Gameshow sayı 24, sayfa 51

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 51

'devparm dem yazarak açıyorum. Oyun sırasında F1'e basarak bazı ekran kartı görüntülerini bmp olarak alıyorum. Yalnız Paintbrush bunları siyah beyaz çıkarıyor. Nasıl renkli yapabilirim? Sorularım bu kadar. İnşallah bunu yayınlarsın. Ama yayınlayacağın takdirde yeni takdiğimi uygulayacağım. Bu ne biliyor musun? Dur anlatayım: Her ay mektup yazacağım. Bu mektuptan 10-15 fotokopi çektireceğim hepsini de üşenmeden yollayacağım. Nasıl ama? Cem Karaoğuz-Samsun MAC: Yani renkli olmadan önce gördün de almadın mı, ilk gördüğün sayı renkli sayı mıydı? Keşke bilseydim, sana da ona göre kötü davranırdım (şaka ama iki alternatif de, çok iyi şeyler söylemiyor senin hakkında). 1) Benim bildiğim kadarıyla bir kişi joystick'den oynamak zorunda. Yanılıyor olmam da mümkün, bir kere oynadım, orda da Emin'i yenmiştim işte (belki yara kabuk bağlamıştır, hemen tırnaklamak lazım). 2) Bu anahtar taş merdivenlerin oradaki kilitli kapıyı açıyor. Ordan da mahzene iniliyor. 3) Bunu yazmışım da, maksat daha çok mektup gelsin diye şehirlerin en az 5 boyutuna ulaşmış olması gerektiğini yazmamışım. Iyice büyük (10'dan fazla) şehirlerde istediklerini vergici (?), istediklerini elvis (moral düzeltir) istediklerini de bilim adamı yapabilirsin. Tabi şehirdekilerin karnını doyuracak kadar 'normal' insan bırakmak şartıyla. 4) Mektup'la para işi yaş açıkcası. Deneyebilirsin ama bize varma ihtimali cok az (mektup geliyor genelde de, para yolda kalıyor nedense). 5) Haa onlar mı, onlar kolay ayırdet diye plaka numaraları, mesela 01 Adana, 33 Mersin falan gibi. Yok be abi, dediğim gibi onlar şehrin boyunu ifade ediyor. 6) İki türlü PIC var, biri Machintosh'daki PICT file'in PC hali, bunları Ouick Time for Windows install ederek görebilirsin (picture viewer diye bir şeyle), obürleri de bazen oyunların içinden çıkan garip dosyalar. Bunları göremezsin (dışardan) oyunu yapan adam kendi kafasına göre kodlamıştır çünkü. 7) En tepedeki mektupta adı geçen program (Screen Thief) doom'dan ekranları gayet rahat çalıyor. Bu dediğin işlemden haberdar değilim (bana cheat köşesi patentli gibi geldi). UND DANN GUT Gutentag MAC, Seni 64'ler zamanından beri takip etmekteyim, şu anda bir yerlerden program download ederken de sana bu mektubu yazıyorum. Derginizi 5. sayısından itibaren her ay düzenli olarak yazmak zorunda mıyım falan diye. Neyse ben alıngan bir insan değilim (alınganım aslında da bu örnekte olmadığımı farz etmeniz gerekiyor, mana açısından), ama sana dost tavsiyesi, bir firmadan ya da herhangi birinden bir beklentin varsa, onlara cevap yazmanın doğru yolu bu diil. Bunu bu olay için söylemiyorum da, ileriki hayatında çok yararlı olacağını düşünüyorum. Not: Sen zahmet edip Mortal Kombat yazısı yazma, olur mu :). Bu arada en uzun cevap rekorumuzu da kırmış olduk. Kaç kelime Intel? Söylemem küstüm. Peki o zaman ben sayiim elle, sen de mahzene in, kendini hazırla, benim

BODIES

metodlarımla barışacağız (900 küsür kelime işte).

ANDERN WIRD Sevgili MAC; Game-Show'u renkli çıktığı aydan beri alıyorum. Fakat bir kaç eski sayınız da elimde. Bu ay derginizin yeni halini görünce bayıldım. İstersen hemen sorulara geçeyim. 1- Fifa 97'yi iki kişi klavyeden oynayabiliyor mu? 2- Alone In The Dark da (1) salonda dans eden hayaletlerin ortasında duran anahtar nereyi açıyor. Şimdi ben buraya kadar geldim.

