LARRY 7
Retro bilgisayarki istihbaratı 1008 karşılığında alı dallama olduğunu anlaması pek uzun sürmez. Dallama dallama konuşurlar...
ENGİN ABLA'NIN
Gem dallamanın, de bir
LARRY LAFFER
tıl Muder! Aha atılıyom! Hobaaaa! Ben geldim! Bir oyun açıklaması yazısına böyle girilir ya da girilmez, herif girmiş işte. Okuyacaksanız güzel yazı yazdım size, okumayacaksanız siz bilirsiniz, zorlamam ama bir gece pencerenizde elinde kapkalın bir 'zopa'yla bir silüet belirirse, yardıma gelmem, gelemem... Bir yazıda böyle salak geyik de olur muymuş demeyin, adam yazmış işte... Daha önce, upuzun bir Larry 7 açıklaması yazmıştım ama GameShow 24 cilt olarak çıkmaya karar verene dek sanırım o yazıyı sadece GSMNET.COM homepage'de görebileceksiniz, tabi Meg oraya koyarsa... Neyse, oyunumuz uzun, çenem düşük hemen başlıyorum... Kapandı ışıklar, aydınlattı odanızı monitörden yayılan ışık, dönmeye başladı Larry CD'si, heee tamam hemen havaya girmeyin, quick-mode'da anlatacağım, şaşırmayın, hızlı daa hızlı (Mavra kısım bu kadardı, daha çok mavra için GSMNET.COM Mavraboard'a beklerim)... Oyunu install edip de, ilk kez oynayacağınızda, zavallı Larry Bey kardeşimizi, (herifi şimdi de bey yaptım, hayırlısı bakalım...) bir otel odasında zevk-i sefa içinde geçen bir geceden sonra, ellerinden yatağa kelepçelenmiş olarak görüp, hüzünleniyoruz. İğneyi bulup, büküp falan kelepçelerden kurtulup, sonra da camı 'break' deyip kırıp asıl maceramıza başlayacağımızı söylemiyorum. Bunlar basit bilmeceler. Ben bile 26 saat aralıksız oynadıktan sonra, camı seçeneğinden 'break' deyip kıracağımı bulmuştum (Öyle aşağılarcasına bakmayın, oyunu bitirip açıklayan kim?.. Ben... Yaa, kimmiş, benmişim...). Her neyse, zaten bu bölümü bir kez bitirince bir daha karşılaşmıyoruz. Asıl macera gemide... Güzel güzel animasyonları izledik, kaptanımız Thygh'ı (Tay okunur, maşallah...) gördük, gemiye bindik işte PMS Bouney'deyiz. Thygh's Man Tropy'e (Kaptan Thygh'ın her hafta düzenlediği, bir hafta kendisiyle beraber olma ('götürme' de denir) ve gemiyle yolculuk etme ödüllü, güzel yarışma, bunu kazanma amacımız açık sanıyorum) hoşgeldik. Kaptandan sonra, ilk tanışacağımız kişi 'Gıcık Peter' yani, Peter the Gemi Muhasebecisi. Bu şahıstan ileride menfaatlerimiz ölçüsünde yararlanacağız, şimdi hiç girmiyorum bu konuya. Keycard'ımızı ondan alıyoruz ve işte kontrol bizde. İlk iş, odamıza gidelim, bir kontrol edelim. İçeri girer girmez Ship's Announcer (geminin her yanında hoparlörler var ve gemi spikeri (ney?) zırt pırt anonslarıyla sizi taciz edecek, çoğu zaman önemsiz şeylerden bahsetse de, bazen çok önemli şeyler söylüyor, dinleyelim güzelleşelim derim), ilk anonsunu yapıyor ve TMT'ye (Thygh's Man Tropy) katılmak isteyen yolcuların gemi salonuna (Proud Lil' Seaman Lounge) gelmelerini rica ediyor. Biz de gidiyoruz. Ne kadar ilginç değil mi? Bunlar basit şeyler, yine de ikonumuzun üç halini yeni başlayan arkadaşlarımız varsa aramızda, işte onlar için açıklamak isterim: “Yalın