısı da oldukça fazla. Biraz dikkat ederseniz gizli geçitleri keşfetmekte güçlük çekmeyeceğinize inanıyorum. Ayrıca genel geçer doom kibin kurallarından durmadan hareket et, kulağın seste gözün hedefte olsun, köşeyi dönünce mutlaka iki üç yaratıkla karşılaşırsın hazır ol (bkz. UDKK - Ultimate Doom Kibin Kılavuzu isimli kitabımın “Hayatta kalmak için dikkat edilecek önemli hususlar” konu başlığı) gibi basit şeylere dikkat ederseniz zorlanmayacağınıza inandığım (hakkaten, aranızda embesil yok di mi?) bir doom kibin dahâ. Açıkçası bazen kendinizi kült ninja filmlerinde gibi hissediyorsunuz. Bazen de sinirlenip kardeşinizin canına kastedebiliyorsunuz (tecrübeyle sabittir). İtiraf etmek isterim ki, oyunu aldığımda “Ulan gene gerçek 3D olmayan doom kibin çıkmış piyasaya” diye sinir kapmıştım ama özellikle oyunun içindeki espriler (etrafta çok göreceğiniz tavşanlardan bir dişi bir de erkek tavşana “muhabbet” ederken rastlamak mümkün, adamımız Lo Wang'ın geyik lafları da cabası) ve oyunun grafikleri insanı oyuna esir edecek kadar güzel. Ortalama bir Pentiumda da (1İ6MB standartlaştı artık, 8MB'ı olanlar ise babalarına 3 kere sihirli kelimeyi söylesin “Upgrade, falan hiç tavsiye etmediğimi, doom kibin severlere acil şifalar dileyerek ilaç niyetine tavsiye ettiğimi söyler, hayatta en hakiki mürşit ilimdir ilkesine bağlı kalacağıma yemin ederim (?). Sevgiler hepinize GAMESHİSW Ed Burak “Hail and Kill” Bayburtlu NOT: Yani şimdi yazı bitmiş, notun sırası mı. Zaten yazının çoğu mavra olmuş demeyin ve okuyun. Şimdi benim sınav vardı ya, işte sınavın sonucunda iyi kötü bi yere girdik ve ben de buradan okuldaki arkadaşlara selam yollayım dedim. Hepsi Upgi bu kadar. Şimdi hepsinin adını birer birer Upgrade”) rahat yazmıyorum ama Nasıl olsa dergiyi rahat çalışması gördüklerinde anlarlar. Herkese sevgiler... artilanndan sadece biri. Con soz OLALAK OTUES "küçük japon kız" resimlerini etmediğimi (gerçi çok yok ama varl), strateji, adventure sevenlere

16 MB RAM 1CD 70 MB HARDISK