GENDER WARS

Merhaba okuyucu. Ve yine, yine... Bugün okuyacağınız oyun Gender Wars. GW, izometrik bir “real-time strategy”. Command & Conquer serisinden çok Syndicate'e benziyor. Konusu ise kadın, erkek savaşı; (tabii ki bu uzun bir geyik doğurur) bu konu bana biraz tanıdık geliyor. Küçüklüğümüzden beri yaptığımız bu değil miydi, öğretmenler bizi kızlar, oğlanlar diye ayırmamış mıydı? Halen yetişkinler kendi aralarında savaşmıyorlar mı? Tabii ki bu savaş fiziksel savaşa döndüğünde erkeklerin nasıl kadınsız yaşayacağı gündeme geliyor. Neyse, geyik rüzgarları bizi daha fazla uzağa sürüklemeden oyuna dönelim. Dünyadaki bütün mezhepler birbirine savaş açmışken bunlar yetmezmiş gibi, bir de kadınlarla erkekler savaşa başlarlar. Oyunda erkekler bira bağımlısı salaklar iken, kadınlar ise aptallıkları ile neşemize neşe katıyorlar (ay ne kadar espritüelim). Size tek söyleyeceğim; kız arkadaşınız sizi terk mi etti, anneniz size kan mı kusturuyor? Hemen kapın CD'yi, alın elinize mouse'ınızı ve patlatma terapisine hazır olun! (Total Knockout!) Demo'dan sonra ana menü, New Game ile cinsiyetinizi seçersiniz, erkek veya kadın (Engin abla'nın hangisini seçiyor acaba!). Uzun lâfın kısası buradan oyuna başlarsınız! Restore game: Load eder. Credits: Kredi verir (Bugün de çok espri yapıyorum, canım) Exit to DOS: Şimdi bu konuda anlamadığım bir şey...(neyse) Eee, çocuk menü; Options: Oraya, buraya çıkma. Zorluk, grafik, ses kontrol. (Bir, iki; bir, iki) Load, Save etme. Briefing'i önce bilgisayar, eğer kazıyacak kadar fanatik mi. Int. ile alâkalı) Squad select: Her grupta en az bir tane leader olması gerek (erkeklerde siyah, kadınlarda mavi) grubun diğer üyelerini istediğiniz rank'ten seçebilirsiniz. İster 3 tane acemi, ister 3 tane baba adam. Ama eğer bütün adamlarınız en iyilerden oluşursa acemiler ilerleyemez. Savaşta kadınlar yer altına çekilmiş, erkekler yukarıda bağımsızlıklarını ilân etmişler. İki cinsiyetle de oynamak zor. Burda bir de equipment menüsü var. Buradan silahları inceler, askerinizin koşan resminin (nasıl oluyor abi) sol altındaki sayı -taşıma gücü olur- elverdiğince silah alırsınız. Lazer çok güçlü ama Grenade Launcher benim favorim. (Total Destruction!..) İleriki bölümlerde special weapons çıkar. Benim geldiğim yerde Sentry Guns çıktı. 6 tane “Z” özentisi silah verir, oraya buraya dikersiniz o da oradan her geçen düşmana hesap sorar. Unutmayın Heavy Pulse'lar sınırsız kurşunludur, enerjiye dayalı olanları bitirmeye korkmayın. Ha, unutmadan şunları da söyleyeyim; #Oyunda küçük rank'liler yüksek rank'lilerin peşinden gidiyor. Yani siz leader'ı yönettiğinizde hepsini yönetmiş olursunuz. Ama azgın herifler sizden habersiz oraya buraya dalmaya başlayınca insan kızıyor, canım. Çok büyük ve aradığınız yeri bulmak çok uzun sürüyor. Ama yine de çok eğlenceli. Veya lifter her neyse, bindiğinizde veya çağırmak istediğinizde yanına kadar gidip, üstüne getirip, yukarı, aşağı işareti çıktığında mouse'a basmalısınız. Bir şey almak için de yine iyice dibine girip pointer'la almak lâzım. #©Savaş ekranında adam(kadın)ın rank'inin üstündeki oynanabilen ayarlar adam(kadın) (artık asker diyeceğim)'ın 5 kalkan ve silah gücü ayarlarıdır, bazı silahlar enerji ister

(plasma, lazer). Kalkanınız bitmeye başlarsa silahın enerjisini yukarıdaki göstergeye (kalkana) ekleyebilirsiniz. En üstte ise askerin kendi enerjisi vardır. Bunların altında Weapons; silah seçimi, onun altında Items; elinizdeki aletler. Her adam (elim alışmış) en fazla 6 şey alabilir. Bunların arasında bir yerde, Squad menüsü var.

