ENGİN abla

Bazen şeytan dürtüyor “bırak her şeyi uzaklara, çok uzaklara, seni kimsenin bulamayacağı yerlere git” diyor. Peşinden koşup yakalamaya çalışıyorum ama nafile. Her seferinde aynı ustalıkla elimden kaçıyor ve karanlıklar içinde kaybolup gidiyor. Bir yakalasam, ah bir yakalasam. Belki “uymayacağım sana lan, bu güne kadar uydum da n'oldu” diyeceğim. Diyeceğim ama “acaba bir kere daha uysam n'olur ki” diye düşünmekten kendimi alamayacağım. Sonra belki onu anlaşmaya davet edeceğim kim bilir? İyi bir yaşama karşılık ruhum falan gibi bir anlaşma. Bu da saçma oldu. Böyle bir şey ancak filmlerde olur. Hem şeytan benim ruhumu naapsın ki!.. Herhalde en iyisi bir köşeye çekip temiz bir sopa çekmek. Hem de eşek sudan gelene kadar, o güne kadar yaptıklarının acısını çıkarana kadar dövmek. Ama yakalayamıyorum... Hiç bir yere gittiğim yok. Hem niye gideyim ki? İyi bir hayatım var, sevdiğim insanlar var, GameShow'um var, bir köşem var, mektuplarım var. Nerede mi? İşte burada; Konnichiva Engin Ablacığım; Elektroniğin cennetinden herkese sevgiler, saygılar.... Aynı olaylar Mac'inde başına geldiği için anlatmayacağım ama vize almak ne zor işmiş ya. Neyse yer dar size Japonya hakkında biraz bilgi vereyim, burası çok güzel bir ülke ama fiyatlar tavanda geziyor (hikaye değil tabi burası dünyanın en zengin ülkesi). Yaşam standardı çok yüksek. Buraya geldikten sonra Amerika falan gözümde çok uyduruk bir ülke haline geldi. Hele İngiltere dediklerinde kusacak gibi oluyorum (çeteler, gangsterler pislik sokaklar falan ne bileyim yani). Burada olay hiç yok, sıfır. Mafyası (Yakuza derler ama siz o Amerikan filmlerine bakmayın) bile çok efendi halka hiç bulaşmıyor. Japonlar çok nazik ve efendi insanlar. Türkleri de çok seviyorlar (En azından burada 1. sınıf insan muamelesi görüyoruz). Neyse ben şu an Japonca öğrenmekle meşgulüm. Belki bilen vardır. Japoncanın grameri, kelime, sözcük ve dilin düşünme yapısı (ne dedim ben ya....) Türkçenin aynısı. Ama yazı biraz zor (46'şar harfli iki alfabe ve yaklaşık ikibin ideogram (her harf bir kelime)). Yine de çalışmak çok zevkli. Ağustos sayısında beni tebrik etmişsin çok çok teşekkür ederim, bunlar hep sizin gibi insanların duaları ve destekleriyle oldu (lütfen devam edin). Bilgisayarımın olması da bu sayede oldu (hediye). Türkiye'de bilime ve öğrencilere destek olan iyi kalpli insanlar da varmış. Seni daha fazla sıkmayayım sonuç olarak artık canım ülkemden onbin mil uzaklıkta (hasret ne zor şeymiş abla yaa sokak kedilerini hatta Beşiktaş-Topkapı otobüsünü bile özledim) bilgisayarımla başbaşayım (lafını dinledim yanımda getirdim), madem öyle işte böyle geçelim sorulara; 1- İşte bilgisayarımın konfigürasyonu: P-75, 8 mb ram, 1mb sis 6205 s3 trio 64 svga tool, 850 mb hdd, Ess 16 bit ses kartı, 6X cd-rom. Sence nasıl? Ram'i 16 mb yaparsam beni ne kadar götürür? 