Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 49
(hani şu Halt Halt deyip bir halt yiyemeyenlerden). Bu işi başardıktan sonra 3 gün içinde bir mektup alman lazım, orada yazanları yaptığında Dark Brotherhood ön elemelerine (bir nevi ÖSS) katılmış olacaksın. Bu arada aylardır yapmak için kurban aradığım Dark Brotherhood esprimi de yapayım da rahatlayayım bari. Dark Brotherhood: An organization, founded by Spike Lee to make bad, second rate movies with other people's money. 5) Devamı gelecek, hatta yazanlara inanırsan SVGA ve True Color olarak, bir dolu esaslı özellikle gelecek, ama ne kadar bug'lı olacak, orası biraz şüpheli (Bethesda'nın bug işindeki namı aldı yürüdü). 6) Ben de LucasArts Official Çıkış Tarihi Yalancısı oldum ama website'da 97 yazında çıkacak yazıyor (inanmayın). 7) Bilmem ki, acemilikle pek alakası yok da, öyle o kadar da aman aman ne güzel bir oyun değil. Gerçi Daggerfall oynuyorsun, zorlanacağını pek sanmam. Hem yeni başlıyorsan, eskilerden seçebileceğin o kadar oyun var ki (ama adlarını söylemem, o zaman tavsiye cevabı olur, tavsiye cevaplarına ara verdik). 8) Poster konusunda herhangi bir ilerleme kaydedebilmiş değiliz. Yakında birbirimizi boğazladığımızda (hostile dergi) pek çok posterde aranıyor diye resimlerimizi görebilirsin. 9) Uhu. Ne diyorsun ya. Seç bir tane dergi elemanı (Serkan hariç, onu severim) ben onu sana 4 kupon halinde yollayayım, sen bana bir MMX ver. Hatta yeni kural, Macbeth içinde ve yakınlarında MMX kelimesini yasaklıyorum (kendime hariç), kompleks yapıyor, arzuyla doluyorum shhuhhuhuhhuh, yazamıyorum shhhshmm. HEAR MY NAME Hello MAC, Nasılsın MAC, iyi misin? Beni sorarsan ben biraz kötüyüm, çünkü soracağım sorularla ilgili sorunum var. Bu mektubu ilk kez yazıyorum. Sana 4 (çok önemli) sorum var: 1) Ace Ventura'da lanet olası Eskimo Toteminin nasıl geçileceğini söyler misin? (çok önemli lütfen!) Açıklar mısın? 2) Ace Ventura'da password'ları nasıl bulacağız? Biliyorsan söyler misin? 3) Larry7'de geminin en üst tarafında “bridge” bölümünde bulunan, içinde köpek olan odayı nasıl geçeceğiz, yani, köpeğin arkasında bulunan “elektrik kutusu” ne işe yarar? 4) Larry7'de at nalı oyununu nasıl kazanacağız? Ve “remote control” ile “ışıklı kemer” (konserde bulunan) nerede kullanacağız? Tufan KİNAS, Samsun MAC: Ya niye bütün mektuplar 'nasılsın' diye başlıyor ya. Olmaz ki böyle, birincisi, genel olarak, yapmacık bir şekilde iyiyim demek gerekiyor, bu da yalancılığa giriyor, yalancılık da günah ha! Sonracıma edebiyat hocalarınız size hiç demedi mi mektuba nasılsın diye başlanmaz, öyle mektuplara asker mektubu denir diye? Demiştir de, belki siz duymamışsınızdır. Yeni Kural: Mektuplarda MMX lafı geçmeyecek (bunu demin koydum), bir de mektuplar 'nasılsın' diye başlamayacak (nasılsın diye bitebilir mi, ona daha karar vermedim). Şimdi diyeceksiniz, 'sıkı yönetim mi var' diye, ama Macbeth Cumhuriyeti'nde (doğudan NOT, batıdan Cheats'le sınırlı, nüfus 1 (pardon 1,5, bir de yarım akıllı Intel var) yaşam işlerine ben bakıyorum. Gerçi Yargı ve Yürütmeyi de ben yapıyorum ama ondan başka zaman bahsederiz. 