Gameshow sayı 28, sayfa 30

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 30

koşuyoruz... (Neyle keseceğiz sorusuna, Wang'dan aldığınız bıçak derdim ama, bıçağı aldığınız yerdeki, Heat Lamp Bulb'ı da almışsınızdır heralde önceden, almadıysanız gidin alın...) Şimdi, Jamie-Lee'ye vereceğiniz polyesteriniz hazır. Tabii, şimdi mi söylenir ulan seslerinizi duyar gibiyim ama, daha önceden bir kez olsun Best-Dressed Man olayına girdiğinizi, yani şansınızı denediğinizi varsayıyorum. Şimdi abicim, gidin Jamie-Lee'ye (hayır yaa, sex değil...), verin polyesteri, çıkın, girin stage door'dan, yapın güzel defileyi, işte birincisiniz bu yarışmada daaaa! Taa taa ta taa zzzz züüüt! Ne kaldı geriye, tamam, yemek olayı, Cook-Off Competition. Şimdi, yemek yapmak için güverteye çıkmayacaksınız heralde, gidin mutfağa, alın çanağı çömleği (pot demek istedim), tuzu falan, balık olayına girip, bir yemek tarifi de elde ettiniz mi? Okuyun bakayım neler lazımmış, Venezuelan Beaver Cheese (Venezuela Usülü Peynir Yahnisi diye çevir...) için: Beaver Milk (Kunduz Sütü, aldığınız anahtar boşuna değil, araştırın, kunduzları bulun, çanakla da sütü toplayın, daha ne diyeyim yani), a pinch of salt, Lime Juice (Misket Limonu Suyu diye Türkçeye çevirmek... Valla ben yapmadım... Barmen size yardımcı olacaktır) ve son olarak, Hint of Mold ki işte bunu elde etmeniz için Drew Baringmore'un yardımına ihtiyacınız var. Bütün malzemeler tamamsa, bunu nasıl elde edeceğinize geçiyorum: ...Ama bir saniye, Fo'c's'le'den (evet doğru yazdım), alacağınız, şey meyvesi de lazımdı (Kumguat), onu da ordan alırsınız, orada bir yerde işte, bulunuz. Neyse, gelelim Drew konusuna, Anton Fokker kimdir bilir misiniz? Yaa, ben size boşuna, insan okur demiyorum. Kütüphanedeki kitapları doğru dürüst inceleseydiniz, görürdünüz, insan okur, aha bir daha söyledim. Efendiiim, Drew'ün yanına gidin, konuşun, Anton'u da Fokker'ı da derinlemesine sorun, öğrenin. Sonra daaa, bavulunu alın getirin kızcağıza ve işte odanızda, duş alıyor Drew! Hadi sex falan deyip durmazsanız, ben de güzel oyunumuza konsantre olup (ulan flash-back hatları amma dolu bugün...), yazmaya devam edebilirim. Evet, şimdi bir pislik yapıp, Drew'ü girdiği duştan kaçırıyoruz. Klozetle ilgili bir durum olabilir mi? Hımm... Bu arada, barmen'e (nereden geldik diyorsunuz, yemek yarışması için Lime Juice ararken, geldiniz...), 'gigantic erection' istediğinizi söylediğinizde (içki içki, öyle değil), hazırlamak için ortalardan kaybolduğunu göreceksiniz. O hazır gitmişken, yan taraftaki odaya girip, Silicon Lubricant'la Spray'i değiştirseniz, ileride gerekmeyecek bir maddeyi koyup, gerekecek bir maddeyi almış olursunuz. Düğmeye de tabii ki basacaksınız, bu düğme sayesinde beliren spot, (çıkın bulun) önemli. Çünkü bu spotun ampulünü (ampül?), değiştirirseniz, Juggs vardı ya, hani şu kızlı-anneli Country Müzik grubu, onlarla salonda verecekleri konser sırasında bayağı 'samimi' olabilirsiniz. Neyse, yemek yapalım, yarışma kazanalım. Yola devam. Drew'dan arta kalan Hint of Mold'u da alırsanız, hazırlayacağınız yemek için tüm malzemeler de tamam olur. Mutfağa gidin, aletle, güzelce yemeğinizi yapın. Kalıba koyun (Mold?) ve son olarak da öyle bir toz serpin ki yemeğinizin üzerine, yiyen havalara uçsun 'zevk'ten (uçmak?)... Şimdi Cook-Off Competition'da da birincisiniz işteee... Gelelim Bowling olayına. Bowling'le ilgili mekanizmaların olduğu yerde, (mekanizma?) kukaların üzerine spray sıkın bakalım, tabii, kukaları bulun önce (kapı?). Şimdiii, bowling yarışması için, biraz bekleyin çünkü, Proud Lil' Lounge'da sizi iki güzel bayan bekliyor. Gidin, “hadi sex yapak' demeden, demiyorum, spotun yerine taktığınız ısıtıcı ampül sayesinde, olanlar olacak zaten... Odanıza döndükten sonra, Peter'ın yanına bir gidin, telefonu 7-8 kez kullanın, her seferinde 1 puan 1 puan gö! Puanları aldıktan sonra, Clothing Chase Light'ı almak için Lounge'a geri dönün, alın. Niye aldık bunu, Horseshoes Competition için (nal atma yarışması), (yarışmadan yarışmaya koşuyoruz, azme bakın...) kütüphanede, manyetik'le (ney?) ilgili kitabı güzelce okumuştunuz değil mi? İnsan okur'du ya hani... Bu arada, sol tarafa gidip, remote kontrol'ü de ceplediniz değil mi? Eee, ne yapacağız bunları, El Replicant'taki Steel Spike'la nal atma yarışmasındaki, nalı