2- Şimdi bazen okuldan gelince (Japonca okulu) hemen bilgisayarımı açıyorum yalnızca monitörün ışığı yanıyor, bilgisayar çalışmıyor. Ancak biraz bekleyip sonra çalıştırabiliyorum (klimayı çalıştırdıktan sonra). Acep niye olaki? (ben soğuktan şüpheleniyorum) hele biliysen söyle de gurban, bize endişelenmiyek? 3- Geçen gün Windows'u bir türlü açamadım. Bilmem nerde sıkışma var, 56 CANE-SHCY bu dosyayı çalıştırmak için yetersiz bellek gibisinden bir sürü mesaj çıkıyordu. Bende son yüklediğim programlardan zannettim bunları sildim, çalıştı. Sonra o programları tekrar yükledim ama windows bu sefer hatasız çalıştı. Acaba ne olmuş olabilir? 4- Sen kimseye bakma Win'95 mükemmel bir program, yalnız nasıl multitasking çalışıyor onu anlayamadım, biliyorsan bi zahmet söyle de öğrenelim? 5- Hafızanın 1 mb'sini ekran kartının kullanması nasıl oluyor, ekran kartlarının zaten kendi bellekleri yok mu? 6- İnsanlık öldü mü yaa.... Zavallı Şamo'yu niye S.Serkan'ın eline verdiniz, yazık değil mi hayvana nerde bu millet, nerde devlet.....cık. «Cik 7- Son olarak benim Japonya'da olmam Game-Show alamayacağım manasına gelmiyor, kardeşim sağ olsun her ay çıkınca alıp bana gönderecek. Geçen gün gelen kolinin içinden Ekim ve Kasım sayıları çıktı ne kadar sevindim anlatamam, dergimiz iyi yerlere gelmiş. Okuduğuma göre A-4 bile oluyormuşuz. Medya tekelinin parası olanların elinde olduğu Türkiye'de fedakar, menfaat düşünmeyen bir avuç genç insanın özverili çalışmalarıyla bir şeyler başarmaları inanın beni çok duygulandırdı (zaten melankolideyim Türkiye'yi özledim). Tüm GameShow çalışanlarına yılmayarak bu dergiyi bize hediye ettikleri için, tüm GameShow okuyucularına da benimle aynı düşünceleri paylaşıp, bu güzelliğe sahip çıktıkları için çok çok teşekkür ederim (domo Arigatoo gozaimashite). Yeni boyutumuz ve 1997 hepimize hayırlı, uğurlu olsun tüm Game-Show camiasını tebrik ediyorum.... Ben gidiyorum sonra gene gelirim (zor gelirim uçak parası 1000 dolar olmuş). Sizleri ve bu dergiyi çok seviyorum kalın sağlıcakla.... Mehmet Emin Yılmaz Tokyo, Japonya Minik Ninjam Mehmet Emin; İhsanoğlu kuş misali. Dün buradaydın, bugün gavur diyarındasın. Dile kolay, 10.000 mil. Gel bakalım yorulmuşsundur. Hele soğuk bir ayran iç. 1- Anladığım kadarıyla senin mainboard'ın Sis chipset, onboard vga. Yani ekran kartın ayrı bir kart değil board'ın üzerinde. Bu board'ın özelliği, ram'inin bir kısmını (örn. 1mb) ekran kartı için kullanır. Upgrade sırası ram (min. 16), CPU (min 120) ve hatta ses kartı (çok uyumsuz bir karttır). 2- Aşırı sıcak ya da soğuk bilgisayarın çalışmasını engelleyebilir. Mac çok iyi bilir. Buradayken Intel çalıştırmak için toplam 150.000 Wattlık elektrik sobası çalıştırırdı da nazlı İntel 1 saat sonra 'ben geldim' derdi. 3- 7979... 4- Multitasking, birden fazla işi aynı anda yapabilme özelliğidir. Yani, disket formatlarken aynı anda yazı yazıp internetten dosya çekebiliyorsan (bkz. şekil 3A) multitasking yapabiliyorsun demektir. Örneğin Win3.1 multitask değildir. Aynı işlemi Win3.1'de yapmaya kalksan yapamazsın (Serkan gibi. Yürürken aynı anda sakız çiğneyemiyor!..). 