1) Ehe. Nasıl geçemeyeceğini çok iyi bir şekilde anlatabilirim, çünkü ilk oynadığımda da ben de geçememiştim. Ama sonradan Gameshow adlı çok yararlı (ve yaralı) bir dergide açıklaması çıktı, oradaki yazar arkadaşımız (Şahin'e göre nispeten daha az samimi) diyor ki: O totemlerden bir kadın heykeli yapacaksın. İlk parça, sağ alttaki mavi bordolu kütük, onun üzerine ortası dar yeşil kütük gelecek. Üçüncüsü kırmızı kalpli sarı parça, dördüncüsü de tepesi gazoz kapağına benzeyen halkalı dar kütük. Beşinci olarak sarılı-bordolu dar parça ve en son olarak da en soldaki mavi surat. 2) Bunu da aynı yazıdan alarak sana söyleyebilirim ki, passwordleri geçmek bulmak için, askerin nöbet tuttuğu bölgedeki, kapının yanındaki çöpü araştırmalısın. Ama istersen ben yine de söyleyeyim. Şifre: PRESS. 3) O elektrik kutusunun içinde çok önemli bir şeyler var tabii ama o köpek (wolfy gibi) geçmene izin vermeyecek. Onun için aşağıdaki can simidin altındaki kutuya gidip çok da mantıklı olmayan bir şekilde (ya Larry işte bu, ne mantığı) yelken ve anons devrelerini değiştir. Bir daha anons olduğunda istediğin olacak. 4) Çok akıllı bir şekilde oyunun yarısını bir soruya sığdırman takdire değer (kimyese öğretme bu numarayı) ama ben nasıl cevaplayacağım ki. Onun için senden ricam 28. sayıya kadar beklemen, Larry 7 28. sayıda kesin olacak, valla olacak, billa olacak, bu sefer kesin olacak (yani sayı 28 olursa, içinde de Larry 7 olacak). WHEN STONE TURNS TO DUST Sevgili Mac, W Ben klasikleşmiş, ben seni bilmem neredeyken okurdum muhabbetine giremeyeceğim. Çünkü yazdığını bilmezdim anladığın üzere. Ama benim de harbi sorularım var.
Yayınlarsan iyi olur ama lütfen kesin cevap göndermeye çalış, print edip arkadaşlara hava atayım. Geliyoooor: 1) Red Alert'te Sovyetler'le oynarken dördüncü mü beşinci mi ne bölümde takılıyorum. Bölümü söyle özetleyeyim. Sol alt köşede iki tank, iki V2 Rocket, bir de Construction Kamyonu veriyor. Destroy Allied Communications filan diyor. Ben daha kendimi toparlayamadan adamlar dört bir yandan milleti salıyorlar üzerime, ben de öööyle bakıyorum. Ne yapacağız şimdi? 2) NHL geçen sayıda Berk'in dediği gibi harbiden çok matrak oyun. Cheati var mı? 3) Power F1 var bende. Çok güzel yapmışlar ama hakikaten de biraz fazla arcade. 4) MMX diye bir şeyler var herkesin dilinde. Nedir, ne değildir, alınması acele mi, almasak yaşayabilir miyiz? Hadi Multimediasını anladık, X ne demek oluyor? 5) Windows 95'imde bütün Türkçe karakterler bana savaş açtı. Yardımcı birlik gönderebilir misin? Çözmeye çalıştım. Win.ini'ye baktım. 6) Formula1 hastasıyım. Hill'i severdim, kariyerini mahvetti (galiba). Şimdi Villeneuve iyi gibi geliyor bana. Ne dersin? 7) Geçenlerde iyi bir satranç oyunu alalım dedik. Malum Deep deep deep Blue Gary abimizi yendi. Helal olsun IBM'e. Hile karıştı diyor adamcağız. Ne diyorsun? Ayrıca Chessmaster 5000'i aldım. Çok güzel yapmış adamlar. Bir dolu oyuncu, satranç tahtası filan koymuşlar. İyi de arabirimi var. Detayları çok iyi kullanmışlar yani. Herkese tavsiye ederim. 8) Grand Prix Manager 2'yi almayı düşünüyorum. Ne dersin? Bak konu yazacağına kaldı, ona göre... 9) Diablo'yu çok beğeniyorlar. Bana o kadar güzel gelmedi. Kendimden şüphelenmeli miyim? (Eyvah eyvah) Yigitcan Celikoglu/İZMİR MAC: Aaaaaa, o bilmem nere dediğin yer 64'ler ya. Scan sorunumuzu halledelim yakında Apturraman Pala Appreciation Society HomePage'imiz açılacak. Oraya gelirsin, öğrenirsin, tarihimizin bu çok az bilinen şanlı bölümünü. 