Gameshow sayı 29, sayfa 17

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 17

| | | air'lere bağlarsanız yaratıklarınız buraya kolayca gidip gelebilecektir. | Ortaya yapılan bir in bir ucunda Hatchery, diğer ucunda Training Room gerçekten işe yarıyor. Bir de Library odası var.

onların tüm kontrolü sizde oluyor. İstediğiniz gibi onları

Library'niz sizin büyü araştırma odanız. Ne kadar büyük olursa o kadar hızlı çalışıyor. Warlock denen yaratıklarınızı savaştırabiliyorsunuz. Posses işleminin beni en etkileyen ve şaşırtan tarafı ise her yaratığa ama her yaratığa ayrı bir olarak poison ve lightning denen iki tür tuzak makinesi yapabiliyorsunuz. Mesela tutmak istediğiniz bir geçit veya kapı mı var? Ya da düşmanın imp'i sizin odalarınızı mı ele geçiriyor? Hemen bir lightning trap koyuyorsunuz ve otomatik olarak her şeye saldıran tuzaklarınız harekete geçiyor. Kapıları da anlatmalıyım. Kapılar birden fazla çeşit olabiliyor. Tahta, demir, büyülü kapı gibi. Diyelim ki ilerki bölümlerde imp'leriniz sağda solda gezinip yaratıklara yem olmaya başladılar. Imp'ler bayağı pahalı şeyler ve her yeni imp bir öncekinden pahalıya mal olmakta. Buna engel olmak için imp'lerinizi toplayın. Bunu en hızlı ve iyi şekilde yapmak için workshop ikonunun sağındaki yaratık ikonuna basın ve çıkan listede en üstteki imp satırında bulunan rakamları klikleyin. Imp'lerinizi ve diğer tüm yaratıklarınızın ne yaptıklarını burdan görebilir ve istediğinizde onları burdan elinize alıp istediğiniz yere koyabilirsiniz. "?" işareti bir şey yapmayan yaratıklarınızı gösteriyor, onun yanındaki o sırada çalışan yaratıklarınızı ve en sağdaki de o sırada bir yerlerde savaşan yaratıklarınızı. Çoğu zaman nerede savaşabildiğini bulmakta güçlük çekebilirsiniz. O yüzden hemen bu menüye klikleyin ve savaşan yaratıklarınızın sayısına sağ button ile klikleyin, oyun otomatik olarak sizi oraya götürecektir. Bu menü çok işinize yarayacak iyi kullanmaya bakın. Neyse başa dönersek biraz kapıların nasıl kullanıldığını anlatıyordum. Imp'lerinizi topladıktan sonra onları bir odaya koyun. Kapıyı odanın tek kareden oluşacak girişine koyun ve üstüne sol mouse ile klikleyerek kapıyı kilitleyin. Böylece siz istediğinizde tekrar aynı şekilde kilidi açarsanız ortalıkta gezebilirler ve tehlikeden uzak olurlar. Bir ara bulundukları yere hatchery'den tavuk da dragon'ları ve ilerki bölümlerde Dark Mistress'leri kendine çekmek gibi önemli bir görevi de var. Library'nin full olarak çalışabilmesi için Hatchery'den uzak, sessizce bir yerde olması, kısaca ayak altında olmaması lazım. Buna dikkat etmeniz yeterli. leri nasıl yarattığınızı hatırladınız mı? Imp yaratma ikonunun yanında bir büyü ikonu daha olduğunu göreceksiniz. Bu ikon bazen gerçekten işe yarayan possesion ikonu. Bu ikonu klikleyip sonra da Dungeon'ınızdaki herhangi bir yaratığa kliklerseniz artık onun içine gireceksiniz. Vücudu sizin olacak. Coder'ler gerçekten bu bölümün coding'ini çok iyi başarmışlar. Hele posses ettiğiniz yaratıkların gözlerinden Dungeon'ın sürekli farklı görünmesi ismin oyun tarafından veriliyor olması. Bu ekranda solda yaratığın resmi, ismi, altında enerjisi, yapabildiği şeyler yer alıyor. Bu taktikle neler yapabildiğinize tekrar değiniriz. En soldaki ana menülerden büyü'nün yanında bir çekiç resmi olan var. Bu menü sizin Workshop menünüz. Burası ilk bölümlerde kapalı kalacak. Ama yapabildiğiniz odaların içine workshop girince orada üretilen tuzaklar, kapılar bu menüde yer alacak. Siz de buradan alıp onları istediğiniz yerlere yerleştirebileceksiniz. Tuzaklar dedim. Genel atarsanız sevinirler. İron door gibi, magical door gibi çok sağlam kapılar ise düşmanlarınızı bile uzun süre sizden uzak tutmaya sıralaması, level'ları ise yetecek kadar sağlamlar. İleriki bölümlerde yeni odaların arasına katılan