Gameshow sayı 26, sayfa 50

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 50

TAMER ESTANCO.

Yayınliim © a

HERE SKY!

oyna, çok eğlenceli. 4.) Internet üstünden Red Alert oynadım, zırt pırt duruyor. Hayret bir şey. Çinli birine sordum (Chat yaparken öğrendim-Berk) adamın 14400 modemi varmış, ama herhalde onlarda Internet o kadar hızlıymış ki, Red Alert oynarken hiç durmuyormuş. Benimki 33600 olmasına rağmen zırt pırt duruyor (ikidir söylüyorum ama neyse). Ni 5.) Serkan'dan yeni bombalar var mı (en son gözlüğünü çaldırmıştı (abi nasıl olur hihohahaha))? Yoksa artık zavallıyla dalga geçmiyor musunuz? 6.) Power F1 gelmiş. Sanırım biraz fazla arcade. Sence? 7.) Sierra bir satranç oyunu yapmış, sen oynadıkça senin stratejini anlayıp ona göre oynuyormuş. 8.) Diablo'ya FRP diyenlerin Allah belasını versin inşallah. 9.) Piyasada bir sürü strateji oyunu olmasını niye kınıyorsun yahu? Ne güzel işte, seç beğen al. Berk Hülagü MAC: Ehe. Hatta Ehuehuehuehue. Acı olaydan bunca sene (5 oldu galiba) sonra bile, Bahadır, Şahin ve ben hoş akşam sohbetlerimizde (TRT programı gibi) niye battı bu dergi ya diye tartışıyoruz. Gameshow, 64'leri batıran sebeplerden batmaz herhal (eşek değiliz ya, dersimizi aldık), bu sefer daha yaratıcı sebepler bulmaya çalışıyoruz (ehe, şaka yapıyorum Tanrım ha, sakın yanlış anlama). tin a'sı) Spell absorption area ya da target effecti olan büyülerin emmeni sağlıyor. Yani mesela fireball attın diyelim, aynı anda spell absorption'ın varsa, harcadığın manayı geri kazanıyorsun. Leech, vampire gibi habire spell atan yaratıklara karşı etkili bir koruma aslında. Özellikle dinlenme imkanın olmadığı yerlerde spell pointsi tüketmemek için kullanabilirsin. Bir daha akıllıca sistem, bir objeye bu özellik kazandırarak (cast when worn iyi olur) bunu zor karşılaşmalar (ehe encounter yani) için yanında bulundurmak. Başının belaya girdiğini anladığında hemen bu cismi giyersin, böylece korunmuş olursun. Spell Reflection da bunun gibi, ama bu sefer spell points almıyorsun, sadece sana atılan büyüyü yansıtmış oluyorsun. in b'si) Bunlar oyunun süper kabiliyetsiz play testerlarının gözünden kaçan şeyler Bazıları (wagon yükleme olayı hariç hangileri emin değilim) sonraki patchlerde tamir edildi. Mission işine gelince, bu konuda (kısmen) haklısın. Her guildeki görevler sadece yerler ve bazen de düşman değişecek şekilde hazırlanmış. Sen görev almaya gittiğinde oyun random olarak bir görev seçiyor, senaryodaki boşlukları doldurup sıcak sıcak servis yapıyor. Ama bilgisayarlara (bakınız Intel) güven olmayacağından bazen görevin ana hedefi söylenen yerde çıkmıyor, ya da arka bir ani görevleri alıyorsun. Ben oynadığımda (1 aydır — Daggerfall terapisi sayesinde 'clean'im) CompuUSA diye bir patch çıkmıştı. Oyundaki ok garip bir start oluyor ama a Sıralar darmadağan.

İlk virajda Schumacher Barrichello birbirlerine giriyorlar. Bence Suçu tabii ene:

— ani çi di L

> Yarışın ortalarında Alesi iz yükseliyor. arkadaşını yarış dışı bırakması sonradan Büyük olay oluyor.

