Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 26
ACE VENTURA-:
Sinemayı ve özel efektleri takip eden kitlemden “Somebody SSStop Me!!!” (Biri beni durdursun) sloganının sahibi Maske'nin baş aktörü Jim Carrey'i tanımayan çok az kişi kalmıştır herhalde. Üç boyutlu animasyon efektleriyle de uzun süre kendinden söz ettiren filmin Jim Carrey'i meşhur ettiğini düşünseniz de, Carrey'in ününe kavuştuğu asıl filmin, daha sonra ikincisi de çekilen “ACE VENTURA: Hayvan Dedektifi” filmi olduğunu çok az kişi bilir. Film çekildiğinde de bu kadar ünlü olacağı pek kimsenin aklından geçmemiştir. Ne mutlu ki, film sinemalara geldiğinde kaçırmadım ve Jim Carrey'in, günümüzün Jerry Lewis'i ve Kemal Sunal'ı olacağını o an anladım... Ace Ventura, doğayı ve hayvanları çok seven, katliamcılara karşı hayvanların emrinde olan bir dedektif... Tüm işi hayvan düşmanlarını yakalamak ve soytarılık yapmak. Oyuna başladığınızda Ventura'yı maymununu kurtarmak için dağa tırmanırken görüyoruz. Ace soyu tükenen kel kartal kılığına sokup (yoksa akbaba mıydı?), dağın tepesindeki yuvaya bırakmış, arkasından gelen kartal avcısına yem yapmış. Yukarı tırmanıp, pusuya yattığınızda ilk hareketi yaparak oyunu başlatıyorsunuz. Bunun ne olduğunu söylemeden önce, oyunun arabirimi yani oynanış tarzı hakkında birkaç küçük bir şeyler söyleyeyim... Oyun tamamen mouse'unuz ve onun biricik sol tuşu ile oynanıyor. Takılıp kaldığınız yerlerde sağ tuşu kurcalayıp da, kıl kapmayın. Oyunu kaydetmek için de çaba sarf etmeyin, çünkü oyundan çıktığınız anda, kaldığınız yer otomatik olarak kaydediliyor. Objeler üzerinde dolaştığınızda ise ne yapmanız gerekiyorsa, mouse'un ikonu o şekle bürünüyor. “Use” için el, “Talk to” için ağız, “Look at” için büyüteç ve “Go to” için bir ok... Inventory'ye yani taşıdıklarınıza ulaşmak için de Ace Ventura'nın üzerine basmanız yeterli. Yalnız bazı yerlerde, objeleri kullanırken ya da alırken, ilk basışınızda soytarılık yapmaktan aleti eline alamayabiliyor. (Hayır, onu demek istemedim. Amma da fesatsınız...) Objeyi cebe indirmek için bazen ikinci bir kez daha basmanız gerekiyor. Bir de etrafta mouse'un gördüğü her şeye dokunun. Ventura her alette ayrı bir şaklabanlık yapıyor... Bu kadar geyik yeter, şimdi oyunumuza dönelim. Cebinizdeki ipi alıp yanınızdaki kayaya bağlayın ve Spike'ı hain ellerden kurtarın. Bazı filmler bir olayın finali ile başlar ya. Bunlar da böyle bir atraksiyon atraklamışlar...