5- Bi zahmet yukarıya (soru 1) bakıver. 6- Pınar bir hatalar insanı. Öyle ki, Şamo'yu Serkan'a vermesi ise bu hataların en önemsizlerinden bir tanesi. Hatasının farkına vardığında her zamanki gibi iş işten geçmişti. 7- Her şeyimizi ortaya koyduk ve elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyoruz. Her ne kadar her sayıda ufak tefek hatalar da olsa (kadı kızı hesabı) gün geçtikçe daha iyi yerlere geldiğimizi yoruz (gösteriyorsunuz). A4 konusunda söyleyecek hiç bir şey yok. Hele bir önce gör, sonra yorum yaparız (anlatılmaz yaşanır!). Sevgili (Yanlış anlamayalım) Engin Abla, Sana ikinci kez yazıyorum. Mektubumu yayınlamazsan kendimi Boğazın serin sularına atarım, (her ne kadar Ankara'da otursam da) bilmiş ol. Her neyse yayınlayacağını umarak sorularıma geçelim: 1- Uzun süredir Win'95 almamak için çabaladım. Ama sonunda ona yenik düştüm. Simcopter'i çook büyük umutlarla aldım. Güzelim Texas'ımda yangınları söndürüp insanları kurtaracaktım. Ama nasip olmadı... Şimdi sorum şu: Win95'le eski Dos'umu ve Win3.11'imi nasıl çalıştırabilirim? 2- Access, Excel, Power Point W95'te çalışmaz diyorlar. Doğruluk derecesi var mı? 3- Neden yazılım programlarını anlatan bir bölüm yapmıyorsunuz? Yoksa bileniniz mi yok? 4- Saç rengini ve göz rengini merak ettik. Bir de imzalı fotonu yolla. Şimdilik bu kadar mektubumu yayınlaman çok iyi olur. Selamlar, Mutlu Kendir Tatlı bebeğim Mutlu; 1- Bu inadın sebebi ne ola ki? Dünyanın en mükemmel (tamam abarttım) işletim sistemine karşı bu düşmanlık niye (Bill abi, komisyonumu isterim!). Win'95'e olan bu tepki bence insanın bilinmeyene karşı duyduğu korkudan ibaret. Zaten bir kullanan bir daha bırakamıyor. Hataları yok değil ama bu hatalar Win'95'i o kadar da çekilmez yapmıyor. Neyse, açılışta 'starting Windows'95 yazarken F8'e bas. Çıkan menüden 'previous version of MS-DOS' seçeneğini seç (tabii ki Win'95'den önce eski DOS'u yüklemiş olman gerekir). Win3.1 için de aynı şekilde açıp (ya da normal açtıktan sonra shutdown yapıp MS-DOS kipinde başlatarak), Win3.1'i install ettiğin directory içinde Win yazarak çalıştırabilirsin. 2- Hah hah hoh hooooo... Bu saydığın programlar zaten yalnızca Windows altında çalışır. Ayrıca Office bu programlardan meydana gelen bir pakettir. 3- Eğer kapağa bakarsan GameShow'un bir oyun dergisi olduğunu görürsün. Bir de bu olaylara girmeye kalkarsak oyun açıklamalarına daha az yer kalacak. Bu da hoş bir şey olmasa gerek. 4- Saçlarım koyu, gözlerim açık renk. Foto ise köşenin başında (ara sıra böyle kelime oyunu yaparım). Sevgili Engin Abla; Derginizi ilk okuduğumdan beri, o içten ve sıcak yazılarından dolayı beni çok etkiledin. Gerçekten de işinin ehli insanlardan birisin. Dergi eve girer girmez önce ben, sonra ablam ve sırayla herkes önce senin bölümünü ve sonra da diğer bölümleri okuyoruz. Siz gerçekten de süper bir ekipsiniz. Benim bilgisayarım Pentium 100. 