hal': Yüklemeler ya da demolar sırasında olur, 'şey”, açılmamış haldedir -paket- bir şey yapamayız, küçük durumdadır, ekranda neyin üzerindeyse, onun bizimle bir ilgisi yoktur, “den hali': uzun haldedir, sol tuşa basarsanız çıkan menüden istediğiniz işlemi (other'dan menüde olmayan komutları da girebilirsiniz tabi) yapabilirsiniz. Neyse, Seaman Lounge'da ('Kaptanın seyir diye Türkçe'ye çevirmek istemiyorum...) TMT Scorecard'ımızı alırken, paranoyak gemi muhasebecisi, Gıcık Peter'la bir kez daha karşılaşıyoruz. Neyse efendim, şimdi TMT Scorecard'ımızı aldık (yarışmalara bu kartla gireceğiz). “Aldık almasına da yaw kardeşim, destan mı yazıyon” diyenlere, hee destan yazıyom... MUDER'in “Yazar- Okuyucu Arası
Muhabbette Yeni Ufuklar adlı güzel eserinden...) Gelelim oyunun asıl açıklamasına, amacımız, gemideki tüm yarışmaları kazanmak, ve asıl istediğimizse, Kaptan Thygh tabi. Buradan itibaren daha da hızlıca anlatmak istiyorum (run faster quick mode), yerimiz dar, çenemse düşük, anlatabiliyor muyum? Durun, anlatacağım. Bu açıklamayla isteyen herkes bu güzel oyunu bitirebilecek, gel vatandaş (Kabul, berbattı...)! Clothing Optional Pool'a (Nü İnsanlar Havuzu) gidin, Dick'i görün, Drew Baringmore ile tanışacaksınız. Biraz muhabbet edin bakalım. Hatta, kitabını falan da alın (Hercule's Erotic Adventures - Herkül İş Başında), muhabbet arasında, dallar size engel olursa, 'it'ebilirsiniz onları. Goodbye (Mutlu Günler dilerim) dedikten sonra, masanın üzerindeki magazini (resimli güzel neşriyat) alın, bir bakın. Juggs'dan bahsettiğini göreceksiniz. Ne alaka der gibi bakmayın. Anlayacaksınız. Devam edelim. Hemen kütüphaneye gidin. Her zaman derim, insan okur. Kitapları inceledikten sonra, Victorian ile biraz muhabbet edin. Kendisi kütüphane müdüresi, çok güzel bir hanımefendi ama biraz garip. Güzelce konuştuktan sonra OTHER'dan 'MUDER is The Best' deyin O'na. Alın işte, beni tanımadığı için, MUDER'i bir kitap ismi sanan Victoria (Kemer'e Antalya'ya neyin uğramamış bu belli...), dönüp bilgisayarından benimle ilgili veri arayacak. Eee, hadi, Mucilage'i (masanın üzerindeki zamk) cepledikten sonra ('take' heralde), masanın üzerinde, en üstte duran kitabı da alın. Dönüp, bilgisayarda böyle bir kayıt yok falan diyecek olursa, OTHER'dan, başka 'saçma' bir şeyler yazın, bu arada, Drew'dan aldığınız kitabın kabını çıkarıp (Herküllü olan), Victorian'ın kitabınınkiyle değiştirin. Son olarak da, elde ettiğiniz “Prudish & Proud' kapaklı, Herkül kitabını masanın üzerine bırakın. Bir sonraki kütüphane ziyaretinizde Victorian'ın kitap okuyarak ne kadar değiştiğini beraber takdir edeceğiz. Neyse efendim, ben bunları niçin anlatıyorum, tabii ki, Love Master 2000TM yarışması için. Bir gidip bakmakta yarar var (Sexual Prowess Comp.). Kartınızı takıp şansınızı deneyin, 2 puanla tabii ki birinci olamayacaksınız. Biz burada boşuna açıklama yazmıyoruz. Dönün bakayım kütüphaneye (insan okur). Tara ra raaaam paaa Zzz züüüüt züüüt türüüü (ay afedersiniz pek iyi trompet taklidi yapamam da), işte karşınızda VİCKI. 