Artık evinizde, daha doğrusu kapınızın önündesiniz. Cebinizden anahtarı çıkarıp kapıyı açın. (Bir adventuresever için çözülmesi ne zor bir bulmaca...) Evin içinde dolapları falan karıştırıp oyalanırken kapı çalınıyor. Hayvan sevmeyen ev sahibiniz Mr. Shickadance kirayı istemeye gelmiş. Kapıyı açmadan önce tavandaki projeksiyonu indirin de, Spike odada yuvarlanıp dururken görünmesin. Ev sahibi gidince oturun laptop'ınızın başına ve bir kayıp haberinden başlayıp, kendinizi bir anda denizlerin dibinde bulun. Önünüzde Nautilus, kafanızda bir maymun... Denizaltının altındaki kapağın altına basın. Tabii oraya gidene kadar bir sürü makine ve zımbırtının arasından geçiyorsunuz ve oksijen niyetine de espri olarak konuşlandırılmış puroları topluyorsunuz. İçeri girdiğinizde, geldiğinize bin pişman bir daha asla oradan geçmeyeceğinize yemin edip ilerlemeye başladığınızda yakalanıp Kaptan'ın masasında buldunuz kendinizi... (Bu arada fazla zırvalamaktan yazı limitimin üçte birine yaklaşmışım... Artık az laf, çok iş...) Kaptan Jacques Du Manague'ın (Jak Dü Mank okunur, Fransızca'da öğrenin bu arada... Tamam tamam, sustum.) zırvalarını dinledikten sonra adamlar odadan ayrılana dek kaptanla konuşun. Dışarı çıkıp yerdeki çatalı alın ve çatalı kaptanın odasını açmak için kullanın. Odadaki dolabı açtığınızda biraz para ve bir anahtar bulacaksınız. Masadaki kağıtları alınca ortaya bir harita çıkacak. Yatağın yanındaki mavi deniz kabuğunu alın, duvarda asılı duran balık şeklindeki tabelayı çevirin ve yazılanları not edin. Sonra masadaki kitaba bakın. Bu Kaptan Jacques'ın seyir defteri... Yıldız tarihi 5214 diye başlamıyor elbette. Yazılanlar aşağı yukarı şöyle: *...Ve ben Jacques Du Mangue, birlikte denizlere hükmedeceğim denizaltı Nautilus'u buldum... Kaptan Nemo'nun odasını, kendisinin yüz yıl önce bıraktığı şekilde dokunmadan bıraktım... Bugün geminin etrafındaki suları inceledim ve en harika mavi tonuna sahip bir deniz kabuğu buldum... Bu harika!...” diye edalı bir konuşma sürüyor ve en son sayfada Volcania adında bir adadan bahsediliyor. Bu arada sayfanın altındaki “Uzun-Kısa-Uzun” betimlemelerine dikkat... Kitabı bırakıp odaya döndüğünüzde, yatağın üzerindeki deniz kabuğunu alın. İçinden çıkan inci yatağın altına kaçınca yatağa basıp ortaya çekin. Yatağın arkasından çıkan oyuğa mavi deniz kabuğunu yerleştirin. Spike'la Ace Ventura'nın 'Önce Sen!' kavgaları bitince içeri girin. Artık Kaptan Nemo'nun gizli kamarasındasınız. Sağdaki dolabı açın ve elbiseleri alın. Gelmişken soldaki harita masasına da tuvaleti geldiğinde rahatlamak için annesine telefon edip step-by-step komutlar almak durumunda, telefonu nasıl çevirdiği ise araştırılıyor.
Serkan o kadar salaktır ki: Evde yalnız kaldığı zaman, hiçbir şey yapmayı beceremediğinden,
Serkan o kadar salaktır ki: Evinin yolunu bulmayı henüz beceremediğinden, şimdilik sadece kapı numarası, yaşı ile aynı olan evlerde kalabiliyor. Bunun içinde her yıl ev taşımak zorunda kalıyor zavallı anne babası.
Serkan o kadar salaktır ki: Evde besledikleri maymunu kardeşi sandığından, beraber oynadıkları, zeka gerektiren oyunlarda hala kardeşini yenebileceği günü bekliyor. Aslında biz de bekliyoruz, beyninin bir maymun kadar çalıştığı zamanı.
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 27