1) İlk başta biraz çabuk davranman lazım tabii. Bu konuda sizin eve gelip (börek yiyip çay içerek) senin yerine oynamazsam fazla bir yardımım olamaz, ama patlatman gereken yer pek zor değil, haritanın en üstünde ve Paratrooper'ların hazır olduğunda onları yollayarak yok edebilirsin. Çok zorlanıyorsan oyunun hızını yavaşlatmayı dene (ben ıspanaklı börek sevmem) 2) Bundan önceki sayılardan bir tanesinde, bir adet NHL cheati vardı galiba (cheat aklımda değil de, sayfayı yaptığımı hatırlıyorum), elinizdeki cheatleri ya da cheat sorularınızı mert(at)gsmnet.com adresinde saklanan müdür arkadaşa yollamanızda yarar var. 3) Uhu. Ben de ilk başlarda gördüğüm bir iki resimden fazla etkilenip eşe dosta bile tavsiye etmiştim. Bu ay oyunu oynadım da, pek bir zevk alamadım açıkçası (hayal kırıklıkları ayı oldu diyorum). Bahadır kardeşimin paraları da benim yüzümden boşa gitmiş oldu (ama o zengin, ehehehehe). 4) O X var ya, o X. Ehehehe. O X, şimdi senin alnına koyacağım damgayı simgeliyor. (Senin haberin yok ama) 1 mektup önce yeni bir yasa yürürlüğe girdi, sen de ilk kurban oldun, saldır Intel, parçala onu. 5) Ben de uzun zaman aklıma gelen her yerlere baktım, ama Almanca Win95'e Türkçe karakterler kullandırtmayı başaramadım. Sonunda DALNet'te tanıştığım bilge bir kişi bana Microsoft FTP'sini tavsiye etti (ftp.microsoft.com) Oradan değişik diller için language packler çekebilirsin. Yalnız kötü haber, oluyor da, tam olarak olmuyor (mesela mail). Yine de sistem dosyalarıyla uğraşıp facialar yaşamaktan iyidir (bilirim). 6) Aaaaaaa. Böyle pazardan erkek alır gibi pilot seçilmez ki. Mesela Şahin gibi, batan gemiyle beraber dibe ineceksin. Sonuna kadar savunacaksın, gerekirse ramı damı dağıtacaksın. Vill'in ne kadar iyi, ya da kötü olduğunu anlamak çok zor (Williams'da olduğu sürece) ama gıcık olduğu kesin. En son dedikoduları da yetiştireyim bu arada hemen, gelecek sene Prost'a gitme ihtimali varmış. Benetton takımı satabiliyor olabilirmiş (Uhuuhuhuhu). Ha bir de, gelecek sene motor piyasası acayip karışık olacak, Renault sonrası (gidiyorlar ya) her şey alt üst olabilir (Mecachrome'lar iyi çıkmazsa, işte o zaman ortalık birbirine girecek). 7) Ben neyi tartışıyoruz anlamadım. Mesela 2745*4978 (13664610 ef'eeem), fon 945 siyah, font swiss black (hazır e'feem), en son F1 haberleri ef'eem) gibi işlerde Intel benden daha hızlı ya da daha iyi diye ben ağlıyor muyum? Satrançta (üst seviyelerde) çok fena teknik (ve bana sorarsanız sıkıcı) bir iş olduğundan çok şaşırtıcı değil. Yemek, seks, ve uyumak gibi ana zevklerimize karıştıklarında fişlerini çekeriz (ya da ben şimdiden başlayayım. Arrrrrrgggggghhhhh ef'emmm). Bu arada, tavsiye soran soruları yasaklamıştım, tavsiye veren soru sorup beni kandırdın. 8) Birincisinden daha iyi gibi görünüyor (daha oynamadım) ama yarış ekranları hala Pole Position gibi diğer menajerlik
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 48
En grilerden biri olmayacağım diye tutturmuştum ta yolun başında. Gri ve sıradan, gri ve sıkıcı, gri ve silik. Asla, asla, asla diye karar vermiştim. Ben istemedikçe, izin vermedikçe olmaz nasıl olsa diye düşünmüştüm. Kendi ellerimle başladım hayatımı boyamaya. Önce beyazla başladım hem de, nedense, galiba sırf öyle inandırılmış olduğum için. Klasik temiz başlangıç gibisinden, sanki öyle isteyince olurmuş gibi. Sonra maviyi kattım, bolca, anlaşılmazın, ulaşılmazın rengini, belki de öyle olmak istediğimden. Bir gökyüzü ya da okyanus yaratayım