'Hadi sex yapak' diye atılmadan önce güzelce konuşmanızı ve gerekeni yaptıktan sonra (ney?) sex hakkında konuşup, bunu kanıtlamasını sağlayın. İşte bu kadar. İlk yarışmayı (aslında belirli bir sıra yok ama olsun), kazandınız. Hadi aferin size. Şimdi, hiç zaman kaybetmeden, çalışanlara ait odaya gidin (Employees Only), silahlardan çekinmeyin, kapıyı 'it'meniz yeterli ('Push' olabilir, evet, eee tam çözüm yazıyoz kolay değil...). Hoşgeldiniz. Soldaki kilitli kasalara baktığınız zaman açamadığınızı göreceksiniz. Evet, Pegay'yle konuşmaya gidin. O hep güvertededir... Onunla konuşmak için, Promenade Deck'i seçtiğinizi varsayıyorum, farketmez ama burada Fire Hose Cabinet var, içinde de hortum var, sonradan işimize yarayabilir, alalım Uğur'cuğum... Peggy ile konuştuk, ağzımız bozuldu. Ne pis konuşuyor kadın yaa, ben ilk gördüğümde açık tribün sanmıştım. OTHER'dan önce 'X' deyin, (Xgwzurt), laf lafı açacak, 'locker' ve de 'combination'ı da sorarsanız, size alttan ikinci dolabın, 38-24-36 olan gizli şifresini söyleyecektir, ben buraya yazmıyorum ki, oyunu bitiremeyin, takılın kalın diye!.. Peggy'yle konuştuk, güverteden ayrılmadan, hortumu da aldık değil mi Uğur'cuğum, o halde haydi Employees Only Room'a geri dönelim. Dolabı açın ve XAWZTS ile tanışın. Bu, adamın ismiydi ama bir daha kimse bana 'Xg zart zurt' yazdıramaz. Kısaca X diyeceğim, demiştim de, siz anlayınız gelinim. Muhabbeti açın. Bu arada siz Vicki ile iş üstündeyken çekilmiş bazı 'güzel' resimlerinizin de bu şantajcı arkadaşta olduğunu öğreniyorsunuz. Satın alın onları. Ve bir de bu herif, pardon Xgw-zart, Amerika'ya gitmek istiyor ve bir pasaporta ihtiyacı var. Sizin pasaportunuz var ama Gıcık Peter'da bu pasaport. Almak içinse, bir photo ID'ye ihtiyacınız var. Elinizdekilere bir bakacak olursanız, zamk, giriş kartınız ve sapık fotolarınızı görürsünüz. Şimdi fotoğraflı bir kimliğe ihtiyacınız var ve sanıyorum ki, bilmece gayet açık ve net! Photo ID'yi Gıcık Peter'a verirseniz, pasaportu da alırsınız. Bu arada, Peter'a, 'My derseniz (Hesabıma bir bakar mısın Peter'cığım, gıcığım...), hesabınızı kontrol etmek için masasından ayrılacağını göreceksiniz. Bu arada telefonunu bir kurcalamakta yarar görüyorum, yapınız. 'LND Button' aranan numarayı gösterelim Uğur'cuğum' Tuşu, bir daha da Uğurcuğum esprisi yapmayalım artık Uğurc...), onun son aradığı numarayı verecektir size. Bu numarayı bir köşeye not edin ve o köşeyi silin hayatınızdan, çünkü bu numara hiç bir işinize yaramayacak. Ancak, Peter'ı yollayıp, son aradığı numaraya bakma numarası oyunun sonuna doğru bir yerlerde bayağı işinize yarayacak. Neyse, pasaportunuzu da aldığınıza göre artık X-zart'a gidip, anahtarı alabilirsiniz. X-Zurt'un odasından çıkınca, bülten'den jackpot preventer'ı da alın, lazım olabilir. Ayrıca, masanın üzerindeki tüpü de unutmamak gerekir. Bu tüp yağlayıcı bir madde içeriyor, bilginize sunayım dedim. Bu arada, hayat