PET DETECTIVE bakın bari. Haritadaki ada ilginizi çekmiştir. Dokunmadan edemezsiniz siz şimdi. Hadi ona dokundunuz, ama masadaki kaleme sakın dokunmayın... Onu da mı ellediniz? İyi bari, madem oraya da bulaştınız bari kalemle haritadaki 50 dereceli enlem ve 50 dereceli boylama basıp önünüzdeki kağıdı doldurun ve kağıdı yanınıza alın. Artık en dışarıya, koridora çıkıp kapının karşısındaki aşağı açılan kapağı kaldırın. Dalgıç odasına indiğinizde, 'Control Platform'a basın ve kamarada bulduğunuz anahtarı kontağa takın. Kolu çekip, konserve(!) kapağını açınca bir yavru balina ortaya çıkacak. Balina yanınıza gelene dek onunla konuşun ve üzerindeki vericiye basıp çalıştırın. Merdivenlerden çıkın ve köprüye çıkan merdivenleri de tırmanın. Köprüdeki adamları kaçırmak için Kaptan Nemo'nun kıyafetlerini kullanın. Köprüyü boşaltığınızda, haritanın bulunduğu masaya gidin. Karışık parçaları, yerlerini oynatarak düzeltin ve Jacques Du Manague'ın kamarasında bulduğunuz harita parçasını da haritaya ekleyip haritayı tamamlayın. (Bu geri zekalılar, bu kadar basit bir haritayı çözememiş mi?) Cebinizdeki 50 enlem ve 50 boylam koordinatlı kağıdı kullanarak, harita üzerinde adanın yerini işaretledikten sonra, kenardaki şeffaf asetatı haritanın üzerine çekip tüy kalemle rotanızı çizin. Böylece haritada işiniz bitti... (Şimdiden 800 kelimeye ulaştık... Böyle giderse MEG de benim işimi bitirecek...) Şimdi de aşağıdaki sonar cihazının önüne gidelim. Sonardaki “Balina” düğmesine basıp, hayvanın hareketlerine göre ok tuşlarını kullanarak, balinayı merkezde tutmaya çalışın. Balina menzil dışına çıktığında, tekrar düğmeye basıp geri çağırın. Biraz sonra adaya ulaştığınızda köprüye dönün ve koltuğun arkasındaki platforma çıkın. Önündeki beyaz düğmeye basın ve periskobu indirin. Kamaradaki kitaptaki şifreyi hatırladınız mı? (Hatırlamadıysanız, hemen oyundan çıkın ve köşede tek ayak üstünde yarım saat durun). Sol alttaki kırmızı düğmeye önce uzun, sonra kısa ve tekrar uzun basınca adanın girişini tutan ahtapotun dibe daldığını göreceksiniz. Adaya park edince, köprüdeki yukarı çıkan merdivenleri kullanarak denizaltıdan çıkın ve balinaların sırtlarından zıplayarak (tabii ki ok tuşlarıyla) karşıya geçin ve Kaptan'ı yakalayıp ilk bölümü bitirin... (Bu arada, şimdi aldığım bir habere göre yazıma 1200 kelimelik yer ayırmışlar. Olmaz öyle şey, adventure yazıyoruz bur'da dedim. Basın özgürlüğü, hak, hukuk falan dedim ama dur bakalım...) İşte yine evimizdeyiz. Artık içeri nasıl girileceğini öğrendiniz herhalde. İçeri girdiğinizde elektriğin kesik olduğunu fark etmeniz çok vaktinizi almayacak. Kapıyı çalanları defettikten sonra, televizyonun arkasından kabloyu sökün ve sigorta kutusuna takın.
Bir ucunu da alıp banyoya götürün. Geri dönüp tezgahın üstündeki akvaryum örtüsünü kaldırın ve akvaryumu alıp banyoya götürün. Bunu da taburenin üzerine bıraktıktan sonra, gidip küvetin musluğunu açın ve küveti doldurun. İsterseniz balıkları alıp küvete atmayı bir deneyin de görün iskeletinizin ne kadar yakışıklı olduğunu. Dışarıdan, buzdolabının yanındaki dolaptan lastik eldiven alıp geri dönün ve eldiveni kullanarak balıkları küvete atın. İşte size bedava bir jeneratör. Elektrik kablosu... pardon, dışarı çıkın. Laptop'unuza güç geldi. (Benim anlamadığım, ortalıkta Laptop'un bağlı olduğu bir kablo yokken nasıl oluyor da elektrik kesilince Laptop da konuşamıyor?) Laptop'da Woodstock'la yapılan diyalog sizi bu kez Alaska'nın çalınan foklarının peşine sürükleyecek... Alaska'ya vardığınızda Eskimo'yla konuşup sizi şefe götürmesini söyleyin. Köye gelince, sağdaki igloya bastığınızda köyün şefi ile kızı ortaya çıkıp, foklarının çalındığından bahsedecekler. Ancak, onların peşine düşmeden önce Oosik (Eskimo şefinin kızı) babasının güvenini kazanmak için bir iki testten geçeceğinizi söyleyecek. Test, verilen sekiz parçadan altısını doğru bir sırada üst üste yerleştirerek bir kadın totemi yapmak. En uzun uğraştığım bölümlerden biri olan bu testi şimdi siz şak diye geçeceksiniz (Adalet alttaki mavili bordolu).