temple'ı anlatmak istiyorum. Temple hem yaratıklarınızı mutlu kılıyor hem de temple'ın içine attığınız ve böylece sacrifice ettiğiniz yaratıklar sayesinde yeni bazı yaratıklara sahip olabiliyorsunuz. Temple'ınız ne kadar büyük olursa o kadar iyi çalışıyor. Temple'a atarak kurban edeceğiniz değişik kombinasyonlar şeklinde güzel sonuçlar doğurabiliyor. Sakin temple'a tavuk atmayın ama... İleriki bölümlerde Horned Reaper'lar gelmeye başladığında onları mutlu tutabilmek ancak büyük mümkün unutmayın. Odaların her biri ve Dungeon'ınızın özellikleri pek çok değişik yaratığı size çekecektir. Barracks-Orclar'ı, Warlock-Library, Dragon-Large gold room/Library, Bile Demon-kocaman Hatchery, Dark Mistress-Torture Chamber/ve pek çok altın, Skeleton and Ghost-Prison, Vampire-Graveyard'a gelecektir. Diğer pek çok yaratık ise nereye isterlerse oraya geliyorlar. Ama bu liste hangi yaratığın nereye daha çok ilgi gösterdiğini genel olarak anlatıyor. Bazen sizin ele geçirme tekniğiniz olan Imp'leri düşmanınız da size yollayabilir. Bu durumda Hell Hound'larınıza Speed Monster büyüsü yapıp onları hızlandırarak Imp'leri teker teker avlamalarını sağlayabilirsiniz. Rakibinizin sizi çok zorlayan lightning'li traplerinden kurtulmak için de size bir taktik vereyim. Kendini heal (iyileştirme büyüsü, kalp şeklinde) edebilen bir yaratığı posses edin ve trap'in charge'ları bitene kadar üstüne gidip sürekli kendinizi heal edin. Ele geçirip prison'a attığınız düşmanlarınıza torture chamber'da işkence ederken shift-H ile 8 tane tavuk alın ve yedirin. Kısa zamanda sizin tarafınıza geçecektir. Bu sayede ne samurai'ler, ne hero'lar elde edebilirsiniz bir düşünün... 20. bölümde ise avatar ile kapışacaksınız ki burada gerçekten iyi taktik yapmalısınız. Cave-in, lightning, word of power gibi güçlü saldırı büyülerinizi üstünde kullanarak dragon'larınızla ani bir saldırı yapın. Avatar yaratıklarınızı dondurabildiğinden posses ederek onun bu taktiklerinden kurtulmaya çalışmak bence iyi bir taktik olur. Oyunun içinden sürekli farklı şeylerle karşılaşıp değişik yaratıklara sahip olacaksınız. Bu biraz olsun oyunu oynanabilir kılmakta ama 12. leveldan sonra biraz sıkıcı hale geldiğini kabul etmek gerek. Multiplayer oyun seçeneği ise gerçekten çok ama çok eğlenceli bir oyun sunuyor. Şu sıralar internet'te Diablo ve XvT'dan sonra neredeyse en çok site'a sahip oyunlardan biri olma yolunda hızla ilerliyor DK. Hi-res modunda gerçekten güzel grafiklere sahip olduğunu belirtmeliyim. Üstelik iyi bir grafik kartına sahip P100'de hiç sorunsuz oynanabilmekte. Oyunu yapanlar hi-res modunu nedense optionlarına koymamışlar. Bu moda R tuşu ile geçmeniz gerekiyor. Optionlardan bakış açınızı, grafik detayını, duvarların yüksekliğini, ses düzeyini ayarlamanız mümkün. DK'ın en ilginç özelliklerinden biri de computer assistant denen bir sisteme sahip olması. Eğer bu option'ı çalıştırırsanız, bilgisayar sizin için her şeyi ama her şeyi yapabilir. Kendi içinde option olan bu özellik sayesinde agresif bir oyuna göre bile bilgisayara bir Dungeon hazırlatabiliyorsunuz. Ne kadar eğlenceli olduğu tartışılabilicek olan bu özellik bir süre çalıştırıp sonra kapadığınızda size neler yapmanız konusunda iyi bir yön gösterici olarak yardımcı olabilir. Dungeon Keeper oyuncuyu her zaman durduğu yerden alıp çok farklı bir pozisyona koyan, gerçekten oynanması gereken ve farklı şeyler sunan bir oyun. En azından bu bile oynanması için yeterli. Bence kesinlikle oynamaya değer ve ayrıntıları ile insanı eğlendirmeyi başarıyor. Garibime giden tarafları da yok değil tabi. Mesela oyunda sizinle sürekli konuşan ve neyin yolunda olup olmadığını söyleyen bir ses var. O kadar otoriter ki bir süre sonra kendinizi o ses'e itaat ediyor gibi hissederseniz şaşırmayın.

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.