Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 64
Geçenlerde Game-Show'a skandal girişi konu
Vauvuuu.. Amma uyumuşum. Kış uykum da biraz uzun sürdü galiba. Aaa bu önümdeki klavye de neyin nesi? Bu monitördeki yazı ekranı hiç de yabancı değil. Ne yani yazımı yazacağım? Ne! 500'e oyun mu geldi? İnsanla uykulu uykulu dalga geçilmez ki! Tiny Troops mu? Rinna rin na yarin narin Troops mu? Ben uykudayken neler olmuş ya, neyse zaten merhaba arkadaşlar demeyi unuttuk. Merhaba arkadaşlar, birileri şaşırıp da Amiga 500'de de oynanabilen bir oyun yapmışlar da onu ben açıklayacakmışım. Acaba uyanmadık mı? Ya aslında Tiny Troops fazla öyle uzun uzadıya anlatılacak bir oyun değil, zaten ilk bakışta neyin ne işe yaradığını anlıyorsunuz. Hem Amiga kullanıcıları oyun çözme işinde harikalar, onlar çözer desem de ben kış uykuma dönsem? >:-( tamam tamam başlıyorum. Oyunu yüklerken eğer fazla hafızanız yoksa (benim bir Amiga 500'üm var güzel mi güzel) ekranda bir uyarı mesajı yazar ve intro'yu seyredemezsiniz (bakın intro'yu bile seyredemiyorum, seyredebilen biri anlatsa da ben dinlesem? ıh mı? peki). Bundan sonra karşınıza ana menü geliyor. İlk iki seçenek oyunu bilgisayara karşı veya bir arkadaşınıza karşı oynamanızı sağlıyor. Hangi oyuncunun ne ile oynayacağını ise Controls seçeneğinden ayarlıyorsunuz. Bundan sonra iki kişi oynamayı seçmişseniz kaç galibiyet alanın oyunu kazanacağını belirliyorsunuz ve karşımıza savaşan taraf seçimi geliyor. Oyunda 4 ayaklı Klutes'ler ile 4 kollu Furfurians'lar birbirleriyle savaşıyorlar (4 kollu veya ayaklı olmalarının oyunda bir üstünlüğü yok). Tek kişilik oyunda hangi, iki kişilik oyunda ise sadece o anda mouse'u kullanan kişinin hangi taraftan olacağını belirliyorsunuz (dolayısıyla arkadaşınız da diğer taraf oluyor). Taraf seçimi bittikten sonra savaş alanına çıkmadan önce karşınıza göreve bakma ve birlik belirleme ekranı geliyor. Burada sol üst taraftaki adam resmini seçip görevi ve gerekli tavsiyeleri okuyabilir, onun sağından kullanmadığınız kaç birliğiniz olduğunu görebilir, en sağdaki kısımdan ise mouse'un düğmesine basılı tutup mouse'u oynatarak veya ok tuşlarıyla savaş alanınıza bakabilirsiniz. Savaşa başlamadan önce en alttaki birliklerinizin üstüne tıklayıp onları göreve dahil etmeniz gerekli. Başlarda, birliklerinizin hepsini göreve dahil edebilirken ilerlerde seçim yapmak zorunda kalacaksınız. İlk görevde sadece basit piyadeleriniz var fakat görevler ilerledikçe değişik birlik tiplerini de kontrol edebileceksiniz. Yalnız sizi baştan uyarayım piyadelerinizin dışındaki birliklerde genellikle kullanılan özel silahın atış sayısı sınırlı oluyor, öyle nasılsa var deyip bol bol harcamayın. Neyse, istediğiniz adamları göreve dahil ettikten sonra War seçeneğine basıp savaşa giriyorsunuz (taktın mı disketi yükler mi yükler). Savaş ekranı çıktığında sizin ve düşmanın birlikleri üslerin çevresinde birden beliriyorlar. Savaşta amacınız kendi üssünüz veya birlikleriniz yok olmadan düşmanınızın tüm birliklerini de öldürmek (zaten neredeyse her oyunda, her filmde amacımız hep öldürmek. İnsanlık nüfus artışını böyle mi durdurmaya çalışıyor acaba?). Savaş alanı, üstte ana oyun ekranı, altta seçenekler bölümü olmak üzere ikiye ayrılmış durumda bulunuyor (eğer iki kişilik oyunu seçmişseniz ekran dikey olarak da ikiye bölünmüş olacak). Seçenekler bölümü de dörde ayrılmış durumda. En solda