SCREAMER 2
Retro bilgisayarENGLANDE
SIE
ingilizcemizi ilerletek, hemi de sakin bir yolda, şirin küçük köylerin arasında, köprünün — üstünden atlaya, atlaya, $ güvercinlere çarpmadan şöyle doyasıya bir yarışak. Hem gitmişken Murat AY'a da Uğrardık. Acaba İngiltere'de tabularını yıkıp ellibir oynarmı bizimle.
Amerikaya gidek, hem hatunlara bakak, hem de gocaman bir şehrin içinde, göğüdelenlerin gölgesinde, yol tamiratlarına düşmeden, tünelli münelli gönlümüze göre gapışak. O.J. Simpson'a da uğrarız, üzdüler çocuğu kaç senedir.
HI YA! HOW YA GUYS ALL creamer denilince benim ve o gece orada bulunan 9 kişinin aklına tek bir şey geliyordur herhalde. Geçen sene ocak sonuydu hatta ocak'ın son çarşambasıydı. Saat 20:00'de Ataköy'de bir apartmanın 11.katına, herkesin şaşkın bakışları arasında tam 7000 dergi çıktı. Ertesi sabah saat 15:00'de de hepsi poşetlenmiş, içine Screamer disketleri konulmuş ve paketlenmiş olarak, herkesin daha şaşkın bakışları arasında arabalara tekrar yüklendi. Bu arada yukarıda kalan herkes Screamer'dan da, GameShow'dan da, birbirlerinden de nefret eder hale gelmişlerdi (kolay değil tabii, 19 saat hiç uyumadan paket yapmak). Sonuçta teslim edilmesi gereken saatten beş dakika (gerçekten) evvel YaySat'a dergiler teslim edildi. Herkes'de bir yorgunluk (ama nasıl yorgunluk) ama başarmanın verdiği keyif vardı. Şimdi o günleri hatırlayınca garip oluyor insan.
Aradan tam bir sene geçmiş ve şu anda
GameShow bir sene öncesinin tam 22 katı bir bütçe ile basılıp, dağıtılıyor. Ben içinde olduğum halde inanamıyorum. Ve aradan bir sene geçmiş, o zamanlar diskette bir bölün oynananbilen demosunu verdiğimiz Screamer'ın ikincisi çıkmış. Üçüncüsü çıktığında bakalım GameShow nerelerde olucak? Murat (ben Murat derim) Screamer 2'nin playable demosunu oynadığı zaman bana çok beğendiğini söylemişti. England (demoda bir tek o var) pistinde ilk oynadığından 2 dakika daha iyi derece yaptığından, oyunun ne kadar güzel olduğundan falan bahsetmişti. Ben de o zamanlara ilgileniyormuş gibi yapıp hadi ya!', “demek güzel oyun!' gibi ünlemler ile onu dinlediğimi, ona hissettirmeye çalışıyordum. Bu oyunu açıklamaya karar verdiğimde (karar verdim mi yaparım) oynamaya başladığımda oyunu beğenmedim, sonra biraz oyanyınca (5-6 saat kadar) bunun tamamen bir ters psikoloji olduğunu anladım. Oyun giderek hoşuma gidiyordu. Virajlarda arabanın arkasını savurup dönmesi, garip ses efektleri, süper grafikleri ile oyun beni bir yarış havasına sokmayı başarmıştı. Yani, demem o ki, oyunu ilk yüklediğinizde beğenmiyeceksiniz (şimdi, sizde ters psikoloji yapıp, kesin beğenirsiniz) ama sabırla biraz oynadıktan sonra havaya girmeye yavaş yavaş başlıyorsunuz ve birinci olabilmenin hırsı ile basıyorsunuz gaza, hemen yanında fren'in de olduğunu Gelelim oyunun menülerine, seçeneklerine (adettendir): Oyun yüklendiğinde kendinize bir takım seçip (4 adet var) isminizi yazacaksınız. Aşağıda takımların özelliklerini göreceksiniz. WASP: Adlarini böcekler dünyasının et yiyicilerinden alan bu takım tıpkı adaşları gibi pistlerde uçarcasına gidip, her türlü köprü ve tümsekten yararlanarak kendilerini havaya fırlatırlar. Tabii ki batıracak iğneleri de var. ZEUS: Yunan adalarından gelen ilahi güçlerle, kendilerine güç katarlar. Tanrı gibi hareketleri adonis gibi görünüşleri ile inanılmaz yıldırım gücüyle saldırırlar. Rakiplerini dağıtmak için ellerinden geleni yaparlar ve bunda başarılı da olurlar. CONDOR: Bu takım, adlarını aldıkları akbabalar gibi pistlerde kolayca haklayabilecekleri rakipler ararlar. Eğer yollarına çıkarsanız, bir anda kemiklerinizi temizleyebilir. ANGELS: Bu melekler seksi ve klaslardir. Bu alemin kurallarını bunlar koymuştur. Elmas kadar sert, aynı zamanda onun kadar da güzellerdir.
Ama görünüşleri sizi aldatmasın, güzellik de öldürür. O anki ruh halinize, genel şahsiyetinize (timur ne yapıcak?) göre bir takım belirleyip Arabanızı seçtiğiniz ekrana geliniz. Toyota Supra, Acura (Honda) NSX, Porche 911 and Masta MX5 Miata Birbirinsen güzel bu arabalardan birini seçeceksiniz. Bence önden çekişli bir araba seçmeniz bence sizin hayrınıza olacaktır. Bu arada eğr şampiyonaya katılıp hepsinde (6 tane var) başarılı olursanız extra 4 araba çıkacak karşınıza.çıkacak.Bunlardan birini seçip 1 tur daha oynayabilirsiniz. Arcade olarak oynamayı tercih ettiyseniz yarışabileceğiniz 3 adet pist var.