O anahtarı da aldım. Nereye gideceğim? 3- Geçen yazılarından birinde Civilization'da artan vergilere karşı şehir ekranında bulunan insanların üzerine tıklayarak bunları vergi toplayıcısı yapabileceğini yazdım. Bunu nasıl yaparım? Çok denedim olmuyor. 4- Eski sayılarınızdan almak için parayı banka havalesi yerine postayla göndersem olmaz mı? (Yani mektup) 5- Yine Civilization'da şehirler üzerinde ki sayılar neyi ifade ediyor? 6- Pic uzantılı dosyalar nedir? Nasıl açarım? - Doom 2'yi Doom 2-

SEK PISTOLS U. Rotten, S. Vicious, S. Jones, P Cook) She was a girl from Birmingham she just had an abortion she was a case of insanity her name was Pauline she lived in a tree She was a no-one who killed her baby she sent her letters from the country she was an animal she was a bloody disgrace Body I'm not an animal Mummy I'm not an ahbortion Dragged on a table in a factory legitimate place to be in a packet in a lavatory die little baby screaminy Body screaming bloody mess it's not an animal it's an abortion Body I'm not an animal Body I'm not an abortion Throbbing sguirm, gurgling mess Tm not a discharge I'm not aloss in protein I'm not athrobbing sguirm Ah! Fs k fhis and that fek itall and f--k the king brat She don'twanna bahy that looks like that wanna bahy that looks like that. Body I'm not an animal Body i'm not an abortion Dyi Ugh!

almaktayım. Mükemmel bir dergi, her zamanki geyiklerin (64'ler zamanı) olması çok hoş, bu arada şunu sorabilirsin; Ulan bu dergiyi 7 aydır alıyorsun, yeni mi aklına geldi mektup yazmak? Aslına bakarsan pek fazla soracak bir şey bulamadığım için yazmıyordum. Neyse, bu kadar yeter, şimdi sorular... 1) Origin'in sayfasında Privateer çıktığını duydum. Birkaç ekranına baktım, gayet güzel (valla hepsi akıllı çocuklar). Bu oyun hakkında hiçbir bilgin var mı? 2) Formula 1 Grand Prix II niye yavaş? Kötü programcılık olabilir mi? Çünkü bana Amiga versiyonunun texture kaplı hali gibi geldi. 3) Bu arada Tomb Raider adlı oyunun demosunu oynadım, benim aletle bile hires oynanamıyor. Bu arada aletim P-133, 16 Mbyte RAM, 1 Mbyte S3 Trio ekran kartı, 1.3 Gb Harddisk, AWE32 (Bunlara bakıp da herife bak neleri var deme, bunları 1,5 senede para biriktirerek alabildim). 4) TSR'ın akıbeti hakkında neler biliyorsun? Need for Speed II çıkacak mı, çıkacaksa ne zaman çıkacak, yine eskisi kadar güzel olacak mı, yoksa biz yine NFS SE'mi oynayacağız? 5) Red Alert'ı müttefiklerle bitirdim, Sovyetlerle oynarken 9. bölümde takıldım, hani şu çok gizli silahımızı taşıyan konvoyumuzun katledildiği, kalan tek kamyonumuza el konulduğu ve bizim de bilumum üsleri, insanları ve o kamyonu yok etmemiz gereken görev. Yaa, herifin sol üst köşedeki üssüne kadar girdim, her şeyi yok ettim ama ortalıkta kamyon, mamyon yok. Nerde bu yaa?? Please help... 6) Mega Race II aşırı derecede insanı sinir sahibi yapan bir oyun, hatta cinnet geçirmenize de yol açabilir. Sakin sakin giderken herifin teki bir geçiriyor, ters dönüyorsun, sonra düzelene kadar herifler yarışı bitiriyor, ayrıca en hızlı arabayı aldığım halde, düz yolda giderken bile en yavaş araba beni geçiyor. Niye? 7) Dungeon Keeper nerde ve Dungeon Keep (SSI) diye bir şey duydun mu? (Evet duydum deme!) 8) Benim 8X Creative CD-ROM'um var. Bazen normal müzik CD'lerini bile okumuyor. Niye? Neyse, sorularım bu aylık bu kadar. Umarım cevaplarsın çünkü başka soru bulabileceğimi zannetmiyorum Tolga “R.I.P.” Özduygu MAC: Sorusu olmayan bir okuyucu da garip bir his, hele oyun tavsiyesi sorusu olmayan bir okuyucu, uuuf, işte onlar çok zor bulunuyor, bulununca hemen üstüne atlanıyor, özenle bağlanıyor, mahzene atılıyor (daha çok tutacağız mı onları orada efem? Birkaç hafta falan daha, incelemem lazım onları, bunu nasıl başarabiliyorlar diye). 