SIM COPTER
Retro bilgisayaremen başlıyorum... Sim öntakılı oyunlar ailesinin en son fertlerinden biri SimCopter. Biz aramızda ona kısaca SC diyelim. Dediğim gibi, Maxis firması, bir dizi Sim oyunlarının içinde şimdi de SimCity'de yaptığınız şehirlerde helikopterimizle dolaşarak kentte çıkacak aksilikleri (bu aksilikler özellikle İstanbul'da yaşayanlara pek yabancı gelmeyecektir) çözmeye çalışacağımız bir oyun hazırlamış. İyi yapmış. Bir kenttesiniz, elinizin altında bir helikopter, biraz para, bir megafon ve aşağı sarkıtabileceğiniz bir kova var. Helikopterinize biner binmez kentte bir kargaşadır gidiyor. Örneğin, şehrin kalabalık yerlerinde (iş çıkışlarında köprüde mesela) trafik sıkışıyor ve kornalar kafanızı şişirmeye başlıyor. Hemen oraya ulaşıp, megafonunuzu kullanarak arabaların ilerlemelerini sağlamalıyız. Ya da bir tekne yanıyor olabilir. Eğer kurtarma ipiniz varsa (paranızı işinize yatırım yaparak değerlendirdiyseniz yani) bu ip sayesinde yanan tekneden kazazedeleri kurtarabilir. Yanan büyük bir alışveriş merkezi de olabilir tabi. Bir kentte olabilecek aksilikler bu kadar değil tabi. Çevre kirlenmesi, soygun gibi bir sürü dertle baş etmek durumundayız. İsminden mi etkilenmişsinizdir, bir arkadaşınız mı tavsiye etmiştir ya da bir yerlerde mi okumuşsunuzdur bilemezsiniz ama o kitabı almak için heyecanlanır ve sabırsızlanırsınız. Kitap alınır ama ilk bir kaç sayfasında bir hayal kırıklığı! Sayfalar birbirini kovaladıkça kitabın atmosferini yakalamışsınız, kahramanlardan biriyle özdeşleşmiş, zaman ve mekan duygularınızı kaybetmişsinizdir. SC'de de ben bu duyguları yaşadım. Başlangıçtaki hayal kırıklığım (son bir iki haftadır el attığım oyunların çoğunda olduğu gibi) yerini giderek bir alışkanlığa ve “komşularımı kurtarmalıyım, onlar da insan ve zor durumdalar, trafik sıkışıklığı nedir bilirim, ilk önce trafik sorununu halledeyim” içseslerime bıraktı. Başarıyla tamamladığınız işler için para kazanıyorsunuz. Tamam, insani güdülerle çalışıyoruz ama kapitalist düzenin en temel yasalarının işleyebilmesi için paraya da ihtiyacımız var. Para kazandıkça, kendinizi geliştirmeniz içten bile değil. Bir kere o eski püskü, hantal helikopteri değiştirerek işe başlayabiliriz (sanki helikopter değiştirecek kadar para kazanmak kolaymış gibi konuştum, külliyen yalan). Helikopterimize araç gereç alarak, etki alanımızı geliştirebiliriz. Bu arada, uçuşlarınızın sonunda (siz çalışmak istediğiniz sürece, sizi kimse zorla yere indirmiyor ama fuel sorununu unutmamalıyız) helikopterinize verdiğiniz zararları (oraya buraya çarpınca çıkan sesten başka hiçbir şey olmayacağını mı düşündünüz?) ve biten yakıtınızı doldurmak için de paraya ihtiyacımız var. Tabi hasarınızın tamamını onarmak ya da yakıtınızı full yapmak zorunda değilsiniz. Tutumlu davranabilirsiniz.
İyi bir pilot olmak, helikopterinin kontrolüne hakim olmak hem işlerinizin hızını artıracaktır hem de zar zor kazandığınız parayı gereksiz onarımlara harcamanızı önleyecektir. Oyuna başlamadan önce, options menüsünden ses ayarlarını, zorluk derecesini ayarlamanızı tavsiye ederim. İlk oyunlarda fazla zorlanmak, hiç bir iş başaramamak bıktırıcı oluyor. İsterseniz bir kent yükleyerek oynayabilir, isterseniz de kariyer (career) olayına girebilirsiniz. Career, çalışacağınız kentin üzerinde bir gezinti yaparak başlıyor. ESC ile hemen işe koyulabilirsiniz. O kentte topladığınız puanlarla başka bir kentte kariyerinize devam etme hakkı kazanıyorsunuz. İsterseniz aynı zorlukta bir başka şehre isterseniz de bir üst bölüme atlayabilirsiniz. Peki nerden çıkıyor bu kentler. SC'de içinde görev aldığınız kentler SimCity kentleri. Eğer bir zamanlar geceler boyu ince hesaplarla, bir mimar yürekliliği ve inceliğiyle yaptığınız SimCity2000 (ben 2000'i bayılarak bayağı uzun bir süre oynamıştım da) şehirlerinizin save dosyalarını sakladıysanız (valla inanamam) o kentlerde de görev alabiliyorsunuz. SC'nin en güzel tarafı bu özelliği. Sırf bu yüzden SimCity2000'i de tekrar install ettim ve kendi kentimin semalarında uçabilmek ve halkıma yardım edebilmek! için yeni bir şehir kurmaya başladım. Ama SC'yi oynayabilmek için SimCity2000'e ihtiyacınız yok. Oyunun kendisinde hazır şehirler var. Yine de MertCity'yi