YPT INNAAVYA
- if Bunlardan England, Egypt, California. İngiltere pisti oyuna ilk başlayanlar için ideal. Yeteneklerinizi bu pistte geliştirip, diğer pistlerde başarı sağlayabilirsiniz. Eğer üç pistte'de başarılı olduğunuzu düşünüyorsanız hemen burada çıkın bir şampiyona'ya katılın. Şampiyona da bunlara ek olarak üç pist daha çıkacak (Finland, Colombia and Switzerland). Bunları da başarı ile tamamlarsanız 1 bonus track daha ver. Oyun da esas zevki şampiyona da alacaksınız. Şimdi biraz yarış ekranlarından bahsedelim.Birincisinden çok daha ileri bir seviyede, araba yarışlarına yeni bir boyut getiriyor Secreamer 2. Dünyanın dört bir köşesinde hazırlanan pistlerle her virajı, her atlamayı, her hoplamayı hissederek yarışacaksınız (ne demekse?) Araba modelleme sistemi ise şimdiye kadar çıkmış diğer oyunlardan hayli karışık. Burada karışık olması, güzel olduğu anlamına geliyor.Oyundaki bütün grafikler siz oynadığınız sırada realtime render oluyor. Detaylı ve amery birbirinden değişik kamera açıları oyuna ayrı bir hava veriyor. Rakipler ise (mega race'in son bölümündekiler beni uyuz etmişlerdi) gayet akıllı programlanmış.Hatta oyunun yapımcıları, rakiplerinizin bir insan gibi düşünerek oynadıklarını iddia ediyorlar.
Gelelim oyunun diğer can alıcı özelliğine.
Arcade olarak oynandığından bahsetmiştik. Championship'i de size bırakmıştık. Bir de multi-player seçeneği var ki iki arkadaş epey güzel vakit geçirecekmiş gibi geliyor. Hatta oyun ekranı ikiye bölünerek bir PC'de iki kişi oynanabiliyor (eskiden Lotus vardı, zebani'yi hep geçerdim). Ben denemedim ama Lotus'daki kadar zevk alınacağını inanıyorum. Ayrıca bir de hayali bir rakip ile (zaman?) yarışıp kendi lap time'ınızı geliştirmek için yarışabilirsiniz. Sonra da arkadaşlarınıza benim rekorum şu diye hava atabilirsiniz (MAC'in ki 1:08:10 mış (England)) Tavsiyeler: Oynamaya ilk başladığınızda virazlara geldiğinizde fren'e basıp, sağa sola çarpmadan virajı dönmeye gayrat edin. Hızınız sıfıra kadar inse bile bunu yapmaya çalışın. Bunu başardıktan sonra (sanki zor bir şey) virajları fren yapmadan sadece hız keserek dönmeye çalışın. Bunu yapabilmek için pist'deki virajların yerlerini iyi bilmeniz gerekiyor. Bunun için de tabii ki sıkılmadan ve sabırla aynı pistte yüzlerce (abarttım) tur atmanız gerekiyor. Özellikle Mısır'daki pistte etraftaki attraction'lara kendinizi fazla kaptırmadan yolunuza bakın. Damage Off olarak oynayacaksanız, yanınızdaki arabalara hafifçe dokunarak onları safdışı bırakabilirsiniz. Ama dikkat edin de siz de kendinizi bir yerlere çarpmış veya ters yolda gidiyor olarak bulmayın. Son olarak oyunun kötü birkaç özelliğinden bahsederek yazıyı bitirelim. Oyunda benim nasıl olur dediğim bir bug var. O da grafiklerin update edilmesi ile ilgili. Önünüzde rakiplerle keskin bir viraja giriyorsunuz diyelim, bir bakıyorsunuz rakipleriniz keskin virajı
Burası süper koçlar, her taraf çöl, hemi de içinden İndiana ÖK lg 0 Jones gibi dağıtıp A geçebileceğiniz bir pazar yeri de var.Tünel münel, argoalik mısır heykelleri, giopatra falan bilem var. Yoldan çıkıp Eg tutankamon amca'ya da yandaki tepelerin üzerinde alıyorlar. Siz de (en azından ben) galiba kaza oldu diye boşu boşuna seviniyorsunuz. Yine bu grafik update bug'ı yüzünden, örneğin California'da yanda inşaatta çalışan grayderleri (böyle mi yazılıyor acep) pistin ortasında bir an bile olsa bulabiliyorsunuz. Program testerlar bunu nasıl gözardı etmişler anlamıyorum. Aslında anlıyorum. Büyük bir ihtimalle gavurların Christmas mavrasına yetiştirmek için düzeltmeye teşebbüs etmemişlerdir. Oyun hakkında denilebicekler sanırım bu kadar. Son olarak oyun ile ilgili bazı cheat code'lari gelecek ay cheat sayfasinda bulabilirsniz. (4 bonus car ile oynamak, arcade mode'da bütün pistlere ulaşabilmek gibi extra özellikler...) Umarım klasik yazarlar gibi menü menü oyunu açıklamıyor olmam sizi üzmemiştir. Bizim de olayımız böyle, n'apalım. Yazdığımız yazınında, yaşadığımız yılında sonuna geldik. İnşallah önümüzdeki yıl, bu yıl yapamadıklarımızı yapmak için fırsat buluruz, yani hep beraber buluruz. EİM.Emin Gür
y olsun orda, kar var buz var, 4 Sonracıma kar var, birazcık daha buz var, kar demişmizdim, bir helikopter var ha bir de çok soğuk...
IND
PENTİUM 75 8 MB RAM 1 CD 30 MB HARDISK