BLOOD OMEN: LEGACY OF KAIN

ama size güzel bir haberim var (şaka şaka, hiç güzel değil). Uzun süre dergiden ve geyiklerden ayrı kaldığım için size dergide dönen muhabbetlerden bahsedemeyeceğim. Zaten hiç halim yok, saat sabahın beşi olmuş, ben burada her zamanki gibi geç kalmış yazımı MEG'in ve Engin Abla'nın gazabına uğramadan yetiştirmeye çalışıyorum (hep aynı dert zaten). Bu arada açlıktan midem kazınıyor, Allah aşkına bir kaç lokma bir şey verin be. Neyse kardeşim, bu saatte geyik hiç çekilmiyor, zaten vampir gibi olmuşum, gecenin bir körü ben hemen oyunumu tanıtıp yatıyorum (bok! yatıyorum). Bu ayki oyun "Legacy of Kain" diye Arcade/Role-Playing tarzında bir oyun. Oyun hiç fena sayılmaz, gerek grafikleri ve sesleri, gerek bölüm arası animasyonları ve konusuyla tatmin edici bir oyun. Oyunda bir vampiri yönetiyoruz (benden birazcık farklı) ve olabildiğince kan akıtıyoruz, hatta haddinden fazla kan akıttığımız söylenebilir. Oyunu oynayın görün! Oyun Nosgoth denen bir dünyada geçiyor. Bu dünyayı dengede tutan dokuz tane güç var ve bu güçlerin hepsini birer kişi koruyor(-du). Bu güçleri koruyanlar vampirlere karşı savaş açarlar ve birçok vampiri kazığa oturturlar. Daha sonra Necromancer'ın hizmetindeki bir vampir gelip bunları bir güzel temizler ve Necromancer da diriltip kendisine elam millet gene ben sayalardayım (aman ne hizmetkar yapar. Böylece Nosgoth'un dengesi bozulur ve yavaş yavaş Necromancer'ın kontrolüne girer. Bu sırada olaylarla ilgisi olmayan bir enayi (esas oğlan) Kain barın birinde barmenle tartışır. Dışarıya çıktığında bir grup adamdan dayak yer ve nihayetinde koskoca bir kılıçla bütünleşir (iyice uzattım). İşte bu enayi intikam ateşi ile yanıp tutuşurken Necromancer bunu hayata döndürmeyi teklif eder ve bu salak da düşünmeden kabul eder. Sırtındaki kılıcı eline alınca vampire dönüşür ve oyun başlar (eh nihayet bitti, sayfa dolduruyoruz burada). Asıl amacı intikam almak olan esas oğlan mecburen bu güçleri koruyan ve artık kötülüğe hizmet eden lavukları bulup öldürmeli ve dengeyi eski haline getirmelidir. Öyle gider işte... Oyunun ekranlarını açıklayalım biraz her zamanki gibi. İlk önce options ekranı: World Map: Oyunun komple haritasını gösterir, gittiğiniz yerler aydınlanır. Dark Diary: Oyun içinde konuyla ilgili çıkan animasyonları buradan tekrar izlemenizi sağlar. Status: İşte kaç leşiniz olduğu, kaçıncı günde olduğunuz falan filan (günde ortalama kaç litre kan içtiğinizi v.b.)... Load Game:... Controls: Volume:... Credits: Belki tanıdık biri vardır... Oyun içerisindeki tuşlara gelince: Alt: Saldırı. Teker teker basarsanız bir çeşit vuruş yapar. Eğer arka arkaya basarsanız değişik vuruşlar yapar. Tabi bu kullandığınız silaha bağlı. Ben size balta ile arka arkaya vurmanızı tavsiye ederim (sadece görmek için yoksa başka işe yaramıyor). Ctrl: Action, baygın durumdaki kurbanlarınızın ve düşmanlarınızın kanını içmenizi sağlayan yegane tuştur. Bunun yanı sıra bazı eylemleri yapmanızı da sağlar. Shift: Büyü tuşudur. Seçili olan bir büyüyü atmanızı veya seçili olan büyülü item'ı kullanmanızı sağlar. Aman yanlışlıkla basmayın. F1: Inventory. Elinizdeki