1 gb Harddisk, 16 mb ram ve de 4 hızlı CD-ROM'um var. Ses kartım da AWE 32. Şimdi sorularıma geçeceğim. 1- Bana işini iyi yapan, kullanımı kolay olan bir virüs programı tavsiye eder misin? 2- CD recorderlerin fiyatları tahminen ne kadardır? 3- TV kartı almak istiyorum. Kumandalı, kablolu tv girişi ve teletexti olmalı. Kaça patlar? 4- Senin modemin var mı? 5- Varsa benimle oyun oynar mısın? Mert Eser Minik afacanım Mert 1- Biz f-prot kullanıyoruz ama eski dost toolkit'i de unutmamak lazım. 2- 2X'lerin fiyatları 400$'lara kadar düştü. 4X ve 6X'ler ise pahalı (4X 1200 - 1400$). 3- TV kartı alacaksan, maddi bir sorunun da yoksa Philips al. M-PEG, teletext, video capture ve uzaktan kumandalı bir kartı 400$ civarı alabilirsin. 4- Var. 33.6 USR. Bir yerden bonus geldi. Herkese tavsiye ederim. Tek kelime ile mükemmel. 5- Maalesef oynayamam çünkü oyun oynarsam işim aksar, işim aksarsa da patron kızar (siz Meg'i bilmezsiniz). Güzeller güzeli Engin Abla; Bu Game-Show ailesine ilk mektubum derginizin içeriği mükemmel valla bir ay boyunca hiç sıkılmadan okuyorum diğer dergiler babamın devrinden kalan oyunları açıklıyorlar. Lafı uzatmadan sorularıma geçiyorum: 1- Ben bilgisayarımı upgrade ettirmek istiyorum size göre nasıl bir işlemci almalıyım, vasıfları neler olmalı? Kaç $? 2- Ses kartım SB-PRO, 8 RAM ve 4X CD-ROM'um var. Bunlardan arttırmam gereken var mı? 3- Bir de (inşallah) ekran kartımı değiştireceğim. Ekran kartının özellikleri, markası ve fiyatları nedir? Bir de MPEG kart diye bir şeyler söylüyorlar bu nedir? Arkadaşlarım S3 Trio 64 2MB ekran kartı al diyor bunun fiyatı nedir? S3 Trio 64 1MB bilgisayara yetmez mi? 4- Monitörümün çözünürlüğünü nasıl anlayabilirim?

5- Plug and play kartı ne işe yarıyor? Bir dahaki mektupta görüşmek üzere Murat “Kıllı' Evren Not: Aslında köseyim Gül Yüzlüm Murat 1- Şu an için P-120 idealdir. Fiyatı eski bilgisayarına ve değişecek diğer parçalara göre değişir. 2- 8 mb ram'ini en kısa zamanda arttırmalısın. 3- 1 mb S3 trio 64 yeter ama max. çözünürlükte max. renk görmek istiyorsan 15 - 20$ daha fazla verip 2 mb alabilirsin. 4- Anladıysam arap olayım!.. 5- Plug&play kart çeşidi değil bir özelliktir. Örneğin P&P ses kartını P&P mainboard'a takarsan açılışta mainboard'ının ses kartını gördüğünü görürsün (ne dedim ki ben şimdi?!..) Sevgili Engin Abla, Bu sana ilk mektubum. Devamı da olacaktır. Lafı fazla uzatmadan sorularıma geçiyorum. 1- Bilgisayarımı alalı bir yıl olmadı (yani acemiyim). Bilgisayarımda Windows 3.1 var. Bazı tanıdıklarım Win95'in bilgisayarı yavaşlattığını söylüyorlar. Win95'e geçmeli miyim yoksa Microsoft'un yeni çıkaracağı işletim sistemini mi beklemeli miyim? 2- Bir ay evvel bilgisayarımı 486 DX2-66'dan P-100'e terfi ettirdim. Fakat ne göreyim, joystick çalışmıyor. Sonradan öğrendim ki yeni mainboard'ın üstünde gameport denen zımbırtıdan yokmuş. Şu aralar ses kartı almayı düşünmüyorum (malum, yeni upgrade yaptırdık). Bu zımbırtıyı ayrı olarak piyasadan bulabilir miyim? 