nasıl gidiyor yaa, içimden geldi sormak istedim? Evet, dağılmayalım, kendinizi El Replicant Sculpture Garden'da buldunuz Şu heykelleri inceleyin bakalım. İki zarı alın, sonradan işinize yarayacaklar. Bu iki zarı, ne yapın, durun bir düşüneyim, önceden oyunu bitirmiş olsam da, ben bile arada bir oyuna flash-back'ler yapıyorum kendimce, hatırlıyorum, hımmm, hatırladım: Bu zarları hileli zar haline getireceksiniz. Nasıl mı? Bir yerden tuvalet kağıdı bulun ve zımpara diyorum, konuyu kapatıyorum (Bilge kişi bilmeceli konuşur - Muderus Had-lenus). Şimdi elde ettiğiniz hileli zarlarla gidin oynayın kazanın (tabii ki, casino'da! Ve tabii ki, ortalığı dağıtmak için orada o 'kötü' şeyi yapabilirsiniz, bu Larry, Civilization değil, gevşeyin, hatta o masanın çevresindeki adamları dağıtmak için bayağı gevşeyin, rahatlayın, o000hh. ) 4 (Heaving Ho'da gerekli materyalden bol bol yediyseniz önceden tabi...), (Aklıma iğrenççe, X-Zart-Zurt denen herif geldi, nerden geldiyse...). Evet, her şey tamam, zar oynuyorsunuz ve kazanıyorsunuz (hileli zarlarla tabii!) ve yanıbaşınıza güzel bir hanım geliyor işte! Dewmi Moore! 'Hadi sex yapak' demeden önce, bu hanımı zar oyununda (üstelik strip) yenmeniz gerekiyor. Sizler için 43,5 saat oynayıp oyunun zarla oynandığını öğrendikten sonra, hayatımdan bir altı gün daha feda edip bu oyunun 'nasıl' oynandığını da az çok kaptım. Olay basit abi, senin bir tasın var (tas da ney' diyenlerinizi duyuyorum, daha uygun bir kelime bulamadım, ne biliyim yaa, o zarları içine koyup atmanızı ve rakibe göstermemenizi sağlayan şey işte.) ve Dewmi'nin de (pü pü pü maşallah), bir tası var (pü pü pü!), bu tas (o tas değil, heh!), aman, neyse işte zarlar atılıyor ve iki tasın altındaki zarlardan, tabii ki siz, kendi tasınızın altındakileri görüyorsunuz ve Dewmi de kendininkileri. Toplam on zar var. Ve sizin yapmanız gereken, toplam en az kaç tane aynı zardan geldiğini tahmin etmek. Yani, diyorsunuz ki mesela (bet yaparken), iki tasın altında en az üç tane '5' vardır. Dewmi de bunun üzerine, yok diyor, dört tane '5' vardır. Siz de, ya yükseltiyorsunuz, ya da 'challenge' yani 'meydan okuma' seçeneği ile 'göster bana' diyerek tasına bakıyorsunuz. Beğendiniz mi? Kazanırsınız kazanırsınız, basit bir oyun. Ben bile altı günde... Tamam kestim. Kazanıp da, bir darbe de Dewmi Hanım'dan yedikten sonra, (hem kazandınız, hem darbe yiyorsunuz, nasıl oluyor:sormayın, oynayın...) odamıza dönüyoruz. Zar yarışmasını da böylece kazandınız, yola devam... Hani bi boru almıştık, şununla odamızdaki klozetin bir ilgisi olabilir mi? Spray can'i almayı da ihmal etmeyin tabi. Şimdi, yola devam, Dewmi'nin odasına tekrar gidip, masanın üzerinde unuttuğu tozu cepleyin, sonradan bayağı işimize yarayacak. Bu arada, biraz da 'Best-Dressed Man' yarışmasıyla ilgilenelim. Bunun için, Ballroom'daki Jamie-Lee Hanım ile bir görüşün bakalım (hadi sex yapak' yerine, modacı olan bu hanımla daha mantıklı konuşmanız yararımıza olur derim) neler