GENDER WARS-

background'a girerseniz, kumandanınız verir. Görevler primary ve secondary görevlerden oluşuyor. Training'de adamlarınızı ayarladığınız kadar çalıştırırsınız, özellikleri gelişir. Kanaatimce iyi, tavsiye ederim. Acc.: Accuracy, adam attı mı isabet ettiriyor mu. (aslında adamı siz yönetiyorsanız, pek bir etkisi yok) Int.: Intelligence, adam akıllı mı, her saldıranın ya da her gözüne kestirdiği manitanın peşinden mi gidiyor (yazı amacından sapmaya başladı). Ret.: Reaction, adam (ya da her neyse) kendisine saldırandan aşağı kalmamak için, ne kadar çabuk girişiyor. Agg.: Aggression, her düşmana Allah ne verdiyse giriyor mu, her kaçan düşmanın peşinden mi gidiyor, ya da sevdiği kızın adını koluna 16 GAME-SHOW

Buradan KO etmediğiniz diğer üç adamı seçebilirsiniz. Unutmayın askerler birbirlerini hiyerarşik sıraya göre takip ederler (2). En alta Comms; M ile görevinizi gözden geçirip, ne kadarını tamamladığınızı görür veya Retry ile oyun menüsüne geçersiniz. B ise yanınıza bir uydu tipli bir şey yollar. Bu, düşmanlar tarafından kuşatıldığınızda ortalığı bir güzel temizler (siz de dahil!). Stasis gun hakkında söylemek istediğim bir şey var; genelde siz birine attığınızda kolay kolay vuramıyorsunuz, bırakın bilgisayar tarafından yönetilen adamlarınız kurbanı vursun, siz de onun dibine girip (her zaman olduğu gibi) adamın üstüne basın (pointer'la!) o peşinizden gelecektir. Sonra onu geldiğiniz asansöre götürün, kurbanı capture etmiş olursunuz. Son olarak, A oynadığınız bölümü bitlemek için

MEANY MONITOR ALL ALONE

geldiğiniz asansörden geri dönmeniz lâzım. Kısaca özetlemek gerekirse; bir kere her bir haltı pointer'la yapıyorsunuz, oyunu “temiz” oynamak zorunda değilsiniz, bırakın ortalık kanla sulansın. Hoşunuza gitmeyen her şeyi patlatın, yok edin, serbestsiniz. Bölümlerin çok uzun olduğunu söylemiştim değil mi? Katliam yapacağınız yeri bulmak için briefing'de size gösterilen işaretleri ve isimleri unutmayın, her binanın üstünde bir yazı var, buradan anlayabilirsiniz. Oyunda leader'ları öldürmek zor. Neden mi? Çünkü onların kalkanı var. Bir asansöre leader olarak bindiğinizde, teker teker diğer adamları indirmeye çalışmayın,

“onlar akıllıdır kendileri gelebilir. Zaten oyunda bölümler zorlaştıkça, kontrol bilgisayarın eline geçiyor. Siz bayılttığınız dişileri (klâs laf) asansöre sürüklerken, üç adamın birdenbire ortadan kaybolduğunu fark ettiğinizde ve squad menüsünde onların öldüğünü görmeniz hiç de hoş olmuyor (sizsiz bir hiçler). Gardrop gibi aletler gördüğünüzde hemen tepesindeki kameraları yok edin. Onların içinden adamlar (dişi de olabilir) teleport'lanarak size saldırır, siz ne kadar öldürürseniz öldürün (bu lâfı sevdim) etraftaki kameraları yok etmedikçe onlar çıkmaya devam eder. Etraftaki diyorum, çünkü yakındaki başka bir kamera sizi gördüğünde yanınızdaki gardroptan asker çıkabilir (adam dememek için son çabalar). Bu yazıyı yazarken en azından bir bölüm açıklamak isterdim, ama anlatılacak fazla bir şey yok. Asansöre bin, ateş et, öldür, binayı bul, istenileni yap, kaç, asansöre geri dön (bu bana tanıdık geldi). Oyun bayağı güzel, insanın kötü tarafını ortaya çıkarıyor, kadınların bir hırs için, erkeklerin ise bira için kendilerini mahvetmeleri nasıl desem, gerçek dışı (gerçek hayatta yapamadıklarımızı yapmak istemez miyiz zaten?) Sivillerin bağırması çok HOŞşş... Özellikle erkek sivillerin. -Nooo!- Artık Kamer'deki abilerimin neden birbirine girdiklerini anlıyorum (gâvurların dry spell dedikleri bu olmalı). Oyun iyi, fena değil, hatta hiç fena değil. Ama insanı ekranın önünde çakılı tutmuyor. Zaten bir bölüm — © bir buçuk saat sürdüğünden ve de ekşın save'i olmadığından, (dilimizin çaylakları) insan bir bölümü bitirdiğinde save edip hemen bilgisayarın başından kalkıyor (o stresi atmak uzun zaman alıyor) TÜR:

ARCADE STRATEJİ

NARSİ — SİSTEM PENTIUM 75 8 300 MB HARDISK GENİ 5