3- Ses kartı olarak Sound Vision almayı düşünüyorum. Piyasadaki programlar bu kartı destekliyor mu? Şimdiden teşekkür eder, başarılarınızın devamını dilerim. Tolga İyioğlu Şirin bebeğim Tolga; 1- Eğer bir P-100 sahibi isen kesinlikle Win'95'e geçmelisin. Sana getirdikleri yavaşlamanın götürdüklerinden çok daha fazla olacaktır. 2- Game port'u ayrıca almaya kalkarsan neredeyse ses kartı ile aynı paraya mal olur. Onun için ucuzundan (30 - 40$) bir ses kartı almanı tavsiye ederim. 3- Avance Logic chipsetli cici ses kartlarından almanı tavsiye ederim (hem ucuz hem uyumlu). Sevgili Engin Abla; Bu mektubum normal bir mektup olmadığını baştan söyleyeyim. Bu bir upgrade mektup. Anlamadıysan açıklaması şöyle: Ben sana ocak ayının ilk veya ikinci pazarının saat 11'inde bir mektup göndermiştim. Adımı yazmayı unuttuğumu iki gün önce fark ettim. Adım Efe. Aslında geçen mektubun sonunda adım hakkında küçük bir tüyo vermiştim. Umarım fark etmişsindir. Şimdi gelelim fasulye ve nohudun karıştırıldığında ortaya çıkan gazın faydalarına. Piyasada satılan film cd'leri görüyorum. Bu cd'leri normal bir şekilde kullanmak için ne gibi bir sisteme ihtiyacım var. Kullandığım PC: Pentium 120, 16mb ram, Win95, 2X cd-rom, sb pro uyumlu ses kartı (sound galaxy), S3 trio 64 1mb ekran kartı. Not: Ocak sayınızı aldım. Harika olmuş. Vatana ve millete yararlı ve hayırlı olsun. Efe Sümer Efelerin efesi Efe; Film cd'leri MPEG formatındadır. Mpeg ise hareketli görüntüleri sıkıştırmak için kullanılan bir standarttır. Mpeg kodlu görüntüleri çözmek için en güvenli, en hızlı ve en kaliteli yöntem Mpeg decoder kartlardır. Fiyatları ise 100$ civarlarından başlar. Ama 'yok abla bende o kadar para, olsa vermez miyim' diyorsan software Mpeg decoder tam sana göre. Program olarak da CompCore SoftPeg tavsiye ederim. Ben de kullanıyorum ve neredeyse Mpeg kart varmışçasına iyi sonuç veriyor. Bu ay yer bol çok mektup olsun dedik, abartmışız. Ben her ay buradayım (ölmezsem). Yazılım ve donanım ile alakalı (veya alakasız) her konuda bana yazın, fax çekin veya e-mail atın. Hepsi soldaki sayfada yazıyor. Kendinize iyi bakın, mutlu olun ve en önemlisi arada sırada da olsa bir şeyleri sevin. Hayatın daha kolay ve daha çekilebilir olduğunu göreceksiniz. Neler oluyor hayatta: * Bir duvarda 'buraya çöp dökenin Allah belasını versin inşallah - Belediye yazdığını (inanmayan Zebani'ye sorsun), * Geçen günlerde tv'de yayınlanan 'Lorenzo's Oil' (Lorenzo'nun yağı) adlı filmin sponsorunun Komili olduğunu ve arada çıkan reklamlarda 'Komili Akdeniz mutfağının lezzetini sofralarınıza getiriyor' dendiğini, * Meg'in, Number One'dan Ayça tarafından işletilmeye çalışıldığını ama Ayça'nın başarısız olduğunu (üzülme Ayça inşallah bir dahaki sefere) biliyor muydunuz? *?' ABLA