MAC ATTACK

F1 Grand Prix 2'yi alayım mı diye bir soru soracağım sende " hemen tabii ki diyeceksin bunu biliyorum ama yine de soruyorum alayım mı? NFS SE kadar güzel mi? 10) Nedir bu sizin dergideki GİBİN muhabbeti. Neden gibi yazmıyorsunuzda gibin yazıyorsunuz? 11) W95'teki autorun.exe'yi sildim. Tekrar geride alamadım. Şimdi ne yapıcaz. Bütün Windows'u yeniden mi install edeceğim? İşte sorular. Senin görevin MAC, tabi eğer kabul edersen bu 11 soruyu en kısa zamanda yanıtlamak. Eğer yanıtlarken biri fark ederse benden bahsetmeyeceksin. Bu kağıt 5 saniye içinde kendini intihar edecektir. Cısssss (İmpossible Mıssıon gibin yazdım). Can be waitin for your answer' Yaşarlar MAC: Şimdi ortada bin tane 'bunu mutlaka yayınla, ölümü öp (degişik bir zevk, denemem lazım)' diyen mektup varken tutup da “hatta yayınlamasan daha iyi olur' diyen bir mektubu yayınlıyor olmam ne demek olabilir. a) öbür mektup sahiplerini sinir edip onları şiddete iten bir provakatör müyüm ben acep? b) kimselere geri mektup yazamıcağımı söyleyip genel bir mesaj mı vermek istiyorum yoksa c) benim sistemim de en az seninki kadar problemli, kendimi sana yakın mı hissettim. Siz karar verin. 1) Hybrid benim anladığım kadarıyla bu oyunları kıran grup, yani korsan, yani küpe, papağan, göz bantı falan. Şimdi aslında bunun daha karışık bir sebebi olabilir ama, gözüm istemeden 2.soru'na kaydı, bakıyorum ekran çalma işini kurcalıyorsun, bu durumda eğer autoexec'inde ya da o civarlarda EMM386 diye bir satır varsa oyunlar çalışmıyor. Yani bu EMM386 ve ekran çalma programları fazla iyi anlaşamıyor. O satırın başına REM koyup öyle denemekte yarar var. Bu da olmazsa billg © microsoft.com'a bir mesaj at, benim gönderdiğimi söyle. 2) Bu derdi çözücez diye canımız çıkmıştı, İngiltereleri arayıp (o zaman e-mail yoktu) garip aksanlı insanlara sharware parasını vermişiz gibi yaparak sormuştuk da onlar da çalınmadığını söylemişlerdi. 3) DirectX deme bana, sinirim oynuyor. SVGA problemi zaten var, bi de DirectX çıktı karşımıza. Evet haklısın, şu anda bu oyunlardan resim çalabilen bir program yok (her yerleri aradım). Alt*Print Screen numarasi da 8-bit (çok renk) olanlara sökmüyor. Beklemekten başka yapacak bir şey yok, son İngiltere konuşmalarıma göre (artık e-mail) yakında yeni bir ScreenThief çıkacakmış, o bu işi becerecekmiş. Ben böyle oyunlarda mümkünse DOS'tan çalıştırıp eski ScreenThief'i kullanıyorum. 4) Yok pano sadece bir cisim (ne olursa) alıyor. Bunun yerine win altından ekran programı tavsiye ediim sana. Bakınız bunlar: Corel Capture, ScreenThief95, Hijaack95, GrabitPro, Ulead- Kolleksiyonum en nadide parçaları bunlar (ve hiç biri DirectX çalamıyor). 5) NBA97 almaya kesin değer, yani tam olarak zenciyim, harlem'de büyüdüm, basketbol benim hayatım diyemicem ama oyundaki hareketler benim bile hoşuma gitti. Win95'de sorunsuz çalışıyor (eğer bir şey win95 altında sorunsuz çalışıyorsa kötü olsa bile, sırf bu duyguyu tatmak için almak lazım). 6) Keşke bugün alet çantamı alsaymışım yanıma. Sen at abi bu bilgisayarı, amma sorunluymuş canııım, GameBoy falan alalım sana. Seslerdeki problemin bir iki sebebi olabilir. Birincisi (gerçi seninki hızlı ama) bilgisayarın ya CD-ROM'un hızı yetmiyordur. Alet aynı anda hem ses hem grafik işinin altından kalkamıyordur. Önce grafikleri ekrana basıp sonra da sesleri toparlamaya çalıştığından ortalık karışıyor ve kekeme olayı böyle ortaya çıkıyor. Diğer aklıma gelen bir sebep, şimdi sende Win95 saplantısı varsa (ki var gibi görünüyor, hemen kurtulmalısın, Win95 bir işletim zımbırtısı diil, beni ele geçirmeye çalısan bir yılan) ve oyunu öyle çalıştırmayı deniyorsan, arka taraflarda (hani güya multitask ya) bir şeyler varsa bu yine oyunun ses işine yetişememesine sebep olabilir. Ha bi de CD bozulmuş olabilir. 7) Uzun zamandır düşünmemiştim. Şimdi düşündüm de bence Sierra. Şimdi diceksiniz hep adamların oyunlarını kötülüyorsun şimdi de tutup böyle diyorsun. Aslında haklısınız da, şunu unutmamak lazım, hayatta paralı insanlarla aranı iyi tutmak, her zaman iyi bir kuraldır, Sierra'nın da çok parası var maaşallah, Papyrus, İmpressions gibi firmaları yutup duruyorlar ama en azından sonra ortak isim altında çıkan oyunlar daha kaliteli oluyor (bakınız Caesar2, Lords2, Nascar2). Fikir olarak tuttuğum birileri yok şu anda (Microprose saçmalamaya başladığından beri). 8) Simdi ben TopGun 1 numara diyeli bir ay olmuş, tutup burda ATF al desem ayıp olmaz mı? Yoksa bu hileli soru mu? Kendimle ters düşürüp huzurumu bozmaya mı çalışıyorsun (paranoya diz boyu). Yok abi, bence TopGun'ı al, almam, alamam diyorsan bekle önce Jetfighterlli, TFX3, Falcon4 falan çıksın, o zaman bi da sor (F22'den uzak dur bence). İşte. 9) Yok alma desem başıma taş yağar herhalde. Ama Need For Speed'i bu kadar seviyorsan belki de senin oşuna gitmez. Screamer2'ye bakmanda da gana çok yarar var (İntel, şemsiyemi ver, taş —