1) İyi oyun. Yani şöyle, birincisi gibi insanı ilgilendirebilecek alt görevli falan bir konusu var, savaş bölümleri de Wing Commander 4'den kopya. Bence oynamaya değer 2) O senin texture dediğin şey haliyle oyunu yavaşlatıyor, hatta sırf bir aynayı açmayla açmama arasında bile çok fark var. Bence kötü programlama değil de, yavaş programlama (kelime oyunu, oyunun iki sene falan geç çıkmasından bahsediyorum). 3) Ulan herifte neler var be (ben derim). Ben Tomb Raider'ı üçüncü, dördüncü bölüme kadar oynadım, şelaleli yer hariç çok da yavaş gelmedi (hız kavramlarımızın farklı olduğundan şüphelenmeye başlıyorum). Hatta o salak kurtların olduğu yerde işime bile geldi (hayvanlara zarar veren oyunlara karşıyım, insanlar daha salak, onları vuralım). 4) Akıbet olarak bir şeyden haberim yok, Muhammed karalar bağlamadığına göre demek ki hayattalar. Ama oyun haklarının bin parçaya ayrılıp başka başka firmalara gittiğini biliyorum. Bu konudan Need For Speed'e nasıl atladın bilmiyorum ama takıldım peşinden ben de geldim, Kutsal release list'te böyle bir şey geçmiyor, bu da yok demek olabilir (olmayabilir de) ama onu ararken yerine Fifa97 Soccer Manager diye bir haber buldum (ben de konu değiştirmiş oldum ya, hadi neyse), heyecanlandım. 5) O bölüm bir hayal kırıklığı, sen nehri (köprüyü) geçer geçmez kamyon kaçmaya başlıyor. Sol üst köşeden aşağı doğru iniyor, ve senin base'in oralardan bir yerlerden ekranı terk ediyor (mission failed). Önce helikopter falan yapıp spy plane'leri kullanarak o bölgeyi aç (görünür hale getir manasında) sonra kamyonu görür görmez helikopterleri üstüne sal. Kamyon patlayınca görev de bitiyor zaten, yukarıdaki binaları patlatmana izin bile vermiyor. 6) Emin'le uzun Mannheim gecelerinde tartıştığımız bir konu bu. İki dahi olarak şu sonuca vardık (köpiş de çok yardımcı oldu), oyunda toplam 6 pist olduğundan adamlar ne kadar iyi ve hızlı olursan ol, oyunu hemen bitireme diye rakiplerin gücünü sana göre ayarlamışlar. Yani sen ne kadar iyiysen onlar da o kadar iyi yarışıp oyunundan daha fazla zevk almanı sağlıyorlar. Ters dönme işi de aynı, gerçekten gıcık, ama oyunun ömrünü uzatıyor. 7) Dungeon Keeper Nisan'a kalmış. Sebebini henüz öğrenebilmiş değiliz (tamam, bitmemiş olması yeterince iyi bir sebep de, niye bitmemiş acaba?) Dungeon Keep sakın DeathKeep olmasın? Seçmeceye koyduğuma göre haberim var. Çok çok bug'lı olduğunu bir yana bırakabilirsen fena oyun değil (süper değil, ben de kararsız değilim). 8) Acaba bozulmuş olabilir mi? ÜBER BÖSE SIEGT Sevgili MAC; Ben; 8MB RAM ve Pentium 133 sahibiyim. Bu sana ilk mektubum, derginizi daha yeni keşfetmişimdir (3 ay önce). Bir tane akıllı (inek) ablam var (galiba) ve kız bilgisayarıma el koymaya çalışıyor. Sorularıma geçme halindeyim: 1- Bilgisayarımı kaça 16MB RAM'li yapabilirim (her bilgisayar 16MB'lı olamıyormuş. (bilgisayarımın markası Acer Aspire.)) 2- Şu sıralarda bir CD oyunu almayı düşünüyorum. Strateji sevmem ama herkes RED ALERT'i almamı öneriyor. Alayım mı? Başka hangi oyunları önerirsin? 