diyecek. Polyesteri elde etmek için yine bir hinlik yapacağız (bu hinliği bulmak için üç gün üç gece... Neyse...). El Replicant'lı Heykelli yeri hatırladınız, orada bir yerlerde bir tornavida var. Alın ve yukarılarda, bir Elektrik kutusu var. Bu kutuyla bi uğraşın bakayım ne olacak... İlk anonsta, gemi yelken açacak ve ikincisinde de, yelkenler inecek. Eee heralde, size yelkenlerin polyesterden yapıldığını söylememe gerek yok. Kesin, kesin, acımayın, hedefe
PR SANL
koşuyoruz... (Neyle keseceğiz sorusuna, Wang'dan aldığınız bıçak derdim ama, bıçağı aldığınız yerdeki, Heat Lamp Bulb'ı da almışsınızdır heralde önceden, almadıysanız gidin alın...) Şimdi, Jamie-Lee'ye vereceğiniz polyesteriniz hazır. Tabii, şimdi mi söylenir ulan seslerinizi duyar gibiyim ama, daha önceden bir kez olsun Best-Dressed Man olayına girdiğinizi, yani şansınızı denediğinizi varsayıyorum. Şimdi abicim, gidin Jamie-Lee'ye (hayır yaa, sex değil...), verin polyesteri, çıkın, girin stage door'dan, yapın güzel defileyi, işte birincisiniz bu yarışmada daaaa! Taa taa ta taa zzzz züüüt! Ne kaldı geriye, tamam, yemek olayı, Cook-Off Competition. Şimdi, yemek yapmak için güverteye çıkmayacaksınız heralde, gidin mutfağa, alın çanağı çömleği (pot demek istedim), tuzu falan, balık olayına girip, bir yemek tarifi de elde ettiniz mi? Okuyun bakayım neler lazımmış, Venezuelan Beaver Cheese (Venezuela Usülü Peynir Yahnisi diye çevir...) için: Beaver Milk (Kunduz Sütü, aldığınız anahtar boşuna değil, araştırın, kunduzları bulun, çanakla da sütü toplayın, daha ne diyeyim yani), a pinch of salt, Lime Juice (Misket Limonu Suyu diye Türkçeye çevirmek... Valla ben yapmadım... Barmen size yardımcı olacaktır) ve son olarak, Hint of Mold ki işte bunu elde etmeniz için Drew Baringmore'un yardımına ihtiyacınız var. Bütün malzemeler tamamsa, bunu nasıl elde edeceğinize geçiyorum: ...Ama bir saniye, Fo'c's'le'den (evet doğru yazdım), alacağınız, şey meyvesi de lazımdı (Kumguat), onu da ordan alırsınız, orada bir yerde işte, bulunuz. Neyse, gelelim Drew konusuna, Anton Fokker kimdir bilir misiniz? Yaa, ben size boşuna, insan okur demiyorum. Kütüphanedeki kitapları doğru dürüst inceleseydiniz, görürdünüz, insan okur, aha bir daha söyledim. Efendiiim, Drew'ün yanına gidin, konuşun, Anton'u da Fokker'ı da derinlemesine sorun, öğrenin. Sonra daaa, bavulunu alın getirin kızcağıza ve işte odanızda, duş alıyor Drew! Hadi sex falan deyip durmazsanız, ben de güzel oyunumuza konsantre olup (ulan flash-back hatları amma dolu bugün...), yazmaya devam edebilirim. Evet, şimdi bir pislik yapıp, Drew'ü girdiği duştan kaçırıyoruz. Klozetle ilgili bir durum olabilir mi? Hımm... Bu arada, barmen'e (nereden geldik diyorsunuz, yemek yarışması için Lime Juice ararken, geldiniz...), 'gigantic erection' istediğinizi söylediğinizde (içki içki, öyle değil), hazırlamak için ortalardan kaybolduğunu göreceksiniz. O hazır gitmişken, yan taraftaki odaya girip, Silicon Lubricant'la Spray'i değiştirseniz, ileride