Yağıyo yine). 10) Türk Dil Kurumu casusuyuz galiba. Sen şimdi 'dii kampanyama dâ karşı çıkarsın. Biz relax yapmaya karar verdik, artık eli sopalı edebiyat hocalarımız olmadığına göre ve güzel türkçemiz yazıldığı gibi okunduğu, okunduğu gibi de için böyle. Ne diyon? 11) Nerde autorun.exe var ki? Benim niye haberim yok? CD'de var bi tane, ama onu silemezsin (silebiliyorsan bana haber ver, çok para kazanacaz bu işten), sildiysen de sonuç olarak bir zararı olmaz, artık her CD'yi soktuğunda salak install ekranı fırlamıcak demek bu. Kurtuldun yani. Gerçekten install etmen gerekirse (bu kadar kurcaladığına göre yakında olacak) setup.exe'yi çalıştır. DASS DIE WELT Terliyorum. Sırtım sırılsıklam. Anlaşılan yine bir kabus görüyorum. Uyanmak istiyorum. Nafile... Bir türlü uyanamıyorum. Korkularımın hepsi uykumda kabus olarak karşıma çıkıyor. Boğuluyorum. Nefes almakta zorlanıyorum. Boğazım ve damağım kuruyor. Su! Bir damlada olsa, su istiyorum. Damarlarımdaki adrenalin artıyor. Dayanamıyorum. Evet... Haykırmalıyım, belki biri beni duyar. Bağırıyorum. Hayır! Olamaz! Sesim! Sesim çıkmıyor. Tüm gücümü kullanıyorum. Bir kere daha deniyorum. Kahretsin gene sesim çıkmıyor. Karşı koymalıyım ama olmuyor. Tanrım bana yardım et. Her yandan, her yönden, her türlü ve her şekilde geliyorlar. Öleceğim. Elbet bir gün bir şekilde ama böyle olması gerekmezdi. Daha onurlusunu isterdim. Düşünemiyorum. Kafam allak bullak oldu. Neden? Neden diye soruyorum. Cevap bulamıyorum. Sanırım buraya kadar. Artık hiç bir şey benim için bir anlam ifade etmiyor. Çünkü en önemli şeyi kaybetmek üzereyim. Elveda... İşte geliyorlar, sesleniyorlar adımı söylüyorlar. Her taraf aydınlanıyor. Beni çağırıyorlar. Artık görüyorum hepsini daha net görüyorum. Anne? Baba? Siz misiniz? Nasıl geldiniz buraya? Ha! TV'de Elm sokağı mı oynuyor? Oh be! Filmi seyrederken uyumuşum. Sanırım bir daha korku filmi veya PC oyunu oynamayacağım. Neyse sana soracaklarım vardı. Hazır uyanmışken sana sorayım. 1) Murat'çığım (samimiyet belirtisi) aslında durum çok acil. Maniac Mansion 2'de Bernard'ın kullanması gereken bir ip varmış. Bunu bacayı kullanarak yapacakmış. Nasıl(mış)? İpi bulamadım. 2) Murat'çığım (Valla yağ çekmiyorum) bu da oldukça acil. Monkeys 2'de oyunun son ekranında takıldım. Le Chuck, habire woo0o00dooooooo bebeğiyle beni teleport edip duruyor. Dergiyi okumamı söyleme çünkü dergide bu bölümü yazmıyor. (Hain yazar!!!) 3) Kainatın best of the best yazarı(oha). Tie Fighter'deki beam weapon tam olarak ne işe yarıyor? Nasıl kullanılıyor? Sorularım bu kadar. Yalnız bu cevaplara gerçekten ihtiyacım var. Mutlaka cevabını bekliyorum. GOD MUST BE WITH YOU MY BROTHERS... Hakan Erkut MAC: Ya ne güzel gidiyodu, heyecanlanmaya bile başlamıştım (benim garip zevklerim olamaz mı) ama film kısmı olmadı. Çok klişe. Tam ucuna kadar getirilip insan böyle bırakılır mı? Şimdi bütün gün sinirli olacam. 1) Ha canım, ipi arıyorsun, söylüim güzelim. Şömineyi kullanıp yukarı çıkacaksın, pencereden Dr.Fred'in olduğu yere gideceksin. Dr.Fred'in üstündeki ipi alıp, pencereden çıkıp, direğe ipi bağlayacaksın. Aşağı inip, ipin ucunu mumyaya bağlayıp, yukarı çıkıp, diğer ucu Dr.Fred'e bağlayacaksın. Son olarak pencerede çıkıp ipi çekeceksin. 2) Canikom, no'lcak ki, sor soylim (yaa, şimdi bunu okuyanlar neler de düşünecekler). Sen LeChuck için bir vodoo bebeği yapmayı becerebildin mi? Beceremediysen ben söylüm. Işığı yaktığında LeChuck seni transport ececek, bu transportlar çok önemli değil. Kısa sürede kaldığın yerden devam edebilirsin. Neyse, ilk yardım odasında babasının kafatasını alıp, juju-bag'e koyuyorsun. Çöpten şırınga, çekmecelerden eldiveni alıp, dışarı çıktığında, LeChuck gelince mendili veriyorsun. Depoya gidip, bütün kutuları açıp, içlerinden bebek, grog ve yeşil balonu alıyorsun. LeChuck gelince grog'u üstende kullanıyorsun, balon ve eldiveni yandaki helyum tankından doldurup, grog makinasında coin return'a baktığında yere jetonlar düşüyor, LeChuck onları alırken, iç çamaşırını çekip, onu ve bebeği juju-bag'e koyuyorsun, Asansörü çağırıp içine girince, LeChuck'u görür görmez kolu çekip, sakalını alıyorsun, onu da çantaya koyunca woodoo bebeği hazır olmuş oluyor. Sonra LeChuck'ı bulup, şırıngayı bebeğe saplıyorsun. Konuşma seçeneklerinden bacak koparmayla ilgili olanı seçip, oyunu bitiriyorsun. 3) En sevgili okuyucum (sen ne kadar ciddiysen ben de o kadar ciddiyim), tractor (kötü tercümeye açık bir kelime) beam, imparatorluğumuz tarafından hazırlanan bir nevi uzay cımbızıdır. Eğer rakibin çok hızlı gitmiyorsa ve sen yeterince kuyruğunda kalabilirsen bu silahla onun manevra kabiliyetini azaltıp bir nevi capture edebilirsin. Aslında cok kullandığım bir silah diil, zaten beam'i kullanana kadar çoktan patlatmış olabilirsin. SICH NOCHMAL Dear MAC, 111-M'den (Sosyal Sınıf) sevgilerle mektubuma başlıyorum. Şu anda ar!

C GRON ToRS FRE

MAC DEDE

KIL

ATFACK

g adani e. Nu zino

BAYRARS KULEBI

KILL!

alıp aa geçen için çok Varastım.

