Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 8
GOLDE
umar kötü bişi çocuklar, imdiden K evini barkını k ca | ön vedalaşalım stanlar, çocuklarının terseniz, gelin mama, bez paralarını çalanlar hikayeleri falan vardır ya, onları söyle bi Öpliri! Sizi boş verin. Kumar niye kötü, (dostça caniiim, ay ne se ünkü hayat bir kumar ve hayat bi oyun çünkü hayat bir kul geldiğinde bırakın birbirimizi, kötü. 3 kere 5 yirmil a kendimizi göreceğimiz bile şüpheli. Kolay değil abi, X-COM3 bu, Ufo'nun torunu, X-COM32'nin oğlu, benim canım, kanım, hayatımın oyunu. Genel saygımdan dolayı size the news, just the news olarak sunmak istiyorum kabul ederseniz. 2048 yılına gelindiğinde (o kadar T da uzak değil aslında (ay pardon, just the news, parantez yok, bak bi parantez daha oldu)) insanlar çevre sorunlarından kurtulmak için Megapolis diye kapalı ortam
Ama her kötülüğün bir güzel tarafı da olabilir j kabi tabi (hayatın olduğu gibi, sıcakta kola içmek mesela), kumarın iyi tarafı da, şöyle kaliteli bir CD-Rom oyununda, çocuklarınız (var mıdır >) acaba?) istedikleri gibi bezlerini kirletirken, cebinizden beş kuruş (CD parasi hariç) çıkmadan oynarsanız ve bu oyun Golden Nuggets gibi video ve ses efektleriyle dolu ve Las Vegas'ta geçiyorsa kime ne zararı olabilir ki? Ama sadece küçükken aldığınız üç tekerli bisiklet gibi sonradan daha büyüğünü ve tehlikelisini istemiyecekseniz.
MENE COROL
AN ZI iz okullarda, bürolarda, fabrikalarda elin kendine 'gizem çözücü' olarak bir iş kurmuş, oh, dünyanın dört bir yanını gezip duruyor. Adi George & Stobbard, işi: gizem çözücü. Bay kalker çözücü bey bir gün Paris'te bir kafede gününü gün ederken, akordion çalan bir palyaço (ben uyduruyorum sanıyorsunuz bunları, ama valla öyle diil) çok değerli bir scroll'u çalmak için bir kaç kişiye kötü şakalar yapar (adam palyaço tabi yapar). George da, hem çözücü olduğundan hem de kahvesi bittiğinden bu olaya el atmaya karar verir ve dünyanın orasında
TOON
TRUCK
azen benim rüyalarımda da Photoshop, Ouark Xpress ve nedense jartiyer takmış olan Microsoft mouse'um tarafından kovalandığım olur ama Drew Blanc'ın durumu benden kötü herhalde. Onu kovalayanlar yılardır, yaratıp yaratıp bir kenara attığı çizgi film kahramanları.Tabi bu karakterler yıllardır komik renklere boyanıp, yüz metreden suya düşüp parçalara ayrılma, elektrik kablosuna dokunup iskelet olma, bilmeden yanan dinamiti tutup havaya uçma gibi ucuz çizgi film numaralarından bıktıklarından Drew'i pek de hoş (ve jartiyersiz) karşılamıyorlar. Bundan sonrası, valla bundan sonrası garip. Back to the Future'daki deli doktor rolündeki şahıs Şladı galiba Christopher Lloyd), bir dolu aklınıza gelebilecek en garip karakterlerle dolu bir dünyadan kendi dünyasına dönebilmek için bir teknolojinin ürünü olan oyun (2 sene hazırlama süresi) komik olacam diye garip, garip olacam diye komik mi olacak gelince görecez.
