Gameshow sayı 32, sayfa 18

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 18

STAR TREK

Bu yazıyı yazmak için monitörümle kesişmeye başladığımızdan bu yana tam on dakika geçti ve ben hâlâ yazıya nasıl başlamam gerektiğini bulamadım. Gerçi bu satırları yazarak yazıya başlamış ve söylediklerimle paradoksa girmiş bulunmaktayım ama varsın olsun; çünkü bu paradoks, MEG'in bana neden her seferinde açıklamam için Star Trek ya da Star Wars'la ilgili bir oyun verdiğini düşünürken içinde kaybolduğum beyin kıvrımlarından daha karmaşık değil. Olaylar kasıtlı mı gelişiyor, bilmiyorum ama bildiğim üç şey; verilen oyunun çok disketli olması gerekliliği, strateji-macera oyunu olmasından doğan uzun zaman diliminde bitirilebilmesi ilkesinin, oyunun baskıya bir hafta, bilemediniz on gün kala verilerek darmadağın edilmesi ve yine böylesi bir oyunun çok sayfada yazılması gerekliliği reklamlardan para kazanacağız bahanesiyle ayaklar altına alınarak, üç sayfada belediye otobüsü işkencesine maruz bırakılması. (Bu sayıda kaç sayfa ayırdılar bilmiyorum valla)... Sen de her yazında az sayfa edebiyatı yapıyorsun diyorsanız merak etmeyin, bu sefer MEG istese de kısa kesicem yazıyı... Evet, yine bir Game-Show, yine ben ve yine bir Uzay Yolu macerası (imdaaat)... Bu kez yeni yetme Atılgan kaptan adaylarıyla uğraşacağız ve genç subayların uzay filosuna katılma yolunda verdikleri görev başarma egolarını tatmin edeceğiz. Oyun 5 CD'den oluşmakta, ve genel olarak 3D uzay-savaş simülasyonu ilkesi üzerine kurulmuş. Tahmin edebileceğiniz gibi, ara demoların yoğunluklu olarak duyu organlarına şırınga edilmesi gerekliliği ölesiye benimsenmiş. Oyun daha başlarken, filmlerin başında sıkça rastladığımız Dolby Digital animasyonu ve mükemmel bir başlangıç jeneriği sizi koltuğunuza zımbalayıveriyor. Akademiye yeni katılmış genç subaylara verilen bir brifingin ardından ilk görevinizi alıyorsunuz: Uzayda tehlike teşkil eden mayınları temizlemek... Bir bakıma çöpçülük yani. Eh, Sakıp Sabancı da simit satarak başlamış iş hayatına, kolay değil öyle, birden Kaptan Kirk olmak...

Oyun sırasında kullanacağımız tuşları üç ana grupta toplayabiliriz: Uçuş, silah ve komuta. Oyuna geçmeden önce kısaca bunları da açıklayalım, anlatırken fazla kasılmayız böylece, neyi nasıl yapmanız gerektiğini... (Düşük oldu cümle, farkındayım)... Uçuş Kontrolleri:

Hız arttırma (ileri) Kypd 9 Hız azaltma ve geri Kypd 7 Gemi sabitleme Kypd 5 Burun yukarı Kypd 2 Burun aşağı Kypd 8 Sola kayma Kypd 4 Sağa kayma Kypd 6 Sola dönme Kypd 1 Sağa dönme Kypd 3

İleri hız 1...0

Geri hız Shift+1...0 Tam durma - Silah ve Savunma Sistemleri: Ateş (Fazerler) Alt

Ateş (Foton torpidolar) — Ctrl Hedefe uydu fırlatma Pp Elle/Otomatik Hedef w

Bir sonraki hedef obje — Kypd * Bir önceki hedef obje Kypd / Bir sonraki hedef gemi Kypd 0 Bir önceki hedef gemi — Kypd. Radar menzili R Fazer ON/OFF F Hedef tarama Ss

En yakın düşman hedefi Kypd * Hedef alt menü V sonra (1-8) Hedef objeyi yakalama T Komuta ve Kontrol:

Yeşil durum A sonra G Sarı alarm A sonra Y Kırmızı alarm A sonra R Işık hızına sıçrama Shift+W Görüntü büyültme Page Up Görüntü küçültme Page Down

Radar/Hasar gösterge Tab

İletişim kurma H

Köprü istasyon B Hasar kontrol D Enerji durumu E Gemi saklama (varsa) C Taşımayı başlatma

Tam ekran/Köprü F3 Klavye Örtüsü F1 Konuşma (network) F5-F8 Görev maddeleri o Options menüsü Esc

Zaten üç-beş kelime İngilizceden çakanlar, oyun sırasında gaipten duyduğunuz sözlü ve yazılı anlatımlarla neyi hangi tuşa basarak yapması gerektiğini anlayacaklardır. Naçizane kulunuzun size tavsiyesi, söylenenlere genelde uyun ve görevleri uygularken çok aceleci davranmayın. Yine de, genel olarak sizden istenen, koşullara göre kendi kararlarınızı verebilecek duruma gelmeniz. Kaptan olmanın bir kuralı da bu değil midir? İlk görevi üstlenirken, seçeceğiniz gemi türünün pek önemi yok ama ne kadar büyüğünü seçerseniz, o kadar federasyonun gözüne girersiniz, bunu unutmayın. İlk bölümde, oldukça basit bir görev sizi bekliyor. Uzayda tehlike oluşturan mayınları patlatarak yok etmek. Üssünüzden gerekli direktifleri aldıktan sonra (Shift+W) tuşları ile hiperuzaya atlayıp yok etmeniz gereken mayınların bulunduğu galaksiye ulaşın. Her görevde ateş edebilmeniz için, mutlaka kırmızı alarma geçmeniz gerekiyor (A ve R). Kilitlenmiş olduğunuz hedef çok uzaktaysa, lacivert bir kutu içinde belirecektir. Hedefe yaklaştıkça kutunun rengi yeşile ve kırmızıya dönecek. Kırmızı rengi görmeden hedef menzile girmiş sayılmamakta. Dolayısıyla, ateş etmek için hedef işaretinin kırmızıya dönmesini beklemeniz gerekiyor. Klavye örtüsünde de göreceğiniz gibi (Ctrl) ve (Alt) tuşları ile ateş edebiliyorsunuz. Nümerik klavyedeki 9 ve 7 tuşlarıyla da gemiye hız verip hız kesebiliyorsunuz. Dikkat etmeniz gereken bir diğer nokta, mayınlara çok yaklaşmamanız gerektiği. Nişangahın kırmızıya döndüğü uzaklıktan ateş edin ve çok hızlı ilerlemeyin. Mayınlara çok yaklaştığınızda onlar da size ateş etmeye başlıyorlar, unutmayın. Mayınların tümünü imha ettikten sonra, mayınları kontrol eden uyduyu da imha etmeniz gerekiyor. Yalnız dikkat edin bu hedef canlı... Eğer görevinizi başaramazsanız, telsizden üsse dönmeniz için çağrı yapılıyor. İşte o zaman bilin ki ayvayı yediniz, görevi tekrarlamak zorunda kalacaksınız. Geçmiş yıllarda oynadığımız simülasyon oyunlarını hatırlıyorum da, yaklaşık 1.5 MB yer tutan tek disketlik oyunlardı genelde. Doldurttuğumuz oyunları kapıp bir heyecan çöreklenirdik bilgisayarların başına. O zamanlar PC'ler de bu kadar hızlı ve popüler değildi oyun konusunda. Amiga ile PC'leri karşılaştıramazdınız

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.