atmaya çalıştığınız çelik çubuğun bir bağlantısı olabilir mi? Manyetik... Chase Light'ı o aşağıdan çıkmış çelik çubuğa dolayıncaaaa, tabii yaaa, uzaktan kumandaaaa ve gelsin bir birincilik dahaaaa! Şimdi, Employees Only'ye gidin. Orada, X-Zırt'ın odasında bir havalandırma deliği vardı. Kafanız takılmıştı değil mi Ona? Hadi dalın bakalım. Ooo, nereye geldiniz böyle, 'hadi sex yapak' deyip soyunun ve, hi ho haaa! Aaaa, bayan mendilinizi unuttunuz, ama ama adınız, soyadınız ya oda numaranız? Neyse ne işte, alın mendili lazım olacak ve dönün karanlık odaya, masaları sandalyeleri, iyi bir araştırın bakalım, belki milyar dolarlık bir sigorta poliçesi bulursunuz. Bulursanız, incelemeyi ihmal etmeyin. Gıcık Peter'la da biraz muhabbet edin. Belki, Old Man ya da Boning isimleri size bir şeyler anlatmasını sağlayabilir. Hele şu telefonu bir daha kullanın bakalım bu arada. Ne, her aradığınızda moruk mu çıkıyor telefona? Aaa, ne ayıp moruk denir mi hiç. Zekanızı kullanın, Annette Hanım'a ulaşmanın başka bir yolu (numarası? Tabii yaaa!) olmalı! Peter! Size numarayı vermiyor ki ama! Düşünün. Numarayı alınca, zaten haritada yeni bir kabin beliriyor. Gidin, eğlenin! Bilmeden yaptığınız şeyler, şans mı kader mi, artık her neyse, iyi yoldasınız, arada olan yaşlı adama (Aristotle K. Boning Amca...) oluyor ama neyse... Cabin'e döndünüz. Hadi Annette'le biraz muhabbet etmeye gidin bakalım, asıl istediğinizi alamadınız ki. Neyse, sonuçta sigorta poliçesini verin, o da size yarı yarıya ortaklık teklif edip aradan çıkıyor zaten. Arada, acayip zengin oldunuz, o da ayrı konu. Artık gemileri bırakın, filoların sahibisiniz, petrol şahısınız, süpersiniz, muhteşemsiniz! Ama, Kaptan Thygh? Yaaa, hadi devam edin bakalım. Kalan bir yarışma vardı, Bowling olayı. Kukalara spreyi uyguladınız, eee, topa ne yapacaksınız? Diğer yarışmacıyı izleyin, topları bir bezle silip parlatıyor. Hani siz de böyle yapsanız ama hem de topu kayganlaştırsanız, daha iyi gitmez mi? Mendil mi, kayganlaştırıcı mı? Daha ne mi diyeyim mi? İşte hepsi bu, artık Kaptan'ın kapısı size açık, gidin ve bu oyunu bitirin (zenginsiniz unutmayın, ispatlayın)! Aslında, oyunu kendiniz çözseniz ve takıldığınız yerde açıp bu açıklamayı okusanız tabii daha iyi olur gibi geyik bir şey söylemek istiyorum, söyledim. Neyse, Larry cephesinde değişen bir şey yok, yine iyi vakit geçireceksiniz. Eee bütün amaç da o değil miydi zaten? Benden bu kadar. Eğlenmenize bakın! Son olarak, Larry'nin de sonuçta bir oyun olduğunu (oyun muydu lan bütün bunlar?!) gözden kaçırmayın sakın, gerçek kadar gerçek olan bir şey varsa o da gerçektir ('Salak' mı?) Şimdi, gerçek hayattan bir kesit, bir maşaj'la günü kapayalım istiyorum, bu arada bu tadına doyulmaz yazıyı yazdığım için, gerçi kısaltacam diye kuşa çevirdim ama yine de, kendi kendime teşekkür edip duruyorum. Durdum... “Kuşlar, kelebekler ve böcükler...” hayatta bir kızı tavlarken bu sözcüklerle işe başlayın. Tanıyıp tanımamanız önemli değil. Ben hep böyle başlarım. “Kuşlar, kelebekler...” Sonra da uzaklaşmakta olan kızın arkasından bağırırım, ya böcükler, ya o güzelim böcükleeeer?!.. Ama her zaman böyle olmaz, bazen 'aaa ne kadar salaksın', 'soytarı mısın nesin sen yaa?' 'pardon bana mı dediniz, lütfen bir an önce gider misiniz' diye iltifatlar da yağabilir yüzüme gözüme. Demek istiyorum ki, Larry Laffer da kim, adam orda, maceradan maceraya sürsün atını (Yoksa Red'li Kit'li biri miydi o süren, aman neyse ne) onca güzel kadınla beraber olsun, sonra da dünyanın en şanssız çapkınıymış, hadi ordan be, dünyada öyle biri varsa şanssız (Aptal mı?) o da benim işte. İtiraf ettim ve gidiyorum. Son olarak (kaçıncı 'son olarak' lan bu?), oyunda takıldığınız bir yer olursa, kafanızı kullanın, hayatta takıldığınız bir yer olursa yine kafanızı kullanın ve kafanızı nasıl kullanacağınızı bilmiyorsanız, inanın, mavra bir kenara en iyi öğreneceğiniz yer yine (tamam itiraf ediyorum) okuldur. Derslerle aranızı iyi tutmaya bakın. Ama yine de beyin fazla ısınınca, biraz soğutmakta sonsuz faydalar var tabi, yoksa “brain on the wall” hesabı... (Ulan sonunda maşajı patlattım işte!)... Kendinize iyi bakın, terli terli tek ayak üstünde durmayın, yoruluyor insan, bana hep olur... EİMUDER “Kuşlar böcükler neyin...”

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.