. Onun üzerine, ortası dar yeşil kütük gelecek. Üçüncüsü kırmızı kalpli sarı parça, dördüncüsü de tepesi gazoz kapağına benzeyen halkalı dar kütük. Beşinci olarak, sarılı bordolu dar parça ve en son olarak en soldaki. İnanınız değil mi? Ben ne işkenceler çektim, özel ek vermek zorunda kalır...) Artık, önce fokların çalındığı yerde küçük bir araştırma... Yerdeki sarı boyalı karı inceleyip, Oosik'le konuşun ve size verdiği kar motorsikletine binip maceranın kollarına atılın. Motorsikletle dolaştığınız alan içiçe geçmiş iki döngüden oluşuyor. En içteki terkedilmiş çadırlara ulaştığınızda yerdeki üç kar tepeciğini eşeleyin ve çıkan kemikle donmuş şekerlemeleri alın. Radarın olduğu bölgeye gidip, donmuş Twinkies'i alttaki bölmeyi açmak için kullanın. Buradan tornavidayı alın ve bölmeye bakıp resimdeki renk sırasını not edin (Kırmızı-Yeşil-Sarı-Mavi). Askerlerin nöbet tuttuğu bir bölgeye ulaştığınızda, cebinizdeki kılık değiştirme simgesini kullanın ve kayarak aşağı inin. Askerleri kafaya aldıktan sonra motorsikleti çalarak kulübenin önüne kadar gelin. Soldaki baltayı alıp kapıyı açın ve içeri girin. Kapının yanındaki çöpten bilgisayarın şifresini alın ve yeşil postun altındaki düğmeye basıp gizli asansörü çağırın. Aşağı inince karşınıza çıkan alevleri yukarı ok tuşuyla geçmek tamamen sizin maharetinize kalmış, bu konuda yapabileceğim tek şey ateşler bir döngüyle yanıp sönüyor ve zamanlamayı iyi takip edin. Ateşi geçince kırmızı kolu indirip gazı kesin. İçerideki koridorda üç kapıyla karşılaşacaksınız. Bunlar boş bir havuz odasına, elektrik ve bilgisayar odasına, bir de fokların bulunduğu bir odaya açılıyor. Önce monitörlerin bulunduğu odaya girin ve kemiği köpeğe fırlatarak klasik köpek geçme numarasını gerçekleştirin. Sonra kapının yanındaki düğmeye basıp bilgisayara ulaşın ve programa girin. Şifreniz yukarıda bulduğunuz kağıtta yazılı: PRESS. Programda 'Security' bölümünden güvenlik engellerini kapatın ve Maintenance'dan asansöre güç verin. Bilgisayardan çıkıp karşıdan dolabı açın ve konservelerin arkasına saklanmış metali alın. Bununla kapının dışındaki sigorta panelini açın. Düğmelere, daha önce bulduğunuz renk sırasıyla (Kırmızı-Yeşil-Sarı-Mavi) basın ve şalteri indirin (Bir işe yaradı mı bilmem ama yapın işte). Fokların bulunduğu odaya gidip, kapıyı açın ve kolu çekip makinayı durdurun. Sonra da fokların kapısını açıp onları serbest bırakın. Buradan da çıkıp, havuzun bulunduğu odaya dönün ve çubuğu kullanıp varilleri havuzdan boşaltın. Varilin arkasından çıkan etiketi alıp inceleyin ve havuza atlayın. Foklar yağlarını (her nasıl oluyorsa) geri kazandıktan sonra geldiğiniz yoldan geri dönün ve motora ulaşın. Böylece ikinci bölümü de bitirmiş olduk... İşte yeniden kapımızın önündeyiz, ancak ev sahibimiz bu kez işi sıkı tutmuş ve kapıya bir gardiyan dikmiş. Ona biraz para verip çekilmesini sağlayın ve kapıyı açıp içeri girin. Biraz sonra kapıya dayanan ev sahibini de biraz parayla susturun. Yine bilgisayar başına geçip internete bağlanın ve tüm web sayfalarını dolaşıp yanında NEW ibaresi bulunan tutulabilir ikonları tutup OTICA yazılı sağ alttaki köşeye bırakın. Dört ikonu da bulduktan sonra, hayvanlardan elde edilen parfümdü, losyondu, üründü malzemelerin satıldığı gizli bir adrese ulaşacaksınız. Burada karşınıza Network şifresi soran bir pencere çıkacak. Buralara Nautilus'daki kamarada bulduğunuz isim ve şifreyi, yani 'JACQUES' ve 'NEMO' yazın. Sayfa ikonuna basıp her iki malzemeyi de 'ORDER' yazarak sipariş edin ve SPECIAL OFFER ikonuna basıp çoook özel bir