gerekmeyecek bir maddeyi koyup, gerekecek bir maddeyi almış olursunuz. Düğmeye de tabii ki basacaksınız, bu düğme sayesinde beliren spot, (çıkın bulun) önemli. Çünkü bu spotun ampulünü (ampül?), değiştirirseniz, Juggs vardı ya, hani şu kızlı-anneli Country Müzik grubu, onlarla salonda verecekleri konser sırasında bayağı 'samimi' olabilirsiniz. Neyse, yemek yapalım, yarışma kazanalım. Yola devam. Drew'dan arta kalan Hint of Mold'u da alırsanız, hazırlayacağınız yemek için tüm malzemeler de tamam olur. Mutfağa gidin, aletle, güzelce yemeğinizi yapın. Kalıba koyun (Mold?) ve son olarak da öyle bir toz serpin ki yemeğinizin üzerine, yiyen havalara uçsun 'zevk'ten (uçmak?)... Şimdi Cook-Off Competition'da da birincisiniz işteee... Gelelim Bowling olayına. Bowling'le ilgili mekanizmaların olduğu yerde, (mekanizma?) kukaların üzerine spray sıkın bakalım, tabii, kukaları bulun önce (kapı?). Şimdiii, bowling yarışması için, biraz bekleyin çünkü, Proud Lil' Lounge'da sizi iki güzel bayan bekliyor. Gidin, “hadi sex yapak' demeden, demiyorum, spotun yerine taktığınız ısıtıcı ampül sayesinde, olanlar olacak zaten... Odanıza döndükten sonra, Peter'ın yanına bir gidin, telefonu 7-8 kez kullanın, her seferinde 1 puan 1 puan gö! Puanları aldıktan sonra, Clothing Chase Light'ı almak için Lounge'a geri dönün, alın. Niye aldık bunu, Horseshoes Competition için (nal atma yarışması), (yarışmadan yarışmaya koşuyoruz, azme bakın...) kütüphanede, manyetik'le (ney?) ilgili kitabı güzelce okumuştunuz değil mi? İnsan okur'du ya hani... Bu arada, sol tarafa gidip, remote kontrol'ü de ceplediniz değil mi? Eee, ne yapacağız bunları, El Replicant'taki Steel Spike'la nal atma yarışmasındaki, nalı atmaya çalıştığınız çelik çubuğun bir bağlantısı olabilir mi? Manyetik... Chase Light'ı o aşağıdan çıkmış çelik çubuğa dolayıncaaaa, tabii yaaa, uzaktan kumandaaaa ve gelsin bir birincilik dahaaaa! Şimdi, Employees Only'ye gidin. Orada, X-Zırt'ın odasında bir havalandırma deliği vardı. Kafanız takılmıştı değil mi Ona? Hadi dalın bakalım. Ooo, nereye geldiniz böyle, 'hadi sex yapak' deyip soyunun ve, hi ho haaa! Aaaa, bayan mendilinizi unuttunuz, ama ama adınız, soyadınız ya oda numaranız? Neyse ne işte, alın mendili lazım olacak ve dönün karanlık odaya, masaları sandalyeleri, iyi bir araştırın bakalım, belki milyar dolarlık bir sigorta poliçesi bulursunuz. Bulursanız, incelemeyi ihmal etmeyin. Gıcık Peter'la da biraz muhabbet edin. Belki, Old Man ya da Boning isimleri size bir şeyler anlatmasını sağlayabilir. Hele şu telefonu bir daha kullanın bakalım bu arada. Ne, her aradığınızda moruk mu çıkıyor telefona? Aaa, ne ayıp moruk denir mi hiç. Zekanızı kullanın, Annette Hanım'a ulaşmanın başka bir yolu (numarası? Tabii yaaa!) olmalı! Peter! Size numarayı vermiyor ki ama! Düşünün. Numarayı alınca, zaten haritada yeni bir kabin beliriyor. Gidin, eğlenin! Bilmeden yaptığınız şeyler, şans mı kader mi, artık her neyse, iyi yoldasınız, arada olan