pit stop yapınca Irvine onu ama geçmeyi Başaramıyor (ahu

Baby

5.6 tane (kaç tane olduğundan da emin değilim gördüğünüz gibi) yeni görev ekliyordu. Internette bir yerlerde mutlaka vardır (adresten de emin değilim, ben ne işe yarıyorsam). Bu patchi çek, görevlerine biraz renk gelir. tin c'si) Bu görevden sonra mantıken MYNISERA'S LETTERS ya da MORGIAH'S WEDDING görevlerinden biri olması lazım (level 3 bunlara yetiyor), Mektup görevi Random ve Daggerfall'daki Queen'le konuştuğunda (rep'in yeterince yüksekse) başlıyor. Diğer görev de Wayres'teki prensesten (yanında kedisi olan güzel hanım) mektup gelince başlıyor. Ana görevi oynarken bir randevuyu ya da zaman sınırını kaçırıp her şeyi mahvetmek gibi bir tehlike var. Benim tavsiyem, save slotlar sınırlı olduklarından her gün oynadıktan sonra o günün tarihini belirten bir dir açıp en son save'i oraya kopyalamak). Böylece başına bir felaket geldiğinde (ki benim geldi) eski bir save'e dönebilirsin. Main guestte bir şey kaçırdığında save dönmekten başka çare yok. tin d'si) Ana guesti bitirmedim. İlk başta oynayayım bitireyim diyordum ama sonra avare avare dolaşıp kafama göre oynamak daha çok hoşuma gitti. Mecbur kaldığım (hani mektup gelip 1 saat sonra huzurumda ol, imza:kral diyen) görevleri yaptım ama. Bir süre sonra iyice dağıtıp bir kaç ayrı karakterle 'avare' olarak oynadım. İyi ölüm dedim, pek eğlenceli gelmedi, genelde elf olarak hırsız mage, ya da kader kurbanı vampirella olan karakterlerimle oynadım. İlk denemem bay Mackili, Spellsword tamamen bir fiyaskoydu. Mümkünse (tam tad almak için) kendi yarattığınız custom karakterlerle oynayın. tin e'si) Alnında yazmıyorsa da tipinden anlaşılıyordur kanısındayım (özellikle ucuz armour saray çevrelerinde tepki alır herhalde), ama sorun o değil. DALnet'de, daggerfall odasında bu konu bayağı tartışıldı. Ben de ilk başta çok kızmıştım, ama bir de şu açıdan bakmak lazım (yani lazım olduğuna beni inandırdılar, bir dinle, mantıklı aslında). İlk önce oyunu AD&D experience, level kurallarına uymuyor diye suçlamamak lazım. Sonra bir de diyelim (hani olur ya) sen bilmediğin bir şehre yeni gelmiş bir kahramansın. Saraya gittin, oradaki kraliçe hemen sana içini döküp en önemli görevlerini vermeyecektir (çok yakışıklıysan belki). Bir süre oralarda dolanıp kendini ve yeteneklerini ispat etmen gerekebilir. Oyunda da öyle, FRP hissi için “You are now Level 3, go talk to the Queen In Daggerfall' gibisinden işimizi bayağı kolaylaştıracak mesajları koymamışlar. 2) Herhalde iyi etmemişsin. Onların amacı bir şekilde para kazanmak olduğundan, ben onlara fazla bulaşma derim. 3) Oynadım (demo), kuralları öğrenirsem daha zevkli olacak herhalde. 4) Ehem. Türkiyem Türkiyem cennetim. Mesela benim bağlantım normalde çok hızlı (7K falan) ama işin içine Türkiye'deki bir site ya da server girdiğinde (mesela iyi site'dir, bakınız http://www.aidata.com.tr/skywalker/main.htm) her şey download etmeyi imkansız hale getirecek kadar yavaşlıyor. Aynı site'a Türkiye içinden rahat bağlanılıyor, ama yurt dışından olmuyor. Bu Türkiye'nin dışa bağlı hatlarındanmış (dediler sorduklarım). Zamanla düzelecekmiş (umuyormuş sorduklarım). Şimdilik sabır. 5) Serkan'ı görmeyeli (haliyle) ya da güzel sesini duymayalı uzun zaman oldu. Bana bir power-game'in kurbanı oldu gibi geliyor. Sen görürsen, ya da yolda dövülmüş, bıçaklanmış yatar bulursan söyle bana e-mail atsın. 6) Gelmiş mi? Niye bende yok ya. Nereye gelmiş, kaç para hemen bildirirsen sevinirim. Arcade olacağı baştan beri belliydi zaten. Belki de en iyisi bu. Her ne kadar bazı deli arkadaşlar (Bahadır ve Şahin) inatla setup ve diğer derin işlerle uğraşsalar bile F1GP2, sporla alakası olmayan normal insanlar için zor. Birazcık daha kolay bir şeyler F1 ilgisini (ve de bitmez tükenmez geyiğini) arttırabilir (ben elimden geleni yapıyorum, yayılsın biraz diye, futbol da neymiş). 7) Bu ayağa düşmeyeceğini umuyorum. Taa Amiga'daki dövüş oyunlarından beri böyle bir yalan ortada dolanır. Öğrenen oyun! (öğreten adam gibi), Sizin stilinizi tanır! Cart! Böyle iddiaları hep yapıyorlar. Uygulamada pek öyle etkili bir örneğini görmedim. Yapması çok zor olmasa gerek aslında, yaptığın hareketlerin listesini tutup, en çok ne yaptığını bulmak kolaydır (benim yapamayacak olmam zor olduğunu göstermiyor). Asıl zor olan bir kere neyi sık yaptığını anladıktan sonra ona göre defans hazırlatmak. 8) Ehem, ayıp ediyorsun ama. Yeterince belam var zaten ama 19. sayıda ben de “orta çaplı FRP'li, bol action'lı demişim (dikkatini çekerim, orta çap demişim, belamı ona göre ayarlayın lütfen). Açıkçası cümleten kandırıldık. İlk başlarda (web site, dergiler falan) tamamen başka bir oyun olacak gibi bir izlenim yarattılar. Crusader in Armour olacağını bilemedik. 9) Buralarda bir yerlerde de belirttiğim gibi benim derdim çok olması değil. C&C iyi sattı diye hep o türde oyunlar çıkıyor olması.

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.