tercih ederim. Düşünseniz Timur Anıtın'ın yanındaki parkta çıkan yangını sönürüp, Emin çıkmazındaki trafik sıkışıklığını (çıkmazda da nasıl bir trafik varsa artık?) halledip, Zebani köprüsünün altından uçup sıcak yatağımıza gidiyoruz. * Gelelim helikopterimizin içine. Aldığınız tüm gereçleri buradan kontrol ediyorsunuz. Kovayı aşağı indirip, su doldurup yukarı çekiyoruz. Megafonla gerekli talimatları çığırıyoruz. Kurtarma ipini sarkıtıp çekiyoruz. Kontrol panelimizin solunda kazandığımız z para, aldığımız hasar, yüksekliğimiz ve hızımız gözüküyor. Sağdaki küçük haritayı yararlı kullanabilmek de çok önemli. Bir keresinde yakıtım bitmek üzeriyken hangarımı bulamadığım için yere çakılmaktan kurtulamamıştım. Halbuki, haritaya zoom yapabildiğiniz gibi görev yerlerinizi ve hangarınızın yerini de görebiliyorsunuz. Beyaz çizginin sizi nereye götüreceği hemen haritanın altında yazıyor ve bunu yandaki tuşlardan değiştirip gitmek istediğiniz yerin yönünü bulabiliyorsunuz. User City (Sim City şehirleri) ile oynarken, şehri SimCity 2000 ile açıp, 90, 180 ya da 270derece döndürerek kaydederseniz SC yön duygusunu değiştirecek ve kuzeyi döndürdüğünüz yön olarak kabul edecektir. İyi de ne oldu şimdi. Şehri görüş açınızı değiştirerek işinizi kolaylaştırmış olursunuz diye düşündüm. Düşündüm ama uygulamadım. Bu arada hatırlatayım: Diyelim ki bir iki uzun gece sonunda bir Sim City2000 şehri yarattınız ve bu şehri SC tarafında açıp şehri çeşitli felaketlerden kurtarmaya çalışıyorsunuz. Tabi her felaketi zamanında önleyemeyeceğiniz için | kentinizin bazı yerlerinde çeşitli hasarlar meydana gelecek. Bu hasarlar, şehrinizin Sim City2000 dosyasında da kaydedilmiş olacak. Sim City 2000 ile bu şehri tekrar açtığınızda helikopterinizle nerelere yetişemediğinizi görebilirsiniz. Ama bu pek hoşunuza gitmeyebilir. Helikopteriniz içinde uçarken fark edeceğiniz gibi solda bir radyomuz var. Kanalları değiştirebiliyoruz. Açık Radyo (reklam değil valla), Kent Fm ya da Hür Fm yok tabi ama kendi kanalınızı kendiniz yaratabilirsiniz. Şöyle ki: istasyonunuzda çalmasını istediğiniz .WAV dosyalarını Music isimli bir dosyanın (directory demek istiyorum) içine koyuyorsunuz. Bu dosyayı, istasyonunuzun isminde yarattığınız dosyanın içine, bunu da SC oyunun olduğu dosyanın içindeki Sound dosyasının içine ve Stations ismiyle yaratacağınız dosyanın içine kaydediyorsunuz. Dosyalar birbirine an karışmamışsa istasyonunuz yayına hazır demektir. Aslında Cheat sayfasında yayınlamam gereken SimCopter cheatlerine de bu yazımda yer veriyorum: Cheat'leri yazacağınız dialog kutusu için oyun içinde
PRE TA
atn: Serre sia
(hangarda değilken) tuşlarına aynı anda basın. Ve cheat'i yazın. Benim bulabildiklerim şunlar: “Gas does grow on trees.” Bu cheat'i deneyin ve faydasını görün. the CEO of McDonnell Douglas.” İkinci cheat'imiz muhteşem. Çünkü bu cheat'i çalıştırdıktan sonra hangarda copter kataloğunda 1'den 9'a kadar rakamlara basarak istediğiniz copter'a sahip olabilirsiniz. “Warp me to career: xx” Üçüncü cheat'imizinde adı üzerinde olduğu gibi xx yerine yazacağınız 0-30 arasındaki rakamla gösterilen kentte kariyerinize devam etmek. Hemen belirteyim, bu cheatlerin büyük harfle yazdıklarımı siz de büyük harfle yazmalısınız. Ayrıca bu cheatleri dos komutundan oyunu başlatırken -x parametresini kullanarak da girebilirsiniz. Bu kez kelime aralarında boşluklar yerine underline çizgi koymalısınız. Ama cheatlerimiz arasında en güzeli de askeri üsler bulunan şehirlerde bu üslere gidip, külüstür copter'ınızdan inip silahlarla donanmış Apache helikoptere konmak. Bu ay İnternet sayfamız da yenilikler arasında yerini aldı. İnternet gitgide Türkiye'de de kaplumbağa hızıyla da olsa ilerliyor. Bunu göz önüne alarak, üzerinde uçmak için değişik SimCity2000 şehirleri bulabileceğiniz adresi yazıyorum. “Http://www.maxis.com/the store/creationssimcity/2000.html” . Geldik yazımızın sonuna. Son deyince aklıma arkamızda kalan 96 yılı geldi. 96 yılı oldukça zor günlerle dolu, ilerlediğim yolların önümde çatallaştığı, bir gün en hüzünlü ertesi gün en mutlu olduğum günlerin peşi sıra ilerlediği UZUN bir yıl oldu. Darısı 97'nin başına... ElMert Topçu.
MAXIS
HELİKOPTER
PENTIUM 75 8 MB RAM 1 CD (22HD) 45MB HARDISK