Gameshow sayı 23, sayfa 64

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 64

çok zevkli), Game-Show kurallarına aynen ve harfiyen uyacağıma (yalan!), verilmiş, verilen ve verilecek her görevi; her zaman, her yerde ve lâyıkıyla bir Game-Show yazarı olarak; yazıları zamanında getireceğime (zor olacak ama), patronu uyuz etmeyeceğime (valla uyuz etmek her şekilde; hilesiz, hurdasız, pudrasız (olmadı!) yapacağıma, Game-Show malı olan her türlü güzelim Pentium, RAM, joystick, disket gibi araç ve gereci namus ve şeref meselesi yaparak koruyacağıma (bi fırsat bulsam), Game-Show'a dil uzatanların o kahrolasıca dillerini ensesinden çıkardıktan sonra sıvı yapıp boğazlarına akıtacağıma (ona göre!), Serkan'ı her fırsatta aşağılayıp (seni salak!), bu sayfanın yazarının Polat Yarışcı olmayıp Zebani olduğunu ve MegAmiga dergisini kendisinin değil başkalarının batırdığını her zaman iddia edeceğime (revenge of matbaa brothers), Popüler bir PC dergisinde (yağcılık) “Amiga sayfası da ne abi!” gibi saçma sapan şeyler söylemeyeceğime (ekmek parası), Her ay burada ufak tefek Amiga oyunları açıklayacağıma (ekmek parası), PC'cilerin beni seveceğine (umut kapısı), Amigacıların da bağrına basacağına (yine umut kapısı) milyonlarca okurun gözü önünde namusun ve şerefim üzerine and içer cart curt...

Polat 'Zebani' Yarışçı

Nasıl başlasam, nereden başlasam? Uzun zamandan beri oyun yazmaya yazmaya kalemimiz paslanmış (yoksa beynim mi paslandı?). “Oyun severler joystick başına” veya “macera severler bu oyun tam size göre” gibi giriş klasikleriyle mi başlasam acaba? Yok o da beni sıkar. Amaaan! Başlıyorum işte; aklıma ne gelirse yazacağım. Fasten your seat belts... Breathless, içinizdeki vahşeti körükleyecek, bilinçaltınızı temizleyecek, bol kanlı, one on one, hot gay action, pardon one on one combat action (Türkçesi Doom gibin) tipi oyunların Amiga'larda piyasaya sürülmüş başarılı bir örneği. Genelde bu tip oyunlarda kasları ve silahları beyinleriyle tamamen ters orantıda gelişen (ve çelişen) şapşal bir askeri (veya kahramanı ne bileyim?) oynarsınız. Hiç düşünmezsiniz bu kahramanın karısı var mı, çoluğu çocuğu var mı, işi var mı, yoksa işsiz mi, karnını neyle doyuruyor... Hababam kaç, kovala, yakala, kes, biç, öldür, parçala. Sonra? Sonrası malum: CTRL-A-A. Breathless'da da başkalarının kirli emelleri adına bilmem hangi gezegenin, bilmem hangi sector x,y'sinde, bu oyunlar için yaratılması hiç de zor olmayan bir dolu ucubik yaratığı bol kan eşliğinde kesip biçip insanlık adına zafer kazanmaya çalışıyorsunuz. Ardı arkası kesilmeyen sonsuz fare labirentlerinde 24 saat boyunca, üzerinizde bir orduya yetecek kadar silahlarla koşuyor, kaçıyor, öldürüyorsunuz; kaçıyor, koşuyor, öldürüyorsunuz; öldürüyorsunuz, koşuyor, kaçıyor; koşuyor, koşuyor, koşuyor; kaçıyor, kaçıyor, kaçıyor; öldürüyorsunuz, öldürüyorsunuz, öldürüyorsunuz (üff sıkıldım, bundan sonraki kombinasyonları siz tamamlayın!). Aç kalınca çürümüş yaratık etlerini yiyorsunuz, susuz kalınca pıhtılaşmamış kan içiyorsunuz. Sonra sene sonu gelip de derslerden çakınca önce babanızdan dayak yiyor, annenizden de azar işitiyorsunuz (bu olmadı). Neyse, şimdi adet olduğu üzere oyunda açıklanması gereken bazı menüler var. Onları yazmazsam “bak elalemin yazarı ne güzel oyun açıklıyor, sen ne biçim yazarsın?” derler sonra (Meggiller).