e-mail'lere muhabbeti sürüyor. sabırsız ve asabi degilseniz adres: (sabır üniversiteye hazırlanıyorum ama ders geometri. Engin Abla'ya bol sorulu bir mektup yazmıştım, mavraya açık ve neşeliydi ama yayınlanmadı. Uyu, çok çok güzel. Bilgisayar ile hiç alakası olmayan kızlara okuttum, aynısını defterine geçirme ihtiyacı hissettiler. Kimiside “Aaa, Macbeth'den bölümler mi var bilgisayar dediler. Bende onlar MAC tarihçeyi okuttum (Deamon ve Bob'u da). Bazıları da benden dergileri alıp sadece Mavra ve Mac girizgah bölümlerini okuyup bırakıyorlar (Bu arada Word 7.0'ın sözlüğüne mavra ve Mac kelimeleri yoktu, ekledim) Anyway sorular başlıyo!!! 1- Sence 3D Blaster mı, Diamon Stealth 3D 2000 mi? niye? 2- Bizim arkadaşlar edebiyat ile ilgili bir dergi çıkarmaya başladılar. 2. Sayı belki çıkacak. DURUN!! Yapmayın, etmeyin, eylemeyin, yol yakınken dönün dedim, dinletemedim. Sen ne dersin? 3- Red Alert'da Alied'ların o nal gibin gemi yok eden (animasyonda öyle gözüküyodu) chronosphere ne işe yarıyor? Nasıl kullanıyor? Allied 11. Bölüm için taktik ver lütfen. Para bitiyor, harvester'ımı rahat bırakmıyorlar (ben hala öyle diyorum, harvester'ın yeri başkadır, ah Dune2 ah). Mayın döşüyeyim derken, bir bakıyorum elin mamut'u IDBEHOLD V yazıp geliyo. (Bkz:Doom) Sonra üç taraftan, beşerli dokuzarlı bombacı, alevci gönderiyo, bir de havadan füze olsun mermi olsun ne bulursa gönderiyo. AA Gun yapıcam ama Insufficent powerll! Niye? Çünkü, kurulacak yer yok. Üssü büyütsem hepten savunamam. Zaten Tech. Center elektrikli ısıtıcalar gibi bütün enerjiyi çekiyor. Ha, bir de PowerSuit meselesi var (Ufo'daki değil tabi ki, GDI'ın sonunda C&C2?' gelecek dedikleri). Lazer Chopper, balık adam da Red Alert'te var mı? 4- Büyük Sid Meier (bundan sonra saygıyla timsah yürüyüşü durumunda yazıcam) Usta yeni oyunlar yapıyor mu? 5- Şahsi sorun için reserve. 6- Starcraft çıktı mı? X-Com 3'ün Pentium 90 (Hani şu typical 386 sx16'dan 20.6 kere hızlı olan işlemci değil mi?) istediği doğru mu? 7- Benim fonda Mama Said başladı. Seninkin de ne çalar? (The House Jack build and Roonie are best ones -biraz geç ama olsun-) 8- Sence benim 95'e başlangıçta Norton Undo, Powertoys, Norton Navigator Fastassist yükleyip çok mu göçertiyorum? 9- A klavyede 2 parmaktan, 10 parmağa geçmenin kolay bir yolu var mı? “10 Parmak' diye bir program varmış, sence işe yarar mı? 10- MAC her aynaya bakışta İska'yı mı görür? 1- Eleştri: Oyunlar açıklanırken (hangi yazarlar bilmiyorum) daha ok yüzeysel geçiyorsunuz. Oyunun incelikleri hakkında bilgi vermiyorsunuz. Örnek: Rebel Runner'ın açıklamasında Run (Koşma) tuşundan bahsedilmemiş. Yani istiyorum ki GameShow'da bir oyunu okuduktan sonra herşeyi anlayayım. İngilizce bilmeyenler de anlasın. 12- Bana arkonoid türü yeni bir oyun tavsiye eder misin? Piyasadakilerin hemen hemen hepsini oynadım. Ve biraz da platform (Rayman hariç) 13- Arkadaşım Özgür Vardar'da 11th hour'un açıklamasını, screenshotlarını, savelerini falan göndermişti. Niye yayınlamadınız. Hiç bir yerde açıklanmadı (hala). | Oysa taa ne zaman gönderilmişti.

Akha Cemgü

ASE KAS

MAC: Yav sağol da istersen arkadaşlarına söyle, yazdıklarımı okusunlar, ama uyarı onları, nasıl olsai0 sene sonra eğer kafaları yeterince çalışıyorsa onlar da aynı şeyleri yazmak isticekler (istemezlerse onlar için yapabilecegimiz fazla bişe yok). Bu arada senin adın gercekten Akha mi? Baban da Ramses'mi esprisi yapmıcam (ayıp) süper isim, çok tuttum. "Murat'ın yanında yaratıcılık şaheseri gibi duruyo. 1) Yanlış adama soruyorsun. Beni bağlayıp gözüme (ufak bir yazım hatası ölümcül olabilir burda) 3D Blaster soksalar yine de Diamond derim. Hatta sıksık durup durup Diamond derim. O zaman niye benim kartım S3 Trio bişeler. Çünkü Diamond'a param yetmiyor, her zaman kaliteli kartlar yapmışlardır, tam bahsettiğin kartı tanımıyorum, ama üstünde Diamond yazıyorsa alınır (anasına bak hesabı). 2) Edebiyat dergisinde yazmak garip olsa gerek. Şimdi editör yazarlara, fazla yer yok, iyi açıkla, edebiyat yapma diyemiyor mu? Bir nevi çatışma. Peki tiraj işleri nasıl? İmla bilgim yeterli olmadığınan bu mavraya katılamıyorum, ama uzaktan eğlenceli görünüyor. 3) Chronosphere çok yararlı bir alet aslında. Ana yararı unitleri haritada görebildigin bir yere transport etmesi (ama sadece araçlar, askerleri az pişmiş yapıyor), yani sınır ötesi süpriz saldırılar için ideal. Bir diğer özelliği de Chronovortex diye bir silah yaratması. Bu her seferinde çıkmıyor (9.20 ihtimal), chronovortex bir nevi Aladdinin lambasının cini. Çalıştırabildiğin zaman haritanin random bir yerinde çıkıyor ve 'buyur sahip' diyip 5 unite (veya bina) yok ediyor. Sonra sahip' diyip kayboluyor (aslına o nal'a benzeyen şey cronosphere değil gap generator, o da düşman radarında belirli bir bölgeyi görememeni sağlıyor). Şimdi gelelim 11. Bölüme (doom esprisini anlamadım, özürlü olduğum bir konu), gelelim de, hangi 11.bölüme. Her türlü görev sorunuza açığım da lütfen bana sorarken briefing'de ne yazıyor söyleyin, öyle kafadan tak diye bir rakam söyleyince hangi level oldugunu anlayamıyorum (lafım sana dül, senin dediğini anladim). Bu gerçekten lanet bir görev, ben kendi geliştirdiğim 'en iyi saldırı müdafadır' taktiğiyle geçtim. Öncelikle sol alt ve yukardaki kapıları duvarla kapattım, ve oralara (dışardan) bir dolu turret yaptım Yeterince hızlı repair'e basabilirsen (ben jet gibi basarım) bunlar diğer birliklerin olay yerine yetişene kadar durumu idare ediyorlar. Tabi haliyle sol altaki power bilmemneleri zamanla yolcular (hava saldırısından), onlar gittikçe yenileri yap ama her zaman sağa doğru yaklaşmaya çalış. Böylece korumak daha kolay oluyor. Başta sana iki gemi veriyorlar (abi yanlış bölümü anlatıyorsam gülme olur mu), bunlara iyi bak, çünkü uzun menzilleri sayesinde doğudan habire gelen düşmanlara karşı etkililer. Harvester'ları korumak için ikişer tane tank yap, onları seç, CTRL ve ALT'a basıp harvester'ı seç. Bu, bu unit'e göz kulak olun' demek. Tanklar harvester'ı koruyacaklar. Son bir uyarı, level'ın sonunda mutlaka yeterli power output olması lazım, son bir iki dakika da fabrika, silo ne varsa sat ki power yetsin. Bu arada bu resmi olarak C&C2 degil, o dediğin unit'ler bundan sonraki oyunda olacaklar, ne zaman mı çikacak, iyimser bir tahminle bu sene yaza (çıkmazsa beni suçlamayın olur mu, sanki ben boş zamanlarımda C&C programlıyormuşum gibi). 4) Usta şu anda hangi oyunla meşgul bilmiyorum, ama kendi development şirketini kurduğu doğru (adını söylemedim, sizi sürünmekten rtardım 5) Aynen. Ama artık bir madde yetmemeye başlıyor. 6) Ha çıktı, bende var, gel al. Birazcık acele ediyoruz galiba oyunun çıkış tarihi için 97 sonu diyorlar (kaç gün var kız intel daha. Çok gün var efem). Yani çok gün var daha, heyecanlanma. X-Com3'ün SVGA olduğunu düşünürsen söylediğine yakın bir şeyler istiyeceği kesin. Zaten Pentium istemeyen oyun kaldı mı? 7)Benimkinde Paradise Lost, Icon çalıyor. Yeni bir Paradise Lost alacak para bulana kadar standart yazı müziği bu. 8)Pompei'nin son günleri. Çocuğum delimisin sen, napcan o kadar şeyi, aç bir dos penceresi mem /c /p yaz bakalım zavallı bilgisayarına ve kendine neler çektiriyorsun (bak intel, nankör, elalem garip zevk oyunları deniyor yapıyo, sen bi font'ları kurcalıyorum diye şikayet ediyorsun). Çıkar hepsini hemen (128 MB Ram'ın varsa kalsınlar). 9) Valla cerrahi çok ilerledi, kopan her şeyi dikiyorlar falan ama sana 8 parmak ekleyebilirler mi bilmiyorum. Ben de bir zamanlar 10 parmakla eğlenmiştim, şimdi tekrar 3 parmağa (space'e baş parmağımla basabiliyorum) geri döndüm. Eğer vaktin varsa, ve çok çok alıştırma yapacam diyorsan iyi program. 10) Gördüğüm yaratıktan hiç memnun değilim ama bu sorunu anlamadım. 11) Yazıların içeriği ve gidişatı konusunda şu anda sıkı yönetim (komutan Emin Bey Pasha) altındayız. İlerlemeleri göreceğinizi düşünüyoruz. 12) Arkanoid olarak ben de bi tane yüz senelik Krypton Egg diye bişe var, çok canım sıkıldığında oynarım. Bilmem kaç yüz tane level'ı var ve ben maksimum acemi olduğumdan 3 senedir falan beni idare ediyor (Kamer'de var). Platform olarak Alaaddin desem cehaletim su yüzüne çıkar mı acaba. 13) Yayın planı diye bişe var, her ay yayınlanacak oyunlar (son dakika skandalları hariç) önceden kararlaştırılıyor, resimler çalınıyo falan. Bi tane yazı geldi diye başka bir şeyi çıkarmamızı bekliyemezsin (di mi?). Bu arada geçen ayki Red Alert çağrısına 6 tane yazı geldi, bunlardan iki tanesi bayagı iyiler, bu arkadaşları şu anda 'hafif starteji' kadrosu için eğitiyoruz (zindanda). Şimdi de (Burak'tan kurtulmak için) dövüş oyunlarını seviyorsanız Mortal Kombat3 yazısı gönderebilirsiniz. Hareketleri boş verin, genel olarak nasıl istyorsanız öyle yazın. Bu arada gecen ayki cağrıya cevap yazan Onur Cantimur adlı arkadaşıma da bir not. Şimdi ben Red Alert yazısı istiyoruz demişim, sen de dergiye fax cekmişsin, başlık olarak (neydi Intel. MAC'in saçmalığı efem) MAC'in saçmalığını uygun görmüşsün ve sonra verip veriştirmişsin (bu cevap uzun oldu, farkindayim. 853 kelime efem. Kes sana soru sorulmadan konuşma. Peki efem), ben onun istediği oyunu

