Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 38
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 39
ama size güzel bir haberim var (şaka şaka, hiç güzel değil). Uzun süre dergiden ve geyiklerden ayrı kaldığım için size dergide dönen muhabbetlerden bahsedemeyeceğim. Zaten hiç halim yok, saat sabahın beşi olmuş, ben burada her zamanki gibi geç kalmış yazımı MEG'in ve Engin Abla'nın gazabına uğramadan yetiştirmeye çalışıyorum (hep aynı dert zaten). Bu arada açlıktan midem kazınıyor, Allah aşkına bir kaç lokma bir şey verin be. Neyse kardeşim, bu saatte geyik hiç çekilmiyor, zaten vampir gibi olmuşum, gecenin bir körü ben hemen oyunumu tanıtıp yatıyorum (bok! yatıyorum). Bu ayki oyun "Legacy of Kain" diye Arcade/Role-Playing tarzında bir oyun. Oyun hiç fena sayılmaz, gerek grafikleri ve sesleri, gerek bölüm arası animasyonları ve konusuyla tatmin edici bir oyun. Oyunda bir vampiri yönetiyoruz (benden birazcık farklı) ve olabildiğince kan akıtıyoruz, hatta haddinden fazla kan akıttığımız söylenebilir. Oyunu oynayın görün! Oyun Nosgoth denen bir dünyada geçiyor. Bu dünyayı dengede tutan dokuz tane güç var ve bu güçlerin hepsini birer kişi koruyor(-du). Bu güçleri koruyanlar vampirlere karşı savaş açarlar ve birçok vampiri kazığa oturturlar. Daha sonra Necromancer'ın hizmetindeki bir vampir gelip bunları bir güzel temizler ve Necromancer da diriltip kendisine elam millet gene ben sayalardayım (aman ne hizmetkar yapar. Böylece Nosgoth'un dengesi bozulur ve yavaş yavaş Necromancer'ın kontrolüne girer. Bu sırada olaylarla ilgisi olmayan bir enayi (esas oğlan) Kain barın birinde barmenle tartışır. Dışarıya çıktığında bir grup adamdan dayak yer ve nihayetinde koskoca bir kılıçla bütünleşir (iyice uzattım). İşte bu enayi intikam ateşi ile yanıp tutuşurken Necromancer bunu hayata döndürmeyi teklif eder ve bu salak da düşünmeden kabul eder. Sırtındaki kılıcı eline alınca vampire dönüşür ve oyun başlar (eh nihayet bitti, sayfa dolduruyoruz burada). Asıl amacı intikam almak olan esas oğlan mecburen bu güçleri koruyan ve artık kötülüğe hizmet eden lavukları bulup öldürmeli ve dengeyi eski haline getirmelidir. Öyle gider işte... Oyunun ekranlarını açıklayalım biraz her zamanki gibi. İlk önce options ekranı: World Map: Oyunun komple haritasını gösterir, gittiğiniz yerler aydınlanır. Dark Diary: Oyun içinde konuyla ilgili çıkan animasyonları buradan tekrar izlemenizi sağlar. Status: İşte kaç leşiniz olduğu, kaçıncı günde olduğunuz falan filan (günde ortalama kaç litre kan içtiğinizi v.b.)... Load Game:... Controls: Volume:... Credits: Belki tanıdık biri vardır... Oyun içerisindeki tuşlara gelince: Alt: Saldırı. Teker teker basarsanız bir çeşit vuruş yapar. Eğer arka arkaya basarsanız değişik vuruşlar yapar. Tabi bu kullandığınız silaha bağlı. Ben size balta ile arka arkaya vurmanızı tavsiye ederim (sadece görmek için yoksa başka işe yaramıyor). Ctrl: Action, baygın durumdaki kurbanlarınızın ve düşmanlarınızın kanını içmenizi sağlayan yegane tuştur. Bunun yanı sıra bazı eylemleri yapmanızı da sağlar. Shift: Büyü tuşudur. Seçili olan bir büyüyü atmanızı veya seçili olan büyülü item'ı kullanmanızı sağlar. Aman yanlışlıkla basmayın. F1: Inventory. Elinizdeki silahları, büyüleri ve item'ları görmenizi ve seçmenizi sağlar. F2: Forms. Dönüşmek istediğiniz formu seçin yeter. Oyunda normal formunuzun yanı sıra dört ayrı forma girebilirsiniz. Bunlar kurt, yarasa, insan ve duman formlarıdır. Kurt formunda zıplayabilir ve çok hızlı koşabilirsiniz, aynı zamanda kurt dövüşebilir de. Yarasa modu ile de bir yerden bir yere kolayca gidebilirsiniz. Bunun için gideceğiniz yeri haritadan seçmeniz gerekli. Bazı önemli yerlere uçarak hızla gidebilirsiniz, bir de yolda rastlayacağınız yeşil altarları aktif hale getirirseniz daha sonra buralara uçabilirsiniz (yolda çıkıyor dediysek zırt pırt yeşil altar göreceksiniz demedik). Yarasa