Gameshow sayı 26, sayfa 19

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 19

MEANY MONITOR ALL ALONE

geldiğiniz asansörden geri dönmeniz lâzım. Kısaca özetlemek gerekirse; bir kere her bir haltı pointer'la yapıyorsunuz, oyunu “temiz” oynamak zorunda değilsiniz, bırakın ortalık kanla sulansın. Hoşunuza gitmeyen her şeyi patlatın, yok edin, serbestsiniz. Bölümlerin çok uzun olduğunu söylemiştim değil mi? Katliam yapacağınız yeri bulmak için briefing'de size gösterilen işaretleri ve isimleri unutmayın, her binanın üstünde bir yazı var, buradan anlayabilirsiniz. Oyunda leader'ları öldürmek zor. Neden mi? Çünkü onların kalkanı var. Bir asansöre leader olarak bindiğinizde, teker teker diğer adamları indirmeye çalışmayın,

“onlar akıllıdır kendileri gelebilir. Zaten oyunda bölümler zorlaştıkça, kontrol bilgisayarın eline geçiyor. Siz bayılttığınız dişileri (klâs laf) asansöre sürüklerken, üç adamın birdenbire ortadan kaybolduğunu fark ettiğinizde ve squad menüsünde onların öldüğünü görmeniz hiç de hoş olmuyor (sizsiz bir hiçler). Gardrop gibi aletler gördüğünüzde hemen tepesindeki kameraları yok edin. Onların içinden adamlar (dişi de olabilir) teleport'lanarak size saldırır, siz ne kadar öldürürseniz öldürün (bu lâfı sevdim) etraftaki kameraları yok etmedikçe onlar çıkmaya devam eder. Etraftaki diyorum, çünkü yakındaki başka bir kamera sizi gördüğünde yanınızdaki gardroptan asker çıkabilir (adam dememek için son çabalar). Bu yazıyı yazarken en azından bir bölüm açıklamak isterdim, ama anlatılacak fazla bir şey yok. Asansöre bin, ateş et, öldür, binayı bul, istenileni yap, kaç, asansöre geri dön (bu bana tanıdık geldi). Oyun bayağı güzel, insanın kötü tarafını ortaya çıkarıyor, kadınların bir hırs için, erkeklerin ise bira için kendilerini mahvetmeleri nasıl desem, gerçek dışı (gerçek hayatta yapamadıklarımızı yapmak istemez miyiz zaten?) Sivillerin bağırması çok HOŞşş... Özellikle erkek sivillerin. -Nooo!- Artık Kamer'deki abilerimin neden birbirine girdiklerini anlıyorum (gâvurların dry spell dedikleri bu olmalı). Oyun iyi, fena değil, hatta hiç fena değil. Ama insanı ekranın önünde çakılı tutmuyor. Zaten bir bölüm — © bir buçuk saat sürdüğünden ve de ekşın save'i olmadığından, (dilimizin çaylakları) insan bir bölümü bitirdiğinde save edip hemen bilgisayarın başından kalkıyor (o stresi atmak uzun zaman alıyor) TÜR:

ARCADE STRATEJİ

NARSİ — SİSTEM PENTIUM 75 8 300 MB HARDISK GENİ 5

alıyor). Kötü dedim de aklıma geldi, biliyorsunuz Star Wars üçlemesi yeniden sinemaya aktarıldı (Evil anlamında kötü). Son olarak Monkey Island 3 gelsin artık (yazı, istekler köşesine döndü).

Şubat ayındaki fiyasko yazımdan sonra, bunu daha iyi yazmaya çalıştım. Açıklamak gerekirse; insanlar zor durumlara düştüklerinde yaratıcı olurlar; meselâ Dostoyevski, Kurt Cobain (5 Nisan'ı unutmayın) ya da Quentin Tarantino. Ve ayrıca bundan dolayı para içinde büyümüş olan popçuların adam gibi müzik yapabileceğine inanmıyorum. Ancient God'lar beni affetsin, Şubat yazımda yanlış Takhisis yazmışım. (fiyasko, dedim ya) Daggerfall'u sevin, alın, oynayın. Tarih tekerrürden ibaret, Doom geldi, bilgisayarları 4MB yaptık. Hexen geldi 8MB yaptık. Şimdi de Daggerfall 16MB yaptıracak. Unutmadan, bu yazıda bana yardım eden listesi; Patron 1200, Ali KüçükVedder, Onur maneviyaten, Paladine greater god. Nerdesin Muder abi, 3 aydan beri seni

TANITIMI

girmeye başladın, Sherlock Holmes yüzünden vicdan azabı duymaya başladım! “Gelecek aya kadar esen kalın, başınıza yağmur değil sevgi yağsın...” -Copyright by TRT or Ayça Şen- (bahar geldi!) “I, dreamer”

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.