'devparm dem yazarak açıyorum. Oyun sırasında F1'e basarak bazı ekran kartı görüntülerini bmp olarak alıyorum. Yalnız Paintbrush bunları siyah beyaz çıkarıyor. Nasıl renkli yapabilirim? Sorularım bu kadar. İnşallah bunu yayınlarsın. Ama yayınlayacağın takdirde yeni takdiğimi uygulayacağım. Bu ne biliyor musun? Dur anlatayım: Her ay mektup yazacağım. Bu mektuptan 10-15 fotokopi çektireceğim hepsini de üşenmeden yollayacağım. Nasıl ama? Cem Karaoğuz-Samsun MAC: Yani renkli olmadan önce gördün de almadın mı, ilk gördüğün sayı renkli sayı mıydı? Keşke bilseydim, sana da ona göre kötü davranırdım (şaka ama iki alternatif de, çok iyi şeyler söylemiyor senin hakkında). 1) Benim bildiğim kadarıyla bir kişi joystick'den oynamak zorunda. Yanılıyor olmam da mümkün, bir kere oynadım, orda da Emin'i yenmiştim işte (belki yara kabuk bağlamıştır, hemen tırnaklamak lazım). 2) Bu anahtar taş merdivenlerin oradaki kilitli kapıyı açıyor. Ordan da mahzene iniliyor. 3) Bunu yazmışım da, maksat daha çok mektup gelsin diye şehirlerin en az 5 boyutuna ulaşmış olması gerektiğini yazmamışım. Iyice büyük (10'dan fazla) şehirlerde istediklerini vergici (?), istediklerini elvis (moral düzeltir) istediklerini de bilim adamı yapabilirsin. Tabi şehirdekilerin karnını doyuracak kadar 'normal' insan bırakmak şartıyla. 4) Mektup'la para işi yaş açıkcası. Deneyebilirsin ama bize varma ihtimali cok az (mektup geliyor genelde de, para yolda kalıyor nedense). 5) Haa onlar mı, onlar kolay ayırdet diye plaka numaraları, mesela 01 Adana, 33 Mersin falan gibi. Yok be abi, dediğim gibi onlar şehrin boyunu ifade ediyor. 6) İki türlü PIC var, biri Machintosh'daki PICT file'in PC hali, bunları Ouick Time for Windows install ederek görebilirsin (picture viewer diye bir şeyle), obürleri de bazen oyunların içinden çıkan garip dosyalar. Bunları göremezsin (dışardan) oyunu yapan adam kendi kafasına göre kodlamıştır çünkü. 7) En tepedeki mektupta adı geçen program (Screen Thief) doom'dan ekranları gayet rahat çalıyor. Bu dediğin işlemden haberdar değilim (bana cheat köşesi patentli gibi geldi). UND DANN GUT Gutentag MAC, Seni 64'ler zamanından beri takip etmekteyim, şu anda bir yerlerden program download ederken de sana bu mektubu yazıyorum. Derginizi 5. sayısından itibaren her ay düzenli olarak yazmak zorunda mıyım falan diye. Neyse ben alıngan bir insan değilim (alınganım aslında da bu örnekte olmadığımı farz etmeniz gerekiyor, mana açısından), ama sana dost tavsiyesi, bir firmadan ya da herhangi birinden bir beklentin varsa, onlara cevap yazmanın doğru yolu bu diil. Bunu bu olay için söylemiyorum da, ileriki hayatında çok yararlı olacağını düşünüyorum. Not: Sen zahmet edip Mortal Kombat yazısı yazma, olur mu :). Bu arada en uzun cevap rekorumuzu da kırmış olduk. Kaç kelime Intel? Söylemem küstüm. Peki o zaman ben sayiim elle, sen de mahzene in, kendini hazırla, benim

BODIES

metodlarımla barışacağız (900 küsür kelime işte).