3- Ablamın da bir sorusu var; MTV CLUB DEAD diye bir oyun duymuş. Acaba nasıl bir şey? 4- Bilgisayarının özelliklerini söyler misin? 5- Bilmeyebilirsin ama TIME COMMANDO'nun cheat'larını söyler misin? 6- Ablam diyor ki müzik ile ilgili CD vardır mı? Berk Yenişehirci MAC: Anlamadım şimdi, galiba bir ablan mı var, ablan galiba kız mı, yoksa galiba inek mi? Eğer sonuncusuysa ablan bütün Türkiye'nin (abartmayayım, dergiyi alan kısmı, mesela 9080 diyelim, kendimizi kandıralım) önünde ona inek dediğini görünce nol'cak senin sonun? Kendi ablamdan bilirim (Emin'le Şahin de bilirler), bu işler çok tehlikelidir, gel sana son bir yak kez bakayım şöyle. 1) Ya ne şanssızsın ya, bütün bilgisayarlar 16 MB oluyor, bir tek Acer Aspire olmuyor. Ya yok öyle bir şey, kim kandırdı seni. Belki 24-24-24-2 falan gibi saçma bir RAM kombinasyonun varsa 16'ya çıkmak için elindekileri atmak, satmak zorunda kalabilirsin ama parası olan herkesin RAM hakkı olduğu (ulan bazen şeytan (dost) diyor, boş ver şu yasayı, kibarlık yapacağına aklına ilk geleni yaz, girsin Timur'un başı belaya, sonra geçiyor, sakinleşiyorum) bir ülkede yaşıyoruz. 2) Red Alert'i al tabii. Önermeye falan gerek yok. Zorluk ayarı da koymuşlar (zaten genelde Covert Operations'a göre çok daha kolay), herkeslerin hoşuna gidebilir. Diğer sabit CD oyun tavsiyeleri her zamanki gibi (artık gözlerim kapalı yazabiliyorum), The Need for Speed, Daggerfall, Full Throttle, US Navy Fighters (artık 97 eklemem gerekiyor, onun için açtım gözümü (bir adet), peek yaptım). Bunların arasından kendi oyun zevkine göre istediğini yaz. Bu soruyu bir daha soran olursa onu da size yollayacağım, sen anlatacaksın ona göre. 3) Türkiye'ye geldi mi bilmiyorum ama Club Dead bildiğin Ripper, tipi bol video'lu bir adventure. Tam sayısını bilmemekle beraber çok CD olduğuna hemen hemen eminim. 4) Söyleyeyim mi Intel? Söylemesek efem? Niye güzelim? Herkesin önünde utanırım efem. Kes söyleyeceğim, MAC cephesinde son durum, Pentium 100, 32 RAM (ki çok daha fazla lazım aslında dergi için), 2.4 GB HD, kıytırık S3 kart, 8x CD-ROM. Bağışlarınız için hesap numarası.... Ha bir de unutmadan ISDN modem (bu hayatımın olayı). 5) Bilmezsem söyleyemem tabii, aslında bilmem de söylemem, ablası anlat şuna bu köşede cheat işlerine bakılmadığını, o işler buradan, 7-8 sayfa sonra dönüyor. 6) 'Müzikle ilgili CD' lafıyla yapabileceğim tüm kelime oyunlarını pas geçiyorum (zaman azalıyor), şu anda burada (Almanya) herkes Music Maker diye bir şey tutturmuş gidiyor. Yarışmalar falan yapıyorlar. Anladığım kadarıyla (Alman müziğinin ne kadar kötü olduğunu biliyor muydunuz?), bol bol free file'ları olan bir mix programı, bir nevi ProTracker (bu lafı kullanmayalı yıllar olmuş bea). Bunu bulabilirse işine yarar herhalde. DAS IRGENDJEMAND UNS Sevgili MAC; Bu sana ilk mektubum (çok klasik oldu), fakat son olmayacak (bu daha da klasik oldu). Derginizi Mayıs 96'dan beri okuyorum ve şimdiye kadar bir tanesini bile kaçırmadım. Ben bu mektubu Kıbrıs'tan yazıyorum ve bilmenizi isterim ki derginizi Kıbrıs'ta da okuyan birçok kişi var. Bu ay ki derginizi (Ocak 97) elime aldığımda sevinçten havalara uçuyordum. (valla iltifat değil). İşte bu dedim. Fakat bu yetmez. Bu dergi en iyisi, en mükemmeli, en matrağı... Neyse, galiba çok uzattım. Sorularıma geçiyorum: 1) Maalesef burada (Kıbrıs'ta) beğendiğim ve istediğim oyunları bulamıyorum. Daha doğrusu bulsam bile Türkiye'dekinden 3 veya 4 kat daha fazla bir paraya bulabiliyorum. Acaba beğendiğim oyunları Kamer'den temin etmemin bir yolu var mı? 2) Ben “Full Throttle'a” bayılıyorum. Bana bu oyun gibi güzel bir oyun önerebilir misin? 