yaşlı adama (Aristotle K. Boning Amca...) oluyor ama neyse... Cabin'e döndünüz. Hadi Annette'le biraz muhabbet etmeye gidin bakalım, asıl istediğinizi alamadınız ki. Neyse, sonuçta sigorta poliçesini verin, o da size yarı yarıya ortaklık teklif edip aradan çıkıyor zaten. Arada, acayip zengin oldunuz, o da ayrı konu. Artık gemileri bırakın, filoların sahibisiniz, petrol şahısınız, süpersiniz, muhteşemsiniz! Ama, Kaptan Thygh? Yaaa, hadi devam edin bakalım. Kalan bir yarışma vardı, Bowling olayı. Kukalara spreyi uyguladınız, eee, topa ne yapacaksınız? Diğer yarışmacıyı izleyin, topları bir bezle silip parlatıyor. Hani siz de böyle yapsanız ama hem de topu kayganlaştırsanız, daha iyi gitmez mi? Mendil mi, kayganlaştırıcı mı? Daha ne mi diyeyim mi? İşte hepsi bu, artık Kaptan'ın kapısı size açık, gidin ve bu oyunu bitirin (zenginsiniz unutmayın, ispatlayın)! Aslında, oyunu kendiniz çözseniz ve takıldığınız yerde açıp bu açıklamayı okusanız tabii daha iyi olur gibi geyik bir şey söylemek istiyorum, söyledim. Neyse, Larry cephesinde değişen bir şey yok, yine iyi vakit geçireceksiniz. Eee bütün amaç da o değil miydi zaten? Benden bu kadar. Eğlenmenize bakın! Son olarak, Larry'nin de sonuçta bir oyun olduğunu (oyun muydu lan bütün bunlar?!) gözden kaçırmayın sakın, gerçek kadar gerçek olan bir şey varsa o da gerçektir ('Salak' mı?) Şimdi, gerçek hayattan bir kesit, bir maşaj'la günü kapayalım istiyorum, bu arada bu tadına doyulmaz yazıyı yazdığım için, gerçi kısaltacam diye kuşa çevirdim ama yine de, kendi kendime teşekkür edip duruyorum. Durdum... “Kuşlar, kelebekler ve böcükler...” hayatta bir kızı tavlarken bu sözcüklerle işe başlayın. Tanıyıp tanımamanız önemli değil. Ben hep böyle başlarım. “Kuşlar, kelebekler...” Sonra da uzaklaşmakta olan kızın arkasından bağırırım, ya böcükler, ya o güzelim böcükleeeer?!.. Ama her zaman böyle olmaz, bazen 'aaa ne kadar salaksın', 'soytarı mısın nesin sen yaa?' 'pardon bana mı dediniz, lütfen bir an önce gider misiniz' diye iltifatlar da yağabilir yüzüme gözüme. Demek istiyorum ki, Larry Laffer da kim, adam orda, maceradan maceraya sürsün atını (Yoksa Red'li Kit'li biri miydi o süren, aman neyse ne) onca güzel kadınla beraber olsun, sonra da dünyanın en şanssız çapkınıymış, hadi ordan be, dünyada öyle biri varsa şanssız (Aptal mı?) o da benim işte. İtiraf ettim ve gidiyorum. Son olarak (kaçıncı 'son olarak' lan bu?), oyunda takıldığınız bir yer olursa, kafanızı kullanın, hayatta takıldığınız bir yer olursa yine kafanızı kullanın ve kafanızı nasıl kullanacağınızı bilmiyorsanız, inanın, mavra bir kenara en iyi öğreneceğiniz yer yine (tamam itiraf ediyorum) okuldur. Derslerle aranızı iyi tutmaya bakın. Ama yine de beyin fazla ısınınca, biraz soğutmakta sonsuz faydalar var tabi, yoksa “brain on the wall” hesabı... (Ulan sonunda maşajı patlattım işte!)... Kendinize iyi bakın, terli terli tek ayak üstünde durmayın, yoruluyor insan, bana hep olur... EİMUDER “Kuşlar böcükler neyin...”