ANDERN WIRD Sevgili MAC; Game-Show'u renkli çıktığı aydan beri alıyorum. Fakat bir kaç eski sayınız da elimde. Bu ay derginizin yeni halini görünce bayıldım. İstersen hemen sorulara geçeyim. 1- Fifa 97'yi iki kişi klavyeden oynayabiliyor mu? 2- Alone In The Dark da (1) salonda dans eden hayaletlerin ortasında duran anahtar nereyi açıyor. Şimdi ben buraya kadar geldim.

O anahtarı da aldım. Nereye gideceğim? 3- Geçen yazılarından birinde Civilization'da artan vergilere karşı şehir ekranında bulunan insanların üzerine tıklayarak bunları vergi toplayıcısı yapabileceğini yazdım. Bunu nasıl yaparım? Çok denedim olmuyor. 4- Eski sayılarınızdan almak için parayı banka havalesi yerine postayla göndersem olmaz mı? (Yani mektup) 5- Yine Civilization'da şehirler üzerinde ki sayılar neyi ifade ediyor? 6- Pic uzantılı dosyalar nedir? Nasıl açarım? - Doom 2'yi Doom 2-

SEK PISTOLS U. Rotten, S. Vicious, S. Jones, P Cook) She was a girl from Birmingham she just had an abortion she was a case of insanity her name was Pauline she lived in a tree She was a no-one who killed her baby she sent her letters from the country she was an animal she was a bloody disgrace Body I'm not an animal Mummy I'm not an ahbortion Dragged on a table in a factory legitimate place to be in a packet in a lavatory die little baby screaminy Body screaming bloody mess it's not an animal it's an abortion Body I'm not an animal Body I'm not an abortion Throbbing sguirm, gurgling mess Tm not a discharge I'm not aloss in protein I'm not athrobbing sguirm Ah! Fs k fhis and that fek itall and f--k the king brat She don'twanna bahy that looks like that wanna bahy that looks like that. Body I'm not an animal Body i'm not an abortion Dyi Ugh!

