Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 33
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 32
arkasından sokan ELİ acı içinde kıvranırken, tekrar içeri girip tam gözlerimin önünden zafer turu atarak geçip diğer pencereden çıkıp gitmesini de başka zaman anlatırım. Öyle de bir anım oldu... Neyse, başlarda arıları öldürmek için kullanabileceğiniz tek silah Arı eğer köyünüze saldırmışsa, çocuk ve kadınlara girişiyor ilk. Çok önemli bir düşman değil ama. Kurtlar daha tehlikeli mesela. Onlara karşı da silahlar aynı. Zombilere, dev beast'lara falan hiç geçmiyorum ama bir kaç püf noktası var tabii işin. Örneğin arıların kovanını bulup darmadağın etmezseniz, en alakasız zamanda gelip kulağınızın arkasından sokarlar. Kurtları teker teker öldürmek gerekiyor, ama her düşman da olduğu gibi onların da üzerine tek kişi değil de, bir kaç kişilik bir ekip'le gitmek tabii ki en önemli püf. Zombilerin mezarları var. Orayı bulup yok etmeli, ama şöyle bir durum var, taş, zopa falan kar etmiyor o mezarlara, beşinci bölüm de göreceksiniz büyülü kılıcı bulup onunla halletmeli. Dark Wolf'lar var, onlar da gri kurttan daha atik ve güçlü, siyah kurtlar. Arıların daha güçlüleri var, kırmızı arılar. Yarasalar var. Var da var diyeceğim yine, kitap olarak yayınlamamak için bu açıklamayı... Ama şu da var ki, oyuna çok şey katıyor bu envai çeşit düşman. Gerçekten müthiş ve gerçekten heyecanlı. Düşünsenize, köyünüzde doğan bir çocuk yumurta yiyor, süt içiyor, zaman geçiyor, büyüyor, koca adam oluyor sonra onu asker yapıyorsunuz footmans guild, knights guild ya da ne bilem işte archers Yavaş yavaş ekranı açıyorsunuz ve birden çok alakasız bir “düşman, zombi örneğinde olduğu gibi.
Sadece bu değil ama olaya daha bir duygusal yönden de bakayım çeşit olsun dedim... Az daha unutuyordum, bir de mantarlar, yağ birikintileri falan var. Yağ her neyse de, mantarlar orada burada, heryerde karşınıza çıkıyor. 'Gurme Muder-ne bulursak yiyek bence' diye köşem oluncaya kadar buradan önemli mantarları açıklıyorum, Halkım! Yorgunsan, bezginsen, kendini iyi hissetmiyorsan, kırmızı, beyaz benekli mantar vereyim, at ağzına, hemen kendine gel, gücünü tamamla |'gerçek hayatta da tam tersi oluyo, direk ölüyon, bana üç kere oldu pis Bak halkım, eğer ki, kahverengi yuvarlak mantar görürsen ve cenge de gideceğin gelmişse hemen ye onu, atiklik verir, isabetli atış yapmanı sağlar... Seni severim halkım, olur da beyaz dik mantara rastlarsan yeme, aramızdan erken ayrılma derim ben sana... Genelden özele oyunu şöyle bir tanıdık, ikinci, üçüncü derken yeni binalar, yeni düşmanlar ve ağır ağır çıkılan basamaklar, hafif dozlarda ısındıra ısındıra artan zorluk derecesi bölümden bölüme zıplaya hoplaya... Bu bilgilerle bölümleri uça seke geçmek mümkün, önünüz açık artık. Ama durun bakalım, sizi böyle çıkarmayacağım oyunun karşısına, biraz daha oturun bakalım, önemli bir kaç şey daha var diyeceğim: Bol bol well |kuyu-pınar) yapın, su hayattır ayrıca da güzel para getirir. Sağlık için, ürünü bol tutun, fiyatları da çok yüksek tutmayın. Bazı