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 9
A DİA modeli bir şehirde yaşamaya başlarlar. Ama yavaş yavaş bu teknoloji şaheseri şehrin çivisi çıkmaya başlar (uzun zamandır parantez açmadan yazdığım ilk tam cümle... diyecektim, yine olmadı). Çünkü uzaylılar dünyayı ele geçirmek için bu şehir halkını yavaş yavaş mutile edip, huzuru bozmaya çalışırlar (korkmayın canım, sizde de parantaphobia başlamış ha). Uzaylılar bu sefer transport olarak karayı havayı değil, direkt (tesadüfen-(pardon)) Megapolis'e açılan CAN (intergalaktik bir boyut kapısını) kullanırlar. İşlerin savaşarak olmayacağını anladıklarından Megapolis halkının ve özellikle ileri gelenlerin (ya bu lafa parantez açılmaz da ne yapılır, ileri gelen, geri gelen nasıl oluyor peki) beyinlerini ele geçirerek onları kendi amaçları için kullanmaya başlarlar. Bu da oyunun uzun bir süre Megapolis sınırları içinde 3 alien-köpeği olduklarına tam emin olamadığınız organizasyonu yenip yeterince bilgi edindiğinizde aynı intergalaktik (Edirne) kapıyı kullanarak alien'ların ana kontrol merkezlerini yok etmeye çalışacaksınız (bunu söyledim, oyunun bütün zevki kaçtı tabii). Geçen ay Macbeth adlı günah köşesinde de belirttiğim gibi Microprose oyun X-COM mümkün olduğu değişik olsun diye elinden geleni yapıyor. Şimdi hep beraber: Bir kere hi-res, süper grafikleri var (gibi görünüyor), heyooo, oyunun sonu şlak diye bitmiyor, heyecan eklemişler, heyooo, alt tırmanma sürünme gibi yeni hareketler var, heyooo, isteyen real-time oynayabiliyor, yuuuuuh, modem opsiyonu var, hımm, peki olur, araştırma daha fazla önem taşıyor, heyooo, dizaynlar Tim White'dan (kimse artık ama olsun), heyooo, şehirde başlaması heyecanlı görevler sağlıyor, heyooo, daha fazla çözülecek sır var, heyooo, & isteyen real-time oynayabiliyor, yuuuuuuh (gider ayak bir yuhalamak (hem de parantez açmak) istedim).
NE CO 2) Ka TİYE
DAYTONA'sı kaliteli ve hızlı ama sadece üç pist olması büyük bir dezavantaj. Paris, İrlanda, Suriye (?), İspanya, bu palyaçonun peşine düşer. Tabi kocaman kırmızı bir burun takıp her yerde akordiyon çalan bir adamı bulmak pek de zor olmadığından (herhalde, ben ne bileyim) onu yakalar ve ThunderStrike başarılı olunca scroll'u alır. Ama helikopterli ama simülasyon oyunlarından bir dolu çıkıyor. Pişman olur, çünkü scroll'u HELICOPS'dan siz, mavi gök ve onu eski aşiretlerden uyuşturucu kaçakçıları baş başasınız. Knights of the Templar'ın karmaşık dünyasına iter, olmadık işler gelir başına falan. Gerisini de anlatırdım SimCity'den beri. ISLAND turizm yazıp da kazanamayanlar için oda ama mesai zili çaldı, sayısı, yatak kapasitesi, havuz derinliği ustabaşı kızar bana sonra gibi konularda ders veriyor.
Sevmiyoruz dedik ya, aman bol bol
2 render'lı sıkıcı adventure yapın ha, m, im sen ağam? heç üzün, üzün. beni, sadece güçlü PC'ler
HA eşeğini kırmızıya boyar mı agam, yazık için: SHINE, son günlerin popüler değil mi hayvanı? Oyunu: - Sus leyn, bağa agam dime, bundan sonra benim adım kırmızı baron, böyle biline. A - Olur kırmızı agam da nereden çıktı şimcik bu, köy yerinde ne derler sonra, koskoca aga, kırmızı bir eşeğin üstünde. - O eşek değil leyn, eşek sensin, o bir Albatros, tamam mı? - Agam albatrosuna ne oldu ki? - Sen nereden bileceksin, gara cahil. Tayyare o, evvelki cihan harbi tayyaresi, bak Rowan software yapıvermiş, pek gerçekçi olmuş, kapıverdi beni. | ff - Agam canımı al kırmızı agam, sen hiç oyun sevmezdin, hiç bana sorardın, ne oldu sana? - Davuk, sen anlamazsın, meğer benim kanımda varmış bu, ben anamdan eşek doğmuşum, haberim yokmuş meğer, bak şimdi sana Immelman yapacağım - Aman agam, imanım ne olur, kırmızı agam.