3) Eski sayılarınızdan 6. ve 10.'ları istiyordum. Gereken parayı verilen banka hesaplarından birine yatırdım (şu anda tam hatırlamıyorum) ve dekontu size faksladım. Bu işi “Ekim veya Kasım” ayında yaptım, ama halen gelmedi. Acaba faks elinize geçmedi mi? Bir zahmet Emin'e sor ha! (Lütfen, lütfen, lütfen...) 4) Sence “Tomb Raider” nasıl? Almaya değer mi? Değmezse neden? Değerse neden? (Ne diyorum ya ben?) 5) The Need For Speed Special Edition, Mega Race 2 ve Screamer 2... Bir karşılaştırma lütfen!!! (Grafik, ses ve arabalara göre) 6) Aralık 96 sayısının 'News' köşesinde adı geçen Night Warriors hakkında bir bilgin var mı? (Beat 'em up oyunları pek severim de). MK3'den güzel olabilir mi? (Olamaz ama yine de sorayım dedim). 7) Gene Wars alınmaya değer mi? Biraz zormuş diyorlar... Değerli bilgilerinizden biraz istesek? 8) Engin Abla (ya da abi) gerçekten bilgisayar konusunda uzman mı? Neden herkes “GAM-SHOW” okumuyor? (Neden ha, mazeretiniz ne?) Tarık “The Junglist” Tunçkol MAC: Yakında beyazlar içinde (yani gelin olarak değil canım, deniz piyade astsubay bahriye berelisi olarak, ne deniyorsa işte) Timur'u oralarda görebilirsin, selam söyle, de ki ona, gelince Basın Kurulu ona bir şeyler soracakmış. Kıbrıs'taki tirajın artmasını rica ediyoruz, gerekirse Timur'un yanına Emin'i (ay ağzımdan kaydı ya) gönderebiliriz çıkartmaya takviye olarak. 1) Kamer'i ararsan kargo (oralara varsa eğer) aracılığıyla oyun edinebilirsin (tel 0 212 260 02 25). Aslında Mersin'den bizim evi de arayabilirsin, sana daha yakın, annem sana eski 64 kartuşlarımı verebilir, ya da Yeşilada'yla (batmadıysa) yollayabilir, benim ver dediğimi söyle. 2) Keşke olsa da önerebilsem. Belki korka korka Ace Ventura diyeceğim, al istersen ama Full Throttle kalitesini kolay kolay bulamayacağını da bil. 3) Emin'im, bak ne diyor Tarık. Abi kendin sorsana (telefon birinci cevapta), sen benden daha yakınsın. Olmuştur bir aksilik kesin, hallederler. 4) Bence değer. 5) Şimdi son değişik duygularıma göre The Need for Speed CD alınır (bir mektup önce de gayet açık belirttiğim gibi), Screamer 2 CD-rip olarak bulunursa alınır (pek bir şey fark etmiyor, zaten install edince ufak bir program var, onun sayesinde CD'siz de oynanıyor), MegaRace 2 de ödünç alınır (çünkü bitiyor ve insan üzülüyor). 6) Night Warriors, MK3, Pray for Death çarpsan, bölsen, toplasan ne fark eder ki. Yok da bir farkı olduğunu sanmıyorum (görmedim, ama umutlu değilim manasında). Belki bu ayki News'daki Cyber Gladiators daha güzel bir şeyler olur. Bu arada yeri gelmişken (bir saattir bekliyorum bu fırsatı ya) News'daki bazı oyunlar şu anda çıkmış durumda olabilirler, bu normaldir, ya da bir sene sonra çıkabilirler, bu da normaldir, ya da hiç çıkmazlar, bu o kadar normal değildir ama yine de idare eder. Yani 'aaa bu var ya' ya da 'o ne zaman gelecek' gibi bir muhabbet pek bir işe yaramıyor. 7) Zordan öteymiş, hatta iki satır önce dahi dediğimiz iki adam birinci level'ı geçememişler. Yani aslında herhalde o kadar da zor değildir de, önceleri ne olup bittiğini anlamak biraz zor. Dergideki açıklamayla fazla zorlanmadan oynarsın herhalde. 