oyun alanının haritasının adamlarınızın bulunduğu bölümü görünüyor. Oyun sırasında ana ekrandaki haritayı buradan mouse'unuzun düğmesini basılı tutup istediğiniz yöne çekerek kaydırabiliyorsunuz. Bunu yukarıdaki ekrandan istediğiniz köşelere gelip mouse'un düğmesine basıp da veya ok tuşlarıyla da (eğer tek kişi oynuyorsanız) yapabiliyorsunuz. Seçenekler bölümündeki ikinci kutuda 7 tane emir var. Bunlar soldan sağa sırasıyla; seçeneği seçtikçe savaşan adamlarınızı görme, disket işlemleri (oyun yükleme, kaydetme, oyunun hızını ayarlama, teslim olma ve ana menüye dönme), soldaki haritayı küçültme-büyütme, görev hakkında bilgi ve istatistik alma, herkesi üssünüze çağırma, sağdaki bilgi kısmını silme ve düşman üssüne ölümüne saldırmadır. Üçüncü seçenek kutusunda da savaşla ilgili tüm adamlarınıza veya tek bir adamınıza verebileceğiniz 5 (iki kişi oynuyorsanız 6) emir bulunur. Bunlar soldan sağa; saldır, git, koru, tamir ol, seçili kişinin etrafına toplan ve -iki kişi oynuyorsanız- diğer bilgi kısmına bakmadır. Seçenekler kısmının en sağında da birliklerin güç ve hız durumları görünür. Oyun alanından kendi birliklerinizi seçtiğinizde veya rakip birliklerin üzerine iki kere tıkladığınızda buradan durumlarını görebilirsiniz. Seçenekleri anlattığımıza göre şimdi de oyunda nasıl kullanıldıklarını kısaca bir görelim. Birlikleriniz üssünüzün çevresinde belirdikten sonra onların istediğiniz bir kısmını seçip, emir verebiliyorsunuz. Tek bir birliğinizin üstüne tıklayıp onu seçebilirken, sol button'a basılı tutup bir kutu açıp istediğiniz birlikleri içine alarak da, birliklerinizi seçebiliyorsunuz. Birliklerinizin bir kısmını seçtiğinizde dördüncü seçenek kutusundan onların düzenini belirtebileceğiniz 4 seçenek çıkar. Bunlar sırasıyla birliklerinizi V şeklinde, düz, paralel iki sıra ve yan yana iki sıra şeklinde dizmenize olanak verir. Buradan bir seçenek seçip mouse'unuzu oynatarak birliklerinizin istediğiniz açı ve genişlikte seçtiğiniz düzende durmalarını sağlayabilirsiniz. Birliklerinizi seçtikten sonra üçüncü seçenek kutusundan onlara emirler verebilirsiniz. Saldır emrini seçip bir düşman birliğinin üzerine gelip (pointer'ınız yumruk şekline döner) tıklarsanız birliğinizin saldırmasını sağlarsınız. Git emrinde ise pointer'ı istediğiniz yere götürüp sol button'a basarsanız birliğiniz direkt oraya gider ama birliğinize bir rota çizmek isterseniz sağ button'ı kullanmalısınız. Birliğinizin gitmesini istediğiniz yerleri sağ button'la tıklayarak belirleyip en son sol button'a basmanız birliğinizin tüm seçtiğiniz yerlere gitmesini sağlıyor (Birliklerinizi topluca seçtiğinizde sadece git ve saldır seçeneklerini kullanabiliyorsunuz). Koru seçeneğinde birliğiniz mouse'la belirlediğiniz daire içindeki alanı koruyor. Tamir seçeneğinde ise üsse gidip bir süre içinde tamir olup geliyor. Tiny Troops'ta tüm anlatılacaklar bu kadar. Amacınız adamlarınızın hız ve güçlerini, oyun alanının düzenini dikkatlice kullanarak rakibinizi yenmek. Bir dahaki Amiga 500 oyununda görüşmek üzere, bana tatlı rüyalar. •MURAD
OT POLER
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 65