silahları, büyüleri ve item'ları görmenizi ve seçmenizi sağlar. F2: Forms. Dönüşmek istediğiniz formu seçin yeter. Oyunda normal formunuzun yanı sıra dört ayrı forma girebilirsiniz. Bunlar kurt, yarasa, insan ve duman formlarıdır. Kurt formunda zıplayabilir ve çok hızlı koşabilirsiniz, aynı zamanda kurt dövüşebilir de. Yarasa modu ile de bir yerden bir yere kolayca gidebilirsiniz. Bunun için gideceğiniz yeri haritadan seçmeniz gerekli. Bazı önemli yerlere uçarak hızla gidebilirsiniz, bir de yolda rastlayacağınız yeşil altarları aktif hale getirirseniz daha sonra buralara uçabilirsiniz (yolda çıkıyor dediysek zırt pırt yeşil altar göreceksiniz demedik). Yarasa

Sağ tarafta ise mavi bir topun üstünde garip garip mavi semboller var. İşte bunlar Kain'in manasını (büyü gücü) gösteriyor. Mana bitince büyü yapamıyoruz ve bir süre sonra yavaş yavaş doluyor... Oyunun ilk başında mananız olmayacaktır. Daha artış hızını arttırır, bir tanesi yağmurdan korunma verir, bir tanesi kardan korunma verir. Bir tanesi ise insan kılığına dönüşme büyüsünü geliştirir ve böylece bir soyluya dönüşebilirsiniz. Spirit Forge'lara ise tam tersine kan veriyorsunuz ve bunun formunu sadece dışarılarda kullanabilirsiniz. İnsan formu ile de kasabadaki insanlar ile konuşabilirsiniz. Bu formda savaşamazsınız ve büyü atamazsınız (ne sıkıcı, konuştuktan sonra kanını içmek hoş). Duman formunda ise fiziksel darbelerden hasar almazsınız ve suların, bataklıkların falan üzerinden geçebilirsiniz. Ayrıca demir parmaklıklı kapıların arasından geçebilirsiniz. Bu formda da sadece yürüyebilirsiniz. F3: Büyüler. Beş hazır büyüden bir tanesini seçmenizi sağlar. Kenarlardaki dört taneyi siz ayarlarsınız. Ortadaki en yeni aldığınız büyüdür. F4: Sihirli objeler. Yine büyüler gibi seçmenizi sağlar. Bu sefer sihirli objeleri... Aynı. F5: Yakın ve uzak görüntü. Arada sırada işe yarar. F6: Kuş bakışı bir haritayı görmenizi sağlar. F7: Bu options ekranını oyun içinde açar. Gamma Correction. Oyunun parlaklığını açıp kısmanızı sağlar. F12: Çözünürlük ayarları. Inventory ekranında kontroller şöyle; solda büyülü item'lar, ortada silahlar ve zırhlar, sağda ise büyüler vardır. Bunların üstüne gelip alt ok tuşuna basınca elinizde bulunanlar görünür. Enter tuşu ile bunları seçip dört yönden birine yerleştirmelisiniz ki daha sonra kolayca seçebilesiniz. Daha önce belirttiğim gibi ortadaki sadece yeni aldığınız büyüler ve sihirli item'lar içindir. Silahlar ve zırhları ise enter tuşuna basarak giyebilir ve hazır edebilirsiniz. Şimdi biraz oyun ekranına geçelim. Oyun ekranında sağda bir panel var o kadar. Gerisi oyun kardeşim (bu kadar anlatıyoruz sadece sayfa dolsun) (sus lan MEG duyacak). Panelin ortasında Kain'in kullandığı zırh ve silahla çektirdiği fotoğrafı var (çok haşin bakıyor). Bunun altında ise hazırda bulunan büyü veya item var. Onun altında iseeeeee zamanı gösteren bir adet "casio" güneş saati var. Sol tarafında kan durumunu gösteren bir test tüpü var. Eğer bu tüp boşsa?... Bu tüpü oyun içerisinde tüp toplayarak büyütebilir ve böylece daha fazla kana sahip olabilirsiniz demek enerji, hayat ve akşam yemeği demektir... Mmm).