istedim hayatımdan, sanki mümkünmüş gibi. Mavi beyazı kapladı, beyaz da maviyi yumuşattı, ama tartışmadılar, sürtüşmediler. Sarıya uzandı elim sonradan, çünkü sıkıcı olmaktan ödüm koptu, sarı bağırsın istedim, hem de avazı çıktığı kadar, fark ettirir beni diye düşündüm, işaretim olur diye. Sarı sevmedi arkadaşlarını, o kendi başına olmak istedi, renklerime ilk sorun da karışmış oldu böylece. Ben de kırmızıyı ekledim hırsla. Çünkü kin iyiydi, güzeldi. Hem diğerlerini susturdu, hem beni besledi, bir adım daha yukarı ulaştırdı. Kırmızının koyuluğunu içtim yavaş yavaş, kini tattım, sevdim, aşık oldum ona. Kendi kanımla karıştırdım, daha da bir sarhoş edici oldu, dayanılmaz oldu. Hemen yeşili koydum yanına. Çürüyen kalbime yer açmak, onu da katmak için. Sonra birden siyaha gitti gözüm. İstemeden, aniden, bir anda. Siyah! Huzur... Sessizlik... Kendinle birlik... Aahhh siyah. Her şeyi kaplayan siyah. Asıl temiz olan siyah. Asıl iyi olan siyah. Asıl ulaşılmaz olan siyah. Kaplayan, kavrayan siyah. Sanki bunu bekliyormuş gibi sevindim. Boyadım siyaha kendimi, içimi, hayatımı, ruhumu, dünyamı, başka hiçbir renk kalmayana kadar. Işığı yuttuk beraber, ısıyı, soğuğu, doğruyu, yalanı, gerçeği, her şeyi. Huzuru buldum siyahta. Sonra açtım gözlerimi, kendimi köşeye boyadığımı gördüm, çıkış yolu kalmadığını fark ettim. Bir an sonsuza kadar karanlığımın tadını mı çıkarayım, yoksa köşemde kalmaktan huzursuz mu olayım karar veremedim... Hayal kırıklıklarıyla dolu bir ay oldu bu ay. Sıradan kısaca sayayım isterseniz. Mesela Outlaws. Ben neler beklerken, sıradan bir Doom-gibi çıktı karşıma. Hadi ara ekranları ve senaryo güzel ama koskoca LucasArts bile şu brass key, iron key işinden bir adım bile öteye gidemediyse ben neyleyim ya. Sonracıma X-Wing vs Tie-Fighter. Geçen ay news'da single player işinin zayıf olmasından korktuğumu yazmıştım, korktuğum da başıma geldi ne yazık ki. İnsan hatır için, benim için, bari olmadı Allah için, BİR tane single player campaign koyar koskoca 2 CD'lik oyuna. Nerdeeee. Bir de diyorlar ki belki yıl sonuna mission CD çıkarırlarmış, ona koyarlarmış. Çok üzüldüm, kızdım, kırıldım, şu durumda eski Tie Fighter'ı oynamak çok daha eğlenceli. Need for Speed 2 desen, ne diyeyim bilemiyorum. Ara ekranları tanrısal hale getirene kadar oyuna biraz oynanabilirlik mi ekleselermiş acaba? Gerçi bu konuda kesin konuşmak da istemiyorum, benim becerememiş olmam da muhtemel, belki başkaları (yok yalnızım da) süper turlar atıp oyunun tadını çıkarıyor olabilirler. Bi de Theme Hospital. Aslında nispeten iyi bir oyun, ama bazı gıcık detaylar yüzünden oynaması o kadar zevkli değil. Mesela durmadan makinalara bakım yapma zorunluluğu, ya da ne diye bu kadar çok koyduklarını anlamadığım salgın hastalıklar. Güzelim strateji oyunu bunlar yüzünden ilerki levellarda stratejik eziyet haline dönüşüyor. Theme Mehter Takımı bir nevi, grafik olarak Theme Park'tan bir adım ileri, ama oynanış olarak iki adım geri. Ha bi de RAMA, kinimi kusmadan edemeyeceğim, koskoca sonsuz RAMA efsanesinden yapa yapa sayılar ve şekiller puzzle'larıyla dolu bir adventure mı yapabilmişler. Sıfır karakter interaction, sıfır yaratıcı puzzle çözümleri, sıfır o, sıfır bu. Oynadım, çözdüm çözmesine de, bir nevi mazoşist acaba düzelir mi ilerde umuduyla oynadım. Uhu ya. Öleceğim. Neyse Interstate 76'yı çok beğendim, hem de çok çok beğendim, gerçi onu tam ğının gücü yetmedi ama olduğu ikte falan sonuna kadar oynadım