8) Onun uzman olduğu konuları yazamıyorum da, bu konuda garip bir yeteneği olduğu kesin. Mesela bilgisayarda bir sorun var, Emin'le ben oturmuşuz, driver, install falan tartışıyoruz, nasıl yaparız falan diye. Engin geliyor, konudan haberi yok, olsa da ilgilendiği bir şey değil, şöyle bilgisayara iki tak tak falan yapıyor, kabloları falan kurcalıyor, alet hemen çalışmaya başlıyor. Bir kere olsa neyse, bu hep oluyor, ve beni DELİ ediyor. Hanımın 7. (teknik) hissi çok gelişmiş anlaşılan. AUF UNSEREN WEGEN LENKT Sevgili MAC, Yaşlı bilge gözlerini kıstı ve ufka baktı. Sis dağılıyor, hiçbir zaman kuzeyden doğmayacağı sanılan güneş yine doğudan doğuyordu. “Yengen hazırlamıştır evde çayı” dedi kendi kendine. Asasının sivri ucunu sapladı yere “Lan nerde bir “geri döndüm” girişi var, orada ben nedir bu heriflerden çektiğim” diye düşündü. Bir çocuk birazdan koşarak çıktı ufuktan, “Geliyor, geliyooor!” Derin bir nefes aldı yaşlı bilge, pesimistik ve mistik düşüncelere dalıyordu ki, dıgıdık dıgıdık iki el at sesi geldi. Evet O geri dönmüştü. Muder geri dönmüştü. 1) Vay A4 lan bu! Aman batmayalım (yel aldı ağzımdan lafı) 2) Kabus Sherlock'dan 3521 tane ayrı version yapmışlar, artık bendekileri açıklamasanız da olur, hatta çok iyi bile olur, hatta hatta bu sherlock olayına hiç girmesek... 3) Warcraft'da mancınığı kaldıramıyorum. Kaldırsam da isabetli atışlar yapamıyorum (sırıtmıyorum). 4) Ecstatica'da ne yapacağım, öyle köyde geziyorum, düşmanlarla dövüşler yapıyorum. Sonuç mu? Soru soruyorum. 5) Ders çalışırken gözlerim uyuşuyor, ama aynı gözüm C&C'da hiç uyuşmuyor, neden? MAC: Hoş geldin, ben de seçmece girişi için bilge'yi aramıştım, işe çıktı dediler, demek sen almışsın, çocuğum, yapma böyle ya, biraz ortadan kayboluyorsun, kesin kendi mektubuna gülmekten öldün sanıyoruz, evham kaplıyor içimizi. 1) Sus 'B' harfi bile yasak bundan sonra. Güzel olmuş ama değil mi? 2) Bu konuda çok haklısın, bana da Sherlock sayfası yapmaktan gına geldi (hayır fon çıksa bir şey demeyeceğim, çıkmıyor, sinirim bozuluyor) bu ayki son, valla son, billa son, Sherlock, OJ olayını çözse bile son. 3) Mancınığı kaldıramayan da sensin, isabetli atamayan da, tabii sırıtmayacağım (ağlasan yeridir), ama biz burada gülmekten yerlere yatıyoruz. Piyasada bir sürü ilaç var ama sen beni dinle, mancınık öyle hemen şak diye kalkmıyor, belirli bir sürede ateş edebiliyor (netekim doğru), isabet işine gelince, 'practice makes perfect' değil tabii, yakın mesafede hiç işe yaramıyor, uzaktan atışlarda daha iyi (ya ne diyorum ben ya) her mancınığın yanına bir iki knight ver, yaklaşan düşman olursa knight'lar ilgilensinler. 4) İlk başta dükkana girecekmişsin (kurt adam gelince), sonra dışarı çıkacakmışsın. Dükkanın arkasındaki sokağa girecekmişsin, sana bir kere vurmasına (abi başımı belaya sokacaksın sen, kesin kararlısın) izin verecekmişsin, böylece koşabiliyormuşsun. Bir arka sokakta sola dönecekmişsin, kılıcı alıp, zırha dokunmayacakmışsın ve dragon'u öldürecekmişsin. Oyunu görmüşlüğüm yok, birine sordum, böyle diyor. 5) Hayda, oyun tavsiyatörlüğünden amatör göz doktorluğuna terfi ettik (bakınız son mektup): Açın bakayım ağzınızı (amatörüz dedik değil mi), hıımm, sağ arka çürümüş, ondandır, yarın sabah bir şey yemeden idrar örneğinizle gelin, beraber yeriz. | SO IST DAS LEBEN

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.