sonraları topladığınız üçgen prizmalar sizin maksimum mananızı ve kürelerde şu anki mananızı yükseltecektir. Bu kadar! Oyun hakkında biraz daha geyik isterseniz. Oyunda ben fazla ileriye gitmedim fakat bir tane gücün dengesini düzelttim (lavuğun kelleyi kopardım). Üç tane silah ve üç tane zırh topladım (yalan bir tanesi zaten vardı, sırtımdan çıktı). Kılıcın dışında bir mace bir de balta aldım. Mace kanı içilebilecek düşmanları iki vuruşta bayıltıyor ve beslenmenize yardımcı oluyor. Fakat biraz zor adam öldürüyor. Aynı zamanda yolunuzu kapatan taştan ve buzdan bazı sütunları kırmanızı sağlıyor. Balta ise yolunuzu kapatan zavallı ağaçları bir koyuşta kökten indirmenizi sağlıyor. Balta kullanırken büyü yapamıyor ve büyülü item kullanamıyorsunuz. Savaşırken de pek etkili değil ancak beş on kişiye birden saldırırsanız belki... Oyunda ben kendi çapımda bir kaç tanecik büyü buldum bari onlardan bahsedeyim. Sanctuary: Oyunun başında alınıyor, zorda kaldığınız zaman Kain'in mezarına ışınlanıyoruz. Light: Karanlıktan hoşlanmayan vampirler için. Energy Bolt: Düşmanlara karşı etkili bir büyü. Repell: Sizi her türlü hasarlardan koruyacak bir kalkan. Tabi kısa bir süre için. Stun: Düşmanlarınızı bayıltır. Böylece daha kolay kanlarını emersiniz. Incapacitate: Düşmanlarınızı olduğu yerde dondurur. Control Mind: Düşmanlarınızın beynini kontrol etmenizi sağlar, böylece onları yönetebilirsiniz. Blood Gout: Kain düşmana kendi kanından bir parça atıyor ve fazlasıyla geri alıyor. Blood Shower: Etki alanı içerisindeki bütün düşmanlara Blood Gout büyüsü yapar. Inspire Hate: Etki alanı içerisindeki bütün düşmanlar birbirleri ile savaşırlar. Lightning: Ekrandaki bütün düşmanların üzerine yıldırım düşürür. Sadece dışarılarda kullanılabilir. Spirit Death: Düşmanları anında öldürür. Spirit Wrack: Her hangi bir düşmanı kontrol eder. Oyunda bazı mağaralarda karşınıza Blood Fountain'ler ve Spirit Forge'lar çıkar. Blood Fountain'lerden (kan akan çeşmeler) içtiğiniz zaman size belli güçler verilir. Üç tanesi güç verir, üç tanesi büyü gücünün karşılığında bazı sihirli item'lar kazanıyorsunuz. Her girişinizde bedel artacaktır. Kain hakkında bir kaç bilgi daha (sona yaklaştım yahooo!!!) Oyunda karşınıza fıçılar çıkacaktır. Bunları kırarak açabilirsiniz. Tahta sandıklar kendiliğinden açılırlar, ancak demir sandıkları mace ile kırmak zorundasınız. Düşmanlarınızdan içeceğiniz kanlar değişik renklerde olabilirler. Kırmızı kan (hayat verir), siyah kan (enerji azaltır), mavi kan (hayaletlerden ve büyülü düşmanlardan içilir ve mana gücünüzü arttırır), yeşil kan Kain'i zehirler. Bundan antitoxin kullanarak kurtulabilirsiniz. Arasında “Heart of Darkness” diye bir item vardır, bu kullanıldığı zaman enerji verir ve öldüğünüz zaman eğer yanınızda varsa sizi az bir enerji ile tekrar hayata döndürür (ben de kalmadı, uyuz oldum!!!). Size tavsiyem eğer enerjiniz azsa ve yolunuz kasabadan geçiyorsa kasaba sakinleri ile önce bir iki laf edin ve hemen ardından... Geceleri evlere girdiğiniz zaman insanları uykuda yakalayıp kanlarını içebilirsiniz (bu da bir çeşit vampir fantezisi işte). Ara sıra dungeon'larda gezinirken ellerinden duvara zincirlenmiş esirler bulacaksınız. Sakın bunları bayıltayım diye vurmayın ziyan edersiniz. Çünkü bunların kanları direkt içiliyor (yaa bu kadar yemekten konuştuk, ben bir şeyler yiyeyim geliyorum)... Ehh sanırım benden pas, artık daha fazla yazamayacağım, zaten bu Word'e de uyuz oldum bütün kelimelerimin altına kırmızı çizik atmış. Bana ne kardeşim ben ders kitabı mı yazıyorum sanki, n'olur yani imla kurallarına uymasam, haa? Hem bu program neden Türkçe kardeşim. Bu küçük ünlü uyumunu biliyor mu acep? Ben bilmiyorum. O ne ki? Ne? Haa? Kahvaltı mı? Sabah mı? Nerede? Kim?...? El Gökhan “MadVamp” Tarcan

PES ME RAM