almaktayım. Mükemmel bir dergi, her zamanki geyiklerin (64'ler zamanı) olması çok hoş, bu arada şunu sorabilirsin; Ulan bu dergiyi 7 aydır alıyorsun, yeni mi aklına geldi mektup yazmak? Aslına bakarsan pek fazla soracak bir şey bulamadığım için yazmıyordum. Neyse, bu kadar yeter, şimdi sorular... 1) Origin'in sayfasında Privateer çıktığını duydum. Birkaç ekranına baktım, gayet güzel (valla hepsi akıllı çocuklar). Bu oyun hakkında hiçbir bilgin var mı? 2) Formula 1 Grand Prix II niye yavaş? Kötü programcılık olabilir mi? Çünkü bana Amiga versiyonunun texture kaplı hali gibi geldi. 3) Bu arada Tomb Raider adlı oyunun demosunu oynadım, benim aletle bile hires oynanamıyor. Bu arada aletim P-133, 16 Mbyte RAM, 1 Mbyte S3 Trio ekran kartı, 1.3 Gb Harddisk, AWE32 (Bunlara bakıp da herife bak neleri var deme, bunları 1,5 senede para biriktirerek alabildim). 4) TSR'ın akıbeti hakkında neler biliyorsun? Need for Speed II çıkacak mı, çıkacaksa ne zaman çıkacak, yine eskisi kadar güzel olacak mı, yoksa biz yine NFS SE'mi oynayacağız? 5) Red Alert'ı müttefiklerle bitirdim, Sovyetlerle oynarken 9. bölümde takıldım, hani şu çok gizli silahımızı taşıyan konvoyumuzun katledildiği, kalan tek kamyonumuza el konulduğu ve bizim de bilumum üsleri, insanları ve o kamyonu yok etmemiz gereken görev. Yaa, herifin sol üst köşedeki üssüne kadar girdim, her şeyi yok ettim ama ortalıkta kamyon, mamyon yok. Nerde bu yaa?? Please help... 6) Mega Race II aşırı derecede insanı sinir sahibi yapan bir oyun, hatta cinnet geçirmenize de yol açabilir. Sakin sakin giderken herifin teki bir geçiriyor, ters dönüyorsun, sonra düzelene kadar herifler yarışı bitiriyor, ayrıca en hızlı arabayı aldığım halde, düz yolda giderken bile en yavaş araba beni geçiyor. Niye? 7) Dungeon Keeper nerde ve Dungeon Keep (SSI) diye bir şey duydun mu? (Evet duydum deme!) 8) Benim 8X Creative CD-ROM'um var. Bazen normal müzik CD'lerini bile okumuyor. Niye? Neyse, sorularım bu aylık bu kadar. Umarım cevaplarsın çünkü başka soru bulabileceğimi zannetmiyorum Tolga “R.I.P.” Özduygu MAC: Sorusu olmayan bir okuyucu da garip bir his, hele oyun tavsiyesi sorusu olmayan bir okuyucu, uuuf, işte onlar çok zor bulunuyor, bulununca hemen üstüne atlanıyor, özenle bağlanıyor, mahzene atılıyor (daha çok tutacağız mı onları orada efem? Birkaç hafta falan daha, incelemem lazım onları, bunu nasıl başarabiliyorlar diye). 1) İyi oyun. Yani şöyle, birincisi gibi insanı ilgilendirebilecek alt görevli falan bir konusu var, savaş bölümleri de Wing Commander 4'den kopya. Bence oynamaya değer 2) O senin texture dediğin şey haliyle oyunu yavaşlatıyor, hatta sırf bir aynayı açmayla açmama arasında bile çok fark var. Bence kötü programlama değil de, yavaş programlama (kelime oyunu, oyunun iki sene falan geç çıkmasından bahsediyorum). 3) Ulan herifte neler var be (ben derim). Ben Tomb Raider'ı üçüncü, dördüncü bölüme kadar oynadım, şelaleli yer hariç çok da yavaş gelmedi (hız kavramlarımızın farklı olduğundan şüphelenmeye başlıyorum). Hatta o salak kurtların olduğu yerde işime bile geldi (hayvanlara zarar veren oyunlara karşıyım, insanlar daha salak, onları vuralım). 4) Akıbet olarak bir şeyden haberim yok, Muhammed karalar bağlamadığına göre demek ki hayattalar. Ama oyun haklarının bin parçaya ayrılıp başka başka firmalara gittiğini biliyorum. Bu konudan Need For Speed'e nasıl atladın bilmiyorum ama takıldım peşinden ben de geldim, Kutsal release list'te böyle bir şey geçmiyor, bu da yok demek olabilir (olmayabilir de) ama onu ararken yerine Fifa97 Soccer Manager diye bir haber buldum (ben de konu değiştirmiş oldum ya, hadi neyse), heyecanlandım. 5) O bölüm bir hayal kırıklığı, sen nehri (köprüyü) geçer geçmez kamyon kaçmaya başlıyor. Sol üst köşeden aşağı doğru iniyor, ve senin base'in oralardan bir yerlerden ekranı terk ediyor (mission failed). Önce helikopter falan yapıp spy plane'leri kullanarak o bölgeyi aç (görünür hale getir manasında) sonra kamyonu görür görmez helikopterleri üstüne sal. Kamyon patlayınca görev de bitiyor zaten, yukarıdaki binaları patlatmana izin bile vermiyor. 6) Emin'le uzun Mannheim gecelerinde tartıştığımız bir konu bu. İki dahi olarak şu sonuca vardık (köpiş de çok yardımcı oldu), oyunda toplam 6 pist olduğundan adamlar ne kadar iyi ve hızlı olursan ol, oyunu hemen bitireme diye rakiplerin gücünü sana göre ayarlamışlar. Yani sen ne kadar iyiysen onlar da o kadar iyi yarışıp oyunundan daha fazla zevk almanı sağlıyorlar. Ters dönme işi de aynı, gerçekten gıcık, ama oyunun ömrünü uzatıyor. 7) Dungeon Keeper Nisan'a kalmış. Sebebini henüz öğrenebilmiş değiliz (tamam, bitmemiş olması yeterince iyi bir sebep de, niye bitmemiş acaba?) Dungeon Keep sakın DeathKeep olmasın? Seçmeceye koyduğuma göre haberim var. Çok çok bug'lı olduğunu bir yana bırakabilirsen fena oyun değil (süper değil, ben de kararsız değilim). 8) Acaba bozulmuş olabilir mi? ÜBER BÖSE SIEGT Sevgili MAC; Ben; 8MB RAM ve Pentium 133 sahibiyim. Bu sana ilk mektubum, derginizi daha yeni keşfetmişimdir (3 ay önce). Bir tane akıllı (inek) ablam var (galiba) ve kız bilgisayarıma el koymaya çalışıyor. Sorularıma geçme halindeyim: 1- Bilgisayarımı kaça 16MB RAM'li yapabilirim (her bilgisayar 16MB'lı olamıyormuş. (bilgisayarımın markası Acer Aspire.)) 2- Şu sıralarda bir CD oyunu almayı düşünüyorum. Strateji sevmem ama herkes RED ALERT'i almamı öneriyor. Alayım mı? Başka hangi oyunları önerirsin? 3- Ablamın da bir sorusu var; MTV CLUB DEAD diye bir oyun duymuş. Acaba nasıl bir şey? 4- Bilgisayarının özelliklerini söyler misin? 5- Bilmeyebilirsin ama TIME COMMANDO'nun cheat'larını söyler misin? 6- Ablam diyor ki müzik ile ilgili CD vardır mı? Berk Yenişehirci MAC: Anlamadım şimdi, galiba bir ablan mı var, ablan galiba kız mı, yoksa galiba inek mi? Eğer sonuncusuysa ablan bütün Türkiye'nin (abartmayayım, dergiyi alan kısmı, mesela 9080 diyelim, kendimizi kandıralım) önünde ona inek dediğini görünce nol'cak senin sonun? Kendi ablamdan bilirim (Emin'le Şahin de bilirler), bu işler çok tehlikelidir, gel sana son bir yak kez bakayım şöyle. 1) Ya ne şanssızsın ya, bütün bilgisayarlar 16 MB oluyor, bir tek Acer Aspire olmuyor. Ya yok öyle bir şey, kim kandırdı seni. Belki 24-24-24-2 falan gibi saçma bir RAM kombinasyonun varsa 16'ya çıkmak için elindekileri atmak, satmak zorunda kalabilirsin ama parası olan herkesin RAM hakkı olduğu (ulan bazen şeytan (dost) diyor, boş ver şu yasayı, kibarlık yapacağına aklına ilk geleni yaz, girsin Timur'un başı belaya, sonra geçiyor, sakinleşiyorum) bir ülkede yaşıyoruz. 2) Red Alert'i al tabii. Önermeye falan gerek yok. Zorluk ayarı da koymuşlar (zaten genelde Covert Operations'a göre çok daha kolay), herkeslerin hoşuna gidebilir. Diğer sabit CD oyun tavsiyeleri her zamanki gibi (artık gözlerim kapalı yazabiliyorum), The Need for Speed, Daggerfall, Full Throttle, US Navy Fighters (artık 97 eklemem gerekiyor, onun için açtım gözümü (bir adet), peek yaptım). Bunların arasından kendi oyun zevkine göre istediğini yaz. Bu soruyu bir daha soran olursa onu da size yollayacağım, sen anlatacaksın ona göre. 3) Türkiye'ye geldi mi bilmiyorum ama Club Dead bildiğin Ripper, tipi bol video'lu bir adventure. Tam sayısını bilmemekle beraber çok CD olduğuna hemen hemen eminim. 4) Söyleyeyim mi Intel? Söylemesek efem? Niye güzelim? Herkesin önünde utanırım efem. Kes söyleyeceğim, MAC cephesinde son durum, Pentium 100, 32 RAM (ki çok daha fazla lazım aslında dergi için), 2.4 GB HD, kıytırık S3 kart, 8x CD-ROM. Bağışlarınız için hesap numarası.... Ha bir de unutmadan ISDN modem (bu hayatımın olayı). 5) Bilmezsem söyleyemem tabii, aslında bilmem de söylemem, ablası anlat şuna bu köşede cheat işlerine bakılmadığını, o işler buradan, 7-8 sayfa sonra dönüyor. 