bölümlerde salgın hastalıklarla karşılaşacaksınız. Bu hastalıklar kişiden kişiye değme yoluyla da bulaşabilir, kişinin su içtiği kuyudan da yayılabilir. Rahipleriniz, mass healing (toplu ile hastaları iyileştirebilseler de, işin sırrı, ölüleri çok bekletmeden gömmekten geçer (rahibinize / rahiplerinize *bury corps' emri verebilirsiniz). Ayrıca, böyle durumlarda kiliseye bağış donation)| parasını da aşağı çekmeniz iyi olur, hasta kişi gelince iyileşiyor çünkü, gelip iyileşmesi vereceği üç kuruştan iyidir. Büyücünüzün özelliklerini iyi öğrenin iyi kullanın, örneğin bir bölümde hatırlarım, bir sürü tuzak vardı. Bir türlü yolumu bulamıyordum. Oysa çok kolaymış, önce büyücünün tuzakları gösterebilmesini sağlayacak scroll'u buldum sonra da önde büyücü arkada askerler, düşmanı bulup yoketmiştim. İlerledikçe karşılaşacağınız yeni binalar, hapishane (prison), büyücü evi |wizards guild), belediye binası (hönk, yani hall' lem ehehel| gibin, tuzaklar (spike trap: yerden çıkan ucu sivri demirler, flame trap: yakarım delice...), yeni birimler, okçu, şövalye, vergi toplayan eleman vesaire, yeni düşmanlar, ogre falan gibin, bilmeceler vs. oyuna müthiş bir sürükleyicilik kazandırıyor. Patlayan ineklereyse ne demeli bilmiyorum. Suç dalgaları da ayrı bir tat. Ve daha nice sürprizler diyorum, bunların üzerine... Bir kaç da notum var: fikirli dostum Nadir bakın ne bulmuş oyunda' isimli bir tiyo vereyim size: “Tuzaklı yolları geçmek için iki saat büyücüyle yolu açam diye uğraşmadım ben abi, yaptım yolumu düşmanın köyüne kadar (iki saat yerine beş saat uğraştın yani ehehehe - adamları da yaptığım yoldan götürdüm oldu bitti, ne tuzak kaldı ne bişey, zaten tuzak olan yere yol yapamıyon...” İşe yarar bir tiyoya benziyor, adam yapmış ben bilemem... v Shift yardımıyla, birden fazla adamı aynı anda seçmek mümkün, yazmadan geçmeyeyim dedim... “Bazı bölümlerde düşman çok sık sorti yapmaya başlarsa köyünüze, çitle çevirmenin faydası olabilir diyorum. Ancak zombiler neyin, üç-beş kafa atıp çiti delebiliyorlar, arıdan falan korunursunuz ama bu yolla... |(Kulağımın arkasına çit çekecem)| “Kısa ara demoları da gözden kaçırmamak gerekir ama o kadar kısalar ki, kaçırdım gitti bile... Söylenecek ne kaldı başka bilmiyorum. Benden bu kadar, yılın real-time'ı için adayım B&B'i alıp oynamak, ömrünüz yeterse bitirmek size düşen şimdi... Her zaman diyorum ben, “olm takıldığınız bir yer olursa bana yazın” diye. Yazın, uçuşsun bakalım havada mail'ler, “subject” önemli değil, yazın gelsin... Bu arada, su geçirmez saatinizi test etmek için çok derine dalmayın, derinde böcük olur, kapar götürür ne saat kalır ne de su geçer o dakkadan sonra... Benim olayım da bu, sizi tehlikelerden korurum. Çok yazmam, özüne inerim, zamanı gelince de, geçirmem, kaçar giderim... PS: “Böylesi daha güzelmiş lem...” -> Bu yazıdaki tüm köşeli parantezleri, dostum Zebani'ye ithaf ederim... PS2: Onur iyi çalışıyor, www.gsmnet.com'a da gereken özeni gösteriyorsunuz umarım, “gsminn”e de buyrun emi... MUDER “Hayat, iki köşeli parantezin arası”... muder © gsmnet.com