1- ONE PLAYER VS CPU: Bir kahraman seçip bilgisayara karşı oynamak için. 2- TWO PLAYERS: Bu da bilgisayara karşı olmayanı. 3- ENTER PASSWORD: Level sonlarında alınan kodları girmek için. Bir daha aynı bölümü oynamamak için. Geçenlerde Kamer Bilgisayar'da Chaos Engine 2'yi oynarken Meg bey yanıma geldi ve aramızda aşağı yukarı şöyle bir diyalog geçti: - Oyunu istersen kısa yaz, Omay'ın yazısı uzun olmuş. - Abi bu hit oyun. Sen merak etme ben yazacak bir şeyler bulurum. - Zaten oyun yazmaktan daha çok edebiyat yapıyorsun... Şimdi size edebiyat yapmadan, 100 oyunla ilgili, “şuraya gidin, şunu alın, bunu vurun, sağa dönün, sola dönün” gibi daha edebi(!) cümleler kurarak, bir oyun açıklamasının nasıl kuru, sıkıcı ve tekdüze olduğunu göstereceğim. Chaos Engine 2, daha önce Big Brother'ın torunları olan Bitmap Brothers (daha detaylı bilgi için bakınız George Orwell - 1984) tarafından yapılan ve çok beğenilen ilk Chaos'un devamı. Kaç, kovala, ateş et, tut, yakala, öldür... Anlayacağınız yine aynı terane. Oyunun başında, ilkinde yer alan kahramanlardan birisini mecburen seçip oyuna başlayın. İlk göreviniz anahtarı bulup, bölümün ortasında bir yerlerde bulunan kapıdan çıkmak. Eğer bilgisayara karşı oynuyorsanız bölümü bitirmeniz biraz uzun sürebilir. Arkadaşınızla oynuyorsanız tek yapmanız gereken sağdan soldan karşınıza çıkan robotları öldürmek. Genelde ilk level hep kolay olur ya, anahtar da biraz gezindikten sonra karşınıza çıkacak. Çıkmanız gereken kapı da hemen yakınlarda bir yerlerde. Bölümün bazı yerlerinde oyuncunun kafasını karıştırmak için bir takım düzenekler kurulmuş. Bunlardan bazıları kapıları açıyor, bazıları da extra ammo kazandırıyor falan filan. Oyunda en tehlikede olduğunuz an silahınızın ammo'su bittiği andır. Ya acilen bir yerlerden ammo bulacaksınız, ya da karşınıza çıkan robotumsu yaratıkları yumruklarınızla alt etmeye çalışacaksınız; yani öleceksiniz. Bu yüzden sağa sola rastgele ateş etmeyin. Bu arada mutlaka ortağınızla birebir uyum halinde olun. Teamwork yapın. Yoksa robotlar sizi öldürür (bak sen!). Bundan başka bazı kapılardan giremiyorsanız bilin ki karşınıza mutlaka bir robot (veya başka bir yaratık) belası çıkacak. Oyunda bölüm atladıkça işiniz daha da zorlaşıyor; hatta ilk oyunun zorluğunu bile aramaya başlıyorsunuz. Bu tip bölümlerde daha stratejik davranmanız gerekiyor (üfff!). İki kişi oynarken ekranın ikiye bölündüğünü ve görüş alanınızı daralttığını hatırlatmadan da rahat edemeyeceğim. Aslında gönül ister ki, daha sonraki bölümleri de “aşağı in, yukarı çık, sağa dön, silahı al, ateş et” gibi önemli ve zevk kasabı açıklamalar yapmak isterdi ama maalesef oyunu kısa yazmam gerekiyor, çünkü yer yok. Artık bundan sonraki bölümleri çözmeyi sizin kıvrak zekanıza bırakıyorum (klasik kestirip atma!). Şimdi bu son satırlar bir yazarın kendi görüşlerini açıkladığı ve yazı boyunca en özgür davranabileceği satırlardır ya, ben de bulunduğum çin işkencesinden kurtulup oyun ile ilgili gayet önemli görüşlerimi siz sevgili okuyucularım ile paylaşmaktan huzur ve mutluluk duyuyorum. Ama nasıl başladıysam öyle bitireyim bari: Edebi olmadan. Bir kere oyun bana baştan sağma yapılmış gibi geldi. İlk oyundaki o mükemmel atmosfer bu oyunda kaybolmuş. Aslında Amiga'nın bulunduğu durum itibarıyla böyle bir oyun çıkarmak cesaret istese de, fazla üzerine düşülmemiş, hem de ilkinin şanına, şöhretine gölge düşürülmüş. Çok güzel grafikler, idare eden sesler, üç disket, A1200, hareket, aksiyon, macera... Tahmin ediyorum fan'lar bu oyunu çoktan almıştır, almayanlar da gidip alsınlar. Bu arada bu yazıyı okuyanlar da acilen bu yazıyı okuduklarını unutsunlar...
“Zebani” Yarışçı