6) 'Müzikle ilgili CD' lafıyla yapabileceğim tüm kelime oyunlarını pas geçiyorum (zaman azalıyor), şu anda burada (Almanya) herkes Music Maker diye bir şey tutturmuş gidiyor. Yarışmalar falan yapıyorlar. Anladığım kadarıyla (Alman müziğinin ne kadar kötü olduğunu biliyor muydunuz?), bol bol free file'ları olan bir mix programı, bir nevi ProTracker (bu lafı kullanmayalı yıllar olmuş bea). Bunu bulabilirse işine yarar herhalde. DAS IRGENDJEMAND UNS Sevgili MAC; Bu sana ilk mektubum (çok klasik oldu), fakat son olmayacak (bu daha da klasik oldu). Derginizi Mayıs 96'dan beri okuyorum ve şimdiye kadar bir tanesini bile kaçırmadım. Ben bu mektubu Kıbrıs'tan yazıyorum ve bilmenizi isterim ki derginizi Kıbrıs'ta da okuyan birçok kişi var. Bu ay ki derginizi (Ocak 97) elime aldığımda sevinçten havalara uçuyordum. (valla iltifat değil). İşte bu dedim. Fakat bu yetmez. Bu dergi en iyisi, en mükemmeli, en matrağı... Neyse, galiba çok uzattım. Sorularıma geçiyorum: 1) Maalesef burada (Kıbrıs'ta) beğendiğim ve istediğim oyunları bulamıyorum. Daha doğrusu bulsam bile Türkiye'dekinden 3 veya 4 kat daha fazla bir paraya bulabiliyorum. Acaba beğendiğim oyunları Kamer'den temin etmemin bir yolu var mı? 2) Ben “Full Throttle'a” bayılıyorum. Bana bu oyun gibi güzel bir oyun önerebilir misin? 3) Eski sayılarınızdan 6. ve 10.'ları istiyordum. Gereken parayı verilen banka hesaplarından birine yatırdım (şu anda tam hatırlamıyorum) ve dekontu size faksladım. Bu işi “Ekim veya Kasım” ayında yaptım, ama halen gelmedi. Acaba faks elinize geçmedi mi? Bir zahmet Emin'e sor ha! (Lütfen, lütfen, lütfen...) 4) Sence “Tomb Raider” nasıl? Almaya değer mi? Değmezse neden? Değerse neden? (Ne diyorum ya ben?) 5) The Need For Speed Special Edition, Mega Race 2 ve Screamer 2... Bir karşılaştırma lütfen!!! (Grafik, ses ve arabalara göre) 6) Aralık 96 sayısının 'News' köşesinde adı geçen Night Warriors hakkında bir bilgin var mı? (Beat 'em up oyunları pek severim de). MK3'den güzel olabilir mi? (Olamaz ama yine de sorayım dedim). 7) Gene Wars alınmaya değer mi? Biraz zormuş diyorlar... Değerli bilgilerinizden biraz istesek? 8) Engin Abla (ya da abi) gerçekten bilgisayar konusunda uzman mı? Neden herkes “GAM-SHOW” okumuyor? (Neden ha, mazeretiniz ne?) Tarık “The Junglist” Tunçkol MAC: Yakında beyazlar içinde (yani gelin olarak değil canım, deniz piyade astsubay bahriye berelisi olarak, ne deniyorsa işte) Timur'u oralarda görebilirsin, selam söyle, de ki ona, gelince Basın Kurulu ona bir şeyler soracakmış. Kıbrıs'taki tirajın artmasını rica ediyoruz, gerekirse Timur'un yanına Emin'i (ay ağzımdan kaydı ya) gönderebiliriz çıkartmaya takviye olarak. 1) Kamer'i ararsan kargo (oralara varsa eğer) aracılığıyla oyun edinebilirsin (tel 0 212 260 02 25). Aslında Mersin'den bizim evi de arayabilirsin, sana daha yakın, annem sana eski 64 kartuşlarımı verebilir, ya da Yeşilada'yla (batmadıysa) yollayabilir, benim ver dediğimi söyle. 2) Keşke olsa da önerebilsem. Belki korka korka Ace Ventura diyeceğim, al istersen ama Full Throttle kalitesini kolay kolay bulamayacağını da bil. 3) Emin'im, bak ne diyor Tarık. Abi kendin sorsana (telefon birinci cevapta), sen benden daha yakınsın. Olmuştur bir aksilik kesin, hallederler. 4) Bence değer. 5) Şimdi son değişik duygularıma göre The Need for Speed CD alınır (bir mektup önce de gayet açık belirttiğim gibi), Screamer 2 CD-rip olarak bulunursa alınır (pek bir şey fark etmiyor, zaten install edince ufak bir program var, onun sayesinde CD'siz de oynanıyor), MegaRace 2 de ödünç alınır (çünkü bitiyor ve insan üzülüyor). 6) Night Warriors, MK3, Pray for Death çarpsan, bölsen, toplasan ne fark eder ki. Yok da bir farkı olduğunu sanmıyorum (görmedim, ama umutlu değilim manasında). Belki bu ayki News'daki Cyber Gladiators daha güzel bir şeyler olur. Bu arada yeri gelmişken (bir saattir bekliyorum bu fırsatı ya) News'daki bazı oyunlar şu anda çıkmış durumda olabilirler, bu normaldir, ya da bir sene sonra çıkabilirler, bu da normaldir, ya da hiç çıkmazlar, bu o kadar normal değildir ama yine de idare eder. Yani 'aaa bu var ya' ya da 'o ne zaman gelecek' gibi bir muhabbet pek bir işe yaramıyor. 7) Zordan öteymiş, hatta iki satır önce dahi dediğimiz iki adam birinci level'ı geçememişler. Yani aslında herhalde o kadar da zor değildir de, önceleri ne olup bittiğini anlamak biraz zor. Dergideki açıklamayla fazla zorlanmadan oynarsın herhalde. 8) Onun uzman olduğu konuları yazamıyorum da, bu konuda garip bir yeteneği olduğu kesin. Mesela bilgisayarda bir sorun var, Emin'le ben oturmuşuz, driver, install falan tartışıyoruz, nasıl yaparız falan diye. Engin geliyor, konudan haberi yok, olsa da ilgilendiği bir şey değil, şöyle bilgisayara iki tak tak falan yapıyor, kabloları falan kurcalıyor, alet hemen çalışmaya başlıyor. Bir kere olsa neyse, bu hep oluyor, ve beni DELİ ediyor. Hanımın 7. (teknik) hissi çok gelişmiş anlaşılan. AUF UNSEREN WEGEN LENKT Sevgili MAC, Yaşlı bilge gözlerini kıstı ve ufka baktı. Sis dağılıyor, hiçbir zaman kuzeyden doğmayacağı sanılan güneş yine doğudan doğuyordu. “Yengen hazırlamıştır evde çayı” dedi kendi kendine. Asasının sivri ucunu sapladı yere “Lan nerde bir “geri döndüm” girişi var, orada ben nedir bu heriflerden çektiğim” diye düşündü. Bir çocuk birazdan koşarak çıktı ufuktan, “Geliyor, geliyooor!” Derin bir nefes aldı yaşlı bilge, pesimistik ve mistik düşüncelere dalıyordu ki, dıgıdık dıgıdık iki el at sesi geldi. Evet O geri dönmüştü. Muder geri dönmüştü. 1) Vay A4 lan bu! Aman batmayalım (yel aldı ağzımdan lafı) 2) Kabus Sherlock'dan 3521 tane ayrı version yapmışlar, artık bendekileri açıklamasanız da olur, hatta çok iyi bile olur, hatta hatta bu sherlock olayına hiç girmesek... 3) Warcraft'da mancınığı kaldıramıyorum. Kaldırsam da isabetli atışlar yapamıyorum (sırıtmıyorum). 4) Ecstatica'da ne yapacağım, öyle köyde geziyorum, düşmanlarla dövüşler yapıyorum. Sonuç mu? Soru soruyorum. 5) Ders çalışırken gözlerim uyuşuyor, ama aynı gözüm C&C'da hiç uyuşmuyor, neden? MAC: Hoş geldin, ben de seçmece girişi için bilge'yi aramıştım, işe çıktı dediler, demek sen almışsın, çocuğum, yapma böyle ya, biraz ortadan kayboluyorsun, kesin kendi mektubuna gülmekten öldün sanıyoruz, evham kaplıyor içimizi. 1) Sus 'B' harfi bile yasak bundan sonra. Güzel olmuş ama değil mi? 2) Bu konuda çok haklısın, bana da Sherlock sayfası yapmaktan gına geldi (hayır fon çıksa bir şey demeyeceğim, çıkmıyor, sinirim bozuluyor) bu ayki son, valla son, billa son, Sherlock, OJ olayını çözse bile son. 3) Mancınığı kaldıramayan da sensin, isabetli atamayan da, tabii sırıtmayacağım (ağlasan yeridir), ama biz burada gülmekten yerlere yatıyoruz. Piyasada bir sürü ilaç var ama sen beni dinle, mancınık öyle hemen şak diye kalkmıyor, belirli bir sürede ateş edebiliyor (netekim doğru), isabet işine gelince, 'practice makes perfect' değil tabii, yakın mesafede hiç işe yaramıyor, uzaktan atışlarda daha iyi (ya ne diyorum ben ya) her mancınığın yanına bir iki knight ver, yaklaşan düşman olursa knight'lar ilgilensinler. 4) İlk başta dükkana girecekmişsin (kurt adam gelince), sonra dışarı çıkacakmışsın. Dükkanın arkasındaki sokağa girecekmişsin, sana bir kere vurmasına (abi başımı belaya sokacaksın sen, kesin kararlısın) izin verecekmişsin, böylece koşabiliyormuşsun. Bir arka sokakta sola dönecekmişsin, kılıcı alıp, zırha dokunmayacakmışsın ve dragon'u öldürecekmişsin. Oyunu görmüşlüğüm yok, birine sordum, böyle diyor. 5) Hayda, oyun tavsiyatörlüğünden amatör göz doktorluğuna terfi ettik (bakınız son mektup): Açın bakayım ağzınızı (amatörüz dedik değil mi), hıımm, sağ arka çürümüş, ondandır, yarın sabah bir şey yemeden idrar örneğinizle gelin, beraber yeriz. | SO IST DAS LEBEN