Oyuna başlarken 3 puntoluk bazı menüler göreceksiniz. Şimdi hiçbir harfine dokunmadan aynen yazıyorum vallahi: 1

START GAME: “Ben şiddetin her türlüsüne karşı gelen bir sevgi insanı mıyım, yoksa şiddetle yatıp kalkan sadist birisi miyim?” gibi iç hesaplaşmaların sonucundaki karar aşamasının son noktası (ne dedim ben şimdi?) 2-WINDOW: Sadece Amiga'sı AGA ve hızlı olanları ilgilendiren bir seçenek. Büyük ekranda kan akıtmakla, küçük ekranda kan akıtmak arasında bariz bir fark değil mi? (600 pound kadar) 3-SOUND: “Silahlardan çıkan Şıraaaak efektinin insanların üzerinde bıraktığı yapay atmosfer etkisi” isimli kitabımı okursanız, bu seçeneğin önemini anlarsınız. 4-KEYBOARD: Dijital kahramanların yönlerini, silahlarının yerlerini, neyle ve nasıl koşacağını belirtmek için. Ne zaman bir kişilik kazanacak bunlar? 5-GAME OPTIONS: Menünün ismindeki heybete bakıp da aldanmayın. Bir sürü harfin anlamsız şekilde bir araya gelmesinden oluşmuş bölüm kodlarını girmek için burayı kullanacaksınız. Anlamsız dedim de, siz dünyalı kafanızı böyle şeylere takmayın, anlam aramayın her şeyde cart curt... 6-CREDITS: İşte içinizdeki şiddeti açığa çıkarıp da, bu yetmiyormuş gibi cebinizdeki parayı da açığa çıkaran megaloman sürüsü Breathless kahramanlarının isimleri. Bir yere not edin yoksa oyun çalışmaz!! GAME: Elektrikler kesilmedikçe yaratık öldürmeye devam eden tipler hariç herkes bu oyundan çıkabilir. İşte normal hayatınızı ve oyundaki karakterin hayatını hiç de etkilemeyecek menüler bunlar. Tekrar gelelim oyuna: Aslında Amiga'da yapılmış en güzel Doom gibin oyunlarından Breathless. Eğer hızlandırıcınız varsa büyük ekranda 1*1'e pixel modunda oynamak daha zevkli. Fakat zor. Zorluğu ise düşmanların gücünden veya labirentlerin karmaşıklığından kaynaklanmıyor. Her bölümde 3200-5000 kadar yaratığın 2'şer saniyelik periyotlarla mantar gibi çevrenizde üreyip size saldırmasında esas zorluk. “İt ürür, kervan yürür” sözünü ilke olarak benimseyip, “davadan vazgeçmeyen” tiplerdenseniz, bu 5000 kadar yaratığı teker teker yok etmek için gereken bir katliam planı hazırlayacak kadar sinirlerinize sahip olmalısınız. Gerisi laf-ı güzaf... Evet bu oyun için yazacak fazla bir şeyim yok. Zaten olsa da yer yok. Bir, iki (veya üç, 4 dört) anahtar kelime bu oyunu almanız için yeterliyse şunları yazabilirim: çok güzel, silahlar çok güzel, yaratıklar çok güzel, renkler çok güzel, sesler çok güzel, Valeri Marini çok güzel, Eva Grimaldi çok çok güzel, güzel, güzel Son olarak Pentium'u pardon AGA Amiga'sı, hızlandırıcısı, el-ayak-klavye koordinasyonu, bir çift sağlam gözü, kulağında “Bleeding” şarkısı ve içlerinde yeteri kadar bastırılmış şiddeti ve nefreti olan herkes bu oyunu oynayabilir. Hadi durmayın, alın oynayın (lay lay lom) İnsanlık adına yakın, yok edin, öldürün. Şu evrende bıraktığınız izler, attığınız adımın

PET izlerinden daha derin olsun (inşallah)...

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.