istekte bulunun. Biraz sonra ellerinde böyle bir malzemenin varlığı hakkında mesaj gelecek ve sizinle temasa geçileceği söylenecek. Kapı çalınıp da açınca, “Exotica şirketince gönderilen Vanilla Sundae' karşınıza dikilecek ve biraz muhabbetten sonra sizi şirketin merkezine davet edecek (Deşifre oldukları için sizi kaçırmaya çalışıyorlar. Dikkat edin, kanmayın). Şatoya ulaştığınızda Vanilla sizi hayvan ürünleriyle dolu bir odaya bırakıp, patronunun biraz sonra sizi görmeye geleceğini söyleyip çıkacak. Önce yerdeki giriş kartını alın (Resmen gözünüze sokmuşlar. Bu kadar da kolay olmasaydı keşke...) Patronu beklerken, odada ne varsa karıştırıp inceleyebilirsiniz. En son pencerenin kilidini açtığınızda 'Phatteus Lardus' içeri girecek ve sizinle bir mülakattan sonra size her kompleksli deli dahinin yaptığı gibi göstermek için şatoyu gezdirecek. Onun peşinden giderek opera salonuna dek takip edin. En sonunda bir odaya hapsedildiğinizde pencereyi açıp dışarı çıkın. Kenardan yürüyerek, önce soldaki pencerenin önündeki sarmaşıktan yukarı tırmanın. Cebinizde bulunan not kağıdını radarda kullanarak koordinatları bozun ve radarın yönünü değiştirin. Aşağı inip, dışarı çıktığınız noktadaki sarmaşıktan aşağı inin ve sol tarafa doğru yürüyün. Soldaki pencereyi açıp içeri girin ve hoop.. işte başladığınız odadasınız. Kapıdan dışarı çıkıp merdivenlerden inin ve şövalyenin baltasını tutup aşağı çekin. İşte laboratuvara inen gizli kapı... Aşağıya indiğinizde sol tarafta bir kontrol paneli bulacaksınız. Ona basıp, bir taraftan diğer tarafa bilgi akışını sağlamak için renkli çubukları aynı renkli yarım dairelere bağlamak zorundasınız. Burada yolu size yön kısaltmalarıyla (KD:Kuzeydoğu, D:Doğu vs. şeklinde) tarif etmeye çalışacağım... Başlangıç noktamız sol tarafta, ortadaki yuvarlak. Yol ise KD, D, GD, GD, GB, GB, GD, D, KD, KD, KB, KD, KB, KB, KD, KD, GD, D, GD, GB, GB, GD, KD, D şeklinde... Bundan sonra giriş kartınızı kullanarak laboratuvarın kapısını açıp içeri girin. Eh, en sonunda oltaya geldiniz ve yakalandınız (Yoksa öyle gözünüze sokarcasına yere atarlar mı o Access kartını?). Lazer masayı kesmeye başladığında Spike'dan ucunda ayna olan aleti isteyin ve bağlardan kurtulun. Aşağı mahzene inin ve opera salonuna kafanızı uzatın. Kapının yanındaki kostümleri giydikten sonra içeri geçin ve o harika sürpriz operayı izleyin (Çok eğleneceğinizden eminim). Tanınıp da Vanilla'yla dövüşe başladığınızda Spike'a bulunduğunuz yerin tepesindeki kum torbasını attırın. Vanilla bayıldığında, kenardaki topun içine sokun ve oraya (burada yazmıyorum, sürpriz olsun) fırlatın. Phatteus yukarıdan ateş etmeye başlayınca sağdaki kolu indirip kafeslerin kapılarını açın. Şimdi yapacağınız şey yine ok tuşlarını kullanarak sütunların arkasına saklanmak ve ENTER'a basarak yerinizi belli etmek. Böylece Phatty'nin her iki vurup parçalamasını sağlayacaksınız... Ve işte final. ŞİM! bağırıp hayvanları çağırın ve şatodan kaçın ve şatonun ne hale geldiğini izleyin... Bu seferlik de bu kadar. Yazı biraz sarktığından cümleleri mümkün olduğunca kastım, kusura kalmayın. Neyse, gördüğüm kadarıyla mükemmel animasyonların gerçek seslendirmelerle yoğurulmasıyla kotarılmış bu tür oyunların en iyisi olmaya aday bir oyun Ace Ventura. CD'nin içinde firmanın çıkaracağı diğer oyunlardan da örnek demolar var ve görülen o ki, 7th Level oyun piyasasında yeni bir çığır açacak ve Doom dalgasından sonra Cartoon Adventure'lar piyasayı kızıştıracak... Esenlikle kalın adventure-sever kitlem, 'Güç' sizinle olsun. ElAhmet 'Avenger' Ergen