Naaaber, nasılsın? Aman, iyi, iyi... Abi, Türkiye'ye ne zaman geleceksin? Seni görmek isterdim. Bakalım aklımda canlandırdığım gibi misin? Yani böyle metalci, hafif espritüel, geyiği seven, aklı başında bir adam mısın? Valla acayip merak ediyorum. Türkiye'ye gelmeden önce bana bir mail çek, sakın unutma. İşte sorularım (Bu paragrafı unutma...) 1) Abi, sana niye herkes sorularını böyle madde madde, parça parça soruyor? 2) Win95'im ve internet bağlantım var. Artı bir de multimedya setim var. Ama bazı oyunlar ya hiç çalışmıyor, ya da yavaş çalışıyor. Mesela CONGO, 0.0 oranında boş memory var diyor. 16 RAM de böyle bir şey niye oluyor olabilir? Nasıl önlerim? 3) Win'im arada sırada programların ortasında hata mesajı veriyor....(2.sorunun son iki cümlesi.) 4) Master of Orion 2'yi aldım. Bunu biliyorsun. (Dikkat ettiysen bu benim 2. mektubum. Ama counter yok. Suuuus.) Abi, ne bela oyunmuş yaa! Her şeyi çözdüm de bir şunu çözemedim: “DESIGN”a giriyorsun, gemiyi seçiyorsun, “Titan” ya da “Doomstar” yapmak istediğin zaman yeterli teknoloji yok diyor. Bu nedir bu? 5) Bir kızla çıkmak istiyorum, ona bunu nasıl söyleyeceğimi bilmiyorum. Acaba nasıl? Hem bu kız milleti niye aynıdır? Senin kız arkadaşın, ya da en azından tek taraflı sevdiğin kız var mı? (Söylediysen...) Ona nasıl çıkma teklif ettin? 6) Word stili iyi mi? Yani bu? (Geçen sefer beni uyarmıştın da...) 7) Word'te kelimelerin altında çıkan kırmızıları nasıl önlerim? Bir daha görüşmek üzere... Öner “Umutsuz aşık” Moral MAC: Ya ben iyiyim demedim ki? Bir dokun, 7000 kelime ah işit. Merak etmiyorsun madem, hemen geçiştiriyorsun, niye soruyorsun? İyi değilim! Valla değilim! Aklı başında hiç değilim! Yazın gelmeyi umuyorum ama bu bir sürü şeye bağlı. Belki olur belki olmaz, belli olmaz yani. 1) Bu taa eskiden kalan bir gelenek. Eskiden ben Aşağı Mezopotamya'nın kralıyken, elçileri karşıma parça parça getirirlerdi, ben de madde madde dertlerini dinlerdim (konuşacak hali kalanların), sonra krallık dağıldı, elçiler uğramaz oldu (adım çıkmış bir kere) ama gelenek kaldı. Böyle cevaplaması daha kolay oluyor da ondan. 2) DOS oyunlar bazen böyle yapıyor, ben de asla Congo'yu çalıştırmayı başaramadım. En iyisi F8 bir şeylerle açıp, eski Dos versiyonu demek, bir de öyle dene. Win95 (haharharharar) hayvan gibi RAM götürüyor, bunu da unutma. 3) Haha, bence bu konuyu kurcalamayalım, arada sırada ha? Durumuna şükret, belanı arama, çünkü benimki HABİRE veriyor. Hem de HABİRE, yani anlatabildim mi, bir oturumda (haha) 10 kere nasıl mesela. Mesela Photoshop hatayla açılıyor, hatayla kapanıyor, Winzip derginin logosundaki fontu, sistemin default fontu sanıyor, CorelDraw canı istemeyince, hiç çalışmıyor, DOS'a düş dediğimde Win95 bana bir dos penceresi açıyor, hiç bir yere düşmüyor, Dos Penceresi aç dediğimde de bütün sistem duruyor, her boot ettiğimde sistem yeni bir fontla açılıyor. Utandın mı şimdi? Sistemleri değişelim mi? Yani bütün sinirimi senden çıkarmak istemem ama Win95 BENİ DELİ EDİYOR! 4) Bakalım ben deyince inanacak mısın, yeterli teknolojin yok! Bu gemileri yapabilmek için research'i sürdürmen lazım. Galiba büyük hull'lar ve bunlar için gereken engine system'leri falan sonradan buluyorsun. 5) Ben yıllardır Rahibe Theresa'yı beğeniyorum uzaktan ama ben de ona açılamıyorum, kültür farkları ilişkimizi zorluyor. Ben şahsen bir adet aracı kullanmıştım, propaganda (hani iyi çocuk ayağı), adı Tuna'ydı, Ankara'lıydı, eğer tanıyanınız varsa, söyleyin ona, başıma açtığı bela için onu dava edeceğim (bu konuda, yani Tuna değil, öbür konuda ciddi e-mail'leşelim).. 6) Çok teşekkür ederim (Theresa'cığımı düşünmek beni biraz sakinleştirdi). E-mail atan arkadaşlar senden örnek almalılar bence. Bak ne kolay oluyor (benim için). Sağ ol. 7) Çok basit bir yöntemi var, gözlerin kan çanağına döndüğünde monitörü kapatıp uyumayı dene. Ben hiç kırmızı çizgi falan görmüş değilim, galiba onlar senin retina'ndaki patlamak üzere olan damarlar. Ya kırmızı dedin de, benim ekranım niye kızarmaya başladı birden böyle? Acaba gözlüğüme ketçap mı döktüm? Ya bir dakika, benim gözlüğüm yok ki, aman tanrım, aman tanrım, aaaaaaaeeeeceaaayyyyyddddaaaa, sayfa yapmaktan beynim kanıyor! Intel çabuk yazıyı kaydet, bir de modem çalışırsa ambulans çağır.

Murat'ın Decline'ADANÇ Ihlamurdere Cad. Çelebioğlu Sok. Akel İş hanı No:2/5 Beşiktaş 80690 İSTANBUL tr 3:45, Teşvikiye'de biz....