(dergi ben oyun oynadım diye geç çıktı sanmayın sakın ha, ehe). Levellar biraz daha insaflı olsaymış daha iyi olacakmış ama senaryo, ara demo, görev design'ı, Allah ne verdiyse iyi yapmışlar. Zaten (oynayamasanız bile) grafikleri 1024 çözünürlükte bir görünce hayran oluyorsunuz. Gelecek ay (daha süper bir şeyler çıkmazsa) daha derinden inceleriz çünkü şimdi yeni müdürü kızdırmadan mektup cevaplamam lazım. Intel, olm sen de üstüne çeki düzen ver, belki Hulusi teftişe gelir, getir mektupları, kenarlarını buruşturmadan. HEAR MY CALLING Naber Mac (samimiyeti severim de), Valla evde canım sıkkın oturuyorken sana bir mektup yazayım dedim (sana olan sevgimden). Nasıl olsa 64'lerden beri senin yazılarını okuyordum (hatta bir de mektup bile yazdık; samanlı kağıda iğrenç bir el yazısı ile). Lafı kısa kesip sorularıma geliyorum. Bu arada dergide yayınlamasan bile sorulara bi şekilde cevap veriver lütfen hakikaten acil (aciliyet sırasına göre). 1) Discworld 2'de magneti bahçede nerede kullanacağız? 2) Discworld 2'de dilencilerin botlarını bottle ile kullanın demişsiniz nasıl olacak o bulamadım yardım bi zahmet. 3) Daggerfall'da (bu arada frp acemisiyim) dungeon bastığımda bulduğum büyülü eşyaları nereye satacağım (gülmeyin acemiyim). 4) Daggerfall'da katillerin Guild'ine katılmak istiyorum; her yerde katliam çıkarıyorum ama tık yok acaba beni mi sevmediler? 5) Yine Daggerfall yine soru; devamı gelecek mi? (bitiremedim ama hoşuma gitti) 6) Monkey Island 3 çıkacak mı? Bizi mi kafalıyorlar? 7) Anvil Of Dawn diye bir frp varmış benim gibi bir acemiye gider mi? 8) Poster fantezimiz ne zaman gerçek olacak? 9) Dergi satışını artırmak için promosyon yapsanıza (4 kupon getiren herkese verin mesela). Sevgi, saygı, hürmetlerimle SÜHA “DEADRA” CURA MAC: Noossun bea gülüm, iyilik be abe, hep aynı be dostum (samimiyet de canımı ye). 64'ler zamanında yazdığın mektuba halen sahibim. Henüz ne yazdığını çözemediğimden cevap vermedim (Berlin Üniversitesi'ndeki uzmanlara devrettim) ama aradan geçen zaman içinde, ben de bir ilerleme olmasa bile, senin el yazının gelişmiş olması beni çok sevindirdi. Başarılarının devamını dilerim. 1 ve de 2) Birinci ve ikinci sorunun cevapları konusunda gayet aciz olduğumdan sevgi dolu, canayakın yazarımız Şahin Bey'e mail'ledim. O da senin samimiyetinden etkilenmiş olacak ki, aynen duygu dolu, içten cevabı verdi: “ Bu yeni oynayanların hepsi (BEEEP) be. En sağ da ekran da yukarıda duran bi (BEEP) var. Onu ayakkabılarını almak için kullanacak öbürünü de bulsun artık (BEEEP). kliklemeyi de biz mi öğreteceğiz yaz (BEEP) (BEP) (BEEP) yaz.” Umarım bu sevgi sözleri sorununa çare olur. Fazla samimi olduğu yerleri Beep'leyerek sansürlemek zorunda kaldım. 3) Üyesi olduğun guild'e satabilirsin. Holy tomes'ları galiba sadece Pawn shop'lara satabiliyorsun. Zaten bu Pawn Shop'lar her bir şeyi alıyorlar. Bir de şöyle bir şey var, az gelişmiş bölgelerdeki (mesela çöl olan güney eyaletler) dükkanlar aynı mala, Daggerfall gibi yerlerdekilerden daha çok para veriyorlar. Bazı durumlarda karın neredeyse iki katı oluyor. 4) Normalde Dark Brotherhood'a katılmak için tek yapman gereken 5 tane masum (nerden bilecen masum olduklarını, kapalı kapılar ardında neler dönüyor) ya da 15 tane guard öldürmen lazım